KKTC Dışişleri Bakanı Özgürgün, Kütahya'da Açıklaması
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün, "İki halkın siyasi eşitliliği, iki kurucu devletin eşit statüsü, sulandırılmamış iki kesimlilik, Türkiye'nin etkin ve fiili garantisi ve Kıbrıs Cumhuriyeti'nin devamı"...
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün, "İki halkın siyasi eşitliliği, iki kurucu devletin eşit statüsü, sulandırılmamış iki kesimlilik, Türkiye'nin etkin ve fiili garantisi ve Kıbrıs Cumhuriyeti'nin devamı olmayacak yeni bir devlet... Bu beş başlık olmazsa, Kıbrıs konusunda tek adım atmayacağız" dedi.
Özgürgün, Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinde verdiği "KKTC ile İlgili Son Gelişmeler" konulu konferansta, 1990 yılında, yasal olmayan bir cumhuriyet olan Güney Kıbrıs Rum Kesimi'nin Avrupa Birliği'ne (AB) üyelik başvurusunun kabul edilmemesi gerektiğini AB yöneticilerine ifade ettiklerini hatırlattı.
Bundan 50 yıl önce imzalanan ve hala yürürlükte olan garanti anlaşmasında,
"Kıbrıs Cumhuriyeti, tümüyle veya bir bölümüyle herhangi bir devletle hiçbir şekilde siyasi ve ekonomik bütünleşmeye giremeyeceğini taahhüt eder" denildiğini belirten Özgürgün, Türkiye ve Yunanistan'ın izni olmadan hiçbir uluslararası kuruma üye olunamayacağını bildirdi.
Özgürgün, AB'nin buna rağmen Rumlar'ın başvurusunu kabul ettiğini ve onları tek muhatap kabul ettiğini dile getirerek, şöyle devam etti:
" Helsinki'de 1999 yılında yapılan AB zirvesinde, bir anlaşma olmasa da Rum Kesimi'nin üyeliğe alınacağı ifade edilmişti. Buna da itiraz ettik. Dönemin Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Kofi Annan, olayın çözülmesi ve iki tarafın AB'ye girebilmesi için plan ortaya atıyor. 2002'de bu plan taraflara iletiliyor. Uzun bir tartışma sürecinden sonra yapılan referandumda bu plan, Türk tarafının yüzde 64 'evet'ine rağmen Güney'de yüzde 76 ile reddediliyor. Planla kendilerine verilen hiçbir şeyi kabul etmeyip daha fazlasını istediler."
- "TSK olmadan Kıbrıs'ta barış olamayacağı görüldü"-
Bugün dünyayı, İkinci Dünya Savaşı'nı kazanan ve BM'de daimi üye olan İngiltere, Fransa, Rusya, ABD ve Çin'in yönlendirdiğini anlatan Özgürgün, onlardan birinin "hayır" dediği hiçbir şeyin BM'de kabul görmediğini söyledi.
Özgürgün, Kıbrıslı Türkler'in ambargolar yüzünden hayatlarını sorunlarla sürdürdüğüne işaret ederek, bazı Avrupalı devletlerin yanı sıra Çin'in de bu ambargoya katıksız destek verdiğini savundu.
Güney Kıbrıs Rum Kesimi'nin, Annan Planı'nı reddetmesine rağmen AB'ye üye yapıldığını ve 1 Temmuz'da Dönem Başkanlığını devralacağını anımsatan Özgürgün, KKTC'ye Avrupa Komisyonu Parlamenterler Meclisi'nde (AKPM) iki üye bulundurma ve İslam İşbirliği Teşkilatı'na üye olma hakları tanınarak, Türk tarafına iki küçük adım atıldığını ifade etti.
AB'nin, üyelik için Kıbrıs konusunu Türkiye'nin önüne engel olarak koyduğunu, ancak Ada'ya barışı Türkiye'nin getirdiğini bildiren Özgürgün,
"Türkiye'nin garantisi bizim için hayati önem taşıyor. Türk Silahlı Kuvvetleri
(TSK) olmadan Kıbrıs'ta barış olamayacağı görüldü" diye konuştu.
-"1974 öncesinde yaşananların tekrarlanmasını istemiyoruz"-
Özgürgün, Türkiye Cumhuriyeti'nin, "anlaşma olsun, ben çekileyim" yönündeki tavrına rağmen Rumlar'ın anlaşmayı istemeyip, bütün anlaşmaları reddeden tutum içinde olduğunu belirtti.
Rum yetkililerin, garanti sisteminin demode olduğunu öne sürdüğüne dikkati çeken Özgürgün, şunları kaydetti:
"1974 öncesinde yaşananların tekrarlanmasını istemiyoruz. Belirli başlıklardaki yakınlaşmaların, Türk tarafı olumlu ve uygun adımlar attığı için olduğunu görüyoruz. Yani toprak ve mülkiyet konuları, iki kesimliliği bozmayacak şekilde olacaktır. Kesin olarak bunun altını çiziyoruz. Mülkiyet konusunda tazminat, takas ve iade sistemini içeren bir garanti ortaya koyuyoruz ve
'adaletli bir sistem oluşturulsun' diyoruz. Varılacak anlaşmanın bütününün uluslararası mahkemelerde sorgulanmasını engelleyecek birincil hukuku şart koşuyoruz. Bundan sonra vazgeçilmez beş kırmızı çizgimiz var. Bunlar bir santimetre bile oynamayacağımız konulardır. İki halkın siyasi eşitliliği, iki kurucu devletin eşit statüsü, sulandırılmamış iki kesimlilik, Türkiye'nin etkin ve fiili garantisi ve Kıbrıs Cumhuriyeti'nin devamı olmayacak yeni bir devlet... Bu beş başlık olmazsa, Kıbrıs konusunda tek adım atmayacağız."
Özgürgün, iki taraf arasındaki müzakerelerin bitmesi ve Kıbrıs konusunun gündemden düşmesi gerektiğini de belirterek, BM Genel Sekreteri Ban Ki-Mun'un da bu görüşü desteklediğini sözlerine ekledi.
Daha sonra, DPÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Karaaslan, üniversitenin kuruluşunun 20. yıldönümü etkinlikleri kapsamında konferans veren Özgürgün'e teşekkür ederek,
üzerinde DPÜ amblemi bulunan çini tabak hediye etti.
- KÜTAHYA