"Millete Hizmet Yolunda"
Başbakan Erdoğan: (2) "Asıl meydan sandık meydanıdır. Asıl manşet, sandıktan çıkan manşettir. Meydan yoluyla, medya yoluyla, sivil toplum örgütleri yoluyla herkes görüşünü, eleştirisini dile getirir. Ama bunlar, sandık sonuçlarını çiğneyemez, sandık sonuçlarını yok sayamaz. Aksi takdirde, azınlık, çoğunluğa hükmeder hale gelir, bu zulüm olur, bu adaletsizlik olur" "Türkiye, on yıllar boyunca maalesef azınlığın çoğunluğa hükmettiği bir idare anlayışıyla yönetildi. Milletin değil, seçkinlerin kararı öne çıktı. Milletin değil, sermayenin, medyanın, imtiyazlı kesimlerin tercihleri öne çıktı. Hukuk, millet adına değil, seçkinler adına karar verir bir işleyiş sergiledi" "Türkiye ekonomisi, içeriden ve dışarıdan yapılan her saldırıya rağmen emin adımlarla geleceğe ilerlemeye devam ediyor. Dış politikamız, itibarlı ve aktif şekilde dünyada gıpta ile izleniyor. İçeride kardeşliğimiz güç kazanıyor, dayanışmamız pekişiyor. Bu süreci aynı şekilde sürdürecek, Türkiye’yi daha da büyütecek, inşallah çok daha demokratik, çok daha huzurlu, çok daha güçlü bir konuma ulaştıracağız" (Bu haber saat 20.30’a kadar ambargoludur)
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Asıl meydan, sandık meydanıdır. Asıl manşet, sandıktan çıkan manşettir. Meydan yoluyla, medya yoluyla, sivil toplum örgütleri yoluyla herkes görüşünü, eleştirisini dile getirir. Ama bunlar, sandık sonuçlarını çiğneyemez, sandık sonuçlarını yok sayamaz. Aksi takdirde, azınlık, çoğunluğa hükmeder hale gelir, bu zulüm olur, bu adaletsizlik olur" dedi.
Başbakan Erdoğan, televizyonlarda yayınlanan "Millete Hizmet Yolunda" konuşmasında, gündemdeki konularla ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Erdoğan, 76 milyon vatandaşın her birinin Türkiye'nin sahibi olduğunu vurgulayarak, "Bu ülkede söz sahibi olan, karar ve yetki sahibi olan, 76 milyonun her bir ferdidir; yani sizsiniz. Siz, tercihinizi sandıkta yapar, temsilcilerinizi ve hükümetinizi belirler, seçtikleriniz yoluyla karar ve yetkinizi kullanırsınız. Dört sene geçtikten sonra, yeniden sandığa gider, temsilcilerinizi ve hükümetinizi hesaba çeker, takdir ya da eleştirinizi sandıkta ifade edersiniz" dedi.
Meydanların, medyanın, sivil toplum örgütlerinin demokrasilerde önemli olduğuna işaret eden Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ancak bu unsurlar, tek başlarına karar mercii değildir. Asıl meydan, sandık meydanıdır. Asıl manşet, sandıktan çıkan manşettir. Meydan yoluyla, medya yoluyla, sivil toplum örgütleri yoluyla herkes görüşünü, eleştirisini dile getirir. Ama bunlar, sandık sonuçlarını çiğneyemez, sandık sonuçlarını yok sayamaz. Aksi takdirde, azınlık, çoğunluğa hükmeder hale gelir, bu zulüm olur, bu adaletsizlik olur. Biz, çoğunluğun azınlığa hükmetmesine ne kadar karşıysak, azınlığın çoğunluğu tahakküm altına almasına da o kadar karşıyız. Türkiye, on yıllar boyunca maalesef azınlığın çoğunluğa hükmettiği bir idare anlayışıyla yönetildi. Milletin değil, seçkinlerin kararı öne çıktı. Milletin değil, sermayenin, medyanın, imtiyazlı kesimlerin tercihleri öne çıktı. Hukuk, millet adına değil, seçkinler adına karar verir bir işleyiş sergiledi.
10,5 yıl boyunca, işte bu yanlışları düzelterek, yetkiyi asıl sahibine, millete vererek, milli iradeyi güçlendirerek, imtiyazlara son vererek, çetelerle, mafyayla mücadele ederek bugünlere ulaştık. Yasakları kaldıran, kısıtlamaları sona erdiren, özgürlüklerin önünü açan biz olduk. Demokrasiyi güçlendiren, ileri standartlara ulaştıran biz olduk. Türkiye'yi ekonomide büyütürken, dış politikada itibarlı konuma yükseltirken, demokrasiyi de cesaretle savunan, milli iradeyi cesaretle koruyan biz olduk. Yarınlarımıza bırakacağımız en güzel miraslardan biri de güçlü demokrasi, güçlü milli irade olacaktır."
-"Türkiye'yi büyütmekten, Türkiye'yi yüceltmekten başka gaye taşımıyoruz"
Başbakan Erdoğan, yarın hayatta, bulundukları makamlarda olmayacaklarını, ancak genç nesillerin, çocuklarının, torunlarının sahip oldukları şartları daha ileriye taşımak arzusunda bulunduklarını anlatarak, "Biz sadece bunun için çalışıyoruz. Türkiye'yi büyütmekten, Türkiye'yi yüceltmekten başka gaye taşımıyoruz. 76 milyona aynı nazarla bakıyor, 76 milyonu bir, beraber ve kardeş görüyor, hep birlikte geleceğe ilerliyoruz. Sorunlarımızı çözerek, kardeşliğimizi daha da güçlendirerek, birbirimize saygı içinde, hoşgörü içinde, birbirimizin hukukuna riayet ederek geleceğe ilerlemeye devam edeceğiz" diye konuştu.
Farklılıkları zenginlik olarak görecek, farklılıklara değil, ortak değerlere vurgu yapacak, istikbali de ortak değerler üzerinde inşa edeceklerini vurgulayan Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:
"Hiç kimsenin dışlanmadığı, kimsenin ötelenmediği, kimsenin kendisini ikinci sınıf vatandaş hissetmediği; yaşam tarzlarına saygı gösterilen, fikirlere, inançlara, milli ve manevi değerlerimize hoşgörü gösterilen bir Türkiye'yi hep birlikte inşa ediyoruz; bunu kararlılıkla sürdüreceğiz. Kimin ne meselesi varsa, bunu şiddet yoluyla, silahlarla değil, siyaset yoluyla, demokrasi ve hukuk içerisinde dile getirecek. Şiddet ve silah, sokaklarda şiddet içerikli gösteri yapmak, demokrasi ve hukuku çiğnemek olduğu kadar, tercihlere, yaşam tarzlarına, huzura ve barışa yönelik de bir saldırıdır. Şiddete başvurmadan, hukuktan ayrılmadan, demokrasiye, tercihlere, başkalarının hak ve özgürlüklerine riayet ederek, yani konuşarak, anlaşarak, uzlaşarak her meselemizi çözeceğiz.
Türkiye, istikrarlı şekilde büyümeye devam ediyor. Türkiye ekonomisi, içeriden ve dışarıdan yapılan her saldırıya rağmen emin adımlarla geleceğe ilerlemeye devam ediyor. Dış politikamız, itibarlı ve aktif şekilde dünyada gıpta ile izleniyor. İçeride kardeşliğimiz güç kazanıyor, dayanışmamız pekişiyor. Bu süreci aynı şekilde sürdürecek, Türkiye'yi daha da büyütecek, inşallah çok daha demokratik, çok daha huzurlu, çok daha güçlü bir konuma ulaştıracağız. Tarihte nasıl yaptıysak, bugün de yapacağız, gelecekte de yapacağız, inşallah bütün hedeflerimizi başaracağız."
-Temmuz ayında açılışı gerçekleşen yatırımlar
Başbakan Erdoğan, tüm olumsuzluklara, engellemelere rağmen Türkiye'ye ve millete parlak bir gelecek inşa etmek, çocuklara müreffeh, saygın bir ülke sunmak için var güçleriyle çalıştıklarını belirterek, Hükümet olarak, Temmuz ayı içinde çok önemli çalışmalar gerçekleştirdiklerini, bu kapsamda çeşitli illerde çok önemli toplu açılışlar gerçekleştirdiklerini anlattı. Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:
"İlk olarak 7 Temmuz'da İstanbul'da, İstanbul'un ulaşımı için çok değerli bir yatırımı hizmete aldık. Toplu taşımacılıkta yeni bir adım daha attık ve Otogar – Bağcılar - Mahmutbey – Olimpiyatköy – Başakşehir arasında işleyecek olan metro hattının resmi açılışını gerçekleştirdik. Yaklaşık 3 milyar, eski rakamla 3 katrilyon liraya mal olan bu açılışla birlikte, İstanbul, dile kolay, tam 22 kilometrelik yeni bir metro hattına daha kavuşmuş oldu. Bu hat ile İstanbul'da, buraya lütfen dikkat ediniz, metro hatları uzunluğu tam 124 kilometreye ulaştı. 2004 yılında İstanbul'daki metro hattı uzunluğu 45 kilometre idi. 9 yılda bu hatlara 79 kilometre yeni hat ekledik ve toplam hat uzunluğunu 124 kilometreye çıkardık. Şu anda inşaatı devam eden, ihalesi yapılan, proje aşamasında olan hatlar da bittiğinde, İstanbul'da toplam metro uzunluğumuz 708 kilometreye ulaşmış olacak. Bu vesileyle, buradan, bir kez daha yeni metro hattımızın, bu büyük hizmetin, bu büyük yatırımın İstanbul'a, İstanbullulara tekrar hayırlı olmasını diliyorum. Bu vesileyle Belediye Başkanımızı, tüm belediye meclis üyelerimizi, tüm emeği geçen arkadaşlarımızı, yüklenici firmayı, mimarından, mühendisine, işçisine kadar tebrik ediyorum, kutluyorum."
Başbakan Erdoğan, Temmuz ayında Bingöl, Kastamonu ve Şırnak'ta ayrı ayrı üç havalimanının resmi açılışını, toplu açılışlar içerisinde gerçekleştirdiklerini, altyapı çalışmalarına 2010 yılında başlanan ve 12 Temmuz'da açılışı gerçekleştirilen yılda 500 bin yolcu kapasiteli Bingöl Havalimanının toplamda 122 milyon liraya mal olduğunu kaydetti.
"Bingöllü kardeşim Ankara'ya, İstanbul'a, Türkiye'nin ve dünyanın tüm şehirlerine çok hızlı, çok konforlu, ucuz ve güvenilir şekilde seyahat edecek" diyen Başbakan Erdoğan, 19 Temmuz'da da Kastamonu'nun yarım asırlık bir rüyasını gerçeğe dönüştürdüklerini, Kastamonu Havalimanını resmen hizmete açtıklarını, bu ilde özel sektör ve kamu yatırımları olmak üzere toplam 261 milyon liralık yatırımın açılışını gerçekleştirdiklerini söyledi.
Başbakan Erdoğan, Şırnak ve bölge için çok ayrı bir öneme sahip Şerafettin Elçi Havalimanının da bu ay hizmete girdiğini hatırlatarak, şöyle konuştu:
"26 Temmuz tarihinde yaptığımız bu açılış, muhteşem bir eseri ülkemize kazandırmanın yanında, kardeşliğimizi pekiştiren anlamlı bir proje oldu.Şırnak Havalimanı'nın adına, Şırnak'ın, Cizre'nin yetiştirdiği değerli bir siyaset adamının, merhum Şerafettin Elçi'nin ismini verdik. Yılda 500 bin yolcu kapasitesi olan, yaklaşık 120 milyon liralık, yine eski rakamla 120 trilyonluk bir bedelle inşa ettiğimiz Şırnak Şerafettin Elçi Havalimanı'nın, hayırlara vesile olmasını, dostluğa, kardeşliğe, hiç sarsılmayacak bir barış ve dayanışma ortamına zemin hazırlamasını diliyoruz. Şırnak'a yaptığımız anlamlı ziyarette, havalimanının yanı sıra başka eserlerimizin, başka hizmetlerimizin de toplu açılışını gerçekleştirdik. Böylece bir günde, bir kalemde, bir tek açılış töreniyle, yaklaşık 600 milyon liralık eser, eski rakamla 600 trilyonluk eser, yatırım ve hizmeti Şırnak'a, Şırnak'ın ilçelerine, köylerine, mezralarına, Şırnaklı kardeşlerimize kazandırdık.
Ben, bu ay içinde açılışlarını gerçekleştirdiğimiz bütün bu eserlerin, bu hizmet ve yatırımların ülkemize, milletimize hayırlı olmasını diliyorum.Acaba 10 yıl önce Bingöl'e, Kastamonu'ya, Şırnak'a havalimanı yapılacak denseydi, buna inanır mıydık? Ama bakın biz söz verdik ve 10 yıl sonra iktidarımızın meyvesi olarak Bingöl'e havalimanı yaptık. Kastamonu'ya yaptık. Şırnak'a yaptık. Şimdi de Hakkari'nin hızla bitirilmesi için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Engellemelere rağmen…"
Başbakan Erdoğan, ramazan ayının tamamlandığını, bin aydan daha hayırlı Kadir Gecesi'ni, ardından Ramazan Bayramını karşılamaya hazırlandıklarını kaydederek, sözlerini şöyle tamamladı:
"Kadir Gecesi'nin, 76 milyon aziz milletimiz için bölgemizdeki tüm dost ve kardeşlerimiz için İslam dünyası ve insanlık için hayırlara vesile olmasını Rabbimden niyaz ediyorum. Ramazan Bayramını, ailenizle, kardeşlerinizle, dost ve akrabalarınızla, sağlık, afiyet ve huzur içinde geçirmenizi temenni ediyorum. 'Ramazan Bayramı, inşallah, mazlumlar için mağdurlar için ağır sorunlar altında umut ışığı arayanlar, felah arayanlar için bir kurtuluş vesilesi olsun' diye dua ediyorum. Dargınların barıştığı, kardeşliğin güç kazandığı, dayanışmamızın daha da pekiştiği bir bayram diliyor; nice bayramlara ulaşmanız temennisiyle, hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Kalın sağlıcakla."
- Ankara