İstanbul'da "Networking The Networks" Toplantısı
BM Uyuşturucu ve Suç Ofisi İcra Direktörü Fedotov: "Afganistan'dan gelen eroinin, afyonun önlenmesi için, daha büyük analizlere, araştırmalara ihtiyaç duyulmaktadır" Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Dairesi Başkanı Yeşilkaya: "Türk kolluk birimleri, Avrupa'da.
Birleşmiş Milletler (BM) Uyuşturucu ve Suç Ofisi İcra Direktörü Yury Fedotov, " Afganistan'dan gelen eroinin, afyonun önlenmesi için, daha büyük analizlere, araştırmalara ihtiyaç duyulmaktadır" dedi.
Fedotov, Ramada Plaza Otel'de yapılan "Networking the Networks: Uyuşturucu kaçakçılığını önlemeye yönelik bölgeler arası yaklaşım" toplantısında yaptığı konuşmada, dünyanın neresinde olursa olsun uyuşturucu konusunda suç örgütleriyle savaşa hazır olduklarını söyledi.
Suç örgütlerinin, teknolojiyi kullanarak finansman desteğini sağlayıp, kendi suçlarını tüm bölgelere yaydıklarını anlatan Fedotov, "Bölgeler arası suç meselelerin çözümünde, hepimizin sorumlulukları büyük. Bu sorumluluklar anlamında, uluslararası koordinasyon merkezleri, yine körfez bölgelerinin sunduğu uluslararası teşkilatlar, BM'nin desteği, Asya-Pasifik İşbirliğinin Koordinasyon Merkezi ve bütün bunların daha da fazlası, bütün uluslararası teşkilatların destekleri sürmektedir" diye konuştu.
Fedotov, uyuşturucuyla savaşın ülkelerin ve uluslararası seviyenin de ötesine geçmesi gereken bir konu olduğuna dikkati çekerek, bu konudaki müdahalelerin artmasının önemine vurgu yaptı.
Afganistan'dan gelen eroinin dünya çapında piyasaya sürüldüğüne değinen Fedotov, bu anlamda Afganistan'da uyuşturucuyla savaşın büyük bir zorluk olarak karşılarında durduğunu ifade etti.
Fedotov, uluslararası uyuşturucuyla mücadelede karşılıklı iş birliğinin önemli olduğunu belirterek, "Networking the Networks"ün çok önemli bir uyuşturucu kontrol yaklaşımı olduğunu dile getirdi.
Kolluk kuvvetlerinin uyuşturucuyla mücadelede çok büyük bir sorumluluğunun bulunduğuna dikkati çeken Fedotov, şöyle devam etti:
"Afganistan'dan gelen eroinin, afyonun önlenmesi için, daha büyük analizlere, araştırmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Yaklaşık 65-70 bin afyon yıllık bazda Avrupa'ya giriş yapıyor. 13.3 tonluk eroin yakalama rekoruyla birlikte Türkiye'nin çok daha büyük bir destek vereceğini düşünüyoruz. Bunun devamı eroinin önlenmesinde büyük önem taşıyacak. Bununla beraber biraz daha istihbaratın güçlenmesine de ihtiyaç vardır."
Suçluların geniş bir ağ ve finansal desteklerinin olduğuna dikkati çeken Fedotov, "Bizim kendi ağımızı da güçlendirmemiz gerekiyor ki sınırlar arası bilgi paylaşımını artırabilelim, nihayetinde de uyuşturucuyla mücadeleyi artıralım" dedi.
Yeşilkaya: " İş birliğinin artırılması önemli"
Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Dairesi Başkanı Mehmet Yeşilkaya ise uyuşturucuyla mücadelede mevcut girişimler ve aktörler arasındaki iş birliğinin artırılmasının önemli olduğunu ifade etti.
Uluslararası çabalara rağmen Afganistan'daki yasa dışı afyon üretiminin kontrol altına alındığını söylemenin mümkün olmadığını belirten Yeşilkaya, şunları kaydetti:
"Afganistan'ın uyuşturucu üretimi ve kaçakçılığına karşı daha etkili bir mücadelenin ortaya konulması, sadece Afganistan'ı değil, bölgeyi hatta bütün ülkeleri yakından ilgilendirmektedir. 1980'li yılların başlarında sadece 150-200 ton seviyesindeki Afganistan'daki yıllık afyon üretimi, son yıllarda 4-5 bin tondan aşağı düşmemektedir. Elbetteki Afganistan, bir günde bu hale gelmemiştir. Son 30 yılda ülkedeki uyuşturucu probleminin geçirdiği dönüşüm hakkında, hepimiz fikir sahibiyiz. Bugün Afganistan'daki uyuşturucu, bu ülkenin istikrar, güvenlik ve ekonomik gündeminin başında yer almaktadır."
Yeşilkaya, Afganistan'daki uyuşturucu ekonomisinin aynı zamanda yerel suç örgütlerinin oluşumu ve güçlenmesine de zemin hazırladığını anlatarak, Afganistan'a yakın transit güzergahlardaki uyuşturucu kullanım oranında da artış görüldüğüne dikkati çekti.
Türkiye'nin uyuşturucuyla mücadeledeki başarısı
2012 yılında 13,3 tonluk yakalamayla dünyada en fazla eroin yakalayan ülke konumuna yükselen Türkiye'nin 2000'li yıllardan itibaren profesyonel bir mücadele yöntemini benimsediğini anlatan Yeşilkaya, şöyle devam etti:
"Bu kapsamda idari, teknik, hukuki ve eğitim alanında birçok tedbiri hayata geçirmiştir. Şu anda, Türk kolluk birimleri, Avrupa'da ele geçirilen eroinin iki katından daha fazla eroin yakalamaktadır. Balkan rotasının dışında, alternatif güzergah olarak kuzey ve güney rotaları giderek önem kazanmaktadır. Ayrıca son yıllarda, özellikle eroin ve kokain kaçakçılığında ana duraklardan birisi haline gelen Afrika ülkeleri, uyuşturucudan hem kullanım hem de kaçakçılık yönüyle artan oranda etkilenmektedir."
Yeşilkaya, birçok ülkede en yaygın uyuşturucu madde olan esrarın ciddi bir sağlık ve güvenlik problemi olduğunu vurgulayarak, Türkiye'de son iki yılda rekor seviyede esrar yakalandığını bildirdi.
Türkiye'nin uluslararası iş birliği ağını verdiği öneme binaen küresel ölçeğe çıkardığını dile getiren Yeşilkaya, şu ana kadar 35 ülkeyle 123'ü kontrollü teslimat, toplam 253 ortak operasyonel çalışmanın gerçekleştirildiğini belirtti.
Yeşilkaya, uyuşturucuyla mücadelenin sıradan bir görev olmadığını, aynı zamanda vicdani bir sorumluluk olduğunu ifade ederek, Türkiye'de uyuşturucu kullanımı ve bağımlılığına karşı daha kapsamlı bir mücadele başlatılması için "Uyuşturucu Bağımlılarını Topluma Kazandırma Eşgüdüm Projesi"nin kabul edildiğini kaydetti.
Konuşmaların ardından, uyuşturucu kaçakçılığının Balkan rotasına ilişkin raporun sunumu yapıldı.
Raporda, eroin üretiminde Afganistan'ın ön plana çıktığına vurgu yapılırken, Güney Doğu Avrupa'da esrar üretiminin yüksek seviyede olduğunun göze çarptığı belirtildi.
Tüm rotalara bakıldığında, Batı ve Orta Avrupa'nın uyuşturucu ticareti yapanlar açısından en büyük pazar olarak görüldüğüne işaret edilen raporda, Türkiye'nin uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadelede, bölgede en başarılı ülkeler arasında yer aldığı aktarıldı. - İstanbul