Kanser Tehlikesine Rağmen Asbestli Toprak Kullanılıyorlar

Son Güncelleme:

Konya'nın kırsal kesimlerinde, su ve ısıya dayanıklı olduğu için evlerin çatı kaplaması ile badanasında kullanılan, halk arasında 'Ak toprak' veya 'gök toprak' olarak adlandırılan asbestli toprağın, ölümcül akciğer zarı kanserine neden olduğu...

Konya'nın kırsal kesimlerinde, su ve ısıya dayanıklı olduğu için evlerin çatı kaplaması ile badanasında kullanılan, halk arasında 'Ak toprak' veya 'gök toprak' olarak adlandırılan asbestli toprağın, ölümcül akciğer zarı kanserine neden olduğu belirtildi. Son 20 yılda Meram Tıp Fakültesi'nde 700 kişinin bu hastalık nedeniyle müracaatta bulunduğu öğrenildi.


Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Adil Zamani, bu toprağın içerisinde bulunan asbest mineralinin, lifsel yapıda olduğu için çok kolay bir şekilde solunum yoluyla akciğerlere ulaştığını ve akciğer zarı kanserine yol açtığını belirtti. Kırsal kesimde halen bu toprağın sıva ve badana malzemesi olarak kullanıldığını vurgulayan Prof. Dr. Azami, toprağın Konya'nın yanı sıra Diyarbakır, Eskişehir, Sivas ve Tokat gibi illerde de yoğun olarak bulunduğunu kaydetti.


20 YILDA 700 HASTA


Meram Tıp Fakültesi Radyodiagnostik Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof Dr Kemal Ödev de 20 yılda yaklaşık 700 kişinin Meram Tıp Fakültesi'ne müracaat ettiğini belirtti. Ödev sözlerini şöyle sürdürdü:


"Hastanemize, Konya'nın Ereğli ve Beyşehir İlçelerine bağlı bazı köyleri ile Karaman'ın Ayrancı İlçesi'ne bağlı bazı köylerinden asbeste bağlı olarak gelişen ölümcül akciğer zarı kanserine yakalanan hastalar geliyor. Haftada en az 2 veya 3 hasta bu hastalıktan dolayı kliniğe geliyor. Tabi Konya'daki diğer hastaneleri de göz önüne alırsak bu sayı daha da yüksek olabilir. Hastalar göğüs hastalıkları servisinde bir hafta yattıktan sonra çıkartılıyor. Çünkü bu hastalığın kesin bir tedavisi yok."


ÖNLEMLER ALINIYOR


Son yıllarda devlet tarafından ciddi tedbirler alındığına dikkat çeken Meram Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Emin Maden de şunları söyledi:


"Asbestin sanayide kullanımı 2010 yılında yasaklandı. Asbestli toprağın bulunduğu Diyarbakır, Eskişehir, Sivas, Konya illerinde üniversite hastanelerinden hocalarımız halkı bilinçlendirmek için ciddi çalışmalar yapıyor. İnsanlara asbestli toprağı kullanma yerine kimyasal boya ve kireçle badana yapmaları öneriliyor. Asbestli toprakla yapılmış sıva ve badanaların kaldırılması sağlanıyor. Çevrede açık halde bulunan asbestli toprakların başka topraklarla üzeri örtülüyor."


20 YIL BU HASTALIK DEVAM EDECEK


Bu önlemler alınmasına rağmen önümüzdeki 20 yıl bu hastalığı ortadan kaldırmanın mümkün olmadığına işaret eden Doç. Dr. Maden, "Çünkü bu hastalığın oluşması biranda olmuyor. Oluşumu 20 yıl gibi uzun bir zamanı gerektiriyor. Şu an da asbestli toprağa maruz kalan 40, 50 ya da 60 yaşındaki insanlara akciğer zarı kanseri teşhisi konuluyor. Biz önlem alsak dahi buna maruz kaldığı için önümüzdeki 20 yıl içinde hala insanlar bu hastalıklarla kliniğimize gelmeye devam edecek. 2010 yılında Türkiye'de asbestli ürünlerin kullanılması yasaklandı. Ama asbest kullanılan binaların yıkılması ve eskiyen gemilerin imha edilmesi gerekiyor. Gemi parçalanmasında ve eski binaların yıkımında çalışan insanlar hala bu asbest riski altında. Bunun için bu iş kollarında çalışan insanların da iyi bilinçlendirilmesi ve koruyucu önlem almaları şart" dedi.


4 yıl önce de Halkapınar İlçesi'ne bağlı Yassıkaya ve Eskihisar Köyleri'nde Sağlık İl Müdürlüğü'nün çalışması sonucu, yollar kilitli taşla kaplandı, ağaçlandırma çalışmaları yapılarak rüzgarla Toros dağından gelen asbestin gelmesi önlendi, evlerde badana ve sıva olarak kullanılmaması içinde de köy halkı bilinçlendirildi.


MKY(İA/SS) - Konya

Kaynak: DHA