2013 Yılı Bütçesi TBMM Genel Kurulu'nda
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Bana İsrail ile kapalı kapılar arkasında ne konuştuğumu, kimlerden bunu aldığınızı ispat edemezseniz müfterisiniz" dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Bana İsrail ile kapalı kapılar arkasında ne konuştuğumu, kimlerden bunu aldığınızı ispat edemezseniz müfterisiniz" dedi.
Erdoğan, 2013 Yılı Bütçesi üzerinde hükümet adına yaptığı konuşmada, bölgenin istikrarını, barış ve huzurunu, Türkiye'nin refahıyla, büyümesiyle bağlantılı gördüklerini ve her zaman barışın, diyaloğun, uzlaşmanın tarafında durduklarını kaydetti.
"Türkiye olarak, güçlünün yanında değil, haklının yanında; zalimin yanında değil, mazlumun, mağdurun yanında yer aldık" diyen Erdoğan, şunları söyledi:
"Biz, Filistinlilere yaptığı zulme, Gazze'de uyguladığı insanlık dışı saldırılara, uluslararası sularda yardım gemisine yönelik korsan saldırıya rağmen, birileri gibi, kimi kast etiğimi anlıyorsunuz; CHP. Az önce bizi 'İsrail ile kapalı kapılar ardında ne konuştunuz' diye suçluyor. Bana İsrail ile kapalı kapılar arkasında ne konuştuğumu, kimlerden bunu aldığınızı ispat edemezseniz müfterisiniz. Biz, hiçbir iktidarın yapamadığını yapmak suretiyle uluslararası sularda bizim gemilerimize saldıranlara karşı hangi cevap gerekiyorsa o cevabı verdik. Biz, hiçbir zaman kapalı kapılar arkasında bu tür pazarlıkları yapacak tıynette bir siyaseti gütmedik, o size ait bir şeydir.
Hiçbir ülkenin iç işlerine karışmadık, hiçbir ülkenin topraklarına göz dikmedik.
Suriye halkı bizim kardeşimizdir, canımız ciğerimizdir. Bizim sorunumuz Esed yönetimiyledir ve asla Suriye'nin toprak bütünlüğü noktasında en ufak bir tereddütümüz yoktur, onun bütünlüğünden yanayız. Aynı düşüncemiz Irak için de geçerlidir."
Bu sırada Genel Kurul'dan seslerin yükselmesi üzerine TBMM Başkanı Cemil Çiçek araya girerek, "Sayın başkanlar konuşurken en ufak bir müdahale olmadı. Bu kürsüden herkes kendi düşüncesini dile getiriyor. Dolayısıyla bu türlü bir müzakere usulü doğru değil. Sayın (Mahmut) Tanal en çok söz atanlardan biri sizsiniz. Bundan sonra da müzakereler yapacağız. Böyle bir müzakereyi yaparsak bir başka günkü toplantıda da burada müzakere yapılma imkanı kalmaz. Cevap gerekiyorsa grup başkanvekilleriniz var, sayın genel başkanlar var, yapmayın" diyerek uyarıda bulundu.
Bu sırada, CHP sıralarından "tahrik edici konuşuyor" denilmesi üzerine Başbakan Erdoğan, "(Kapalı kapılar ardında İsrail ile ne konuştunuz-) demek tahrik edici değil mi-" diye sordu.
Bu sırada AK Parti sıralarından CHP Grubuna yönelik tepki gösterenlerin olması üzerine Erdoğan, "Arkadaşlar lütfen sakin olun, herkes tıynetinin gereğini yapar, sakin olun" dedi.
-"TİKA'nın proje sayısının 4,5 kat arttı"-
Aktif ve barışçı dış politikanın bir başka neticesinin de dünya üzerinde ihtiyaç sahibi her ülkeye, dost ve kardeşlere el uzatmak olduğunu belirten Erdoğan, "Bir yandan dünya geneline yayılmış akrabalarımıza, kardeşlerimize, dostlarımıza ulaşırken, aynı zamanda ata yadigarlarımıza da çok güçlü şekilde sahip çıktık" diye konuştu.
"TİKA ile dünyanın her köşesine yardım elimizi uzatıyor, ata yadigarı eserleri gün yüzüne çıkarıyoruz. Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığımızla Türkiye'nin sıcaklığını ve gücünü hissettiriyoruz. Yunus Emre Enstitülerini kurarak dünyaya Türkçe öğretiyoruz" diyen Erdoğan, TRT Avaz, TRT Türk, TRT Arapça, TRT Şeş ile Türkiye'nin mesajlarının dünyaya duyurulduğunu kaydetti.
1992 ile 2002 yılları arasındaki 10 yılda, faaliyet gösterdiği ülkelerde TİKA'nın toplam proje sayısının 2 bin 241 olduğunu, 2002 yılından 2011 yılına kadar TİKA aracılığıyla 10 bin 86 proje sayısına ulaştıklarını bildiren Başbakan Erdoğan, TİKA'nın proje sayısının önceki 10 yıla göre 4,5 kat arttığını dile getirdi. Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ülkemizin resmi kalkınma yardımları, 2011 yılında rekor bir seviyeye ulaştı, 1 milyar doları aştı ve 1 milyar 273 milyon dolar oldu.
2002 yılında 86 milyon dolar olan yurt dışı kalkınma yardımlarımız, 27 kat artarak, 2011 yılında 2 milyar 363 milyon dolara ulaştı.
Kazakistan'da Kazak-Türk Lisesi'ni, Karadağ'da Şükriye Mecedoviç İlkokulu'nu, Afganistan'da Kabil'deki Mahmud Tarzi Lisesi'ni, Makedonya-da Üsküp-Tefeyyüz İlköğretim Okulu'nu, Kosova'daki Prizren Üniversitesi'ni ve bunun gibi birçok ülkedeki üniversiteyi, liseyi, ilkokulu biz inşa ettik. Sadece 2007'den günümüze kadar geçen sürede inşa edilen okul sayısı 214'e ulaştı.
Orta Asya'nın İlk Kemik İliği Nakil Merkezi'ni Kırgızistan'da açtık.
Filistin'in kuzeyinde Tubas Türk Hastanesi'nin yapım işini sürdürüyoruz. Hastane tamamladığında Tubas şehrinin ilk hastanesi olacak. Son 4 yıl içinde Pakistan, Somali, Moldova, Filistin Batı Şeria'ya 58 ambulans hibe ettik. Lübnan'daki 100 yataklı Sayda Türk Hastanesi'nin inşaatını 2 yıl önce tamamladık. Sadece Nijerya'da 19 bin 410 kişiye sağlık taraması yaptık. Yıllar içinde yıpranan Kudüs Harem-i Şerif'te bulunan Kubbet-üs Sahra Hilalinin üç parçadan oluşan altın renkli bakır hilalini 5. defa biz yeniledik.
Bosna'da Tarihi Konjic Köprüsü'nü yeniden inşa ettik. Drina Köprüsü'nün korunması için çalışmalar yürütüyoruz. Türkmenistan'da Sultan Sancar Türbesi'nin restorasyonunu, Kazakistan'da Ahmet Yesevi Türbesinin restorasyonunu biz yapıyoruz. Moğolistan'daki 1300 yıllık Türk Anıtları'nın gelecek nesillere aktarılması için Bilge Kağan ve Kül Tigin Anıtları'nın kopyalarını çıkardık ve Göktürk Anıtları'nın bulunduğu bölgede bir müze inşa ederek bu anıtları sergiye açtık. Giray Han tarafından 1500 yılında Bahçesaray'da yaptırılan ve Doğu Avrupa'nın en eski eğitim kurumlarından biri olan Zincirli Medrese ile Giray Han Türbesi'ni ve külliyesinin restorasyon çalışmalarını tamamladık ve açılışa hazır hale getirdik.
Kırım Tatar kardeşlerimize, uygulamaya başladığımız toplu konut projeleri ve inşa ettiğimiz okullarla, Türkiye'nin sıcaklığını, yakınlığını hissettirdik. Sofya'da tek cami olarak hizmet veren Kadı Seyfullah Efendi Camii'ni biz restore edeceğiz. Makedonya'da Kocacık Köyü'nde bulunan Gazi Mustafa Kemal'in babası Ali Rıza Efendi'nin yaşadığı ev tarafımızdan aslına uygun olarak yeniden inşa edildi. Bunlar, dünya üzerinde uyguladığımız projelerden sadece bir kısmı.
Dünya geneline yayılmış ata yadigarı eserlere sahip çıkarken; kardeş ve akraba topluluklara el uzatırken, Türkiye içinde de vakıf eserlerine güçlü şekilde sahip çıkıyor, onları yeniden gün yüzüne çıkarıyoruz.
1996-2002 yılları arasında sadece 46 vakıf eseri onarılmışken, biz, 10 yıl içinde 3 bin 750 tarihi eserin onarımını gerçekleştirdik. Kültür ve Turizm Bakanlığımız eliyle de 90 eseri restore ettik. 15 eserin restorasyonu sürüyor. Tarihi ve kültürel mirasımızı korumaya, gün yüzüne çıkarmaya yönelik çok büyük, özel projeler sürdürüyoruz; aynı zamanda yurt dışına çıkarılmış hazinelerimizi de tek tek Türkiye'ye kazandırıyoruz."
(Sürecek)
Muhabir: Alp Özden
Yayıncı: Sefa Salantur - TBMM