TÜSİAD Başkanı Boyner: Yeni Anayasa Birleştirmeli

Son Güncelleme:

TÜSİAD Başkanı Ümit Boyner, Yeni Anayasa'nın, Türkiye'yi Bölen Sorunlarının, Birer Birleştiren Haline Dönüştürmeye De Hizmet Etmesinin Şart Olduğunu Söyledi

Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Boyner, yeni Anayasa'nın Türkiye'yi bölen sorunlarının, birer birleştiren haline dönüştürmeye de hizmet etmesinin şart olduğunu söyledi


Yeni Anayasa'nın beş temel boyutunu ele alan yuvarlak masa toplantı dizisi sonuçlarının açıklandığı, TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi toplantısında konuşan Boyner, konuşmasında seçim barajının yüksek olması, gazetecilerin Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanması, AB sürecinin yavaşlaması ve nükleer santraller gibi birçok konuda eleştirilerde bulundu.


-"BAŞKA ÜLKELERE HARCADIĞIMIZ ENERJİ VE GAYRETİ KIBRIS'TA GÖSTERELİM"-


Boyner, Libya olaylarının, fırtınalı sularda dış politikayı yönetmenin ne denli zorlu olduğunu gösterdiğini, bilindik kalıplara pek uymayan bir dönemden geçildiğini, olaylara bakarken mesafeyi korumanın, soğukkanlı değerlendirmeler yapmanın yararlı olduğu önerisinde bulundu. Hükümetin Libya konusuna ilgisine atıfta bulunan Boyner, "Başka diyarlarda çok farklı hesapları olan ülkelerin aralarındaki sorunları çözmek için harcadığımız gayretin ve enerjinin bir kısmını, başta Kıbrıs sorunu olmak üzere AB ile ilişkilerimizi kilitleyen konularda da göstermeliyiz" diye konuştu.


TÜSİAD'ın son 25 yıllık dönemde koşullar elvermese de hukukun üstünlüğü, açık ekonomi, sivilleşme ve demokratikleşme davasının bayrağını taşıdığını savunan Boyner, son 10 yılda AB üyelik perspektifinin bu mücadelede kendilerine önemli bir referans noktası oluşturduğunu kaydetti. Hükümetin, Avrupa Birliği ile diyalog yollarını zorlamaya ve çatışmacı bir yöntemi tercih etmemeye davet eden Boyner, "Her ne kadar AB üyesi bazı ülkelerin olumsuz tutumları kabul edilemez bir durum yaratıyorsa da, onlara rağmen ilerlemeyi sağlayacak yönetimler denememiz gerekiyor" diye konuştu.


-"AB'DE KAZANDIĞIMIZ MEVZİLERDEN GERİ DÜŞEMEYİZ"-


Türkiye'nin demokratik bir sistemde müreffeh, güçlü ve itibarlı olacağına inandığını ifade eden Boyner, AB sürecinin bu yoldaki gayretler açısından bulunmaz bir çerçeve sunduğunu söyledi. Bu sürecin gevşemesini eleştiren Boyner, "AB sürecinin gevşemesinden beri demokratikleşme, ifade özgürlüğü, yargılama süreçleri, basın özgürlüğü gibi konularda bir gerileme yaşıyoruz. Geçmişin pek hatırlamak istemediğimiz tartışmalı, bulanık ve çatışmacı günlerine dönemeyiz. Buna izin vermemeliyiz. Ortadoğu ülkelerine, halklarına örnek teşkil etme iddiası taşıyan, oralarda milyonlarca insanın ilham kaynağı olmaktan haklı şekilde övünen bir Türkiye'nin, kazanılmış mevzilerinden geri düşme hakkı olmaması gerekir. Böyle bir irtifa kaybı, ülkelerde etkisini arttıran, varlığını çeşitli eksenlerde hissettiğimiz kutuplaşmaları da körükleyecektir. Giderek yaygınlaşmakta olan izlenimler doğrultusunda, savunageldiğimiz değerlerin tehdit altında olduğundan endişe etmekteyiz" ifadelerini kullandı.


-"GAZETECİLERİN NEYLE SUÇLANDIĞINI BİLMEDEN TUTUKLANMASI VİCDANLARI RAHATSIZ EDİYOR"-


Boyner, Türkiye'de son dönemde iletişim özgürlüğünün fütursuzca ayaklar altına alınması, nefret söyleminin yaygınlaşması karşısında sergilenen duyarsızlık ve kadınlara yönelik şiddet söz konusu olduğunda görülen vurdum duymazlığın demokrasi açısından, hayırlı gelişmeler olmadığını savundu. Ergenekon kapsamında tutuklanan gazeteciler konusuna da değinen Boyner, "Görünürdeki suçları mesleklerini icra etmek olan ve bu uğurda bir hayli risk de üstlenen gazetecilerin neyle suçlandıklarını, tutuklama işleminin giderek cezanın bir parçası haline gelmesi vicdanları rahatsız etmektedir. Bu bağlamda, yargılama süreçlerinde görülen aksaklıkların, yargının hukuk referansından ziyade, siyasi saiklerle hareket ettiği izlenimini veren tasarrufların adalete inancımıza daha fazla hasar vermesinin önüne geçilmesi gerektiğini düşünüyoruz" diye konuştu.


-"ANAYASA BİRLEŞTİRİCİ OLMALI"-


12 Haziran'da yapılacak genel seçimlere, yüksek seçim barajı ile gidilmesini de eleştiren Boyner, "Bu seçimlere kabul edilemeyecek yükseklikte seçim barajını değiştirmeden, siyasi partilerimizi daha katılımcı ve demokratik kılacak bir siyasi partiler yasası hazırlamadan, seçmeni kendisini değil, parti başkanını temsil eden vekiller seçme sıkıntısından kurtaracak değişiklikler yapılmadan gittiğimiz görmezden gelmek mümkün değildir" ifadelerini kullandı.


Seçim sonrasında seçilen yeni meclisin, ele alacağı yeni Anayasa'nın, vatandaşların farklılıkları ile bir arada yaşama iradesini temsil eden bir toplum sözleşmesi olması gerektiğini belirten Boyner, "Yeni Anayasa'nın, Türkiye'yi bölen sorunları birer birleştiren haline dönüştürmeye hizmet etmesi şart. Biz yeni Anayasa yapma heyecanını yitirmemeyi çok önemsiyoruz. Yeni Anayası'yı, genel seçim sonrası gündemimizin baş maddesi olarak görmek istiyoruz" diye konuştu.


-"NÜKLEER KÖRÜ KÖRÜNE KABULLENMEMELİ"-


Türkiye'nin 40 yıl önce yaklaşık nüfusunun 36 milyon olduğunu, şehirlilik oranın yüzde 39 olduğunu hatırlatan Boyner, bugün ikiye katlanan nüfusun yüzde 75'inin şehirli olduğunu ve bunun durumun, vatandaşlık bilincinin daha yüksek olması anlamına geldiğini söyledi.


Japonya'da yaşanan deprem ve tsunami felaketinin, tüm uygar ve açık topluma sahip ülkelerde nükleer enerjinin bir kez daha mercek altına alındığını, yeni projelerin dondurulduğuna dikkati çeken Boyner, "Böyle bir ortamda Türkiye'nin kentli, dünyaya açık vatandaşlarının, nükleer enerji konusunda atılacak adımları kötü körüne kabullenmesi söz konusu olamaz. Türkiye'nin enerji açığını kapatmak için nükleer santral kurulacaksa, bunu yeri, kullanılacak teknolojinin özellikleri, güvenlik sistemlerinin niteliği gibi konulara karar verme hakkı, yalnızca teknokratlara da ya siyasetçilere ait olamaz. Bu karar sürecinin şeffaf, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesine özen göstererek, dayatmacılıktan uzak bir şekilde yürütülmesi elzemdir. Demokrasi, yalnızca oy vermekten ibaret bir sistem değilse, ki değildir; vatandaşların kaygı ve iradelerinin böylesine önemli kararlarda dikkate alınmasından kaçmak söz konusu olmamalıdır" uyarısı yaptı. - İstanbul

Kaynak: ANKA