MHP TBMM Grup Toplantısı
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Biz hiçbir zaman hükümete 'Ne işin var Filistin'de' veya 'Ne arıyorsun Ortadoğu'da' demedik ve demeyi de aklımızdan geçirmedik."
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Biz hiçbir zaman hükümete 'Ne işin var Filistin'de' veya 'Ne arıyorsun Ortadoğu'da' demedik ve demeyi de aklımızdan geçirmedik. Bizim hükümete yaptığımız eleştirilerimizin temelinde, inandırıcılığını kaybetmesi, üstesinden gelemeyeceği vaatler vermesi ve büyük beklenti oluşturarak sonradan fos çıkması yer almaktadır" dedi.
Bahçeli, parti grubunda yaptığı konuşmada gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye'nin de içinde bulunduğu coğrafyada tansiyonun sürekli yükseldiğini vurgulayan Bahçeli, İran, Irak, Suriye, Filistin, Lübnan ve İsrail'i kapsamına alan sürtüşme ve gerilimlere dikkati çekti.
İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırısında 161 kişinin hayatını kaybederken, bin 250'ye yakın kişinin de yaralandığını belirten Bahçeli, "İsrail gaddarlığı, İsrail vicdansızlığı Gazze'ye füze olarak düşmüş ve bu mazlum kentte adeta can pazarı yaşanmıştır" dedi.
Parti olarak, Filistin'i her zaman yakından izlediklerini, haklı davasını yürekten savunduklarını ifade eden Bahçeli, "Başbakan Erdoğan gibi Filistin'i siyasetimize malzeme yapmadık, hayal tacirliği ve umut simsarlığı yaparak altından kalkamayacağımız sözlere itibar etmedik" diye konuştu.
Osmanlı Devleti'nin gerilemesi ile bölgede ortaya çıkan boşluğun bir türlü doldurulamadığını vurgulayan Bahçeli, "Filistin mahzun, Gazze öksüz, Ramallah solgun kalmıştır" ifadesini kullandı.
-Kontrolden çıkan sözler-
Bahçeli, "Biz hiçbir zaman hükümete 'Ne işin var Filistin'de' veya 'Ne arıyorsun Ortadoğu'da' demedik ve demeyi de aklımızdan geçirmedik. Bizim hükümete yaptığımız eleştirilerimizin temelinde, inandırıcılığını kaybetmesi, üstesinden gelemeyeceği vaatler vermesi ve büyük beklenti oluşturarak sonradan fos çıkması yer almaktadır" dedi.
Başbakan Erdoğan'ın "kontrolden çıkan sözlerinin" her defasında yalnızca kendisini mahcup ettiğini, Türkiye'nin itibarını ve saygınlığını da açığa düşürdüğünü ileri süren Bahçeli, "Her yönüyle gün yüzüne çıkmıştır ki, Filistin meselesi havanda su dövmelerle çözülemeyecek, esip gürlemelerle bitirilemeyecektir. Üstelik kuru sıkı tehditlerle İsrail düşmanlığında sınır tanımamak, ister Gazze isterse de Filistin'in tümü olsun bir işe yaramayacaktır. Başbakan Erdoğan'ın, bu zamana kadar Filistin üzerinden yürüttüğü istismar politikaları, temelsiz atışları, yersiz rest çekmeleri hiçbir işe yaramamış, İsrail saldırılarını caydıramamıştır" diye konuştu.
Bahçeli, Türkiye'nin uluslararası toplum nezdinde küme düşmek üzere olduğunu vurguladı.
-"Çelik çomak oynarken"-
MHP Genel Başkanı Bahçeli, Başbakan Erdoğan'ın kendisine yönelik "İslam Dünyası'yla zerre kadar ilişkisi olmayan Genel Başkan" sözlerine değinerek "Sen Kasımpaşa'da mahalle aralarında çelik çomak oynarken, bu aziz davanın mensupları Türk-İslam dünyasının derdiyle dertlendi, oraların esintiyle huzur buldu" dedi.
Bahçeli, şöyle konuştu:
"Senin İslam dünyasıyla kurduğun ilişkinin ana fikri, gizlemeye çalışsan da BOP'a aittir. Aldığın görevi, verilen ev ödevlerini harfiyen yapmak için harcırahlı seyahatlerine 10 yıldır telaş ve hevesle kendini adamış durumdasın.
Hamd olsun, bize kimse görev veremeyeceği gibi, kimseden talimat alacak kadar benliğimizi ve kimliğimizi kaybetmedik. ve Türk-İslam ülkelerine yabancıların iteklemesiyle, teşvik ve tıpışlamasıyla girecek kadar da insafımızı ve haysiyetimizi iki paralık etmedik.
Sen Kasımpaşa'da mahalle aralarında çelik çomak oynarken, bu aziz davanın mensupları Türk-İslam dünyasının derdiyle dertlendi, oraların esintiyle huzur buldu."
-"Füze savunması İsrail için mi-"-
Son günlerde Türkiye'nin NATO'dan talep ettiği füzelerin "haddinden fazla" gündemi işgal ettiğini belirten Bahçeli, bu konuda TBMM'ye mutlaka bilgi verilmesi ve güvenlikle ilgili öngörülerdeki sapmaların kaynaklarının açıklanmasını istedi.
Bahçeli, şunları söyledi:
"Şüphesiz milletimizin güvenliği ve esenliği için gerekli görülen her önlem gecikmeye ve savsaklamaya meydan bırakmadan hayata geçirilmelidir. Sınırında bulunduğumuz Ortadoğu'nun belirsiz ve kaotik tablosuna karşı tedbir geliştirmek, muhtemel tehlikelere karşı kesin ve kararlı adımlar atmak mutlak anlamda zarurettir.
Ancak merakımız, yaklaşık iki haftalık süre içinde ne değişmiştir de, Başbakan Erdoğan aniden Patriot füzeleri için NATO'ya müracaat etmiştir- Suriye'deki füze rampaları Türkiye'yi mi çevrilmiştir- Cumhurbaşkanı Sayın Gül'ün füzelerle ilgili endişesi haklı mı çıkmıştır- Ülkemiz kimyasal başlıklı füzelerin hedefinde midir- Bizi fazlaca düşündüren kuşku, Suriye'nin yanında, Patriot füzelerinin İsrail'in savunması ve perdelenmesi amacıyla alınıp alınmadığı hususudur."
- "Kerkük ağlarsa Türklük ağlar"-
Devlet Bahçeli, Irak Merkezi Yönetimi ile peşmerge yönetimi arasında tırmanan gerginliğin savaş sınırına yaklaşmasını tasvip etmediğini bildirdi.
AK Parti Hükümeti'nin, "Maliki yönetimiyle sürtüşmesinin" Türkiye'nin güvenliği ve istikrarı açısından telafisi zor olacak handikaplara yol açabileceğini dile getiren Bahçeli, sözlerini şöyle tamamladı:
"Bizim için Irak'ın toprak bütünlüğü mutlaka korunmalı ve savunulmalıdır. Peşmerge ile Merkezi Yönetim'in Kerkük üzerinde paylaşım kavgası vermesi, aralarındaki hizbin yükselmesi Türkmen kardeşlerimizin varlığı ve birliği açısından sıkıntı ve endişe vericidir.
Kerkük'teki Türkmen kardeşlerimizin malına, canına ve dokunulmaz haklarına zarar verebilecek her adım bizim nefret ve tepkimizle tanışacaktır. Gazze'ye gösterdiği ilginin yarısını Kerkük'e çevirmesini beklediğimiz hükümet, Türkmen kardeşlerimizi kaderine ve yalnızlığa terk etmemeli ve Türkmen illerinin sorunlarını her platformda gündeme taşımalıdır.
AKP Hükümeti, Irak politikasını gözden geçirerek Barzani üzerinden yürüttüğü diyalog ve temas sürecini yeniden yorumlamalı, Irak Türkmen'lerinin haklarına zarar verilmesine engel olmalıdır. Gazze ve Suriye hususunda Birleşmiş Milletler'e atıp tutan Başbakan, yüreği yetiyorsa, samimiyeti varsa, insafı kaldıysa Kerkük ve Irak Türkmen'leri için de aynı duyarlılığı sergilemeli, aynı çabayı göstermelidir.
Gazze'de ağlayanlar umarım Kerkük'ü gülerek seyretmeyeceklerdir. Çünkü Kerkük ağlarsa Türklük ağlar, Türkiye ağıt yakar, Türk coğrafyasının ahı arşa varır. Milletimizin de buna dayanması ve katlanması hiçbir şart altında söz konusu olmayacaktır. Kerkük gözbebeğimiz, umudumuz, hasretimiz, gönlümüzdeki çolpandır, hep de böyle kalacaktır."
(Bitti)
Muhabir: Cüneyt Ateş
Yayıncı: Sefa Salantur - TBMM