Kürtçe Savunmaya 3. Ret
Diyarbakır'da KCK/TM Davasına Bugünde Devam Edildi.
Terör örgütü PKK'nın şehir yapılanması olduğu iddia edilen ''Kürdistan Topluluklar Birliği/ Türkiye Meclisi (KCK/TM)'' ile ilgili davaya devam edildi.
Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın 10. duruşmasına 97'si tutuklu 7'si tutuksuz 104 sanık katıldı.
Mahkeme Başkanı Menderes Yılmaz, iddianame özetinin okunmasının tamamlandığını, sanıklara yüklenen suçların anlatıldığını belirtti.
Söz alan sanık avukatlarından Metin İriz, yargılamanın başladığı ilk duruşmada, sanıkların Kürtçe savunma talebinin mahkemece, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesi ile Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (CMK) 202. maddesi gerekçe gösterilerek reddedildiğini hatırlattı.
İriz, CMK'nın ''uzmanından mütalaa isteme hakkını düzenleyen'' 67/6. maddesine göre Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Baskın Oran'dan mahkemeye sunulmak üzere bilimsel bir rapor hazırlamasını istediklerini, duruşmada hazır bulunan Prof. Dr. Oran'ın anadilde savunmaya ilişkin hazırladığı mütalaasını okumasını mahkemeden talep etti.
İddia makamı, sanıkların Kürtçe savunma talebinin mahkemece daha önceki duruşmalarda reddedildiğini hatırlatarak, söz konusu talebin reddine karar verilmesini talep etti.
Bunun üzerine mahkeme heyeti kısa bir ara verdi. Aranın ardından Mahkeme Başkanı Yılmaz, bilirkişinin mahkemenin gerek görmesi halinde dinlenebileceğini belirterek, ''CMK'nın 63/1. maddesinde yer alan 'hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözülmesi olanaklı konularda bilirkişi dinlenemez' hükmü gereği, talebin reddine oy birliğiyle karar verilmiştir'' dedi.
-AVUKATLAR 3 KEZ TALEP ETTİ, MAHKEME 3 KEZ REDDETTİ-
Sanık avukatlarından Meral Danış Beştaş, ret gerekçesinin sanıkların kimlik tespiti esnasındaki taleplerine ilişkin olduğunu, o kararın savunma için geçerli olmadığını savundu.
Söz konusu kararın Yargıtay kararlarıyla çelişmemesi için Prof. Dr. Baskın Oran'ın bilirkişi olarak dinlenmesi gerektiğini ifade eden Beştaş, şöyle dedi:
''CMK'nın 178/1. maddesinde 'mahkeme başkanı veya hakim, sanığın veya katılanın gösterdiği tanık veya uzman kişinin çağrılması hakkındaki dilekçeyi reddettiğinde, sanık veya katılan o kişileri mahkemeye getirebilir. Bu kişiler duruşmada dinlenir' hükmü emredici bir husus içermektedir. Mahkemenin, bilirkişiyi dinlemesi gerekir. Bu nedenle ısrar ediyoruz. Bilirkişinin sadece fotoğraf, görüntü teşhisi gibi uzmanlık gerektirmeyen konularda değil, bunun gibi özel duruşmalarda da kullanılması gerekiyor.''
Mahkeme heyeti, avukatların ikinci talebini değerlendirmek üzere yeniden bir ara verdi. Aranın ardından Mahkeme Başkanı Yılmaz, CMK'nın 178/1. maddesinin emredici bir hüküm olduğu hususunda şüphe bulunmadığını, ancak CMK'nın 63/1. maddesinde yer alan 'hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözülmesi olanaklı konularda bilirkişi dinlenemez' hükmünün de aynı özelliği taşıdığını belirterek, talebin yeniden reddine karar verdi.
Sanık avukatlarının ısrarlı talebi üzerine heyet üyeleriyle yeniden görüşen mahkeme başkanı, aynı gerekçeyle talebi yine reddetti.
-AVUKATLARDAN KARARA TEPKİ-
Duruşmada söz alan sanık avukatlarından Fethi Gümüş, mahkemenin söz konusu ret kararının 'bozma ve temyiz' sebebi olduğunu söyledi.
Avukat Sabahattin Korkmaz da bir süre önce aynı mahkemede kendisinin de yargılandığını hatırlatarak, ''Ben Kürtçe savunma yapmak istedim. Mahkeme bana üniversiteden tercüman atadı. HAK-PAR'ın kurucusu Abdulmelik Fırat ve arkadaşları Ankara'da yargılanırken onlara da tercüman atandı. Mahkemenin şu anda verdiği karar adil yargılama ihlalidir. Bu hakkın sanıklara tanınmaması durumunda sorunlar yaşanacaktır. Bu hususun daha fazla krize dönüşmemesini talep ediyoruz. Mahkeme, Türkiye'nin demokratikleşmesine kat