Cumhurbaşkanı Gül KKTC'de
Gül, Eroğlu ile ortak basın toplantısında konuştu: (2) "Ortaklığa dayalı çözüm üzerinde anlaşma olmayacaksa, farklı çözüm seçeneklerinin müzakere edilmesi de düşünülebilir" "Kıbrıs'ta BM Barış Gücü 50 sene önce gelmişti.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, "Ortaklığa dayalı çözüm üzerinde anlaşma olmayacaksa, bütün tercihimiz anlaşma ve bunun için bütün gayretlerinizle hep beraber çalışma hedefinde ve kararlığını ifade içinde olduğumuzu tekrarladıktan sonra, eğer bu hiç mümkün olmayacaksa farklı çözüm seçeneklerinin müzakere edilmesi de düşünülebilir" dedi.
Gül, KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ile ortak basın toplantısı düzenledi.
İlk yurt dışı ziyaretini KKTC'ye yaptığını anımsatan Gül, görev süresi biterken yaptığı bu ziyaretin de Barış Harekatı'nın 40. yıl dönümüne denk geldiğine dikkati çekti. Bunun da kendisi için gayet anlamlı olduğunun altını çizen Gül, "Bu vesile ile ana vatanın selamını ve sevgilerini Kıbrıs'taki bütün kardeşlerime iletmekten de ayrıca büyük bir memnuniyet duyuyorum" diye konuştu.
Gül, Cumhurbaşkanı Eroğlu ile müzakere sürecinin içinde bulunduğu aşama ve Türkiye ile KKTC arasındaki dayanışma ve yakın işbirliğini başbaşa görüşmede gözden geçirdiklerini dile getirerek, toplantının gayet verimli olduğunu söyledi. Kıbrıs'ta adil, kalıcı ve kapsamlı çözüme ulaşılması için Türk tarafının üzerine düşeni yerine getirdiğinin artık uluslararası toplum tarafından yakından bilindiğine ve takdir edildiğine işaret eden Gül, sözlerini şöyle sürdürdü:
"2013 sonu itibarı ile 50 yılını dolduran Kıbrıs meselesinin daha fazla gecikmeksizin bir çözüme kavuşturulması hedefi, Türkiye'nin öncelikli dış politika konuları arasında yer almaktadır. Şöyle baktığımızda yarım asırdır hala konuşulan dünyada fazla mesele kalmadı. Kıbrıs'ta BM Barış Gücü 50 sene önce gelmişti. Hala bu meselenin çözülmemiş olması, üstelik Akdeniz'in ortasında bir adada bu problemin nihai neticeye ulaşamamış olması gerçekten çok üzüntü vericidir. Bu bakımdan Türkiye olarak daima önceliğimiz kalıcı, adil bir çözümden yana olmuştur."
-Fırsatlar kaçırılmasın
Bu hedef doğrultusunda tavır ve sonuç almaya yönelik çizginin sürdürüldüğünü ve KKTC'nin çabalarına destek verildiğini anlatan Gül, 11 Şubat'ta yeniden başlayan müzakere sürecinin bu kez başarı ile sonuçlanması için pek çok olumlu faktör bulunduğunu belirtti. Cumhurbaşkanı Eroğlu'nun da ifade ettiği gibi amaçlarının "en kısa sürede, eş zamanlı referandumların yapılması ile yeni ortak devletin hayata geçirilmesine gelinmesi" olduğunu vurgulayan Gül, daha önce bazı fırsatlarda olduğu gibi bu fırsatın kaçırılmamasını istedi.
Gül, ucu açık müzakere süreçlerinin bu fırsatları kaçırdığının altını çizerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Onun için herkesin kararını en iyi şekilde, bu müzakerelerin bir takvime bağlanarak bitirilmesi, bizim esaslı düşüncemizdir. Müzakereler ve karşılıklı uzlaşma yoluyla sağlanacak, kapsamlı siyasi çözüm, hem adadaki iki taraf hem tüm bölge açısından çok önemli getirileri olacaktır. Doğu Akdeniz'de ve çevresinde son dönemde yaşanan trajik gelişmeler, Kıbrıs meselesinin daha fazla gecikilmeden çözülmesini mecbur etmektedir. Çözüm hedefine ulaşılması Doğu Akdeniz'in bir barış, istikrar ve işbirliği adası haline gelmesine fırsat verecektir. Doğu Akdeniz'deki böyle bir barış ve istikrar, çok büyük bir sinerji oluşturacak ve ekonomik faaliyetlerden tutun da güvenlik alanına kadar sadece adanın değil, bütün bölgenin faydalandığı imkanları ortaya çıkartacaktır."
-Mevcut durum ilanihaye böyle devam edemez
Ortak milli davaya desteğin dün olduğu gibi, bugün de yarın da gelecekte de devam edeceğini aktaran Gül, Türk tarafının çözüm yönündeki samimi yaklaşımından hiç kimsenin şüphe duymaması gerektiğini kaydetti. Bunun 2004 yılında bütün dünyaya gösterildiğini anımsatan Gül, "Tek taraflı bir propaganda içinde olmadığını, yeri geldiğinde gerçekten çözüme "evet" dediğini o zaman gösterdi. Bundan sonra da bu kararlılığını devam ettirecektir. Ancak, şunu da açıkça ifade etmek istiyorum ki; mevcut durumun ilanihaye böyle devam etmesine de müsade edilmez. Gerekirse de buna razı olunacaktır. Bunun da bilinmesini isterim" değerlendirmesini yaptı.
Gül, Ada'nın ortak sahibi olan Kıbrıs Türk halkının eşit statüsünün güvence altına alacak anlaşmaya varılması, Kıbrıs'ta iki kesim, siyasi eşitlik ve eşit statüye haiz iki kurucu devleti içeren yeni ortaklık gibi BM çerçevesinde çözümün bulunmasını garantör ülke olarak hem Türkiye'nin de hem de Kıbrıs Türkleri'nin istediklerini söyleyerek, "Ancak ortaklığa dayalı çözüm üzerinde anlaşma olmayacaksa, bütün tercihimiz anlaşma ve bunun için bütün gayretlerinizle hep beraber çalışma hedefinde ve kararlığını ifade içinde olduğumuzu tekrarladıktan sonra, eğer bu hiç mümkün olmayacaksa farklı çözüm seçeneklerinin müzakere edilmesi de düşünülebilir" dedi.
Ana vatan ve garantör olarak Türkiye'nin, Kıbrıs Türkleri'nin Kıbrıs Rum Devletinde azınlık haline getirilmesine azla izin vermeyeceğinin altını çizen Gül, "Türkiye her koşulda Kıbrıs Türkü'nün yanında olacak, güvenlik ve kalkınmasına kararlılıkla destek verecek, Ada'da, bölgede huzur ve istikrarın yerleşmesi konusundaki sorumluluklarını hassasiyetle yerine getirecek ve sürdürecektir. Kıbrıs Türkü, ekonomik ve siyasi istikrarını, birlik ve beraberliğini güçlü bir şekilde sürdürdüğü müddetçe her geçen yıl daha büyük mesafeler katedecektir. Bu yolla da Türkiye her zaman yanında olacaktır. Kıbrıslı Türk kardeşlerimizin geleceğe güvenle bakması önemlidir. Türkiye Cumhuriyeti, dün olduğu gibi bugün ve gelecekte de Kıbrıs Türk halkının hürriyetini, hukukunu ve refahının muhafazası ve tekamülü yönünde ahdi ve tarihi sorumluklarını yerine getirmeye devam edecektir" ifadesini kullandı.
-"Kıbrıslı kardeşlerime desteğim devam edecek"
Gül, siyasi hayatı boyunca Kıbrıs davası ile yakından ilgilendiğini dile getirerek, gerek 1990'lı yıllarda hükümetlerde bulunduğu sıralarda Kıbrıs'tan sorumlu olduğunu, daha sonra ise başbakanlık ve dışişleri bakanlığı görevleri süresi içinde de dava ile yakından ilgilendiğini kaydetti. Gül, "Türkiye'nin milli meselesi olan bu konuda Kıbrıs Türklerinin hakkı ve hukukunu korumak ve barışın tesisi konusunda her türlü çabayı gösterdik. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı olarak da bütün bu birikimimi yine barış, huzur ve kalıcı bir çalışma ve aynı zamanda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin işleyen demokrasisi, sağlam ekonomisi, hukuku ve itibarı için de hep kullandım. Bundan sonra da hangi şartlar altında olursa olsun Kıbrıslı kardeşlerime bu desteğim, bu beraberliğimiz, muhakkak ki devam edecektir" diye konuştu.
Gül, KKTC Cumhurbaşkanı Eroğlu'nun çok büyük bir nezaket göstererek, Hükümet'in, Meclis'in ve Kıbrıs Türk halkının hissiyatını gösteren KKTC Devlet Nişanı'nı kendisine tevdi ettiğini belirtti. Gül, nişanı büyük bir onurla taşıyacağını ifade ederek, Kıbrıs Türklerine sevgi ve muhabbetlerini sundu.
- Lefkoşa