Lefkoşa: Ap Yüksek Temas Grubu'nun Kktc Temasları
Avrupa Parlamentosu (AP) Yüksek Seviyede Temas Grubu üyeleri, Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) Uluslararası İlişkiler Bölümü öğrencilerinin sorularını yanıtladı.
Avrupa Parlamentosu (AP) Yüksek Seviyede Temas Grubu üyeleri, Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) Uluslararası İlişkiler Bölümü öğrencilerinin sorularını yanıtladı.
Açık oturum, DAÜ Mavi Salon'da saat 11.45'te grubun başkanlığını yapan Francoise Greossetete'nin açılış konuşmasıyla başladı. Avrupalı Halkın Partisi-Avrupalı Demokratlar Partisi (EPP-ED) Koordinatörü Francoise Greossetete, açık oturumun başında yaptığı açılış konuşmasında, Kıbrıslı Türkler'in tecridinin ortadan kaldırılmasına yardımcı olmak için adaya geldiklerini söyledi. Francoise Greossetete, temas grubunun 2006 yılında Kıbrıs Türkleri ile temas kurmak ve ilişkileri geliştirmek hedefiyle kurulduğunu ifade etti. Kıbrıslı Türkler'in de Avrupa Birliği (AB) vatandaşı olduğunu söyleyen Greossetete, ancak AB'nin sunduğu hak ve olanakları kullanmada sorunları bulunduğunu kaydetti. Greossetete, bunun KKTC'ye gerçekleştirdikleri ikinci ziyaret olduğunu hatırlatarak, ana hedeflerinin siyasi temaslar kurmak ve ilişkileri geliştirmek olduğunun altını çizdi. Sivil toplum örgütleriyle temas kurmanın, en az ana hedefleri kadar önem taşıdığını belirten Francoise Greossetete, ancak geçmişte zamanın kısıtlı olmasından dolayı bunu yapamadıklarını kaydetti. EPP-ED Koordinatörü Francoise Greossetete, 2004 yılında yer alan referandum sonrasında Kıbrıslı Türkler'in izolasyon duygusunu daha fazla hissettiğini, 1 gün önce de yaptıkları temaslarda bunu daha iyi gözlemleyebildiklerini ifade etti. Greossetete, Kuzey Kıbrıs'ı ziyaret etmelerindeki hedefin, Kıbrıs Türkleri'ne uygulanan izolasyonların kaldırılmasına yardımcı olmak olduğunu belirtti.
"GEÇEN YIL KAYBEDİLEN MALİ YARDIM DA VERİLECEK"
Greossetete, açık oturumda 2005 yılında AB'de onaylanmaması nedeniyle bir kısmının kaybedildiği, Avrupa Komisyonu tarafından hazırlanan 259 milyon Euro'luk Mali Yardım Tüzüğü hakkında da bilgi verdi. Greossetete, geçen yıl sonu kaybedilen mali yardımı telafi etmek üzere, AB'nin 2006 Şubat ayında aldığı kararla Mali Yardım Tüzüğü'nde öngörülen miktarın tümünün Kıbrıslı Türkler'e verilmesinin kararlaştırıldığını vurguladı.
Oturumun soru bölümünde yöneltilen mali yardımın ne zaman gerçekleşeceğine ilişkin soruyu yanıtlayan AP Sosyalist Grup Koordinatör Vekili Mechtild Rothe, çevre, katı atık ve enerji alanlarındaki projelerde kullanılmak üzere 40 milyon Euro'luk bir dilimin Temmuz ayında verileceğini kaydetti. Paranın geri kalan kısmının hangi alanlarda kullanılacağı konusunda Avrupa Komisyonu'nun Temmuz ve Ağustos aylarında karar vereceğini ifade eden Rothe, mali yardımın verilmesi aşamasında projeleri değerlendirecek olan AB Destek Bürosu'nun Kuzey Kıbrıs'ta 1 Temmuz'da açılacağını söyledi. Kıbrıslı Türkler'in Avrupa Parlamentosu'nda temsiliyet haklarıyla ilgili soruya karşılık ise Rothe, resmi tanınma olmadan Kıbrıslı Türkler'in AP temsiliyetinin çok güç olduğunu belirtti. AP Yüksek Seviyede Temas Grubu'nun bu sorunu aşmak amacıyla kurulduğunu dile getiren Rothe, bunun yanında AP'deki siyasi grupların Kıbrıslı Türkler'den temsilci aldıklarını ifade etti. Mechtild Rothe, "Resmi tanınma şu an için zor" dedi.
"KIBRISLI RUMLAR'IN MÜDAHALE ETMESİ KABUL EDİLEMEZ"
AP Yüksek Temas Grubu'ndan Yeşiller Grubu-Avrupalı Sol İttifak Milletvekili Cem Özdemir ise, mali yardımın Kıbrıslı Türkler için önemli olduğunu, ancak nasıl geleceğinin de büyük önem arz ettiğini ifade etti. Özdemir, Kıbrıslı Türkler'e verilmesi kararlaştırılan mali yardıma Kıbrıslı Rumlar tarafından müdahale edilmesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı. AP toplantılarına ancak gözlemci statüsünde katılabilen 2 KKTC milletvekilinin ne odası ne de bilgisayarı oluşunun üzücü bir durum olduğunu kaydeden Cem Özdemir, AP'deki grubunun Kıbrıslı Türk temsilciler hakkında sunduğu önerinin kabul görmediğine işaret etti.
Başka bir soruyu yanıtlamak için söz alan EPP-ED Koordinatörü Francoise Greossetete, grubun açıkça belirtilmiş bir misyonu bulunduğunu, ancak AB kurallarıyla BM kararlarına sadık kalmaları gerektiğini kaydetti. Greossetete, yaptıkları çalışmalarda adadaki durumdan dolayı zorluklarla karşılaştıklarını da söyledi. Bu arada, bir öğrencinin AB ruhunun gençler arasında inandırıcılığını devam ettirebilmesi için AB'nin Kıbrıslı Türk gençlere bir şeyler vermesi gerektiği yönündeki söylemine karşılık söz alan Avrupa için Liberal Demokratlar İttifakı Grubu'ndan Karin Resetaris, sorunları diktatörce halletmenin kolay olduğunu, ancak demokrasinin yavaş çalışan bir sistem olduğunu kaydetti. Ülkesinde Kıbrıs Türkler ile ilgili basının ilgisini çekmeye çalıştığını ifade eden Resetaris, ancak Kıbrıs adasının küçük oluşundan dolayı bunda başarılı olamadığını söyledi. Resetaris, bununla beraber, " Türkiye'nin Gümrük Birliği Ek Protokolü'nü imzalamayı veto etmesi haberinin" basının ilgisini çekebileceğini söyledi. Aynı öğrencinin, Kıbrıs Rum gençliğinin yüzde 61'inin Kıbrıslı Türklerle birlikte yaşamak istemediğini ortaya koyan ankete işaret etmesi üzerine, Sosyalist Grup Koordinatör Vekili Mechtild Rothe, "Kıbrıs Rum gençliğindeki bu tutumun, Kuzey Kıbrıs'taki ekonominin gelişmesiyle Güney Kıbrıs'taki ekonomiye rakip çıkabileceğinden kaynaklanabileceği" yanıtını verdi.