Uluslararası Kamu Denetçiliği Sempozyumu

Son Güncelleme:

Başbakan Erdoğan: (3) "Hukuk güçlendikçe imtiyazlarını kaybedenler değişimi engellemek için her yola başvuruyor ama biz hiç kimseye imtiyaz sağlamadan, ayrıcalık tanımadan 76 milyona eşit mesafede bir devlet anlayışını, 76 milyonun tamamına eşit mesafede bir hukuk sistemini kurduk ve güçlendirmeye de devam ediyoruz" "Türkiye'yi dünyaya, ifade özgürlüğü olmayan bir ülke olarak lanse edenlerle, içeride çözüm sürecine karşı çıkanlar aynı kişilerdir" "Demek ki aklına geldiği zaman bu tür darbeler rahatlıkla yapılabilir, meşrudur, sandığın içinden çıkmak hiç önemli değil ki bunu da üzüntüyle söylüyorum. Bir şey son zamanlarda tutturuldu gidiyor. Nedir o? Çoğunluğun azınlığa tahakkümü, hep bu konuşuluyor. Yani çoğunluk eğer halkından ülkeyi yönetme yetkisini almışsa ülkeyi yönetir, zulmediyorsa ve yanlış yapıyorsa yargı niye vardır, bunları yargılamak için vardır, sandık niye vardır, önüne tekrar sandık geldiği zaman onu indirmek için vardır ama böyle diyerek azınlığın veya seçkinlerin çoğunluğa tahakkümünü neyle izah edeceksiniz. Bir de bu var. Azınlık çoğunluğa tahakküm ediyor, seçkinler aynı şekilde tahakküm ediyor" "Biz bu ülkede başı örtülü, başı açık bütün vatandaşlarımıza hep saygı duyuyoruz ve hepsi de bizim güvencemiz altında" "Bir tek vatandaşımızın bile devlet kapısından boynu bükük, kalbi kırık, hakkını alamadığını düşünür şekilde ayrılmasına gönlümüz razı olmaz"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'de demokrasi güçlendikçe imtiyazlarını kaybedenler olduğunu belirterek, "Hukuk güçlendikçe imtiyazlarını kaybedenler değişimi engellemek için her yola başvuruyor ama biz hiç kimseye imtiyaz sağlamadan, ayrıcalık tanımadan 76 milyona eşit mesafede bir devlet anlayışını, 76 milyonun tamamına eşit mesafede bir hukuk sistemini kurduk ve güçlendirmeye de devam ediyoruz" dedi.


Erdoğan, Kamu Denetçiliği Kurumunca düzenlenen Uluslararası Kamu Denetçiliği Sempozyumu'nda yaptığı konuşmada, 11 yıl içinde gerçekleştirdikleri reformların demokrasi konusunda samimiyetlerini ortaya koyduğunu söyledi.


Hükümeti eleştirenler ve kamuoyuna şikayet edenlerle, Türkiye'de yıllardır değişimin ve demokrasinin önünde duran kesimlerin aynı olduğunu ifade eden Erdoğan, "Türkiye'yi dünyaya, ifade özgürlüğü olmayan bir ülke olarak lanse edenlerle, içeride çözüm sürecine karşı çıkanlar aynı kişilerdir" diye konuştu.


Suriye'de şu anda yüzbinlerce insanın öldürüldüğünü ve öldürülmeye devam edildiğini hatırlatan Erdoğan, bu süreçte Batı'nın ve Avrupa Birliği'nin sadece konuştuğunu hiçbir adım atmadığını, Mısır'daki askeri darbeye 'darbe' diyemediklerini vurguladı.


"O zaman bize tanımlasınlar darbe nedir" diyen Erdoğan, şöyle devam etti:


"Demek ki aklına geldiği zaman bu tür darbeler rahatlıkla yapılabilir, meşrudur, sandığın içinden çıkmak hiç önemli değil ki bunu da üzüntüyle söylüyorum, bir şey son zamanlarda tutturuldu gidiyor. Nedir o? Çoğunluğun azınlığa tahakkümü hep bu konuşuluyor. Yani çoğunluk eğer halkından ülkeyi yönetme yetkisini almışsa ülkeyi yönetir, zulmediyorsa ve yanlış yapıyorsa yargı niye vardır, bunları yargılamak için vardır, sandık niye vardır önüne tekrar sandık geldiği zaman onu indirmek için vardır ama böyle diyerek azınlığın veya seçkinlerin çoğunluğa tahakkümünü neyle izah edeceksiniz. Bir de bu var. Azınlık çoğunluğa tahakküm ediyor, seçkinler aynı şekilde tahakküm ediyor.


Bakıyoruz ki Danıştay gibi önemli bir kurumumuz bir karar alıyor. Karar bu ülkede başı örtülü olanlarla ilgili olumlu bir karar. Hukukçu, akademisyen, avukat neyse biride çıkıyor diyor ki 'biz bunu kınıyoruz ve üzüntü duyuyoruz, bunu kabullenemiyoruz'. Bu nasıl iş, bir taraftan inançlara saygıdan bahsedeceksin diğer taraftan inancının gereğini yerine getirenlere karşı böyle bir tavrın içine gireceksin. Bir diğer taraftan da bir yargı kurumunun aldığı karara da 'üzüntüyle karşılıyoruz' diyorsun. İşine geldiği sürece evet, işine gelmediği sürece hayır."


-"Türkiye'de artık vatandaşının hizmetkarı bir devlet var"


Yıllarca azınlık konumunda olanların hep bu duruma sabrettiklerini ama asla ellerine molotof kokteyli alıp sokaklara çıkmadıklarını vurgulayan Erdoğan, "Biz bu ülkede başı örtülü, başı açık bütün vatandaşlarımıza hep saygı duyuyoruz ve hepsi de bizim güvencemiz altında. Bugüne kadar da bunu yerine getirmenin bahtiyarlığı içindeyiz. Böyle yaptığımız içindir ki halkımız bizi kucakladı, biz de halkımızı kucakladık. Bu şekilde bu süreci işletiyoruz" ifadesini kullandı.


Cumhuriyet tarihinin en köklü, en demokratik reformlarını gerçekleştirdiklerine ve bu reform kararlılığını da sürdürdüklerine işaret eden Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Demokrasi güçlendikçe imtiyazlarını kaybedenler var ülkemizde. Hukuk güçlendikçe imtiyazlarını kaybedenler değişimi engellemek için her yola başvuruyor ama biz hiçkimseye imtiyaz sağlamadan, ayrıcalık tanımadan 76 milyona eşit mesafede bir devlet anlayışını, 76 milyonun tamamına eşit mesafede bir hukuk sistemini kurduk ve güçlendirmeye de devam ediyoruz. Etnik kökeni, dini, mezhebi, dünya görüşü ve yaşam tarzı her ne olursa olsun 76 milyon, devlet karşısında, hukuk karşısında eşit bir konumdadır. Temel hak ve özgürlükler noktasında tamamen eşit haklara sahiptir. Türkiye'de artık devlet vatandaşına tepeden bakan, kibirle bakan ceberrud bir devlet değil, vatandaşının hizmetkarı bir devlettir."


-"Her reformu kararlılıkla uygulayacağız"


Türkiye'de artık bürokrasinin vatandaşa tepeden bakan, vatandaşı azarlayan, oyalayan bir anlayışa değil, vatandaşa hizmetkar olma anlayışına sahip bir bürokrasi haline getirildiğine dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti:


"Sürekli bunu telkin ediyoruz. Zaman zaman aksaklıklar olabilir doğrudur, yanlışlar olabilir doğrudur ama bunların üzerine kararlılıkla gidiyoruz ki ombudsmanlık bunun için var. Vatandaşın haklarını her şeyin üzerinde tutuyoruz, tutacağız. Bir tek vatandaşımızın bile devlet kapısından boynu bükük, kalbi kırık, hakkını alamadığını düşünür şekilde ayrılmasına gönlümüz razı olmaz. Her vatandaşın devlet kapısından güler yüzle girmesini, çıkarken çok daha mütebessim çıkmasını sağlayacak, bunun için her tedbiri alacak, her reformu kararlılıkla uygulayacağız. Zihniyet değişimi takdir edersiniz ki kolay değil zordur. Meşhur deyişle önyargıları kırmak, atomu parçalamaktan daha zordur. Biz bunu başaracağız. Kamu Denetçiliği Kurumu işte bu anlayışın bir neticesidir. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkı bu anlayışın bir neticesidir. Özellikle yargıda gerçekleştirdiğimiz reformlar bu anlayışımızın bir sonucudur. İnşallah bunlarla yetinmeyecek, çok daha iyilerini vatandaşımızla buluşturacağız."


- Ankara

Kaynak: AA