Endülüs'te Marmara Rüzgarları Esti
Marmara Belediyeler Birliği tarafından İspanya'ya düzenlenen yurtdışı teknik temas ve inceleme gezisi büyük ilgi gördü.
Marmara Belediyeler Birliği'ne üye belediyelerin ve bağlı kuruluşların personeline yönelik, Malaga, Granada, Cordoba, Sevilla, Madrid, Barselona (İspanya)'ya yapılan gezi organizasyonunda gerçekleştirilen kentsel dönüşüm brifingi büyük ilgi gördü.
Geziye katılan heyet, Endülüs'te, Madrid ve Barselona şehirlerinde çeşitli yerel yönetim kuruluşları ile ulusal TV ve gazetelere de ziyaretlerde bulundu.
07-12 Kasım tarihleri arasında düzenlenen İspanya programına Marmara Belediyeler Birliği'ne üye Kocaeli, Adapazarı Büyükşehir belediyeleri ile, İstanbul'dan birçok ilçe belediyesi yetkilileri katıldı…
Eyüp, Kağıthane, Beykoz, Bağcılar, Büyükçekmece, Kadıköy, Beylikdüzü, İstanbul Valiliği Basın Danışmanlığı'ndan toplam 40 kişinin iştirak ettiği teknik inceleme gezisi kapsamında, başta medya ve yerel yönetimlerin basın tanıtım çalışmaları olmak üzere kentsel dönüşüm , şehir planlaması konularında teknik inceleme yapıldı.
Barselona, Madrid ve Sevilla Belediyeleri ile de resmi görüşmeler yapılarak, iki ülke arasındaki yerel yönetim sistemleri, basın danışmanlığı, kurumsal iletişim, halkla ilişkiler, organizasyon, seçim kampanyası çalışmaları vb. konularda görüş alışverişinde bulunuldu.
İlk Ziyaret Sevilla Belediyesi'ne …
Marmara Belediyeler Birliği'nin Endülüs gezisine katılan belediye çalışanları, İspanya'daki ilk resmi ziyaretlerini Sevilla Belediyesi'ne yaptı… Sevilla Belediyesi Kurumsal İletişim Müdürü Santiago Martinez'in evsahipliğinde gerçekleşen ziyarette, İspanya'daki yerel yönetimlerin çalışma felsefesi, gerçekleştirilen projeler ve hizmetler ele alındı…
Martinez, Sevilla Belediyesi'nde yapılan basın/tanıtım çalışmaları, seçim kampanyaları, belediyenin kurumsal, yapısı, ekonomik krizle mücadelede yaptıkları çalışmalar hiyerarşik ve gerçekleştirdikleri projeleri anlattı… Martinez'in özellikle İspanya'daki ekonomik krizle mücadele konusunda sorulan sorulara verdiği samimi cevaplar dikkat çekiciydi… Krizi atlatmak için ulusça aldıkları önlemleri aktaran Santiago Martinez, "700 bin nüfuslu Sevilla'nın 600 bin Euro'dan daha fazla borcu olduğunu" söyledi. Ekonomik, sosyal, siyasal ve kültürel alanda çok güzel ilişkileri olan İspanya ve Türkiye'nin yüzyıllar öncesine dayanan dostluğunun bu tür ziyaret ve etkinliklerle daha da çok pekiştiğini kaydeden Martinez, belediyelerinin gerçekleştirdikleri çalışmaları tanıtırken en çok sosyal medyayı kullandıklarını, onu, televizyon, gazete, radyo vb. izlediğini ifade etti.
Sevilla Kurumsal İletişim Müdürü Martinez, Sevilla'da bir yerel, bir özel televizyon kanalı, 5 radyo kanalı ve 5 gazete olduğunu ifade etti. Sevilla Belediyesi'nde görevli personelin aldığı ücretler konusundaki bir soruya ise Martinez, "en düşük maaş, yani asgari ücret 800 Euro'dur" yanıtını verdi. Ümraniye Belediyesi Başkan Yardımcısı Mesut Özdemir, Martinez'e Marmara Belediyeler Birliği adına teşekkür ederek bir ebru hediye etti...
Sevilla Canal Sur Televizyonu'na Ziyaret
Marmara Belediyeler Birliği'nin Endülüs gezisindeki ikinci durağı, Sevilla'daki Canal Sur Televizyonu oldu.
Canal Sur Kurumsal İletişim Direktörü Miguel Vares'in ağırladığı heyet, verilen bilgiler ışığında tüm medya tesislerini gezdi… Canal Sur'un radyo, televizyon istasyonunu, stüdyoları, haber merkezini dolaşan heyet Vares'in daha sonra İspanya basınıyla ilgili sorular yöneltti. Canal Sur'un engelliler için özel yayın, müzik, spor, siyaset ve günlük haber yayınıyla büyük ilgi gördüğünü kaydeden Miguel Vares, bütün Avrupa ve Afrika'nın kuzeyinde büyük beğeni toplayan medya kuruluşunun İspanya'nın da en çok izlenen ikinci televizyon kanalı olduğunu söyledi. Canal Sur bünyesinde 4 radyo kanalı da bulunduğunu kaydeden Vares, medya kuruluşunda toplam 1600 kişinin görev yaptığını söyledi. Marmara Belediyeler Birliği'nin hediyesini Miguel Vares'e Marmara Belediyeler Birliği Basın Yayın Danışmanı Fatih Sanlav verdi .
Barcelona'da Kentsel Dönüşüm Semineri…
"Şehre Akupunktur Yapıyoruz..."
Marmara Belediyeler Birliği'nin Endülüs gezisinin en çok ilgi çeken bölümü ise Barselona'daki Kentsel Dönüşüm Semineri oldu. Barselona Belediyesi Planlama Müdürlüğü binasında gerçekleşen seminerin konuşmacısı ise aynı zamanda evsahipliğini yapan Barselona Belediyesi Şehir Planlama Direktörü Jaume Barnada idi.
Kentsel dönüşüm konusunda dünyanın örnek şehirlerinden biri olarak gösterilen Barselona'daki planlama çalışmaları hakkında bilgi veren Barnada, "Şehirde kentsel dönüşümü 2 önemli aşamada gerçekleştirdiklerini" söyledi. Bunların rehabilitasyon ve transplantasyon olduğunu kaydeden Barnada, "Büyük şehirlerde sadece rehabilitasyon olamaz. Yani transplantasyon yapmadan yeni projeler gerçekleştirmeden gelişme olmaz. Barselona, Gotik bölgesi, Grazia bölgesi ve sahil şeridi olarak ele alındığında kentsel dönüşümde hep bu iki yöntem uygulanmıştır" dedi.
Barselona'nın tarihi dokusunun çok güçlü olduğunu belirten Barnada seminerde yaptığı konuşmada şunları söyledi: "Planlamamız halen devam ediyor. Yeni projeler için de eski binaları kullanıyor, reaktive ediyoruz… Şehre yeni fonksiyonlar kazandırıyoruz. Kısacası bizim kentsel dönüşümümüzü ben şehre yapılan akupunktur olarak tanımlıyorum… Belli noktalara belli projeler yerleştirerek özellikle çok stratejik yerlere koyarak reaktive etme olayını gerçekleştiriyoruz. Bizim kentsel dönüşümde en çok dikkat ettiğimiz konu ise halka açık alanlardır… iyi bir projede mutlaka halka açık alan bulunmalıdır. Halkın yürüyüş yapacağı, hoşça vakit geçireceği, alışveriş yapacağı, meydanlar, alanlar yaratmaya çalışıyoruz. Örneğin bizde Grazia bölgesi 18. Yüzyılda inşa edildi. Tarihi dokusu olan bir bölge. Biz buraya akupunktur projelerini koyduk. Halka açık alanlar yarattık, meydanlar ürettik, tarihi binaları sosyal yaşam alanı vb. hale getirdik, bir caddenin üstünü kapattık.
Örneğin küçük işyerlerinden oluşan bir bölgeye bir okul yapıyoruz… Burayı öncelikle özel mülkse vatandaşlardan satın alıyor sonra rehabilite ediyoruz… Okulun yanına bir park, yer varsa eğer minik bir meydan, alışveriş için dükkanlar, bisiklet ve yaya yolu yapıyoruz. Hareket getiriyor, bölgede ekonominin, sosyal, kültürel değerlerin canlanmasını sağlıyoruz… Bizim için insan çok önemli… Onların yaşam alanı, yayaların yürüme mekanları, kaldırımlar, bisiklet yolları her şeyden önce gelir. Barselona'nın yüzde 50'si sadece yaya trafiğine açıktır. Yüzde 20'si özel taşıma, yüzde 30 da toplu taşıma araçlarıyla ulaşım sağlanır. Dar sokaklar tamamen trafiğe kapalıdır, sadece yayaya açıktır. Eğer bir yol araç trafiğine kapatılırsa orada ticaret de artıyor. Biz bir plan yaparken öncelikle yolları çalışırız. Her zaman yeşil alan olmasına dikkat ederiz. Okullar, hastaneler, kamu hizmet binaları vb. çok önemlidir.
Turistlerin şehri gezmesi sırasında ulaşım da çok önemli.
Yine bir örnek vermek gerekirse eski bir yetimhane vardı bölgemizde. Gotik bir kilise, çevresinde de özel mülkiyetler var. Kiliseler kültür merkezi oldu. Sanat merkezi ve konser alanı yapıldı. Yıkım olduğunda burada yaşayan vatandaşlarımızı sosyal binalara yerleştiriyoruz. Şehir merkezinde 3.5 milyon kişinin yaşadığı Barselona'nın 5 milyona kadar çıkma ihtimalini öngörüyor ona göre planlama yapıyoruz… Bizde iç göç çok azaldı. Zira şehirler gelişti… Bütçelerimiz çok düşük olduğu için bu tür planlama, kentsel dönüşüm çalışmaları biraz uzayabiliyor… Şöyle bir laf var; Biz projelerimizi ne yazık ki biraz geç tamamlıyoruz bütçe sıkıntısı yüzünden. Halbuki Almanlar, böyle bir projeyi 2 yılda bitirirdi…Kuzey Avrupalılar, projelerini Kuzey Afrika bütçesiyle yapıyor ne yazık ki…
Barselona Belediyesi Planlama Direktörü Barnada, gelecekteki Barselona için de önemli projeleri olduğunu ifade etti. Barnada bu projeleri şöyle anlattı:
"Barselona için çok önemli projelerimiz var. Genel olarak yapılanmayı yayarak, doğayı şehirle birleştirdiğimiz projeleri hayata geçireceğiz. Hem denizi, hem doğayı şehre indirmek gibi bir projemiz de var. Bölgede daha çok ticari aktivite olmasını arzu ediyoruz… Bazı fabrikalarımızı başka ülkelere taşıdık, örneğin tekstili Çin'e taşıdık. Bilgi teknolojilerinin kullanıldığı çalışmalara imza attık. Barsenola'daki yat limanı 1992'den sonra yapıldı. Buradaki plaj, yürüme alanları, bisiklet alanları, şık restoranları, butikleri, spor alanlarıyla gerçekten de kentsel dönüşümün örneği oldu. "