
Cem Vakfı Genel Başkanı Doğan:
"Alevilerin anayasal taleplerinin karşılanması için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvuracağız"
"Alevi olmak hükümetlerin hedefi haline gelmişse bu çok vahim bir olaydır"
"Benim oyum bir yurttaş olarak 'hayır'dır"
Cem Vakfı Genel Başkanı İzzettin Doğan, Alevilerin anayasal taleplerinin karşılanması için bugün Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) başvuracaklarını söyledi.
"ALEVİLER YOK SAYILMIŞTIR"
Doğan, İstanbul'da düzenlediği basın toplantısında, hukuk sisteminde din hizmetleri kavramının, kamu hizmeti olarak düşünüldüğünü ve
anayasal düzende de bu şekilde yer aldığını ifade etti . Cem Vakfı Hukuk Komisyonu tarafından Başbakanlık aleyhine 2005 yılında, "Alevi vatandaşlara din hizmetlerinin kamu hizmeti olarak sunulması, cemevlerinin resmi ibadethane statüsünde sayılması, inanç önderlerinin kamu görevlisi olarak istihdamı ve bu hizmetlerin verilebilmesi için genel bütçeden pay ayrılması" taleplerini içeren bir dava açıldığını hatırlatan İzzettin Doğan, önce İdare Mahkemesine giden davanın reddedildiğini, bu ret kararının Danıştay tarafından da onandığını söyledi. Doğan şöyle devam etti: "Oysa uygulamada sayıları 25-30 milyon olan Aleviler yok sayılmıştır ve sayılmaya devam etmektedir ve din hizmetleri ve uygulaması sadece ve sadece sünni islam anlayışını benimseyenlere Diyanet İşleri Başkanlığı marigetiyle verilmektedir. Siyasi parti liderlerini uyarmaya çalıştık. Eğer Alevi yurtdaşlarınızı bu kadar kırarsanız ondan da öteye haklarını kullanmaktan yoksun kılarsanız çok küskün çok kırgın bir kitleyşi yaratabilirsiniz. ve bunun sonuçlarına Türkiye katlanamaz dedik. Alevi sorunu en az inanç sorunu ondan da öteye Türkiye'nin güvenliği sorunudur. Ulusal birliğin korunması sorunudur"
"NEDEN 12 EYLÜL'DEN ÖNCE BAŞVURU YAPILDI?"
5 yıl beklediklerini ve sorunu yargıya taşıdıklarını ifade eden Doğan, 2 bin kişinin Başbakan'a ve Milli Eğitim Bakanı'na açtığı davaların sonuçlandığını Ankara 6. İdare Mahkemesi'nin kararına gerekçe olarak ise "Mevcut mevzuat hükümleri karşısında mahkemenin vereceği başka bir kararın bulunmaması"nı gösterdiğini, ardından Danıştay'ın da bu kararı onadığını kaydetti.
Davanın reddedilmesinin ardından iç hukuk yolları tükenmiş olduğu için haklarının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde arayacaklarını ifade eden Doğan, "Biz bu hakkı referandumdan önce, bugün kullanıyoruz. Hükümetin hazırladığı anayasa değişikliği paketinde, Anayasa Mahkemesine kişisel, bireysel başvuru hakkı tanınıyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince, yurttaşların böyle bir hakkı kullanması, iç hukukyollarına yeni bir hukuk yolunun eklendiği anlamı çıkartabilir. Hukuken mümkündür ve doğrudur. 12 Eylül'de referandum sonucunun 'evet' çıkması durumunda, biz bu hakkımızı kullanmaktan yoksun kalabilirdik. Yani mahkeme bize, savunma olarak Anayasa Mahkemesini de tüketin ondan sonra başvurunuzu değerlendirmeye alalım diyebilirdi"
"BENİM OYUM BİR YURTTAŞ OLARAK HAYIRDIR"
Açıklamasının ardından Doğan basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
Doğan bir basın mensubunun, "Cem Vakfı'nın 12 Eylül'deki tavrınız ne olacak?" şeklindeki sorusuna İzzettin Doğan, "Sayın Başbakan, Alevi yurttaşlara karşı bir ayrım içinde olmadığını halka anlatması yetmez. İnandırması gerekiyor. Anayasa değişikliğinin 24 maddenin, üzerinde herhangi bir anlaşmazlık yok. Aleyhinde olan fazla yurttaş da yok. Ama yargı organlarının değiştirilmek istenen yapısı konusunda, yaratılmak istenen yeni yargı tipi modeli, yasama ve yürütmeye yargının da eklenmesiyle ve böylece totaliter bir yönetime doğru gitmenin zeminini hazırlamak olarak görülüyor. Sayın Başbakan'ın bu konuda çok konuşması ve ikna edici olması gerekir. Buradan amaç, Alevileri tasfiye amacını gütmediğini, Alevilere karşı ayrımcı bir muamele yapmadığını yapmak istemediği konusunda hem Alevi yurttaşları hem de Alevilerle et ve tırnak gibi olmuş sünni kardeşlerimizi ikna etmesi gerekiyor. Bence bu kampanyanın en kritik noktası da budur. Bunu yapmadığı sürece benim oyum, İzzettin Doğan bir yurttaş olarak oyum Hayır'dır" diye yanıt verdi.
"ALEVİ OLMAK HÜKÜMETLERİN HEDEFİ HALİNE GELMİŞSE BU ÇOK VAHİM BİR OLAYDIR"
"CHP istanbul İl Başkanı Berhan Şimşek, Saldıray Berk ve İlhan Cihaner'in Alevi oldukları için hedef alındıklarını söyledi. Siz Ergenekon soruşturmasında Alevilerin hedef seçildiğini düşünüyor musunuz?" soruya ise Doğan, "O dostlarımızın Alevi olduğunu bilmiyordum. Tanımıyorum kendilerini. Bu ülkede eğer Alevi olmak o boyutlara gelmişse, devleti yönetenlerin doğrudan doğruya hedefi haline gelmişse, belki devlet kelimsei de yanlış, hükümetlerin hedefi haline gelmişse bu çok vahim bir olay demektir" dedi
"BÖYLE BİR OLAY ORDUNUN YAPISINA BOMBA KOYMAK OLUR"
"Bazen hükümet politikası gereği çok ilgili görünmemek lehinize olabilir" diyen Doğan, "Ama isim koyarak, hemde genelleştirerek 25-30 milyonu hedef alacak şekilde bir davaya hedef almaya kalkıyorsanız o çok vahim bir hatadır. Onun sonuçları çok ağır olur. Aklı başında hiçbir insan böyle bir ihtimale onay verrmek istemez. Bunun doğru olabileceği kanısında değilim. Bir ordu komutanı Alevi kimliğiyle hedef alınıyorsa, peki bir savaş yada çatışma halinde Alevi askerlere emri kim verecek? ve o emri kim dinleyecek? Böyle bir olay ordunun yapısına bomba koymak olur. Bütün bir devletin omurgasını havaya uçurmak olur. Berhan bey'in hangi gerekçelerle böyle bir sonuca vardığını bilmiyorum ama böyle bir kanıyı paylaşmam mümkün değildir. Böyle bir kanıya vardığınız zaman zaten Türkiye iç savaşın eşiğinde demektir" ifadesini kullandı
Son Dakika › Güncel › Aleviler Aihm'e Gidiyor - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.