
Güneş Sigorta Genel Müdürü İlker Aycı, çiftçilerin kaderci yaklaşımı yüzünden tarımda sigortanın yaygınlaşamadığını belirterek, "Spil Dağı’nın üstüne yapay kar yağdırırsanız, don riski olacak korkusuyla Manisa’daki üzüm üreticisi koşarak sigorta yaptırır. Ama dağın zirvesi boz renkteyse işte işimiz o zaman çok zor" dedi.
GÜNEŞ Sigorta Genel Müdürü İlker Aycı, bugün için Türkiye’de ekili arazilerin sadece yüzde 2’sinin, hayvan varlığının da yüzde 0.4’ünün sigortalı olduğunu belirterek, çiftçilerin bilinçlenmesi ile birlikte tarımda da sigorta bilincinin artacağını söyledi.
İlker Aycı, tarımsal üretimde verimliliğin Avrupa Birliği standartlarına ulaştığında çiftçinin de üretiminin üç kat artacağını ifade ederek, "Dolayısıyla çiftçimize bugün tarım sigortasının maliyetini kabul ettirmekte zorlanırken; yarın belki de traktörünü sigortalatmasını hatta özel emeklilik sigortası yaptırmasını konuşacağız" dedi.
Tarımda düşük sigortalanma oranının çiftçilerin kaderci yaklaşımından kaynaklandığını da vurgulayan Aycı, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bugün Manisa’daki Spil Dağları’nın üstüne yapay kar yağdırsanız, üzüm üreticisine tarım sigortasını anlatmaya gerek duymazsınız. Don riski olacağı korkusu ile zaten onlar sigorta yaptırmak için sizi bulacaktır. Ama dağın zirvesi boz bir renkte ise biz sigortacıların işi o zaman başlıyor. O çiftçilerimizi ikna edebilmenin yolu artık hava koşulları değil, tarım tekniklerinin anlatılması ile olacaktır."
Köy kahvesine inelim
İlker Aycı, tarımda sigorta bilincinin yaygınlaşması için sigorta sektörünün mutlaka köy kahvelerine inmesi gerektiğine de dikkat çekti. Sigorta sektörünün bugün sadece kasko ve trafik sigortasındaki fiyat rekabetini ve bu rekabetten doğan zararı konuştuğunun altını çizen Aycı, "Tarım sigortası ile sadece tarımsal üretim değil, alet ve ekipmanların da sigortalanması gerekir. İşte bu değerlerin sigortalanması için de sigortacıların otomobil sigortasını konuşmayı bırakıp, köy kahvelerine inmesi gerekir. Eğer çiftçiler ile aynı dili konuşmaz, onlara teknik destek sağlayacak kadroları kurmazsak, zorda kaldığımızda kırsal kesim diye hitap ettiğimiz üreticilerimize haksızlık etmiş, sigorta hizmetleri konusunda da çiftçilerimizden uzaklaşmış oluruz" şeklinde konuştu.
Bugün devlet destekli tarım sigortası için kurulan Tarım Sigortaları Havuz İşletmesi’ne (TARSİM) üye 20’nin üzerinde sigorta şirketi bulunduğunu da kaydeden İlker Aycı, bu şirketlerden 17 tanesinde tarım sigortası ile ilgili departman olduğunu vurguladı. Aycı, birçok şirketin bir başka departman altında tarım sigortalarını yürüttüğünü de söyledi.
Maliyetler arttı
İlker Aycı, son yıllarda doğal felaketler yüzünden tarımda yaşanan çalkantının sonucunda sigorta maliyetlerinin arttığına da değindi. Özellikle reasürans maliyetlerinde ciddi artışlar olduğunu savunan Aycı, artık yeni dönemde sigorta yaptırmak kadar riskin yönetilmesinin de ön plana çıktığını belirtti. "Riskin yönetilmesi konusunda hem bizim hem de çiftçimizin daha bilinçli olması lazım" diyen İlker Aycı, risk yönetimi sayesinde maliyetlerin de azalacağını söyledi. Aycı, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Sigorta fiyatlarının düşmesi ve çiftçiye daha cazip hale gelmesi için riskin yönetilmesinde yapılması gerekenler var. Eğer kredi finansmanının maliyeti düşürülürse, buna paralel reasürans maliyeti de düşecek ve çiftçimiz de daha rahat sigorta yaptıracak. Türkiye’de tarım sigortası anlamında ciddi bir potansiyel var ama bir o kadar da risk var. Mesela önümüzdeki tehditlerden biri kuraklık. Ve halen kuraklık için bizler reasürans teminatı bulamıyoruz. O zaman da çiftçimiz bize soruyor, neden kuraklığı sigorta teminatı içine almıyorsunuz diye. Oysa almıyor değiliz alamıyoruz."
Bankacılar tarımı yeni keşfetti biz yıllardır köy kahvelerindeyiz
İLKER Aycı, tarımın finansmanı ile sigortanın birbirinin ayrılmaz parçası olduğunu, hatta makro ve mikro anlamda tarım politikalarının içinde olmazsa olmaz unsurların başında tarım sigortasının geldiğini belirterek, şunları söyledi: "Son dönemde bankacılar tarım kesimini yeni keşfettiler ve bu alana odaklandılar. Konuşmalarına dikkat ediyorum, seraları gezdiklerini söylüyorlar. Bundan sigortacılar olarak memnuniyet duyuyoruz. Oysa biz yıllardır köy meydanlarında, köy kahvelerinde dolaşıyoruz. Çünkü sigortacılık burada. İş de burada. Sadece bankaların verdikleri krediler ile iş bitmiyor. Elbette bankalarımızın çiftçinin finansmanını sağlaması çok önemli. Ama bir o kadar da önemli olan, tarım sigortası. Bankacılar seraları yeni keşfettiler, biz ise yıllardır seraları sigortalıyoruz. O yüzden de diyoruz ki, bankacılar köy kahvesinden içeri girsinler, tarımın finansmanını sağlasınlar, biz sigortacılar onları takip ederiz."
Son Dakika › Ekonomi › Çiftçinin Sigorta Yaptırması İçin Spil Dağı'na Yapay Kar Yağdırmamız Lazım - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.