Fenerbahçe Maçının Ardından
Aykut Kocaman, "Futbolun adaleti olsa, 3 puan Galatasaray'ın daha hakkıydı" dedi.
Fenerbahçe Teknik Direktörü Aykut Kocaman ise, ortaya konulan futbol olarak Galatasaray'ın kendilerinden daha üstün olduğunu vurgulayarak, "Futbolun adaleti olsa, iyi futbola puan verilse tabii Galatasaray'ın 3 puan daha hakkıydı, bunu da belirtmek gerekiyor" diye konuştu.
Ana düşüncelerinin hangi şartlarda olursa olsun galibiyeti çıkarmak olduğunu kaydeden Kocaman, "Büyük bir mücadele örneği veren ve maçı birkaç oyuncusuyla sakat tamamlamak zorunda kalan futbolcu arkadaşlarımı yürekten kutlamak istiyorum. Böyle bir galibiyete böyle bir ortamda ihtiyacımız vardı, Fenerbahçelilere armağan olsun" dedi.
Galatasaray karşısında kazanıp, grupta kalan maçları da alarak, şampiyonluk şansını ezeli rakipleri ile yapacakları son maça taşımak amacıyla mücadeleye çıktıklarını belirten Kocaman, "Galatasaray bu maçı kazanırsa büyük ölçüde üst taraf şekillenmiş olacaktı. Bizim açımızdan tam tersi bir durum vardı. Galatasaray için final, Fenerbahçe için sanki yarı final gibi görünen bir maçtı" şeklinde konuştu.
Aykut Kocaman konuşmalarını şöyle sürdürdü;
"Genel olarak düşüncelerimize uygun hareket ettik. Özellikle ilk yarım saat, ısrarla kendi oyun düşüncemizi rakibe kabul ettirebilmek yönünde geçti. İlk yarıda son 10-15 dakikada Galatasaray'ın oyun sertliği biraz daha artmaya başladı, kalemize fazla gelmeye başladılar. Açıklar vermeye başladık. İkinci yarıya başlarken rakibimizin özellikle ilk yarının sonlarında yaratacağı baskının artacağını tahmin ediyorduk, çıkış yollarımız belliydi ancak sıkıntılar yaşadık. Kendi planımıza sadık kalamadık. Bunu etkileyen en önemli faktör Alex ve Mehmet Topuz'un yaşadığı sakatlıklar ve oyunun yavaş yavaş dışına taşmaları oldu. Sanki bir Fırat Aydınus klasiği haline gelen Caner'e mutlaka ve mutlaka sarı kart gösterme hali, Caner'i de oyundan düşürdü. Top taşıyıcılarımız oyundan düşmeye başladı. Galatasaray takımı vites büyülttü. Seyircisinin de takımı itmesiyle üzerimizde baskı kurdu. Maçın eşitlik haline gelmemesi tamamen bizim adımıza futbol şansıydı. Bu anlarda gol yemememiz maça tutunmamızı sağladı.
Takımın iki yarıda ortaya koyduğu performansla ilgili soru üzerine Kocaman, "Birbirine yakın takımlarda böyledir. Alex'in sakatlanması, Mehmet Topuz'un ağrılarla devam etmek zorunda kalması, aynı zamanda Caner'in durumu, top taşıyıcılarımızın oyundan düşmesiydi. Hayret edilmesine hayret ediyorum. Biz nasıl oyuna hükmettiysek belli dönemde aynı şey Galatasaray için geçerlidir. Oyunda iki yüzlülük başka bir şey, iki yüzlülüğü ben sezon içinde çeşitli maçlarda tarif ettim. Böyle bir maç için bunu söylemek biraz insafsızlık olur" dedi.
Kocaman, yaşadığı gerginlik ve maçın 4. hakemiyle yaşadığı tartışmalarla ilgili soru üzerine, "Maçın psikolojisi tabi. Bizim için var olma maçıydı. Bu etkilemiş olabilir. Fırat Aydınus bu ülkenin önemli hakemlerinden bir tanesi. Ama iki maç oynadık burada. Bunları tekrar tekrar seyretmesi belki bundan sonraki maçlar için bizi sakinleştirecek ortamı sağlayabilir" diye konuştu.
Kocaman, futbolcuların maç sonunda saha ortasında sevinmesiyle ilgili soruya verdiği yanıtta, "Sevincimizi soyunma odasında paylaşmak daha doğrusuydu" ifadelerini kullandı.
Kocaman, bu konuyla ilgili soru üzerine şunları söyledi:
"Pitbull taklidi yapanlar oldu mu görmedim. Oyuncuların zıpladıklarını, eğlenmeye çalıştıklarını gördüm. Benim genel düşüncem sevincin içeride yaşanması makbul olandır. Çünkü Fenerbahçe Stadı'nda Galatasaraylılar'ın, Galatasaray'ın stadında Fenerbahçeliler'in kazandıktan sonra eğlenmesi aslında bize yapısal olarak ters gelen bir şey. Bu mantık burada da geçerli bizim sahamızda da geçerli. Benim için esas olan, çok değerli bir rakibi, çok güçlü bir rakibi yenmeyi başardık. Sevincimizi soyunma odasında paylaşmak daha doğrusuydu."
Sarı-lacivertli kaleci Volkan Demirel de, "Bugün iyi oynamadığımızı söyleyebilirim ama önemli olan iyi oynamak değil, 3 puandı. Şansa galip geldik demek istemiyorum ama dualarla, Allah'ın yardımıyla bugün kazandık" dedi.
Sezon başından Fenerbahçe'nin üzerine gelindiğini savunan Volkan, "Bir sürü yaşananalar oldu. Biz Süper Final'e başlamadan hedefimizi belirlemiştik. Fenerbahçe için de hedef hep şampiyonluktur. Bu sezon işin Süper Final'de biteceğini bildiğimiz için ona göre düşünüyoruz. Bugün iyi oynamadık ama galip geldik. Şimdi önümüzde 4 lig ve 2 kupa maçımız var. Bu zor dönemde iki kupayı da alıp müzemize götüreceğiz" diye konuştu.
Maçın sonunda galibiyet sevincini orta sahada kutlamalarının ortamı gerip germediği yönündeki bir soruya, "Adamlar berabere kalınca seviniyorlar, bırakın da biz galip gelince sevinelim" ifadelerini kullanan Volkan, sahada yaptıkları köpek yürüyüşünün, Felipe Melo'nun pitbull yürüyüşüne gönderme olup olmadığı konusunda ise, "Biz Mehmet Topuz'a aramızda 'Kangal' diyoruz. Bunu da herkes biliyor. Onun taklidini yaptık. Melo ile ilgisi yok. Büyütmeyin bu kadar" dedi.
Volkan ayrıca, kendisine kişisel olarak bir çok maçta tepki geldiği sorusuna ise, " Türkiye'de Fenerbahçe'yi sevmiyorlar. Fenerbahçeli Volkan olduğum için beni de sevmiyorlar. Başka takımda olsaydım sevilirdim" yanıtını verdi.
Fenerbahçe'ye Galatasaray karşısında galibiyeti getiren 2. golün sahibi olan Miroslav Stoch, aldıkları 3 puanın kendileri için büyük taşıdığını
kaydetti. "Bizim için çok önemli bir galibiyet ve 3 puan" diyen Stoch, "Allah'ın belki de bir lütufu benim için, galibiyeti getiren golü ben attım ve bu nedenle da ayıca mutluyum" dedi.
Maçın ilk yarısını 1-0 önde tamamladıklarını ve ikinci yarı bekledikleri gibi Galatasaray'ın üstlerine geldiğini aktaran Stoch, "Çok pozisyon buldular. Özellikle skorun 1-1 olmasının ardından önemli fırsatlar yakaladılar. Ancak benim attığım golle kazandık" ifadelerini kullandı.
Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim, Fenerbahçe'ye 2-1 yenildikleri maçın ardından düzenlenen basın toplantısında yaptığı açıklamada, "Futbolcularımı kutluyorum olağanüstü oynadılar. Tek eksikleri, çok yakın mesafeden topu içeri atamamaktı" dedi.
GALATASARAY CEPHESİ
Fatih Terim, şunları söyledi;
"3 puanı aldılar. Kendi oyuncularımı da kutluyorum, hiçbir zaman beraberlik düşünmeyip, oyunun her türlü altından kalkmaya çalıştılar, olağanüstü de oynadılar. Tek eksikleri çok yakın mesafeden topu içeri atamamaktı. Kaybettik diye böyle oynayan bir takıma kalkıp bir şey diyecek halim yok açıkçası. Son yıllardaki en tek taraflı derbi oldu herhalde, ikinci yarı için söylüyorum özellikle. O yüzden onlara da kızamıyorum, kime kızacağım kendime kızayım bari."
Puan farkının ikiye indiğini vurgulayan Terim, "Artık lig daha zevkli geçecek" dedi.
"Galatasaray böyle oynadıktan sonra bu top her zaman böyle girmemezlik yapmaz. Her zaman da böyle oyuncular ısrarla atmamazlık edemez" diyen Terim, şöyle devam etti:
"Bazen bizim oyuncular vursa gol olur, birisine de çarparak gol olabilir. Neticede Fenerbahçe ile oynuyorsunuz, kaç tane pozisyon bulacaksınız ki? Futbol, bunun için güzel bir oyun herhalde. İlk yarı sadece Necati'nin 3-4 tane pozisyonu var. Maçın ikinci yarısında yabancı biri gelse, oyuna baksa ve skoru böyle görse, herhalde en büyük sürprizi o yaşar."
Galatasaray'ın her takımı her yerde yenebileceğini dile getiren Terim, "Ne olacak Kadıköy'de gidip yenmez mi Galatasaray? Kadıköy'deki 2-2'lik maçı son dakikalarda farklı kazanabilirdik. Galatasaray yenemez mi? Galatasaray böyle oynarsa Türkiye'nin her yerinde kazanır. Daha çok maç var. Hem sadece Galatasaray, Fenerbahçe de yok. Beşiktaş ve Trabzonspor da var ve o maçların hiçbiri kolay değil. Hiçbirimiz için" şeklinde konuştu.
Fatih Terim, maçtan sonra Fenerbahçeli futbolcuların saha ortasında yaptıkları sevinçle ilgili bir soru üzerine, "Böyle durumlarda içeride sevinmekte yarar var" yorumunu yaptı.
Rakiplerini maçtan sonra soyunma odalarına kadar götürdüklerini ve tebrik ettiklerini anlatan Terim, "Tahrik etmemekte, düzgün davranmakta herkes için dikkatli davranmakta yarar var" dedi.
Terim, hakem Fırat Aydınus ile ilgili bir soru üzerine, yorum yapmayacağını ifade ederek, "Ben Cüneyt Çakır ve arkadaşlarına başarılar dileyeceğim, Barcelona- Chelsea maçı için. Fırat Aydınus, Hüseyin Göçek, Bülent Yıldırım'a da başarılar diliyorum. Önemli bir maç yönetecekler, Türk futbolunu en iyi şekilde temsil edecekler" demekle yetindi.
Fatih Terim, hayatı boyunca ne bahane gösterdiğini, ne de bahane kabul ettiğini belirterek, "Ne kendim gösterdim, ne de başkasının bahanesini kabul ettim. Futbol şansıymış, talihsizmişiz... Futbol şansı 15 pozisyondan birini atmamayı mı getiriyor? Bu pozisyonlarda kendimizi hiç mi eleştirmeyeceğiz? Onun yanından bile geçmiyorum. Atamazsanız, yiyeceksiniz, futbol şansı diye bir şeyi kabul etmiyorum. Bu yıllarca bizim ürettiğimiz savunma mekanizmalarımızdan birisi. Kaybettik, o kadar" şeklinde konuştu.
Seyirciye övgüler yağdıran Terim, "Maçın başından itibaren seyircimizin olağanüstü yaratıcı hazırlıkları, tezahüratları, takımlarının yanında olmaları, sahaya bir çöp dahi atmamaları, bir küfür dahi etmemeleri vardı ve teşekkürü hak ettiler. Onların hakkı bu oyun ama bu oyunun hakkı aynı zamanda galibiyet de olmalıydı. Bir ufak mesajım daha olacak, sadece bizim taraftarları tebrik ediyoruz. Gönlümüz istiyor ki her taraf olsun, sadece lafta da kalmasın eğer mümkünse" dedi.
Terim bir soru üzerine, Melo'nun moralinin bozuk olmadığını belirterek, "Şu bilinsin; Melo ile Riera'yı affetmedik biz, özürlerini kabul ettik. Bu çok farklı bir şey. Haşa Allah'a mahsus affetmek bize değil. Özrünü kabul etmek bizim işimiz, kimse karışamaz" ifadelerini kullandı.
Semih Kaya'nın gollerde tek başına suçlanamayacağını kaydeden Terim, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Gol bir hatalar zinciri, sonunda Semih'i gördüğünüz için hata onda diyebiliyorsunuz. O herkesten fazla mücadele ediyor. Gol öncesinde faul var mı yok mu bilmiyoruz. Zincir bu, tek başına bir olay değil. Ne birinci, ne ikinci gol. Ama Galatasaray futbol takımı, bugün hiçbir şekilde oyunu berabere götürme niyetinde olmamıştır, müthiş bir anlayışla hareket etmiştir. 60-70'den sonra 1-1 bitse herkes razı olurdu, ama Galatasaray hiçbir zaman bunu kabul etmedi. Bu yüzden de oyuncularımı kutluyorum. Bir forvet alıp, bir orta saha koyup oyunu başka yöne çekebilirdik. Akın üstüne akın, atak üstüne atak yaptık. Futbolda anormal enteresanlıklar olabiliyor. İkinciyi bulmak isterken biz yedik."
Sarı-kırmızılı futbolcu Ujfalusi de, 90 dakikaya bakıldığında maçı domine ettiklerini belirterek, "7-8 net pozisyona girdik. Futbolda şans faktörü önemli, bugün şans faktörü bizim yanımızda değildi. Şans yanımızda olsaydı çok farklı bir maç olabilirdi. 2 hata yaptık ve bunlardan gelen gollerle maç bu şekilde sonuçlandı" dedi.
Artık yapacak bir şeylerinin olmadığını kaydeden Ujfalusi, "Bu maçı bir kenara bırakmamız gerek, haftaya bir derbi maç bizi bekliyor. Ne olursa olsun, yenilmemize rağmen lider bir Galatasaray var. İyi hazırlanıp Trabzonspor maçına gideceğiz" şeklinde konuştu.
Galatasaray'ın Uruguaylı kalecisi Muslera ise, şampiyon olacaklarından en ufak şüphesinin olmadığını söyledi.
Oyunu domine ettiklerini ve birçok pozisyona girdiklerini anlatan Muslera, şöyle konuştu:
"Rakibimiz belki 3-4 pozisyona girdi ama sonuç böyle oldu. Şu anda üzülme zamanı değil. Güçlü olma, kafamızı kaldırıp kalan maçlara motive olma zamanı. Yapacak bir şey yok. Futbol bu, gol bazen giriyor, bazen girmiyor. Şans faktörü çok önemli. Bu yenilgiyi bir kenara bırakıp, aynı şekilde, aynı hırsla, aynı inançla, aynı amaçla devam edip Trabzonspor maçına çıkacağız. Şampiyon olacağımızdan en ufak bir şüphemiz yok."
GALATASARAY KULÜBÜ İKİNCİ BAŞKANI ALİ DÜRÜST: "OYUNUN GENELİNE BAKTIĞIMIZ ZAMAN BÜYÜK FARKLA ALMAMIZ GEREKEN BİR MAÇTI"
Galatasaray Kulübü İkinci Başkanı Ali Dürüst de, karşılaşmadan sonra basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
Dürüst, takımlarının 34 haftalık normal sezonu lider olarak tamamladığını belirterek, "Maçla ilgili fazla konuşulacak bir şey yok. Bir tek sonucu konuşmak lazım. Oyunun geneline baktığımız zaman büyük farkla almamız gereken bir maçtı, ama topun canı istemedi. Bu takımın kredisi vardır. 34 maçlık periyodu lider ve şampiyon olarak bitirdi. Bunlar kaza diye düşünüyoruz. Bizim amacımız, bir şampiyonluk daha icat etmezlerse, sonunda şampiyon olmak. Takımımıza güveniyoruz, onların kredisi var, kredisi bitmez. Bu krediyi hak ediyorlar. Bu maç geride kaldı, daha önümüzde maçlar var" dedi.
Dürüst, sarı-kırmızılı takımın üzerinde bir baskı olup olmadığına yönelik bir soru üzerine, "Telaş diye bir şey yok. 1-0 geriye düştükten sonra 10 tane pozisyon bulduk. Aşağı yukarı iki defa kalemize geldiler. Ancak futbol sonuç oyunu. 3 puan alındı. Bizim oyuncularımızın, takımızın kredisi vardır" şeklinde konuştu.
Ali Dürüst, Fenerbahçe ile aralarındaki puan farkının 2'ye inmesiyle ilgili olarak ise "Aradaki puan farkının önemli olmadığını baştan beri
söylüyorum. Önemli olan kazanmak, maçlarımızı almak. Şampiyonluk için kendi kararımızı kendimiz verecek durumdayız. Öyle bir avantajımız var, bunun sonuna kadar kullanacağız" ifadelerini kullandı.