
Nazım HİKMET ÖLÜMÜNÜN 49'UNCU YILDÖNÜMÜ'NDE MOSKOVA'DA ANILDI (2)
MEZARI BAŞINDA ANILDI
Nazım Hikmet, ölümünün 49. yılında Moskova'daki Novodeviçi Mezarlığı'nda mezarı başında törenle anıldı. Rus-Türk İşadamları Birliği'nin (RTİB) düzenlendiği ve Nazım Hikmet Vakfı'nın desteklediği anma törenine Türkiye'nin Moskova Büyükelçisi Aydın Sezgin, Selçuk Yöntem, Ahmet Mümtaz Taylan, Ahmet Telli, Yavuz Bingöl ve Moskova'da iş yapan ve yaşayan çok sayıda Türk katıldı.
Törenin açılış konuşmasını yapan RTİB Başkanı Ali Galip Savaşır, Nazım'ın iki ülke arasında gönül ve kültür köprüsü olduğunu belirterek, her yıl daha da artan şevkle Nazım'ı anma törenlerini düzenlediklerini söyledi. Savaşır, şöyle dedi:
"Maalesef yaşamıyla, yaptıkları ile mücadeleleri ile hepimize örnek teşkil eden insanların daha az yetiştiği bir çağda Nazım'a sarılmak için daha fazla neden buluyoruz. Bu mezarın başında son kez toplanmamızın üzerinden bir yıl daha geçti. Bir yıl daha yaşlananlarımız oldu. Bir yıl daha büyüyenlerimiz oldu. Bir tek Nazım ölümsüzlüğe ulaşmış büyük bir simge olarak değişmeden kaldı. 'Sende ben imkansızlığı seviyorum, fakat asla ümitsizliği değil' diyen sesi kulaklarımızda yankılanıyor. Tüm haksızlıklara rağmen vatan sevgisini her şeyin üzerinde tuttu. Biz de vefa borcu olarak kitaplarını bastırıyor, kütüphanesine destek veriyor ve anma programları düzenliyoruz. Hedeflerimizden biri de Nazım'ı Türkiye'de okulda ders haline getirmek."
BÜYÜKELÇİ SEZGİN: ÜLKESİNE HASRET ÖLDÜ
Türkiye'nin Moskova Büyükelçisi Aydın Sezgin ise, Nazım Hikmet'i onur ve hüznün iç içe geçtiği duygularla ve saygıyla andıklarını söyledi. Sezgin, şöyle konuştu:
"Önümüzdeki yıl yapılacak konuşmalarda yarım asırdan söz edeceğiz. Nazım'ın uğradığı haksızlıklar, cezaevlerinde çektikleri, yaşadığı mutsuzluklar, aşkları insani sevgisi, Türk halkına tutkusu, yurtseverliği, özlemleri, barış ve kardeşliğe olan inancı ayrıntıları ile biliniyor. Yakın tarihimiz ona hak etmediği kederli bir kader yaşattı ve o ülkesine hasret içinde öldü. Nazım hikmet olgusunun bir erdemi de ona yaşatılanların bizleri dünü ve bugünü kendimizi ve dünyadaki her noktayı sorgulamaya zorlamasıdır. O artık kendi ağırlığı ile kurşun gibi ağırlığı ile görkemli bir simgedir. Onu minnet ve şükranla anıyor, önünde saygıyla eğiliyorum. Ruhu şad olsun."
Yavuz Bingöl de dün akşam Moskova'da Nazım için türkü söylediğini hatırlatarak, "Bedeniyle ruhuyla sımsıcak yaptığı bu topraklar makam yaptığı bu toprak ve bu ülke dün Anadolu'dan o sıcacık türküleriyle burada andık ve bugünde mezarı başındayız. Bizim kuşağın özellikle yol göstericisi. Türklere sığınırız, şiirlere de sığınırız ve tabi ki de bunların en büyüğü. Hayatımızı kolaylaştıran ona sığındığımız o kadar çok an var ki ve burada olmaktan gerçekten çok mutluyum ruhu şad olsun" dedi.
Bingöl'den sonra kürsüye gelen Selçuk Yöntem ise, önce Nazım Hikmet Vakfı'nın bildirisini okudu, ardından Hikmet'in 'Memleketimi seviyorum' şiirini okudu. Şair Ahmet Telli de yaptığı konuşmada, bir ülkenin kimliğinin yetiştirdiği sanatçılar ve bilim adamları olduğunu belirterek, "Muhalif her büyük sanatçının kaderi Nazım Hikmet için de söz konusu olmuştur. Asıl olan sanat için muhalefet olmaktır" dedi ve o da şairin 'Ceviz ağacı' şiirini seslendirdi.
Yavuz Bingöl ve orkestrası daha sonra bir sürpriz yaparak Nazım'ın mezarına karanfil bıraktıktan sonra düdük eşliğinde törene katılanlarla birlikte, "Yiğidim aslanım burada yatıyor" şarkısını söyledi.
Son Dakika › Güncel › Nazım Hikmet Ölümünün 49'uncu Yıldönümü'nde Moskova'da Anıldı (2) - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.