
Şu sıralar rol aldığı 'Anadolu Kartalları' filmiyle gündemde olan Engin Altan Düzyatan; Touch İstanbul dergisiyle özel bir çekim yaptı. İzmir'de büyüyen oyuncu; Rahmi M. Koç Müzesi'ndeki tarihi Fenerbahçe vapurunda yapılan çekimin ardından kendi İstanbul'unu anlattı ve tabii söz yine oyunculuğa geldi.
VAPURDA DEĞİŞEN BİR HAYAT
"Vapur İzmir'i ve çocukluğumu hatırlatır. İstanbul'a gelmeme vesile olan ilk işimi de İzmir'de vapurdayken çalan telefonumla haber almıştım. O telefonu almasaydım, Hollanda'ya gidecektim."
İstanbul denince aklınıza ilk ne geliyor? En çok Tarihi Yarımada ve Boğaz... Avrupa yakasında oturuyorum. Karşıya baktığımda gördüğüm yerin Asya kıtası olması çok ilginç... Bize normal geliyor ama bir yabancıya bunu söylediğinizde, şoke oluyor.
EŞOFMANLA ÇIKAMIYORUZ
İstanbul'un bir semti olsaydınız neresi olurdunuz? Boğaz'da bir yer olacağım kesin. Örneğin; Arnavutköy olurdum, çünkü sahilinde eğlence vardır, üst kısımlarında ise sessizlik hakimdir. Ben de eğlence yakınımda olsun isterim ama kendi dünyamı da seviyorum. Mahalle kültürünü de seviyorum. Beylerbeyi, Çengelköy ve Kuzguncuk öyledir. Bizim yakada Ortaköy eğlence yeri oldu. Bebek'te ise basınla bir aradasınız, arabayla dolaşanların artık plakalarını bile ezbere biliyorum. Herkes şık şıkıdım, çünkü her an fotoğrafın çekilebilir. Eşofmanla bile yürüyemez hale geliyor insan...
Bebek'te eşofmanlı fotoğrafınızın çekilmesi sizi niye rahatsız ediyor? Oyunculuk gizem işidir, oyuncu fazla ortalarda görünmemelidir. Çok görününce daha sonra seyirciyi inandırmakta güçlük çekebilir.
EVİM BENİM İNİM
İstanbul'un karmaşasından uzak kalma yöntemleriniz var mı? Çok sakin bir yerde oturuyorum; araba sesi yok, çıkmaz sokak zaten... Penceremden de deniz görünür. Evden çıkmadan yaşayabilirim. Benim kaçtığım yer; evim... Batman'in evine gittiği gizli bir yer vardır, çıkmazdır. Ben de Batman gibi kendi inime gidiyorum.
Diyelim ki Boğaz'da yürüyorsunuz ve kulağınızda kulaklık var. Hangi müziği dinlersiniz? Elektronik müzikten keyif alıyorum. Sonbahar aylarında enstrümantal müzik dinlemek daha keyifli.
İstanbul hangi bestecinin müzikleri gibidir? Vivaldi... 'Dört Mevsim' mesela... Semtlerine bakınca da öyledir; bir yer sakindir, diğer yer daha hızlıdır.
İstanbul'u sinemanın hangi kült karakterine benzetebilirsiniz? Charlie Chaplin... Çünkü o, gerçekten bizi güldürmüştür ama aslında hüzünlüdür gözleri... İstanbul da böyle işte; tamamen mutlu bir şehir değil. burası büyük bir hüznü de içinde barındırıyor. Çok önemli topraklar buralar, kimler gelmiş geçmiş. Hareketli, belki çılgın, snob ve kaprisli. Ona ayak uydurman gerekir, uymazsan çok da çabuk atar adamı.
#Sayfa#
ÇOK KAVGA ETTİM ÇOK DAYAK YEDİM
İlk ne zaman aşık oldunuz? Ortaokulda; hatta ilkokulda da bir aşkım vardı. O zamanlar aşk; tek bir noktaya saçma sapan bir ruh haliyle bakmaktı...
Şimdi nasıl bir şey aşk? Değer bilen, korumacı tavrı üste çıkan bir his.
Bir kadın için kavga ettiniz mi? Çok kavga ettim, çok dayak yedim. 35 kişi linç ediyordu beni. Ama kadın için olmadı.
'CENNET' FİLMİNDEN SONRA 1.5 AY KENDİME GELEMEDİM
Birçok karaktere girip çıkmak insanı psikolojik olarak yormuyor mu? Hem fiziksel, hem de psikolojik olarak yoruyor. Sağlıksız durumda olan çok arkadaşım var. Bunu da kınamak için söylemiyorum, hepimizin başına gelebilir çünkü... Ben biraz daha teknik bir adamım ama 'Cennet' filminde bir zihinsel engelliyi canlandırdıktan 1.5 ay sonra kendime gelebildim. Bazen bir noktaya uzun uzun dalarken buluyordum kendimi veya elimi farkında olmadan kıvırarak duruyordum. 28 gün, günde 16 saat o karakterdesin. Beden hafızan ezberliyor o hareketi...
Konu oyunculuktan açılmışken, 'Anadolu Kartalları'nda F16 pilotunu canlandırıyorsunuz. Uçağınızla İstanbul'un bir yerine inme imkanınız olsa nereyi seçerdiniz? Hımm çok heyecanlı... Deniz uçağı olsun bari... Boğaz Köprüsü'nün alt ve üst kısmından uçuş yasak olduğu için, Boğaz'a doğru inip köprünün altından geçip Rumelihisarı'na da uçağı bağlayıp oradan da eve gitmek isterdim.
KISA... KISA... KISA...
En son hangi filmi izlediniz? 'Star Wars'. Lucas çok fazla yeni şey eklemiş...
Hangi kitabı okudunuz? Haruki Murakami'den 'Sınırın Güneyinde, Güneşin Batısında'...
Kime, ne hediye aldınız? Özge'ye (Özpirinçci) esprili bir el çantası aldım.
Sabah : http://www.sabah.com.tr
Son Dakika › Magazin › İstanbul Şarlo Gibi, Hem Komik Hem Hüzünlü - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.