Biz Çözemezsek Başkası Çözer - Son Dakika
Son Dakika Logo
Politika

Biz Çözemezsek Başkası Çözer

Biz Çözemezsek Başkası Çözer
02.10.2009 02:21

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Meclis'in Açılış Konuşmasında, 'Demokratik Açılım' Konusunda Uyarılarda Bulundu.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Meclis’in açılış konuşmasında, ‘Demokratik Açılım’ konusunda uyarılarda bulundu.

Gül, “Sorunlarını, kendi iradeleriyle çözemeyen devletler, başkalarının istismarına açıktır. Siyasi aklı güçlü bir devlet buna izin vermez” dedi. Gül, iç sorunların demokratik yöntemlerle çözülmesinin önemine dikkat çekerek, özetle şunları söyledi:

Farklılıktan korkmak

Demokratik devlet, farklı olanı tek kalıp içerisinde eritmez ve ötekileştirmez. Ülkemize, milletimize, devletimize, tarihi tecrübemizin ışığında bizden bir gözle bakarsak farklılıklarımızın birer zenginlik; yabancılaşmış bir göz ile bakarsak tehdit olduğunu düşünürüz. Farklılıklarından korkan bir devlet, Atatürk’ün hedef gösterdiği çağdaşlığı yakalayamaz. Milletimiz cumhuriyetimize, cumhuriyetimiz de milletimize artık tartışılmayacak şekilde ram olmuştur.

Irak’tan ibret almalı

Birlik ve beraberlikten herkesin tek tip bir kalıp içinde erimesini anlayanlar, çağın ruhuna aykırı davranıyorlar demektir. Cumhuriyetimizin ilelebet payidar olmasının yolu da demokrasiyi güçlendirmekten geçmektedir. Etnisite ya da din adına kamplaşarak birlik fikrinden uzaklaşan toplumlar büyük acılarla yüzleşmek zorunda kalıyorlar. Sınırlarımızın hemen ötesinde yaşananlar herkes için ibret vesilesi olmalıdır.

Yumuşak güç de lazım

Milli güvenlik kuşkusuz güçlü bir orduyu zorunlu kılar. Türkiye’nin güçlü bir ordusu vardır. Ancak günümüz dünyasında silahlı gücün yanı sıra devletlerin yumuşak güç de denilen diplomasi, enerji-politik ve sağlam ekonomik değerler gibi unsurlarının ülkelerin bekasını doğrudan etkileyen sonuçlar doğurduğunu gözardı edemeyiz. Yumuşak güçten sert güce kadar milli gücü oluşturan unsurların temelinde ise bir ülkenin, derin fay kırıklarından uzak toplumsal

bir mutabakata sahip olması yatar. Siyasi meselelerde partili olmakla, partizan olmak arasındaki çizgi, kalın bir şekilde çizilmelidir. Hiç kimse farklılıkların varlığını, millet içinde yeni millet adacıkları oluşturmak şeklinde anlamamalıdır. Böyle anlayanlar, toplum içinde derin fay kırıkları oluşturarak toplumsal mutabakata zarar verirler. Bu da yıkıcı bir deprem olarak geri döner.

Sorunlarımızı çözmeliyiz

Kendi içinde güçlü bir mutabakatı sağlayamamış bir devletin dünya sahnesinde güçlü olması düşünülemez. O nedenle Türkiye kendi sorunlarını kendisi çözmek zorundadır. Bir ülkenin içini kemiren sorunlar varsa, bunlar kaçınılmaz olarak başka devletlerin müdahalesine açık alanların ortaya çıkmasına yol açar. Kendi sorunlarını kendi iradeleriyle çözemeyen devletler, başkalarının istismarına açıktır. Siyasi aklı güçlü bir devlet buna izin vermez; sorunlarını başkalarına fırsat vermeden kendi iradesiyle çözer. O nedenle iç sorunlarımızın demokratik usullerle çözülmesi, demokrasi yoluyla vatandaşlık mensubiyetinin güçlendirilmesi; toplumsal mutabakatımızın ve demokrasimizin sağlığı açısından olduğu kadar, milli güvenliğimizin ve milli menfaatlerimizin teminat altına alınması bakımından da zorunludur.

Teröre karşı planlı olmalı

Türkiye terör sorununu geride bırakmaya yarayacak yeni yöntemleri devreye sokma kapasitesine ulaşmıştır. Bugün karşımızda pek çok yönden dikkat çekici bir dünya tablosu var. Olumlu şartların ve fırsatların ilelebet devam edeceğini düşünmemeliyiz. O nedenle bilinçli, kararlı, planlı ve hızlı hareket etmeliyiz.

Ergenekon uyarısı

KONUM ve sıfatı ne olursa olsun, hiç kimse hiçbir nedenle hukukun dışına çıkamaz. Devletin bekası veya ulusal çıkar gibi kavramlar da hukuksuzluğu ve keyfiliği haklılaştırmak için kullanılamaz. Hiç kimse, devleti ve rejimi korumak bahanesiyle hukuk dışına çıkamaz. Bu devletin güvenliği ve rejim için en büyük tehlikedir. Devletin, bir yüzeyde görünen bir de derin ve görünmeyen yüzü olamaz. Devletin tek yüzü hukuktur. Temel haklardan biri de masumiyet karinesidir. Anayasamız uyarınca olağanüstü hal, sıkıyönetim, hatta savaş durumunda dahi ihlal edilemeyecek olan bu hakkın, yaşadığımız olağan dönemde sıkça ihlal ediliyor olması üzücüdür. Kişilerin mahkeme salonlarında herhangi bir karar verilmeden önce yazılı veya görsel medyada yargılanıp mahkum edilmeleri hukuk devleti anlayışıyla bağdaşmamaktadır.

Alkışlarla

CUMHURBAŞKANI Gül Meclis’e gelişinde resmi törenle, Genel Kurul Salonu girişinde de TBMM Başkanı Şahin tarafından karşılandı. Gül bir süre özel bir odada bekledi. Daha sonra açılış konuşmasını yapmak üzere salona gelen Gül, CHP grubu dışında ayakta alkışlandı.

Kaynak: DHA

Son Dakika Politika Biz Çözemezsek Başkası Çözer - Son Dakika


Advertisement