Türkiye Gibi Bir Setti Şizofren Oldum!
Çekimlerde zorlanan Aksu: Bir yanda Şahin Irmak gibi profesyonel oyuncular var; diğer yanda hayatında hiç kamera görmemiş köylüler..
'Dondurmam Gaymak' filminin yönetmeni Yüksel Aksu'nun yeni filmi 'Entelköy, Efeköy'e Karşı' yarın vizyonda. Aksu; Şahin Irmak'ın başrol oynadığı filmi için "Güldürürken düşündürüyoruz. 800 bin seyirci gelirse, ikincisini çekeceğiz" diyor. Yönetmen Aksu ve yapımda termik santral kurulmasını istemeyen aktivistlerle savaşan köy muhtarını oynayan Şahin Irmak'la konuştuk.
AÇLIK GREVİ YAPTI
Yüksel Bey filmin çıkış noktası nedir?
Bu konuyu gençlik yıllarımdan beri çekmenin hayalini kuruyordum. Hatta 90'lı yıllarda Gökova Körfezi'ne yapılacak ikinci termik santrale karşı aktif mücadele vermiş, açlık grevi yapmıştım. Köylülerle aramızdaki kavram çatışması komik geldi. Ben yaratıcı bir adam değilim. Hep yaşadığım şeyleri yazarım.
Kalabalık kadroyla çalışmak sizi zorladı mı?
Deneyimsiz oyuncularla çalışmaya alışık olsam d; gerçekten çok kalabalık sahneler vardı. Epey zorlandım. Sette, skeç oyunculuğundan gelen ulusal star Şahin'im (Irmak) var. Daha önce 'Dondurmam Gaymak'ta oynamış tecrübeli bir grup var. Tiyatrodan gelen dizi oyuncusu Emin (Gürsoy), Alman siyasetçi Caludia Roth var. Ama aynı sette; okuma yazma bilmeyen, hayatında kamera görmemiş bir sürü köylü de var. Bir sürü de eşek var? Skalayı düşünebiliyor musun? Türkiye gibi bir set; farklı disiplinlerden gelen bir sürü insan... Birisiyle akademik bir dil kullanıyorsun, diğeriyle küfürlü konuşuyorsun. Şizofren oldum. Ama bu konuda Memet Ali Alabora'nın katkısını yadsıyamam.
ASKERİ KAMP GİBİ
Memet Ali Alabora ile oyun tasarımcısı olarak çalışma fikri nasıl doğdu?
'Dondurmam Gaymak'ta da iki ay boyunca, köylüleri hazırlamıştı. Askeri kamp gibiydi... Ama yine de çok zordu. Ben diktatörleştikçe, bunlar işçi sınıfı gibi kaynaştılar. Sağa sola yüz versem, çıkamazdık işin içinden.
Filmde nasıl bir mesaj vermek istediniz?
Film Hacivat Karagöz hikayesi... Köylüler Karagöz, kentliler de Hacivat. Karagöz-Hacivat hikayesinin aksine; bizim filmde Hacivat kazanıyor. Kuru kuru konuşan entellerin yerine, organik tarım yapan bir kesim var. Bunlar devlet tescili de alınca, köylü şirazeden çıkıyor. Kendi özlerindeki ekolojiyi, organik hayatı keşfetmeye başlıyorlar. Burada köylüye, "Bırak okeyi, tarlaya git", entellere de çeneyi bırak, "İş yap" mesajı veriliyor.
Filmde siz de anlatıcı rolündesiniz. Bu tasarladığınız bir şey miydi?
Yok, sürpriz sayılır. Birkaç ünlü arkadaşa söyledim ama işleri vardı. Sonunda anlatıcı rolü bana kaldı.
Vermek istediğiniz mesajın anlaşılmaması gibi bir kaygınız var mı?
Bu olasılık düşük! Ben öğretici olmaya karşı değilim. "Yorumu seyirciye bıraktım" deyip fikir saklamak moda oldu. İzleyicinin o kadar zamanı yok! Fikrimi söylemekten yanayım.
FİLM İÇİN İKİ AY KÖYDE YAŞADIM
İlk kez başroldeyim; biraz tedirginlik oldu. Yüksel Abi'nin dört yıl mesai harcadığı bir filmde başrol oynamak ayrı bir yük yüklüyor insana. Ama işin profesyonelleriyle çalışınca, rahatlıyorsunuz.
TRAKTÖR BİLE KULLANDIM!
Hazırlık süreci çekimlerden beş ay öncesinden başladı. Filmin başrol oyuncularından birkaç kişi; iki ay öncesinden Muğla'ya gittik. Şive yapacağımız için gitmemiz de gerekiyordu. Bölgeye yabancı değilim, ben de İzmirliyim ama daha özenli olmak lazım, yutturamam! İki ay köyde yaşadım, nasıl iletişim kurarlar, nasıl şaka yaparlar, neye, nasıl tepki verirler bilmem lazımdı. Muhtarlarla tanıştım, traktör kullandım. Bu iki ay benim için çok yararlı geçti, çekerken çok rahattım. İstanbul'a dönünce bir süre normal konuşamadım, şivem kayıyordu.
Filmin inandırıcı olması benim için çok önemliydi. İzledikten sonra mizahı konusunda içim rahatladı. Çünkü çekerken komik olup olmadığını anlayamıyorsunuz. Milas'taki galada halkın güldüğünü görmek hoşuma gitti. Gerçekten de eğlenceli bir film yaptık. Gelenlere bol kahkaha vâdediyoruz.
KARİYERİMDE BİR MİLAT OLACAK
Karşılıklı oynayacağım kişiler konusunda endişelerim oldu. Her oyuncu karşısında iyi bir oyuncu olsun ister, doğaldır bu! Ama Memet Ali'yle (Alabora) yaptığımız çalışmalar, daha ilk sahnesinde meyvesini verdi ve bana bambaşka kapı açıldı. İzlerken de deneyimsiz oyuncularla oynamamızın sakil durmadığını gördüm.
Bu film oyunculuk kariyerimde bir milat olacak. Daha yapacağım çok şey var!
TARKAN DOĞAYI ÖNEMSEYEN ORGANİK BİR Aydın
Yüksel Bey filmde Tarkan sürprizi var. Tarkan'ı nasıl ikna ettiniz?
Tarkan'la bizim ortak çok dostumuz var. Daha önce 'Dondurmam Gaymak'a da destek vermişti. Bu filmde de sete gelecekti. Hatta Nejat Yavaşoğulları, Yüksel Yalova gibi gibi konuk oyuncu olarak yer almasını istiyordum ama bir türlü kısmet olmadı.
HEYECANLANDI
Ben Tarkan'ın şöhretinden yararlanıp filmi pazarlamaya çalışan bir adam değilim. Filmde bir Aşık Veysel yorumu olsun, bunu da Tarkan söylesin istedik. 'Benim sadık yarim kara topraktır' türküsünden daha çevreci bir mesaj zor bulunur. Tarkan da çok heyecanlandı, günlerce çalıştı. Bana göre; Türkiye'de kilometre taşı olabilecek bir yorum çıkardı. Tarkan; Sean Penn, Angelina Jolie gibi 'organik aydın'. Hayatla ilişki kuran, doğa ve dünya meselelerini kendisine dert eden bir sanatçı... Filmin ham halini izledikten sonra "Bu filmin mutlaka bir yerinde olmalıyım. Benim dünyaya bakış açımla çok paralel bir film" dedi.
Sabah : http://www.sabah.com.tr