Başbakan Yardımcısı Bozdağ, Yozgat'ta Konuştu
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Yozgat'ta Ak Parti İl Danışma Meclisi toplantısına katıldı.
Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Süleyman Soylu ile birlikte geldiği Yozgat'ta Ak Parti İl Danışma Meclisi toplantısına katılan Bekir Bozdağ, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Almanya Başbakanı Angela Merkel'e Yozgat'tan seslenen Bozdağ, "Sen Türkleri görmezsen, belki Türkler de sandıkta başkalarını görebilir" dedi. Bozdağ, şöyle dedi:
"Esasında burada yanlış olan bir şey varsa, o sayın Merkel'in Türkiye'de olup bitenler karşısında gerçeklerle örtüşmeyen bir takım verilere dayanarak Türkiye'nin içişlerine dönük açıklama yapmasıdır. Doğru olmayan, yanlış olan budur. Bizim yaptığımız şey; bu yanlışa cevap vermekten ibarettir. Yanlışı yapan kim olursa olsun, onun yanlışını söylemek, Türkiye'nin hakkını hukukunu korumak bizim vazifemizdir. Biz işimizi yapıyoruz. Almanya'da seçimler var, öyle anlaşılıyor ki Sayın Merkel Almanya'da bir takım illegal, Türkiye'ye dönük faaliyetlerde bulunanların oylarına oynuyor olabilir. Ama Almanya'da sadece illegal yapılarla içli dışlı olan insanlar yok. Bunların karşısında olan, bunlarla beraber olmayan pek çok başka insanlar var. Onların da varlığını, onların da orada bulunduğunu kabul ederse daha isabetli olur, daha doğru olur. Çünkü yapılan her şeyi herkes değerlendiriyor, herkes fark ediyor. Tabii Türkiye'yi, Türkler'i görmezse, o zaman Türkler de kendilerini görmeyenlerle ilgili bir değerlendirme yapabilir. Yapma gibi bir hakları var. Çünkü demokrasilerde bu mümkündür. Sandık da bunun yollarından biridir. Sen Türkler'i görmezsen, belki Türkler de sandıkta başkalarını görebilir."
"300'DEN FAZLA CEM EVİ BİZİM DÖNEMİMİZDE AÇILDI"
Aleviler konusunda yapılan çalışmalar hakkında bilgiler veren Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Alevi Bektaşi geleneğinden gelen insanlar ile ilgili önemli çalışmalar yapıldığını söyledi. Bozdağ, şöyle dedi:
"Bu çerçevede 7 Alevi Çalıştayı yaptık. İlk defa Türkiye'de Bektaşi geleneğinden gelen insanlar resmi muhatap buldular. Karşılıklı konuştular, bir araya gelip birlikte konuştular. Devletle beraber istişare etme imkanı buldular. 7 ayrı çalıştay, hem dedelerle, hem üniversitelerle, hem siyasetçilerle, hem medya ile her kesim ve her tarafla konuşuldu ve nihai rapor yayınlandı. Bu çerçevede başka önemli adımlar da atıldı. İlk defa Türkiye'de Alevi Bektaşi geleneğinin klasikleri Türkçe'ye çevrildi. Madımak hadisesi hala içimizi acıtır. O hadisenin yaşandığı dönemde SHP-DYP koalisyonu vardı, merhum Erdal İnönü Başbakan Yardımcısıydı. Onun özel kalemi Sivas Valisi olarak atanmıştı. Dikkat edin bu olaylar CHP'nin iktidarda olduğu dönemde (SHP, CHP ile aynı şeydir) onların iktidar olduğu dönemde yaşandı. Dersim hadiseleri de yine onların iktidarı döneminde yaşandı. Dersim'den dolayı özür dileyen Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin başbakanı AK Parti'nin genel başkanıdır, aynı zamanda ve ilk defa Dersim'den dolayı özrü de biz diledik. Yine bizim orta öğretimde okutulan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ders kitaplarında Alevilik ile ilgili yazılan bölümler vardı, bu bölümleri ilk defa Aleviler'in saygı duyduğu onların ileri gelenlerine yazdırdık. Onları yazdılar biz de noktasına virgülüne dahi dokunmadan onların yazdıkları metni olduğu gibi kitaplara koyduk, böylece ilk defa alevi vatandaşlarımız kendi inançlarına ilişkin kendi geleneklerine ilişkin bilgileri kendilerinin saygı duyduğu bilge insanların yazdıklarından okuma imkanı buldular. Bunun adımını da hükümet olarak biz attık. AK Parti iktidar olana kadar olan dönemde 106 tane Türkiye'de Cem Evi vardır. Bizim dönemimizde 300'ün üzerinde yeni Cem Evi yapılmıştır. Bunların sayısında büyük bir artış bizim dönemimizde olmuştur. Bu konuda çalışmalarımız devam ediyordu, nasıl atılması gerekiyor bunu Türkiye kamuoyu ile de paylaşacağız. Hem çözüm süreci Türkiye'nin yıllardır devam eden terör konusunu ortadan kaldırmak adına atılmış çok ciddi bir adımdır. Bu Türkiye'deki kardeşliğimizi, birliğimiz takviye edecek bir adımdır. Alevi Bektaşi geleneğine sahip kardeşlerimizin sorunlarını çözmek de bizim vazifemizdir, biz bunun bilincindeyiz, bu konuda da ciddi adımları önümüzdeki zaman içerisinde atacağız. Detaylar bu çalışmalar çerçevesinde netleştikten sonra Türkiye kamuoyu ile paylaşılacaktır."
CHP BAŞINDAN BERİ İŞİN İÇİNDE
Taksim Gezi Parkı olaylarında çekilen kamera görüntülerinin sinevizyon yardımıyla gösterimi ardından olayların arkasında olanlar hakkında konuşan Bozdağ, Türkiye üzerine oyun oynayan, hesap yapan, tuzak kuranlara bir kez daha "Eliniz yine boş döneceksiniz. Artık o tuzakların netice alacağı, o hesapların netice alacağı, o düzenlerin netice alacağı Türkiye yoktur" dediklerini söyledi.
"AĞACIN ARKASINDAKİ KARANLIK YÜZLERİ BİLİYORUZ"
Bozdağ, Gezi Parkı olaylarındaki fotoğrafı Türk Milleti ve hükümetin başından itibaren iyi okuduğunu, Cumhuriyet mitinglerinde meydanlarda olanların, Gezi Parkı olaylarında da meydanda olduğunu ifade etti. Bozdağ, şöyle dedi:
" İşçi Partisi'nden DHKP-C'sine, CHP'sinden SDP'sine, ÖDP'sinden EMEP'ine kadar pek çok siyasi partinin ve illegal yapının eş zamanlı işin içinde olduğunu görüyoruz. Cumhuriyet mitinglerinde meydanda kimlerse, hepsi yine meydanda. O zaman orduyu göreve çağırıyorlardı, şimdi küresel sermayeyi göreve çağırıyorlar. Siyasi partiler ve CHP başından beri işin içinde. Pek çok il başkanını 'niye meydana çıkmadınız' diye uyaran ve azarlayan, onları meydana çıkmaya zorlayan bir genel merkez var Ankara'da. Pek çok yapı bu işin içerisinde. Milletimiz de iyi biliyor. Gezi Parkı'ndaki ağacın arkasındaki karanlık yüzleri çok iyi biliyoruz. Onların karanlık planlarını, Türkiye'ye dair beklentilerini de çok iyi biliyoruz. Türkiye üzerine oyun oynayanlara, hesap yapanlara, tuzak kuranlara bir kez daha diyoruz ki, eliniz yine boş döneceksiniz. Artık o tuzakların netice alacağı, o hesapların netice alacağı, o düzenlerin netice alacağı Türkiye yoktur. Artık şapkasını alıp giden liderler yoktur. Artık Tayyip Eerdoğan gibi milletinin sesi olan liderler vardır."
BUNDAN SONRA KİMSENİN DÜDÜĞÜ ÖTMEYECEK
Türkiye'nin, muhtıraları alkışlarla karşılayan parlamentoları gördüğünü ifade eden Bozdağ, geçmişte düdük çalındığında iktidardakilerin huzura giderek "uzlaşalım" dediklerini anlatırken, "Süleyman bey daha iyi bilecek onu. 12 Mart 1971 muhtırası geldiği zaman parlemento muhtırayı alkışlarla karşıladı. Muhtırayı alkışlayan bir parlamento, onun önünde kös kös oturan koca koca genel başkanlar. Her dönemde bu milletin rotasını değiştirmek isteyenlere, bu milletin temsilcileri maalesef boyun eğmişlerdir. O zaman da onların düdüğü ötmüştür. Artık Türkiye'de bu millete rağmen kimsenin düdüğü ötmeyecektir. Öttüremeyecekler Allah'ın izniyle" diye konuştu.
AK Parti iktidarının manşetlerle, faiz lobisiyle ve sermaye çevreleri ile iktidara gelmediğini, milletle beraber buraya geldiklerini hatırlatan Bozdağ, halk desteği ile iktidara geldiklerini söyledi.
Bozdağ'ın konuşmasının ardından AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Süleyman Soylu, "Onlar kaybedecekler milletimiz kazanacak onlar kaybedecekler milletimiz kazanacak" diye konuştu.