İsrail'in Gazze'ye Saldırıları
Türkiye Filistin Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanı Yıldırım: "İsrail bölgede huzur istiyorsa bir an önce terörist saldırganlıktan vazgeçmelidir.
AK Parti Çorum Milletvekili ve Türkiye- Filistin Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanı Murat Yıldırım, İsrail'in, bölgede huzurun sağlanması için bir an önce terörist saldırganlıktan vazgeçmesi, yayılmacı politikaları terk etmesi, sınırlarına dönmesi ve işgal ettiği topraklardan çekilmesi gerektiğini belirtti.
Yıldırım, İsral'in Gazze'ye saldırısına ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, kutsal bir ayda yapılan bu terörist eylemin sadece Gazze değil, tüm Müslümanlara karşı büyük saygısızlık ve saldırganlık olduğuna işaret etti.
Murat Yıldırım, çoğu çocuk, genç ve kadın olmak üzere 173 insanın bir haftada ölümüne, binlerce kişinin yaralanmasına yol açan, uluslararası toplum tarafından yasaklanmış, başta fosfor bombası olmak üzere çeşitli kimyasal silahlar kullanan İsrail'in, terörist bir devlet olduğunu ifade etti.
İsrail'in insan vücudunu eriten pudra bombası da kullandığını kaydeden Yıldırım, yaralıların yüz ve diğer uzuvlarının eridiğinin tespit edildiğini belirtti. Yıldırım, İsrail'in soykırım gerçekleştirdiğini ve açık savaş suçu işlediğini vurguladı.
İsrail'in terör üreten, teröre kaynaklık teşkil eden bir devlet olduğunu belirten Yıldırım, "İsrail yöneticileri, başta Netanyahu olmak üzere insanlıktan çıkmış faşist milletvekilleri savaş suçu işlemekten ve uluslararası hukuku çiğnemekten yargılanması gereken teröristlerdir. Siyonist devlet 2008'de olduğu gibi önceki gün de Gazze bölgesine yaptığı saldırılarda UNDWA'nın yardım deposunu da hedef almıştır. BM kendi depolarının vurulmasına rağmen gerekli tepkiyi vermeyerek hem bu suça ortak olmuş hem de güdümlü bir yapıya sahip olduğunu bir kez daha göstermiştir. İsrail'in bu politikalarına açık destek veren ABD, soykırım suçunun bizzat ortağıdır. Açıklamaları ile İsrail'e cesaret veren AB ülkeleri katliamın, insanlık suçunun, soykırımın diğer ortaklarıdır" dedi.
Yıldırım, İsrail'in devlet güdümlü gazetecilerinin sürekli yalan haberler ürettiğini, sözde üç yerleşimcinin öldürülmesinden sorumlu olan kişilerin Türkiye'de oldukları, HAMAS Siyasi Birim Başkanı Halid Meşal'in gizlice Türkiye'ye geleceği gibi haberlerle zihinleri bulandırdıklarına dikkati çekerek, şu ifadelere yer verdi:
"Sayın Halid Meşal gibi yiğit bir insanın Türkiye'ye yapacağı ziyaretten hem bizler, hem de milletimiz onur duyar. Türkiye'ye gelmek istediğinde gizlice değil, açık ve aleni şekilde gelir. Sayın Meşal, Filistin davasının en büyük liderlerinden biridir. Terörist devlet bu sebeple Sayın Meşal'i bir suikastle yok etmek istemektedir. Tabi ki buna karşı da Filistin davasının mensupları gerekli önlemi alacaklardır. İsrail bu söylemlerle hem Filistin davasını, hem de bu davaya destek veren Türkiye gibi ülkeleri zor duruma sokacağını düşünmektedir. Ama yanılmaktadır. İsrail ve devlet destekli gazetecileri boşuna senaryo yazmayı bırakmalıdırlar.
Birileri Türkiye'yi eski pasif, edilgen, eline vur ekmeğini al dönemde zannetmesin. Korkularıyla yaşayan ülke devri artık bitmiştir. Bundan sonra yeni bir Türkiye vardır. İsrail başta olmak üzere tüm destekçileri buna alışmak zorundadırlar. Türkiye her daim açık ve net şekilde Filistin davasının yanındadır. Başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız Filistin devletinin yanında, İsrail işgal ve yayılmacılığının karşısındayız. İsrail Türkiye ile ilişkilerini normalleştirmek istiyorsa kayıtsız ve şartsız Gazze üzerinde ki ambargoyu kaldırmak zorundadır. Filistin davası bizim davamızdır. Her ne kadar birileri bu davada tarafsız olup bebek ölümlerini görmezden gelseler de İsrail'in yanında saf tutsalar da biz her daim Filistin halkının yanında olmaya ve mazlumlara sahip çıkmaya devam edeceğiz."
İsrailli bazı devlet gazetecilerinin HAMAS liderlerinden bir kısmının Gazze Şifa Hastanesi'nde saklandığına dair yalan haberler yaptıklarını belirten Yıldırım, bu haberlerin, Şifa Hastanesi'ne İsrail tarafından yapılabilecek bir saldırıya alt yapı hazırlığı olduğuna işaret etti. Yıldırım, camilere atılan bombaların altyapısı da bu şekilde oluşturulduğunu kaydetti.
Böyle bir girişimin İsrail'i topyekün batağa sürükleyeceğini ifade eden Yıldırım, "Uluslararası toplum önünde mahkum olacaktır. Siyonist ırkçılığın, Nazizm ile eşdeğer olduğunu bir kez daha göstermiş olacaktır. İsrail bölgede huzur istiyorsa bir an önce terörist saldırganlıktan vazgeçmelidir. Yayılmacı politikaları terk etmelidir. Sınırlarına dönmeli ve işgal ettiği topraklardan çekilmelidir. Barışa şans vermeli ve bölgede iki devletli çözümü kabul etmelidir. Başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız Filistin devletini tanımalıdır. Aksi takdirde İsrail meşru devlet olma yeteneklerini kaybedecektir. ABD'deki aklıselim sahibi Yahudiler gibi İsrail'de yaşayan Yahudiler de, siyonizme karşı kalkan olmalıdırlar. Çünkü siyonist yöneticiler Müslümanlar ve Hristiyanlar gibi Yahudi halkının da geleceklerini ipotek altına almakta ve dünyayı yaşanmaz hale getirmektedirler" dedi.
Yıldırım, İsrail'i bir kez daha ürettiği terör dalgası dolayısıyla şiddetle kınadıklarını ve saldırılarını bir an önce kesmeye çağırdıklarını, uluslararası toplumu da İsrail saldırganlığına karşı harekete geçmeye davet ettiklerini belirtti. - TBMM