Başbakan Yardımcısı Arınç, Soruları Yanıtladı Açıklaması
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Mavi Marmara saldırısında hayatını kaybedenlerin aileleriyle bir araya geldikleri yemekte, Türkiye'nin üç şartının birlikte kabul edilmesinden duyulan memnuniyeti gördüklerini belirterek, "Toplantıya katılan"...
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Mavi Marmara saldırısında hayatını kaybedenlerin aileleriyle bir araya geldikleri yemekte, Türkiye'nin üç şartının birlikte kabul edilmesinden duyulan memnuniyeti gördüklerini belirterek, "Toplantıya katılan insanlar, tazminatla ilgili bir sözün konuşulmasının bile kendilerini üzebileceğini, esas meselenin özür ve ambargonun kalkmasıyla ilgili olduğunu, şüphesiz tazminatlar konusunda da hükümetimizin yapacağı çalışmanın kendileri için de doğru olacağını ifade ettiler" dedi.
Arınç, Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED) Başkanı Serpil Timuray ve yönetim kurulu üyelerini kabul ettikten sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Terör örgütü üyelerinin sınır dışına çıkışıyla ilgili süreci MİT'in izleyeceği yönündeki açıklamalarının hatırlatılması ve MİT'in yanı sıra başka unsurların da olup olmayacağının sorulması üzerine Arınç, TRT Haber'de yayınlanan programda söylediklerinin doğru olduğuna inandığını ve aynı şeyleri tekrar etmek istemediğini ifade etti.
Arınç, "Bu konuda, 'nasıl olacak, nasıl gidecekler, ellerinde ne olacak, nereden gidecekler' sorularını sormanın zamanı değil. Bu süreçte hepimizin, olan bitenlerin bir taraftan MİT'in bir taraftan, karar vermek gerekiyorsa, hükümetin muhatap olduğunu ve bu süreci onların en iyi şekilde yürütmekte olduğunu bilmemiz gerekiyor. Detaylara girmek mümkün de değil doğru da değil" diye konuştu.
Mavi Marmara saldırısında hayatını kaybedenlerin yakınlarıyla bir araya geldikleri dün akşamki toplantıda, tazminat konusunun gündeme gelip gelmediğine ilişkin soruyu da yanıtlayan Arınç, toplantıya Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve eşinin ev sahipliği yaptığını hatırlattı.
Arınç toplantıya, saldırıda hayatını kaybeden 8 kişinin ailesiyle ağır yaralanan bir kişinin ailesinin yanı sıra, süreçle ilgilenen kurum ve kuruluşların temsilcileri ve bazı hukuk bürosu yetkililerinin katıldığı bilgisini verdi.
Bülent Arınç, toplantıyı düzenlenme amacının, üç yıl önceki baskında hayatını kaybeden insanların aileleriyle buluşmak ve kucaklaşmak, acıları tekrar paylaşmak olduğunu söyledi.
-"Acılarımıza rağmen bu başarıyı paylaşmamız gerekiyordu"-
Hükümetin, ortaya koyduğu üç şartı, İsrail'e kabul ettirmesinin diplomatik bir başarı olduğunu vurgulayan Arınç, "Bu başarıyı bütün acılarımıza rağmen paylaşmamız gerekiyordu, onlar da bu sevinci paylaştılar" diye konuştu.
İsrail'in sadece insani yardım malzemesi taşıyan bir gemiye, uluslararası sularda baskın yaptığını hatırlatan Arınç, şöyle devam etti:
"Özür, 'Yaptığım haksız fiildir, bundan dolayı Türkiye Hükümetinden özür diliyorum' demektir. Hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde bu kelime ifade edildi. Bunu Türkiye istemişti, 'hayır, bu olmaz' diye hiç kimse de beklemiyordu ama kararlı ve ısrarlı bir politikayla bu sonucu aldık. Bundan dolayı sevinçliyiz.
İkincisi, şüphesiz yine üç yıldan bu yana BM Güvenlik Konseyini olağanüstü toplantıya çağırdığımız andan itibaren, 'Bu haksız fiilin karşılığı tazminat olarak da ödenecektir'. Üçüncüsü de 'Bu gemi Gazze'ye ambargoyu delmek ve insanlara yardım malzemesi ulaştırmak için gidiyordu, bu korsanlık, barbarlık, bu abluka kalkmalıdır. Filistin'e uygulanan ambargoların da kaldırılması gerekir' sözümüze de İsrail, Türkiye Hükümetiyle işbirliği yaparak bunların gevşetilebileceği, kaldırılabileceği yönünde de bir yazılı açıklama yaptı."
Üç şartında kabul ettirilmesinin birbirinden değerli olduğunu niteleyen Arınç, "Üçünü birlikte düşündüğümüz zaman Türkiye Hükümetinin, uluslararası alanda, şüphesiz ABD'nin de gayretleriyle Başkan Obama'nın ziyaretleriyle İsrail Hükümetinin bu noktaya gelmiş olması Türkiye'nin bir başarısı olarak görülmektedir" dedi.
Saldırıda yakınlarını kaybedenlerin üç şartın kabul edilmesini fevkalade sevinçle karşıladıklarını bildiren Arınç, şunları kaydetti:
"Şüphesiz tazminat konusu da ana hatlarıyla görüşüldü. Toplantıya katılan insanlar, tazminatla ilgili bir sözün konuşulmasının bile kendilerini üzebileceğini, esas meselenin özür ve ambargonun kalkmasıyla ilgili olduğunu, şüphesiz tazminatlar konusunda da hükümetimizin yapacağı çalışmanın kendileri için de doğru olacağını ifade ettiler." - ANKARA