Budapeşte Süreci Beşinci Bakanlar Konferansı

Son Güncelleme:

İçişleri Bakanı Muammer Güler, uluslararası göçün, hem göçmenlerin yerleştikleri hem de arkalarında bıraktıkları ülkelerdeki siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel hayatı derinden etkilediğini, bu nedenle de uluslararası işbirliğini zorunlu hale...

İçişleri Bakanı Muammer Güler, uluslararası göçün, hem göçmenlerin yerleştikleri hem de arkalarında bıraktıkları ülkelerdeki siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel hayatı derinden etkilediğini, bu nedenle de uluslararası işbirliğini zorunlu hale getirdiğini bildirdi.


Budapeşte Süreci Beşinci Bakanlar Konferansı, "İpek Yolu Göç Ortaklığı" gündemiyle Swissotel'de başladı.


Konferansın açılışında konuşan Güler, doğu ile batıyı, Asya ile Avrupa'yı birbirine bağlayan İstanbul'un kültür mozaiği olması sebebiyle dünyada göç konusunda en deneyimli şehirlerden birisi olduğunu vurguladı.


Beşinci Bakanlar Konferansı'nı böylesine özel bir şehirde gerçekleştirmenin bu süreci daha da anlamlı kıldığını ifade eden Güler, konferansın, göç alanındaki en köklü süreçlerden biri olan Budapeşte Süreci'nin kuruluşunun 20. yılına rastladığını hatırlattı.


Güler, "Bu vesileyle sürecin kurulmasına öncülük edenlere, 2006 yılına kadar sürecin başkanlığını yürütmüş olan ve halen eşbaşkanlığını üstlenen Macaristan hükümetine ve sürecin sekretarya görevini yürüten Uluslararası Göç Politikaları Geliştirme Merkezi'ne ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Bu konferansı müştereken düzenlediğimiz Dışişleri Bakanlığımıza da teşekkür etmek isterim" dedi.


Uluslararası göçün, hem göçmenlerin yerleştikleri hem de arkalarında bıraktıkları ülkelerdeki siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel hayatı derinden etkilediğini, bu nedenle de uluslararası işbirliğini zorunlu hale getirdiğini vurgulayan Güler, şöyle devam etti:


"Hatırlanacağı üzere son Bakanlar Konferansı 2003 yılında gerçekleştirilmişti. Takdir edersiniz ki, aradan geçen 10 yılda yaşanan siyasi ve ekonomik gelişmeler sonucunda gerek bölgesel gerek uluslararası düzeyde göç hareketleri ve göç anlayışlarında önemli ve köklü değişiklikler meydana gelmiştir. Budapeşte Süreci'nin 20 yıllık tarihindeki gelişmelerden hareketle İpek Yolu Göç Ortaklığı girişimiyle yola çıkan Beşinci Bakanlar Konferansı'nı yeni bir dönemin başlangıcı olarak görmekteyiz. Göç alanındaki aktif işbirliği çerçevesinde Afganistan, Irak, Pakistan aktif ve sürekli biçimde Bangladeş, İran ve Çin Halk Cumhuriyeti de gözlemci olarak bu sürece katkıda bulunmaktadırlar. Bu konferansın hazırlık toplantılarında kaleme alınan ve bugün onaya sunacağımız İstanbul Bakanlar Konferansı Bildirisi'nde ortaya konulan İpek Yolu Göç Ortaklığı girişiminden duyduğumuz memnuniyeti ayrıca belirtmek istiyorum."


İpek Yolu Göç Ortaklığı İstanbul Bakanlar Konferansı Bildirisi'nin taslak metninde ön plana çıkan konu başlıklarına da değinen Güler, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Dünya çapında nüfus artışının büyük ölçüde kalkınmakta olan ülkelerde gerçekleşeceği öngörülmektedir. Gelişmiş ülkelerdeki nüfus yaşlanması göz önüne alındığında, insan hareketliliğin düzenli şekilde yönetilmesinin önemi bir kez daha ortaya çıkmaktadır. Bu amaca ulaşmak için göçle ilgili verilerin daha etkili şekilde toplanması, korunması ve paylaşılması gerekmektedir.


Bir diğer konu da zaman içerisinde zorunluluk, tek taraflılık, dayatmacı kimlik gibi olumsuz yönleriyle ortaya çıkan entegrasyondur. Entegrasyon politikaları oluşturulurken, toplumun ve göçmenin aynı ölçüde çaba göstereceği iki yönlü aktif bir etkileşim öngörülmeli, göçmen odaklı bir yaklaşımın benimsenerek, göçmenlerin hak kayıplarının en aza indirilmesi hedeflenmelidir."


(sürecek) - İSTANBUL

Kaynak: AA