İstanbul Merkezli Operasyon

Son Güncelleme:

CHP'li Batum:" Bu çocuklar da 5 yıl, 7 yıl tutuklu kalırsa hukuka aykırı olur"

CHP Eskişehir Milletvekili Süheyl Batum, Anayasa Mahkemesi uzun tutuklulukla ilgili kararının gözaltına alınan bakan çocuklarını da ilgilendireceğini belirterek, "Bu çocuklar da 5 yıl, 7 yıl  tutuklu kalırsa hukuka aykırı olur" dedi.


Batum, bir grup CHP'li milletvekili ile birlikte düzenlediği basın toplantısında, İstanbul merkezli operasyonda üç bakanın oğlu, bazı bürokrat ve  işadamlarının gözaltına alındığını ve  soruşturma başlatıldığını hatırlatarak, konunun başka bir boyutuna dikkati çekmek istediğini dile getirdi.


"Ateş düştüğü yeri yakar" sözünü hatırlatan Batum, şunları kaydetti:


"Özellikle bu bürokratlar ve bakanların çocukları için soruşturma başlatıldı. Düşünün ki bu soruşturma ve sonrasında açılan davada bu kişiler  5- 7 yıl tutuklu kaldılar, tutuklu yargılandılar. 7 yıldır bu hukuksuzluğu, ahlaksızlığı hep beraber yaşıyoruz. Ama maalesef bu bürokratların bağlı olduğu siyasetçiler, bu üç çocuğun babaları olan bakanlar, yandaş medya, penguen medya ve bunların sözümona aydınları, 5-7 yıllık tutukluluk konusunda ağızlarını açmadılar, görmezden geldiler. Biz, 'bu kadar uzun tutukluluk olur mu' dediğimizde 'ne var, gazeteci, profesör, siyasetçi tutuklanmaz mı' dediler. 'Usul  bunlar, özüne bakın, sonunda özü önemlidir' demişlerdi.


Şimdi aynı durumdayız, bu çocukların ya da bürokratların 5-7 yıl tutuklu kalacakları soruşturma düzenini düşünün. Biz ne bunların babaları ne yandaşları ne aydınları gibiyiz, bizler onurlu, namuslu, dürüst, hukuka saygılı, insana değer veririz. Biz bugüne kadar bunların yaptığı gibi yapmayacağız, doğruları söylemek durumundayız. 'Hukuk bir gün size de lazım olacak' demiştik. 'Ne alakası var?' dediler, hukuku bilerek gözardı ettiler. Hani bir laf vardır, yerinde midir bilmem ama 'Allah'ın sopası yok' derler. Özellikle uzun tutukluluklar konusunda denk düştüğü için bakanların çocuklarının ve bürokratları durumu bu bağlamda bir kez daha değerlendirilmeli. 5-7 yıl gibi uzun tutukluluk bu çocuklar için de başkaları için de olmaz.


Geçen gün Anayasa Mahkemesi'nin verdiği kararın ardından Balbay tahliye edildi. Arkasından Diyarbakır'daki mahkeme bunun bazı milletvekillerine uygulanamayacağına karar verdi. Bazı yandaşlar, hukuku yorumlayan hukuk fakiri siyasetçi veya aydınlar, 'iyi ki bireysel başvuruyu kabul ettik, Balbay o sayede salındı' dediler. Bu külliyen yanlış, yalan. Bu bireysel başvurudan kaynaklanmıyor. 2007 yılında Sebahat Tuncel milletvekili olup tahliye edildiğinde bireysel başvuru var mıydı, AYM karar mı vermişti? AYM'nin verdiği karar, bu çocukları da ilgilendirecektir. AYM kapsamı kesinlikle yanlış yorumladı, daralttı. Sadece milletvekili için tutuklamanın uzun olmayacağı ve sadece temsil hakkını ilgilendirdiği kesinlikle yanlıştır. Diyarbakır Mahkemesi ise bu kararı bile bile yanlış uygulamaktadır. Oysa hukuk tamamen başka bir şey söylemektedir. AİHM'in yüzlerce kararı var; Türkiye'ye ilişkin ilk kararında uzun tutukluluğun milletvekilinin hakkının ihlali, temsil hakkının ihlali değildir, kişi güvenliği ilkesinin ihlalidir.


Sadece milletvekilleri değil,  kaçma, delilleri karartma ve tutuklamayı zorunlu kılan haller açıkça gösterilmediği durumda hiçkimse 5-7 yıl tutuklu kalamaz. Bakanların çocuklarını özellikle örnek verdim, 'Allah'ın sopası yok' diye...Çünkü bu bakanlar, siyasetçiler, bu adamlar, bunları aydınları  5-7 yıldır bunları söylediğimizde görmezden geldiler. Bugün Fatih Hilmioğlu, Tuncay Özkan, Doğu Perinçek,  7 yıldır tutuklu olan Ergun Poyraz gibi kişiler ve hepsi, AYM'in kararından sonra kesinlikle tutuklu kalmamak durumundalar. Bu çocuklar da 5 yıl, 7 yıl  tutuklu kalırsa hukuka aykırı olur."


Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Batum, "Bakanlarla ilgili fezleke hazırlanabilir mi?" sorusuna, konu hakkında yanlış algılama olduğunu belirterek,  "Bakanlar hakkında doğrudan doğruya cezai takibata geçme imkanı yok. Savcı, bir  bilgiyi aldığında TBMM'ye bildirmek durumunda. TBMM de 'Meclis soruşturması' prosedürünü başlatır. Savcı tek başına işlem yapıp, soruşturmanın gereklerini yerine getiremez. 'Haber aldım, böyle bir şey var' der, Meclis'e gereğinin yapılması için gönderir" karşılığını verdi.



-"Görevden alınmaları objektif değil"-



Basın toplantısına katılan CHP Isparta Milletvekili Ali Haydar Öner,  kendisi Isparta Valisi iken damadına emniyet kemeri takmadığı için ceza yazıldığını, kendisinin o görevliler hakkında hiçbir işlem yapmadığını anlatarak, "Kemer takma zorunluluğu var. Orada bir kısım sürücüler kemer takmadıkları halde  salıverilmişti ama benim damadıma ceza yazılmıştı. Kanun herkes için geçerlidir. Yetkililer mevki,  makam ve yetkilerini kullanmalıdırlar ama kendileri için değil. Bu olayda savcılarla ilgili tasarruf olabilir diye düşünülüyordu bir baktık Emniyet yetkilileri için işlem yapılmış. Bu olayda Emniyet yetkilileri savcılarca verilen adli görevlerini yerine getirmişlerdir. O nedenle böyle bir uygulamadan sonra görevden alınmaları, objektif değildir. Yetkili makamlar takdir haklarını isabetli kullanmamışlardır" dedi. - TBMM

Kaynak: AA