Türk Tiyatrosunda Eleştiri Üzerine Çalışma - Son Dakika
Son Dakika Logo

Türk Tiyatrosunda Eleştiri Üzerine Çalışma

Türk Tiyatrosunda Eleştiri Üzerine Çalışma
03.04.2026 09:47

Prof. Dr. Dikmen Gürün, Türk tiyatrosundaki eleştirinin rolünü ele alan yeni çalışmasını tanıttı.

Türk tiyatrosuna akademisyen, eleştirmen ve uzun yıllar festival direktörü olarak önemli katkılar sunan Prof. Dr. Dikmen Gürün'ün "Bir Dönem Üstünden Türk Tiyatrosunu Eleştirilerle Okumak" adlı çalışması kapsamında Türk tiyatrosunda eleştirinin rolü ve dönüşümü masaya yatırıldı.

Gürün'ün ENKA Sanat'ı?n destekleriyle kaleme aldığı, Doğan Kitap tarafından yayımlanan ve tasarımını Bülent Erkmen'in üstlendiği eserin söyleşisi, ENKA Oditoryumu'nda gerçekleştirildi.

Etkinliğin yönetimini üstlenen yazar Zeynep Miraç, çalışmanın 30 yıllık bir zaman dilimini ele aldığını belirterek, "Bununla birlikte eserin ele aldığı aralık, aslında bugünü de etkilemiş bir dönemi anlatmaktadır. 1950'ler çok partili hayata geçiş, 1960'lar tiyatronun altın çağı, 1970'ler ise politik tiyatronun yükseldiği dönemdir. Dikmen hocamızın çalışması, Türk tiyatro tarihini anlatırken, aynı zamanda ortaya alternatif bir okuma da sunuyor. Hocamızın çalışması dünyaya nasıl baktığımızı, kültür politikalarının nasıl şekillendiğini anlatması açısından da ayrıca önemlidir. Çalışmanın alandaki isimler için farklı pencereler açacağını düşünüyorum." dedi.

"Babam ve onunla paylaştığımız düşünsel yolculuk benim için çok önemliydi"

Dikmen Gürün, çalışmanın ortaya çıkış sürecinden bahsederek, "Neden Türk tiyatrosunu eleştirel okumak? Bu sorunun cevabı aslında sevgili babam Halil Gürün'le yaptığımız uzun konuşmalarda yatıyor. Çocukluktan genç kızlığa yürürken, izlediğimiz her sanat eserini onunla yorumlardık. Daha sonra ABD'ye eğitim için gittiğimde bu süreç, mektuplarla devam etti. Uzunca bir zaman babamla yazışmalarımıza gözüm gibi baktım. Babam ve onunla paylaştığımız düşünsel yolculuk benim için çok önemliydi." ifadelerini kullandı.

ABD'den döndükten sonra Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi'nde eğitim aldığını dile getiren Gürün, şöyle devam etti:

"Burada hocam olan Prof. Dr. Sevda Şener'le doktora tezimi eleştiri üzerine yaptım. O kapsamlı tez bugünkü çalışmanın ilham kaynağı oldu. 1950 ile 1980 arası tiyatro ve eleştiri arasındaki ilişkinin izini sürmek, sadece geçmişi anlamak değil, geleceğe dair ipuçlarını da içinde barındırması açısında önemlidir. Benim için önemli olan temel mesele eleştirinin, sanatın sürekliliğini sağlayarak beslediğini ve tiyatromuzun kendisini yenilenmesine imkan sağladığını ortaya koymaktı. Umarım bunu becerebilmişimdir."

"Ansiklopedik bir çalışma size nitelikle değil, nicelikle ilgili bilgi verir"

Çevirmen ve tiyatro eleştirmeni Seçkin Selvi, eleştirinin, temel olarak "kısa" ve "uzun vadeli" olmak üzere iki işlevi olduğunu söyledi.

Kısa vadeli eleştiri pratiğinin, oyunun yüzeydeki boyutuna odaklandığına işaret eden Selvi, "Kısa vadeli eleştiri, oyunu ve metni, çeşitli yönleriyle ele alır. Bunu da ortaya çıkan ürünün eksi ve artı yönlerini dile getirerek yapar. Kısa vadeli eleştiri, bir yandan seyirciye oyun öncesi bilgi vermek, bir yandan da oyunu yazan ve oynayan sanatçıların ilgisi çekmek için yapılır." şeklinde konuştu.

Selvi, bir oyunla ilgili asıl bilginin ansiklopedik metinlerden elde edilemeyeceğini belirterek, şunları kaydetti:

"Ansiklopedik bir çalışma size nitelikle değil, nicelikle ilgili bilgi verir. Bu türden bir çalışma, bir oyunun gerçek anlamda ruhunu ortaya koymaz. Kısa vadeli eleştirinin temel özelliği de budur. Uzun vadeli eleştiri ise bu anlamda bir eserin niteliksel özellikleriyle ilgilenir. İşte uzun vadeli eleştiri, bir oyunun nasıl oynandığı, nasıl sahnelendiğini ortaya koyar ve böylece geleceğe bir belge bırakmış olur. Eleştirmen bu anlamda oyunu seyrederken en rahatsız olan isimdir. Dikmen Gürün, uzun yıllara dayanan ve önemli bir dönemi ele alan çalışmasıyla bunu fazlasıyla yerine getirmektedir."

"Arşivle sınanan bir toplumuz"

Kitabın editörlüğünü üstlenen İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nilgün Firidinoğlu, Gürün'ün çalışmasının Türk tiyatrosundaki eleştiri geleneğine önemli bir katkı sunduğunun altını çizerek, "Kültür tarihçisi ileriye gitmek istiyorsa, önündeki dikey aynasına bakarak geçmişe odaklanmalıdır. Bizim ileriye gitmemiz için, önce geçmişe bakmalı, oradan aldığımız bilgi ve tecrübeyle bugüne gelmemiz gerekmektedir. Bu tavır, hem bugüne hem de geleceğe olan bakışımızı aydınlatacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

Firidinoğlu, toplumsal olarak yaşanılan sıkıntıların başında arşiv eksikliğinin bulunduğuna dikkati çekerek, şöyle konuştu:

"Biz arşivle sınanan bir toplumuz. Özel tiyatrolar bu noktadan mazur görülebilir. Ödenekli tiyatroların ise en büyük imtihanı dönemin iktidarlarıdır. Eleştiri metinleri tiyatronun tarihi yazarken çok önemli bir anlama sahiptir. Çünkü günün sonunda elimizde, eleştiri kalmaktadır. Performansın uçuculuğunun, alkışın geçiciliğinin tersine eleştiri, ortaya konan oyunun kalıcılığını sağlamaktadır. Eleştiri, bir anlamda dondurulmaz olanı dondurmayı sağlayan bir anlama sahiptir. Bu noktanın altının özenle çizilmesi gerekmektedir."

Kadir Has Üniversitesi Sanat Tasarım Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Özlem Hemiş ise eleştirinin değişen doğası ve yapısına dair, "Bizler tiyatro alanındaki son 30 yılımızı eleştirel bir şekilde ortaya koymak istesek ne yazık ki çok zorlanacağız. Burada elbette eleştiriden ne anladığınız da önemlidir. Eleştiriden, sanatçının tiyatro için bellek kazandıran metinler ortaya koymasını anlıyorsak, bu özelliğe sahip çalışmaların giderek azalmakta olduğunu üzülerek belirtmek gerekiyor. Şimdilerde eleştiri, basın bültenleri ve tanıtım yazıları haline dönüşmüş durumdadır." görüşlerini paylaştı.

Yoğun bir katılım olduğu etkinlik hatıra fotoğrafının çekilmesinin ardından sona erdi.

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel Türk Tiyatrosunda Eleştiri Üzerine Çalışma - Son Dakika

Sizin düşünceleriniz neler ?

    SonDakika.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve sondakika.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

Advertisement