Erdoğan'dan Önemli Açıklamalar

Son Güncelleme:

Erdoğan: "Hamdolsun, Batan Bankalarımız Yok, Yine İnanıyorum Marka, Güçlü Firmalarımız Yok ve Ben Kriz Türkiye'ye Teğet Geçecek Derken İşte Bunu Kastediyorum."

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Türk siyasetinin bütün kurum ve bireyleriyle 29 Mart yerel seçimlerinden doğru sonuçları çıkarmasını umduklarını söyledi. Başbakan Erdoğan, Ulusa Sesleniş konuşmasında ekonomide önlemler almayı sürdüreceklerini belirterek, "Yaşanan sıkıntıların aşamalı olarak azalacağını, önümüzdeki yıldan itibaren ekonomide önemli rahatlamaların yaşanacağını kuvvetle muhtemel görüyoruz" dedi. Erdoğan ekonomi konusunda da "Hamdolsun, batan bankalarımız yok, yine inanıyorum marka, güçlü firmalarımız yok, ve ben kriz Türkiye'ye teğet geçecek derken işte bunu kastediyorum" ifadesini kullandı.


-SİNERJİ-


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Ulusa Sesleniş konuşmasında siyaset, ekonomi ve dış politikadaki gelişmeleri değerlendirdi. Türkiye'nin seçimlerden yüz akıyla çıktığını, milletin demokrasiye bağlılığı ve ülkenin geleceğine inancının tartışılmaz bir gerçek olarak teyit edildiğini belirten Başbakan Erdoğan, "29 Mart'ta milli irade bir kere daha bu doğrultuda tecelli etmiş, Türkiye'de demokrasinin ne kadar yerleşik bir varlık kazandığı millet oyuyla bir kere daha tasdik ve tescil edilmiştir. Umudumuz Türk siyasetinin bütün kurum ve bireyleriyle 29 Mart'tan doğru sonuçları çıkarması ve Türkiye'nin geleceği için çözüme dönük, yapıcı, olgun, istikrarı güçlendiren yeni bir siyaset döneminin elbirliğiyle açılmasıdır. Bu sinerji, ülkemizin ve milletimizin en önemli en hayati ihtiyacıdır" dedi.


-"HAMDOLSUN BATAN BANKA YOK"-


60 dolayında somut uygulama başlatarak ekonomiyi özellikle dışarıdan gelen şok dalgalarına dayanıklı hale getirdiklerini, adımları gecikmeden attıklarını belirten Erdoğan "Şundan her insanımız emin olmalıdır ki, Türkiye şu anda dünyada yaşanan kriz şartlarını mukayeseli olarak mümkün olan en alt seviyede yaşamaktadır. Dünyanın en gelişmiş ekonomilerini ciddi ölçüde sarsan, küresel finans kuruluşlarını, devasa uluslar arası şirketleri iflasın eşiğine getiren bu çaptaki bir krizin elbette ülkemize de ulaşan etkileri vardır, olacaktır" diye konuştu. Başbakan Erdoğan şöyle devam etti:


"Türkiye'nin rotasında bir değişiklik yoktur, ekonomimizin sağlam bir zeminde olduğundan asla şüpheye düşmeyiniz. Şunu çok açık yüreklilikle söyleyebilirim ki, Türkiye'nin mutlu ve müreffeh yarınlara ulaşacağına dün ne kadar inanıyorsam, bugün de o kadar çok inanıyorum. Hamdolsun, batan bankalarımız yok, yine inanıyorum marka, güçlü firmalarımız yok ve ben kriz Türkiye'ye teğet geçecek derken işte bunu kastediyorum, elbette bu kötü şartlar bize de dokunacak, elbette bizim de sıkıntılarımız olacak, ama biz milletçe ayakta kalmayı, hedeflerimizi kaybetmemeyi başaracağız."


-"GELECEK YIL EKONOMİDE RAHATLAMA YAŞANACAK"-


Üretimi ve istihdamı teşvik edecek adımlar attıklarını, paranın dolaşımını hızlandıracak, iç talebi canlandıracak tedbirler aldıklarını, bunlara devam edeceklerini, olumlu sonuçlarının da görüleceğini belirten Başbakan Erdoğan, "Yaşanan sıkıntıların aşamalı olarak azalacağını, önümüzdeki yıldan itibaren ekonomide önemli rahatlamaların yaşanacağını kuvvetle muhtemel görüyoruz. Cari işlemler açığının gerilemesi, enflasyon hedefinin tutturulması gibi konularda beklentilerimiz son derece olumludur. Hiçbir insanımız endişeye kapılmasın, bu ülke sahipsiz değildir, bu fırtına kesildiğinde, dalgalar durulduğunda gemimizin rotasından şaşmadığını, hedeflerinden geri kalmadığına inanıyorum ki hep beraber müşahade edeceğiz. Yeter ki bu ülkenin bütün insanlarının aynı gemide olduğunu unutmayalım, birlikte inanalım, birlikte yürüyelim. Yeter ki umutsuzluğu, karamsarlığı bu ülkenin gündeminden çıkarıp atalım. Türkiye bütün bu olumsuz küresel şartlara rağmen, global ölçekte esen fırtınalara rağmen, rotasından sapmadan hedefine doğru ilerlemektedir" dedi.


-GÖZLERE KEDER DÜŞMESİN-


Türkiye'nin dış politikasındaki barıştan ve çözümden yana aktif tutumunu bundan sonra da aynı kararlılıkla sürdüreceğinden hiç kimsenin şüphesi bulunmaması gerektiğini belirten Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin bölgesel meselelerin çözümüne ve dünya barışına da bugüne kadar olduğu gibi aktif biçimde katkı vermeye devam edeceğini bildirdi. Erdoğan, "Türkiye sadece kendi insanları için değil, bölge halklarının da, dünya barışının da umut kaynaklarından biridir. Bu ülkenin insanlarının gözlerine asla keder düşmemelidir" dedi.


Nisan'ın "Türkiye'nin dış politika takviminde son derece yararlı açılımların gerçekleştiği bir ay" olarak hatırlanacağını kaydeden Erdoğan, NATO zirvesinde, yapılan birtakım spekülasyonların aksine Türkiye'nin muhataplarına meramını en iyi şekilde anlattığından, özellikle terörle mücadele konusundaki kimi yanlışlıkları ve ihmallerinin görünür hale getirdiğinden kuşku duymadıklarını belirtti. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Barak Obama'nın ziyareti konusunda ise şunları söyledi:


"Ülkemizde bulunduğu süre içinde bu beklentileri doğrulayan barışçı ve uzlaşmadan yana mesajlarıyla hem milletimizde, hem dünyada olumlu izlenimler bıraktı. Gerek Sayın Cumhurbaşkanımızla yaptığı görüşmede, gerek TBMM'de yaptığı konuşmada, gerekse benimle bir aradayken, son derece yapıcı değerlendirmelerde bulundu. Biz bu değerlendirmelerden hareketle, dünyanın, barışa savaşlardan, dostluklara düşmanlıklardan daha çok değer veren bir dünya olması gerektiğini, Türkiye olarak, bu süreci, bütün gücümüzle destekleyeceğimizi bir kere daha teyit ettik."


-1915 HASSASİYETİMİZ İYİ ALGILANMIYOR-


Ancak Türkiye'nin gösterdiği bu dış politika hassasiyetinin iyi algılanmadığına da zaman zaman şahit olduklarını belirten Başbakan Erdoğan, Obama'nın 1915 olaylarıyla ilgili açıklamaları gerçeği yansıtmayan kabul edilemez bir tarih yorumu olduğunu bildirdi. Başbakan Erdoğan, "Zira açıklama metni, olayların bir bölümünü tek yanlı ve ağır bir yorumla değerlendiren bir mahiyette kaleme alınmıştı. Tarihe ve tarihçilere bırakılması gereken böyle hassas bir konunun, sürekli politik malzeme olarak kullanılması, her yıl lobilerin istismar meselesi haline getirilmesi, halklar ve ülkeler arasındaki ilişkilerin normalleşmesini de engelliyor. Türkiye olarak 1915'te yaşanmış olayların tarihçiler tarafından bütün boyutlarıyla incelenmesi ve gerçeğin açığa çıkarılması için her zaman samimi gayret içinde olduk. Ortak tarih komisyonu kurulması gibi iyi niyetli önerilerimiz maalesef karşılık bulmadı. Her zaman geçmişe takılıp kalmak yerine geleceğe odaklanmamız gerektiğini vurguladık. Siyasetçilerin görevi "geçmişi önyargılarla yargılamak değil, geleceği barış üzerine kurmaktır' dedik. Bugün de aynı şeyi bir kere daha söylüyoruz" dedi.


-ERMENİSTAN'LA NORMALLEŞME-


Ermenistan'la ilişkileri normalleşme girişimi sürecinde Türkiye'nin bölge barışını hakim kılmak adına giriştiği bu çabaları yanlış değerlendirerek, Türkiye ile kardeş Azerbaycan halkı arasındaki muhabbeti zedelemeye dönük bazı girişimler olduğunu kaydeden Başbakan Erdoğan, şöyle dedi:


"Türkiye tarihi boyunca olduğu gibi hükümetimiz döneminde de Azerbaycan'a daima kardeşlik hukukunun gereklerine uygun bir yakınlık içinde olmuştur. Türkiye Cumhuriyeti'nin Azerbaycan'a ve Azerbaycan hükümetine ve halkına zarar verecek bir girişimin içinde olması mümkün değildir. Aksine, Türkiye bulunduğu her uluslar arası zeminde Azerbaycan'ın hak ve menfaatlerini kendi hak ve menfaatlerinden asla ayrı tutmamış ve bütün imkanlarıyla savunmuştur. Türkiye ile Ermenistan ilişkilerinin normalleştirilmesi yönündeki çabalar bölgede barışın tesisi, çatışmaların yol açtığı ortak zararların giderilmesi yolundaki gayretlerdir. Bölgede güven ve istikrarın tesisini amaçlayan gayretlerdir. Bundan hiç kimsenin, en başta da Azeri kardeşlerimizin şüphesi olmaması gerekir."


Erdoğan KKTC seçimlerinden sonra Türk tarafının barışın tesisine dönük gayretlerinin, bu yeni dönemde de süreceğine, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın başlattığı görüşmelerin aynı esas üzerinden sürdürülerek tamamlanacağına inandıklarını belirtti.


-1 MAYIS-


Geçen yıl Emek ve Dayanışma günü olarak ilan ettikleri 1 Mayıs'ın aynı zamanda resmi tatil olmasını öngören yasanın yürürlüğe girdiğini hatırlatan Başbakan Erdoğan, "Başta işçi, memur ve emekçi kardeşlerim olmak üzere bütün milletimizin Emek ve Dayanışma Günü'nü kutluyorum" dedi. (ANKA)


(ORH/BÜN)

Kaynak: ANKA