Başbakan Erdoğan .

Son Güncelleme:

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Şu anda eline taş alan, eline molotof alan, sokakları yangın yerine çeviren gençler yaptıklarının ilk olduğuna, özgün olduğuna, Türkiye tarihinde bunların ilk kez yaşandığına inanıyorlarsa çok ama çok büyük bir"...

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Şu anda eline taş alan, eline molotof alan, sokakları yangın yerine çeviren gençler yaptıklarının ilk olduğuna, özgün olduğuna, Türkiye tarihinde bunların ilk kez yaşandığına inanıyorlarsa çok ama çok büyük bir yanılgının içendeler demektir Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Şu anda eline taş alan, eline molotof alan, sokakları yangın yerine çeviren gençler yaptıklarının ilk olduğuna, özgün olduğuna, Türkiye tarihinde bunların ilk kez yaşandığına inanıyorlarsa çok ama çok büyük bir yanılgının içendeler demektir. Gitsinler 27 Mayıs öncesinde sokakların nasıl yangın yerine çevrildiğini okusunlar ya da büyüklerinden dinlesinler. Gitsinler 12 Eylül öncesinde gençlerin nasıl birbirine düşürüldüğünü, sokakların nasıl terörize edildiğini, sonradan bunların nasıl bıçakla kesilir gibi kesildiğini okusunlar, büyüklerinden dinlesinler" dedi.


Başbakan Erdoğan, AK Parti İlçe Başkanları ve İlçe Belediye Başkanları Toplantısı'na katılarak bir konuşma yaptı. Erdoğan, AK Parti teşkilatına mensup olan kişilere, "Hizmet ettiğiniz, sorumluluk yüklendiğiniz her dönemde bu teşkilata yaraşan bir performans ortaya koydunuz. Hatalarımız hepimizin vardır, olağandır. Bütün mesele hatalarımızı gördüğümüz zaman onun tekrarından kaçınmaktır" diye seslendi.


Millete hizmet etmenin ve hizmet üretiminin sayısız yolu olduğuna dikkat çeken Erdoğan, "Hele hele siyasete soyunmuş olan bir insanın hizmet etmek için yolu sadece bir teşkilat başkanlığı, belediye başkanlığı, bir milletvekilliği, belediye meclis üyeliği, il genel meclisi üyeliği filan değildir. Oralarda da hizmet var. Aynı hedefe kilitlenmiş çeşitli vakıftı, dernekti veya verilecek görevlerde oralarda da hizmet etme imkanı da var. Bugün belediye başkanı olarak hizmet eden gün gelir, bu hareketin, bu davanın, bu teşkilatın içinde farklı bir makamla, farklı bir vazifeyle hizmet eder.


-"KÜSMEK GİBİ BİR TAVRI BUGÜNE KADAR TANIMADIK"-


Birçok arkadaşlarının, daha önce milletvekili veya bakanken bugün farklı görevlerde hizmet ettiğini vurgulayan Erdoğan, "Bütün mesele nedir? Bütün mesele o sadakattir, o teslimiyettir. Bunu başardığımız anda yol bizim yolumuz. Gün olur tekrar aynı yerlerde aynı görevi yapmak mümkün olur. Bir dönem dahi belediye başkanlığı yapmış bir arkadaşımız, beş yıl içinde çok önemli bir tecrübe edinmiştir, o tecrübe inanın bizim için çok değerlidir. O tecrübe belediye başkanlığının devamı olarak da değerlendirilir. Başka yollarla, başka yöntemlerle de değerlendirilir. Millete hizmet yolunda biz, kırılmak, darılmak, küsmek gibi bir tavrı bugüne kadar tanımadık, Allah'ın izniyle bugünden sonra da yanımıza yaklaştırmayız" diye konuştu.


Adaylar açıklandığında görevde olan, ancak aday olmayan arkadaşlarının hiç küsmeden çalışmalarını son ana kadar sürdürdüğünü söyleyen Erdoğan, "Bu mücadele bizim şahsi mücadelemiz değil, millete hizmet mücadelesidir. Ülkeye hizmet mücadelesidir. Milletin verdiyi süreyi de son ana kadar, hep birlikte devir teslim anına kadar anlımızın akıyla tamamlayacağız ya devam edeceğiz, ya da bayrağı diğer kardeşimize emanet edeceğiz. Makamlar bize değil, biz makamlara hükmedeceğiz. Bize millet, biz de makamlara hükmedeceğiz" şeklinde konuştu.


-"İŞTE DÜN 52. YILINI DOLDURAN O İNSANLIK DIŞI İDAMLAR VARDIR"-


2014 Mart'ta yapılacak yerel seçimlerin diğer seçimlere kıyasla daha farklı bir yerde ve daha büyük bir öneme sahip olduğunu kaydeden Erdoğan, "Dün, 17 Eylül'de Türkiye tarihini en karanlık günlerinden birinin 52. yıl dönümünü çok büyük buruklukla, çok büyük bir hüzünle ve kalp kırıklığıyla ifa ettik. Bundan 52 yıl önce Türkiye'nin serbest seçimlerle, milletin özgür iradesiyle seçilmiş ilk başbakanını merhum Adnan Menderes ve ondan bir gün önce iki bakanı çok hazin bir şekilde idam edildiler. Birileri bunu sürekli hatırlıyor ve hatırlatıyor olmamızdan, bu acıyı sıcak tutuyor olmamızdan rahatsızlık duyabilir. Bunların kimler olduğunu sizler de bizler de biliyoruz. Ancak 27 Mayıs müdahalesi öyle bir müdahaledir ki etkisi bugünlere kadar devam etmiş, kara gölgesi bugünlere kadar Türkiye'nin üzerinde kalmış bir müdahaledir.11 yıl boyunca yaşadığımız birçok sıkıntının, bugün karşılaştığımız birçok sorunun özellikle temelinde 27 Mayıs müdahalesi vardır. Yassıada süreci vardır. İşte dün 52. yılını dolduran o insanlık dışı idamlar vardır" değerlendirmesinde bulundu.


Yassıada ile ilgili hazırlanan projenin hemen hemen tamamlandığını vurgulayan Erdoğan, bir grubun o dönemki mahkemenin yapıldığı salona "Adının demokrasi ve özgürlükler adası olmasını istiyoruz" diye yazdığını, ayrı bir grubun ise "Yassıada bizimdir, adamıza el dokundurtmayız" dediğini söyledi. Ada için, "Yassıada bizimdir, adamıza el dokundurtmayız" diyenlere tepki gösteren Erdoğan, "Sen kimsin? Neye dayanarak 'bizimdir' diyorsun. Yassıada bu ülkede özgürlük ve demokrasiye karşı olanların değil, özgürlük ve demokrasinin yanında olanların adasıdır" dedi.


-"TÜRKİYE TARİHİNDE BUNLARIN İLK KEZ YAŞANDIĞINA İNANIYORLARSA ÇOK BÜYÜK BİR YANILGININ İÇENDELER"-


Türkiye'nin tarihinde 4 askeri darbe gerçekleştirildiğini belirten Erdoğan, Türkiye'nin toplamda darbeler nedeniyle 40 yıl geriye gittiğini söyledi. Bunu yapanların bunun bedelini ödeyemeyeceğini kaydeden Başbakan Erdoğan, "Onun için de millet bunu yapanlar veya onların arkasında duranlara bu ülkede hiç tek başına iktidar verdi mi? Vermedi, vermiyor ve Allah'ın izniyle de vermeyecek" temennisinde bulundu. "Şu anda eline taş alan, eline molotof alan, sokakları yangın yerine çeviren gençler yaptıklarının ilk olduğuna, özgün olduğuna, Türkiye tarihinde bunların ilk kez yaşandığına inanıyorlarsa çok ama çok büyük bir yanılgının içendeler demektir" diyen Erdoğan şöyle devam etti:


"Gitsinler 27 Mayıs öncesinde sokakların nasıl yangın yerine çevrildiğini okusunlar ya da büyüklerinden dinlesinler. Gitsinler 12 Eylül öncesinde gençlerin nasıl birbirine düşürüldüğünü, sokakların nasıl terörize edildiğini, sonradan bunların nasıl bıçakla kesilir gibi kesildiğini okusunlar, büyüklerinden dinlesinler.


Sokakları yangın yerine çevirmek, üniversiteleri sokağa dökmek, huzuru bozmak, gençleri birbirine düşürmek 27 Mayıs öncesi kullanılan bir metottu. İşe yaramıştır. Sonrasında maalesef 12 Eylül'de de başarıyla sahneye konulmuştur. 27 Mayıs'ı 'devrimci darbe' olarak tanımlayan, 27 Mayıs'a çanak tutan, alkışlayan hatta 27 Mayıs'ı bayram olarak kutlayan Cumhuriyet Halk Partisi de bu tür sokak eylemlerinin her zaman içinde yer almış, her zaman tahrikçisi olmuş bugün de yine yanındadır, arkasındadır, içindedir.


Şunu bilin ki AK Parti yani sizler, işte bu teşkilat, 27 Mayıs ile başlayan kısır döngüyü kırmış 11 yıl boyunca da 27 Mayıs'ın Türkiye üzerindeki gölgesini cesaretle dağıtmıştır. Onbir yıl içinde 27 Mayıs ruhunu, 12 Eylül ve 28 Şubat ruhunu diriltmek için çok kirli senaryolar bu ülkede uygulanmak istendi. Hepsine biz göğüs gerdik. Her senaryoyu boşa çıkardık. Her tuzağı bozduk. Şu anda 27 Mayıs ruhunu yaşatmak, sandığı ve milli iradeyi yok saymak için yazılan senaryoyu, kurulan tuzağı da hamd olsun bozduk."


-"TARİHİMİZE İNŞALLAH NAKŞEDECEĞİZ"-


Mart ayındaki yerel seçimlerle, bu ülkede sandığın ve demokrasinin artık tartışılmaz olduğunu ilan edeceklerini söyleyen Erdoğan, "Bürokratik oligarşinin Türkiye'ye istikamet çizdiği günlerin artık geride kaldığını, önümüzdeki seçimlerde çok daha güçlü bir şekilde ilan edeceğiz. Bunu hep beraber yapacağız. Sandık dışında, seçim dışında, yolların Türkiye'de tedavülden tamamen kalktığını 30 Mart'ta bir kez daha hep birlikte ilan edeceğiz" diye konuştu.


6,5 ayda parti teşkilatının durmadan, kapı kapı çalışması gerektiğini ifade eden Erdoğan, "Sandıkta milli iradenin tecellisinin nasıl olduğunu göstermemiz lazım. Milli iradenin üzerinde bir güç olmadığını, mart ayında sarsılmaz şekilde tarihimize inşallah nakşedeceğiz. Bir kez daha söylüyorum, Türkiye'ye manşetlerin değil, sokakların değil, meydanların değil, elitlerin ve sermayenin değil, sadece ve sadece milletin rota çizebileceğini Mart ayında tekrar ilan edeceğiz" şeklinde konuştu.


-"HİZMETİ SADECE AK PARTİLİ AİLELERE, AK PARTİLİ BELEDİYELERE GÖTÜRMÜYORUZ Kİ"-


Bazı köşe yazarlarının ikide bir çıkıp "Çoğunluk ellerinde diye istedikleri gibi hükmetmeye çalışıyorlar" dediğini kaydeden Erdoğan, "Dur bakalım ya. Şu anda bu milletin verdiği yetki nedir? 'Ben sana Türkiye'yi idare etme yetkisi veriyorum. Yüzde 50 oyla, parlamentoda da yüzde 63 milletvekiliyle bu yetkiyi ben sana verdim' diyor. 'Sen bu yetkiyi kullanacaksın' diyor. "Benim adıma.' Biz yüzde 63'ün dışındaki milletvekillerini yok farz etmiyoruz ki. Eğer yasa çıkartacaksak onlarla beraber çıkartıyoruz. Bu ülkeyi idare ederken de hizmeti sadece AK Partili ailelere, AK Partili belediyelere götürmüyoruz ki Türkiye'nin dört bir yanına götürüyoruz" ifadelerini kullandı.


-"BURADA BİR SU KAÇIĞI VAR DEMEKTİR"-


Demokratikleşme konularında, cumhuriyet tarihinde hiçbir iktidarın atmadığı adımların kendi iktidarları döneminde atıldığını söyleyen Erdoğan, son demokratikleşme paketini bu ay sonuna kadar açıklayacaklarını söyledi. Demokratikleşmenin veya hak ve özgürlüklerin son noktası olmadığını ifade eden Erdoğan, sürekli olarak güncellenmesi gerektiğini vurguladı. "Herkesin yaşam tarzının teminatımız altında olduğunu gösterdik, gösteriyoruz, göstereceğiz" diyen Başbakan Erdoğan şöyle devam etti:


"Ama özellikle bu ülkede züllüme uğrayan varsa yaşam tarzı noktasında, benim başörtülü bacılarım olmuştur. En büyük züllümü onlar görmüşlerdir. Onların eğitim öğretim özgürlüğünü kimler engellemişlerdir? Onların kamusal alan da "buraya giremezsin' diye önünü kesenler kimler oldu? Onlar bu ülkenin azınlığı mıydı, çoğunluğumuydu? Nereye koyarsanız koyun, engellendiler. Eğer Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı eşini Çankaya'ya çıkaramıyorsa, Çankaya'ya götüremiyorsa, bakanları eşleriyle beraber Çankaya'ya çıkamıyorsa, eşini Çankaya'ya götüremiyorsa burada bir su kaçığı var demektir. Demokrasi burada yara almış demektir. Temel hak ve özgürlükler burada yara almış demektir. Bunları yaşadı mı bu ülke? Yaşadı. Şimdi böyle bir şey var mı? Yok. Bunlara bakmamız lazım." (ANKA/DEVAM)


(HM/OLÇ) - Ankara

Kaynak: ANKA