CHP 34. Olağan Kurultayı

Son Güncelleme:

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Suriye'de yapılan katliamlara uygulanan orantısız güce her zaman karşı olduk, katliamları kınıyoruz, kınamaya da devam edeceğiz."

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, " Suriye'de yapılan katliamlara uygulanan orantısız güce her zaman karşı olduk, katliamları kınıyoruz, kınamaya da devam edeceğiz. Mısır'daki sağır sultan bunu duydu. Ama bazıları hala duymamış" dedi


Kılıçdaroğlu, partisinin Ankara Spor Salonu'nda yapılan 34. Olağan Kurultayı'nda yaptığı konuşmada üniversitelerin demokrasideki yerine ve önemine değinerek, Türkiye'de üniversitelerin suskun hale getirildiğini, Orta Çağ'ın medreselerine dönüştürüldüğünü ileri sürdü.


Türkiye Cumhuriyeti tarihinin hiçbir döneminde eğitim ile ilgili bir yasal düzenlemenin üniversiteler, eğitimciler ve hatta iktidar devre dışı bırakılarak, TBMM gündemine getirilmediğini belirten Kılıçdaroğlu, zorunlu eğitimi kademeli olarak 12 yıla çıkaran yasayı eleştirdi. Kılıçdaroğlu, aklın özgürleşmesine engel olan bu ve benzeri düzenlemelere karşı CHP olarak direndiklerini ve direnmeye devam edeceklerini söyledi.


Dünyanda küresel aktörlerin artık değiştiğini yeni bir düzenin geldiğini belirten Kılıçdaroğlu, bu düzenin iki önemli aktörünün Çin ve Hindistan olduğunu belirtti. Bunun yanında enerjinin pahalılaştığın, iklim değişikliğinin etkilerinin hissedildiğini, bilgi ve teknolojideki gelişmenin ise inovasyon ekonomisini yarattığını anlattı.


Bu yeni düzende Türkiye'nin üreterek, gelişerek yerine alması gerektiğine işaret eden Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:


"Bizim güzel bir sözümüz var, 'büyük balık küçük balığı yutar' diye. Artık dünya değişti hızlı balık, yavaş balığı yutuyor. Türkiye hızlı ve güçlü olmak, üretmek zorundadır. Gönenç toplumu olmak zorundadır. Bu stratejinin en büyük adımı, hızlı yetenek inşasıdır bunun yolu da çağdaş eğitimle olur. Türkiye'nin elindeki en güçlü silah, genç ve başarıya aç insan potansiyelidir. Bunu harekete geçirmemiz lazım."


-"İşsizlik bütün kötülüklerin anasıdır"-


Türkiye'nin üreten bir toplum olmaktan hızla uzaklaştığını ileri süren Kılıçdaroğlu, vergi, para, bütçe ve teşvik politikalarının üreten Türkiye ekseninde geliştirilmesi ve uygulanmasına ihtiyaç olduğunu belirtti. Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin genel fotoğrafına bakıldığında, üretmeyen bir ülke görüleceğini belirten Kılıçdaroğlu, "En ciddi sorundan biri işsizlik. Milyonlarca işsizimiz var. Kadınlar çalışma yaşamının dışına itildi. Milyonlarca insan yoksulluk sınırının altında yaşam savaşı veriyor. Genç boşanmalar artıyor. İş kazalarında Avrupa birincisi, dünya üçüncüsüyüz. Kadına şiddet yüzde bin 400 arttı. Hapishaneler tıka basa doldu. İcra dairelerinde dosya sayılarında ciddi patlamalar var. Bu tabloyu şu cümleyle bitirebiliriz; işsizlik bütün kötülüklerin anasıdır."


Tüketime endeksli ekonomi politikalarının toplumun tüm kesimlerini sıkıntıya soktuğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:


"Biz neden üreten, çalışan Türkiye diyoruz- Bunun ilk hedefini koyan Mustafa Kemal Atatürk'tür. O şöyle söylüyordu; 'Çalışmadan, yorulmadan, üretmeden, rahat yaşamının yolunu alışkanlık haline getiren milletler evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra da istiklallerini kaybederler'. Bu partinin kurucu genel başkanı Mustafa Kemal Atatürk'tür. O diyor ki üretin, çalışın, üreterek çalışarak dünyada söz sahibi olabilirsiniz"


-"Burnunuzu böyle sürterler"-


Hükümetin dış politikasını da eleştiren Kılıçdaroğlu, bu alanda tarihin en büyük kırılmalarının yaşandığını ileri sürdü.


Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:


"Batının egemen güçlerinin Orta Doğu'daki taşeronluğunu üstlenirseniz işte burnunuzu böyle sürterler. Bu tarihimize, insanımıza saygısızlıktır. Bunu tarihimiz, insanımız kabul etmez. Egemen güçler ateşi elleriyle tutmazlar. Onlar ateşi tutacak maşalar ararlar. Onunu için diyoruz, taşeronluğa soyunmayın, ateşi elinizle tutmayın. Onurlu olun, dik durun, kimseye boyun eğmeyin. Korkmayın, burası Mustafa Kemal Atatürk'ün ülkesidir."


Mustafa Kemal Atatürk'ün "Yurtta sulh, cihanda sulh" sözünü söyleyen ve salondakilere de tekrar ettiren Kılıçdaroğlu, Suriye tarafından düşürülen askeri uçağa da değindi. Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:


"Şu geldiğimiz hale bakın. 25 gündür uçağımız düştü, nasıl düşürüldüğünü bilmiyoruz. Merak ediyorum, bunlar saygın bir devlet mi, yoksa Türkiye Cumhuriyeti bir aşiret devleti mi oldu- Uçağının nasıl düştüğünü bilmeyen, her kafadan bir sesin çıktığı bir görüntü olabilir mi- Ne dediler- 'Sıfır sorun'. Tam bir sorunlar batağına sürüklenen Türkiye.


Suriye'de yapılan katliamlara uygulanan orantısız güce her zaman karşı olduk, katliamları kınıyoruz, kınamaya da devam edeceğiz. Mısır'daki sağır sultan bunu duydu. Ama bazıları hala duymamış. Hala söylüyorlar, 'katliamları mı destekliyorsunuz-' diye."


CHP'nin yalnız kendi coğrafyasında değil tüm dünyada barıştan yana olduğunu Suriye'ye de barışın gelmesini istediğini belirten Kılıçdaroğlu, ancak uluslararası hukuk neyi öngörüyorsa ona destek verdiklerini vurguladı.


(Sürecek)


Muhabir: Seval Güler - ANKARA

Kaynak: AA