İstanbul: İso 2006 Yılı Iı. Meslek Komiteleri Ortak Toplantısı

Son Güncelleme:

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kıbrıs konusunda gelinen noktada izolasyonlar kalkmadıkça havalimanları ve limanlarda asla bir adım atılmayacağını ve ek protokol konusunda da aynı tavrın sergileneceğini belirtti. Erdoğan, "Kıbrıs'ta Avrupa Birliği (AB) adım atmadıkça biz de atmayız, müzakereler durursa durur" dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kıbrıs konusunda gelinen noktada izolasyonlar kalkmadıkça havalimanları ve limanlarda asla bir adım atılmayacağını ve ek protokol konusunda da aynı tavrın sergileneceğini belirtti. Erdoğan, "Kıbrıs'ta Avrupa Birliği (AB) adım atmadıkça biz de atmayız, müzakereler durursa durur" dedi.


İstanbul Sanayi Odası (İSO) 2006 Yılı II. Meslek Komiteleri Ortak Toplantısı, Cevahir Kongre Merkezi'nde gerçekleştirildi. Toplantıda, Başbakan Erdoğan'ın yanı sıra, Devlet Bakanı Ali Babacan, Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım da hazır bulundu. "İstanbul Sanayi Forumu" başlığıyla gerçekleştirilen ve İSO Meslek Komiteleri ve Meclis üyelerinin katıldığı toplantıda, İstanbul Sanayi Odası'nda temsil edilen 15 imalat sanayi sektörü temsilcisi, sektörlerindeki sorunları ve çözüme yönelik görüşlerini dile getirdi. Burada bir konuşma yapan Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin son 3.5 yıl içinde gösterdiği yüksek performansla, içe dönük bir ekonomi olmaktan çıkarak, dünyanın başlıca aktörlerinden biri hale geldiğini söyledi. Erdoğan, "Dışa açılmadan, üretiminizi dış pazarlarda değere dönüştürmeden ekonominize küresel bir derinlik kazandırmak mümkün değildir. Gerçek kalkınmadan da o zaman söz edemezsiniz. Türkiye bugün pek çok ülkeyle ticari ilişkiler geliştiren, dünyanın dört bir yanına mal satan, uluslararası önemli projeleri hayata geçiren bir özel sektöre kavuşmuştur" şeklinde konuştu.


"DÜNYANIN HER YERİNDE TÜRK GİRİŞİMCİSİ VAR"


Dünyanın her yerinde Türk girişimcisine rastlamanın mümkün olduğunu belirten Başbakan Erdoğan, "Küresel sermayenin Türkiye'ye gelmesi ve burada yatırım yapması konusunda önemli mesafeler alınmıştır. 2003 yılında Doğrudan Yatırımlar Yasası'nı çıkararak, küresel yatırımcının önündeki engel kaldırıldı. Türkiye bu dinamik yapısıyla bugün başardıklarından çok daha ileri noktalara ulaşabilecek güce, potansiyele ve enerjiye fazlasıyla sahip. Dün bazılarına hayal gibi gelen hedefleri yakalayacağız. Dünyaya açılarak büyür ve gelişiriz. Bütün sektörlerimizle küresel rekabete açık olmaya mecburuz. Türkiye artık içine kapanarak, küçük düşünerek yoluna devam edemez. Hangi sektörde olursak olalım, çıtayı mümkün olan en yüksek noktaya koymak, zaman içinde onu da aşmaya çalışmak zorundayız. Bir yandan bilgi teknolojilerindeki yenilikleri izleyerek üretim kalitemizi artıracağız, diğer yandan da dünyanın her köşesinde yeni pazarlar arayarak, hep beraber bütün sektörlerimizle birlikte büyüyeceğiz" diye konuştu. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bütün sektörlerin küresel rekabete açık olmaya mecbur olduğunu söyledi. Büyüyen bir ülkenin, dünyadaki ekonomik dalgalanmalardan mutlaka rahatsız olacağını ifade eden Erdoğan, "Önemli olan bu etkilenmenin az olması. Son dönemde de yaşadığımız gibi küresel ekonomik dalgalanmalar bizi etkilemiştir. Dalgalanmalar sebebiyle olan etkilenmelerde birinci derecede gerek ABD'de, gerek Avrupa merkez bankalarının enflasyon endişesiyle faiz oranlarını yükseltmesi, Japonya Merkez Bankası'nın bu sinyali veriyor olması, ciddi manada dünya piyasalarını etkilemiştir. Dalgalanma sonucu, gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışı olmuştur" açıklamasında bulundu.


"TÜRKİYE BİR ÇOK ŞEYİ AŞMIŞTIR"


Türkiye'nin bir çok şeyi aştığını söyleyerek, ekonominin sağlamlığına dikkat çeken Başbakan Erdoğan, "Önemli olan bu tür dalgalanmalar sırasında ekonominin sağlam kalmasıdır. Geçmişte önemli krizlere sebep olan bu tür dalgalanmalar, bugün Türkiye ekonomisinin istikrarını sarsamıyor. Artık ekonomimizin kırılganlığı oldukça azalmış, dayanıklılığı ise artmıştır. Bu büyüklükteki bir ekonominin konjektürel gelişmelerle baş edebilecek tecrübe ve birikime sahip olması gerekiyor. Panikleme, bu tür durumlarda en önemli aleyhte bir pozisyondur. Bu tür pozisyonlara girmenin hiç bir anlamı yok" dedi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Güven ve istikrar en önemli sermayemiz ve kazanımımızdır. İstikrarlı olduğumuz için küresel sermaye Türkiye'de yer almaya çalışıyor. Girişimcinin önündeki bürokratik engelleri kaldırmak için yasa çıkarıyoruz" ifadesini kullandı.


22 Üniversitede teknoloji geliştirme birimleri kurulduğunu belirten Erdoğan, Türkiye'de bu tür gelişmelerin hız kazanması gerektiğini ifade etti. AB sürecinde İSO'nun büyük desteği olduğunu belirten Erdoğan, "Müzakere pozisyon belgemiz için arkadaşlarımız yuvarlak masa toplantıları yapıyor. İSO bütün bu çalışmalara katıldı. Türkiye şu anda bir taraftan tarama sürecini yürütürken, bir taraftan bilim araştırmada çalışmalarını sürdürüyor" diye konuştu.


"İZOLASYONLAR KALKMADIKÇA..."


Erdoğan, yaşanan süreçte hükümete yönelik eleştirilere dikkat çekerek, şunları söyledi:


"Sağır duymaz uydurur kabilinden, 'bunlar Kıbrıs'ta limanları verecek, havalimanlarını açacak' gibi çirkin bir muhalefet içine girmek çok fd konusunda önemli mesafeler alınmıştyanlış. Biz bunları aştık. Biz bu konuda kararımızı açıkladık. Bu iktidarı tanıyanlar çok iyi tanıdı. Biz herkese bu noktada şunu söyledik; 'KKTC'ye karşı uygulanan izolasyonlar kalkmadığı sürece bizden ne ek protokol, ne de limanlar konusunda bir şey beklemeyin.' Biz garantör ülke olarak Kıbrıs'ta yapmamız gerekenleri yaptık. Bizden Annan Planı'na destek istediniz, biz bu desteği verdik. Kuzey Kıbrıs da Annan Planı'na 'evet' dedi. Siz Annan Planı'na 'hayır' diyeni ödüllendirdiniz, 'evet' diyeni cezalandırdınız. Biz bu adalet anlayışınıza karşıyız. Bunu hepsine tek tek söyledik. Kıbrıs konusunda gelinen noktada izolasyonlar kalkmadıkça asla havalimanları ve limanlarda bir adım atılmayacak, ek protokol konusunda da aynı şekilde. Kıbrıs'ta AB adım atmadıkça biz de atmayız, müzakereler durursa durur. Bize karşı olumlu yaklaşana biz de olumlu yaklaşacağız. Biz muhataplarımızla hep 'kazan kazan' esasına göre hareket ederiz. Biz kaybedeceğiz, karşıdaki kazanacak, yok öyle bir şey. Biz öyle bir medeniyetten geliyoruz ki, bu medeniyette asla ezmek yok, adalet var."


"ÜLKEMİZİN GELECEĞİNİ KURBAN ETMEK İSTEMİYORUZ"


OECD ile ilgili yapılan açıklamalara değinen Erdoğan, "OECD'nin her yıl yayınladığı istihdama bakış raporuna göre, Türkiye şu anda 30 OECD ülkesi arasında vergi artı prim iş gücü maliyeti arasında yüzde 42.7 ile ağırlık sıralamasında 12. sırada. İş gücü maliyeti açısından da yaklaşık olarak 20 bin dolarla 21. sırada. Son 2 yıldır primlerle ilgili doğrudan ve dolaylı indirimler yapıldı. Bizim siyaseti ekonominin önüne geçirmek diye bir anlayışımız, böyle bir mücadelemiz yok. Siyaset düzenler, siyaset denetler ve ekonomi ise siyasetin sağlıklı bir ortamını hazırlamada en önemli enstrümandır. Gündemi olmayanlar, gündem oluşturuyorlar" ifadelerini kullandı.


Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin gerginliklere girmesini asla istemediğini ifade ederek, "Kavram kargaşası içerisinde ülkemizin geleceğini kurban etmek istemiyoruz. Avustralya'ya gittim eleştirdiler. Böyle bir mantık olur mu? Avustralya'da 200 bine yakın vatandaşımız var, orada yaşam mücadelesi veriyorlar. Siz onlara sahip olacaksınız ki, onlar orada bir elçi şuuruna ulaşsın. Yunanistan'ın Avustralya Federal Parlamentosu'nda milletvekilleri, bakanları var ama bizden kimse yok. Yeni yeni orada belediye başkanları kazanmaya başlamışız. Bunları teşvik edip, desteklememiz lazım" dedi.

Kaynak: İHA