Milli İradeye Saygı Mitingi
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan.(3) "Bunların meselesi büyüyen Türkiye ile hesaplaşmaydı."
- AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan: (3)
-"Bunların meselesi büyüyen Türkiye ile hesaplaşmaydı. Bunların meselesi güçlenen Türkiye'nin önünü kesmekti. Bunların meselesi kendi ülkelerinin büyümesini, güçlenmesini, itibar kazanmasını istemiyorlardı. Buna karşıydılar"
-"Nitekim CHP'nin milletvekili de çıkıyor. Mesele Gezi Parkı değil anladın mı diyor. Neymiş mesele, AK Parti iktidarını devirmek"
-"Bir taraftan ulusalcıyız dediler, diğer tarafta Atatürk Kültür Merkezi'nin, Atatürk anıtının üzerindeki paçavralara göz yumdular. Atatürk Kültür Merkezi'nin üzerinde o paçavralara niye göz yumdunuz?"
-"Orada asılanlar neydi? Terörist, illegal örgütler. İllegal görünen legal örgütler. Başbakan'a hakaret içeren paçavralar. Aynı şekilde anıtta. Bakıyorsunuz bölücülerin posteri ile Türk bayrağı ve Atatürk'ün posteri yan yana. Niye bunu seyrettiniz? Hani siz ulusalcıydınız? Oradaki terör örgütünün paçavralarına niye seyirci oldunuz, neden?"
Erdoğan, AK Parti Ankara İl Teşkilatınca Sincan pazaryerinde "Büyük Oyunu Bozmaya Haydi Tarih Yazmaya" sloganıyla düzenlenen Milli İradeye Saygı Mitingi'nde yaptığı konuşmada, Taksim Gezi Parkı olaylarının çıkış zamanlamasına dikkati çekerek, mayıs ayında Türkiye'nin güzel ve sevindirici gelişmeler yaşadığını, 10,5 yıl boyunca rekor üstüne rekor kıran bir iktidar bulunduğunu, çıtayı hep yükseğe çektiklerini ve olmaz denilenlerin olduğunu, yapılamaz denilenlerin yapıldığını ve ulaşılamaz denilenlere ulaşıldığını ifade etti.
Mayıs ayının Türkiye için çok başka bir ay olduğunu belirten Erdoğan, bu ay içerisinde olanları şöyle sıraladı:
"Bir; 46 milyar dolarlık İstanbul'a üçüncü havalimanı ihalesini gerçekleştirdik. Dünyanın en büyük havalimanını yapmak için kolları sıvadık. İki; Ankara'da Japonya başbakanını ağırladım. Japonya ile Türkiye'de, 22 milyar dolarlık bir yatırımla nükleer enerji santralinin kurulması için ilk adımları attık. Üç; İstanbul Boğazı'na 2,5 milyar dolarlık yatırımla üçüncü köprünün temelini attık. 2015'te bitecek. 2015'te üzerinden geçeceğiz. Bu köprü 4 gidiş, 4 geliş aynı zamanla raylı sistem. Yani üzerinden tren de geçecek. Bunların akılları bunu almaz ki, almaz. Bunların böyle bir ufku yok, bunların derdi yakıp yıkmak. Böyle bir dertleri yok. Bitmedi dört; İstanbul Borsası 93 binin üzerine çıkarak rekor kaydetti. Bitmedi beş; Merkez Bankası, biz geldiğimizde, 2002. Revzervi neydi biliyormusunuz? 27,5 milyar dolar. Mayıs ayı içinde ne oldu? 135 milyar dolara çıktı. 27,5 milyar dolar nire, 135 milyar dolar nire?
Bitmedi altı; gösterge faizi biz göreve geldiğimizde yüzde 63'tü. Yani devletin borçlanma fazi. Ne oldu biliyor musunuz? 4,61'e indi. Hale bakın yahu. 63 nire, 4,61 nire? Sevgili Ankaralı kardeşlerim, vatandaşlarım, bu faiz kimin cebinden çıkıyordu? İşte bu milletin cebinden çıkıyordu. Kime gidiyordu? Faiz lobisine gidiyordu. Ne kadar bunun toplamı? 642 milyar. Biz bunu kestik. Bu gitmedi. Bundan rahtasız olmazlar mı? Bundan rahatsız oldular."
Erdoğan, yedinci olarak 4 kredi derecelendirme kuruluşunun art arda Türkiye'nin kredi notunu mayıs ayı içinde artırdığını anımsatarak, "Bitmedi sekiz; IMF ile ilişkilerimizde tarihi bir gelişme yaşandı. Neydi o? AK Parti iktidara geldiğinde IMF'ye olan borcumuz 23,5 milyar dolardı. 14 Mayıs'ta son taksidini ödedik ve IMF'ye olan borcumuzu sıfırladık. Bunlar hep mayısta oluyor ha. Şimdi bir tane daha söylüyorum: Dokuz; enflasyonda, sanayi üretiminde, dış ticarette yeni rekorlara şahit olduk. On; çözüm sürecinde çok güzel neticeler aldık. 6 aydır, Rabbime hamd olsun, artık doğudan, güneydoğudan acı haberler gelmiyor. Türkiye'nin her köşesinde kardeşliği, dayanışmayı, hoşgörüyü egemen kıldık. İşte Türkiye'de bunlar yaşanırken, bu güzel gelişmeler yaşanırken, mayıs ayının sadece ilk iki haftasına bu kadar güzel gelişme sığdırılırken, bunlar önce Reyhanlı'da 53 kardeşimizi şehit ettiler. Kardeşlerim, bu 53 şehidimizle ilgili de ileride konuşacağım. Şimdi konuşmuyorum. Yine sabrediyorum. Onun da vakti saati gelecek" değerlendirmesinde bulundu.
Anamuhalefet partisi Genel Başkanı'nın Reyhanlı'daki bombalı saldıraya ilişkin konuşması gerektiğinin altını çizen Erdoğan, bu saldırıyla ilgili 4 kişinin tutuklandığını ve şifrenin çözülmeye başlandığını kaydetti. Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
"CHP'nin milletvekilleri Suriye'ye niye gittiler ve onları getirip, götüren kim? Oyunun içinde kimler var? Hepsi yavaş yavaş çözülüyor. Bu daha başlangıç. Büyüyen Türkiye'nin, güçlenen Türkiye'nin bu itibarını düşürmek için ne yazık ki bu adımlar atıldı. İtibarı her geçen gün artan Türkiye'nin bu acıyı yaşamasını istediler. Allah'a hamdolsun. Saldırganlar hemen bulundu. Yakaladık, yargıya teslim ettik. Tabii Reyhanlı saldırısını, 53 kardeşimizin katillerini izini sürerken, çok enteresan bir irtibatı ortaya çıkardık. Reyhanlı saldırısını planlayan ve uygulayan, ayrıca başka saldırılara hazırlanan alçağın, az önce ifade ettim, CHP'li heyeti iki kez Şam'a götüren, Esed alçağı ile görüştüren kişi olduğunu tespit ettik.
CHP Genel Başkanı'na 'istifa et' dedim. Ama pişkin. İstifa eder mi? Sonra nereden koltuk bulacak? Fakat buna rağmen onun orada kalmasında fayda var. O kaldıkça AK Parti, evelallah çıtayı yükseltiyor. Devamlı baltayı taşa vuruyor. CHP Genel Başkanı'na cevap verdik. Ama kardeşim, bu iş maalesef yüz ister. Hani CHP Genel Başkanı sürekli söylüyor ya, 'yalancıdan başbakan olmaz' diyor ya. Evet yalancıdan bu ülkede başbakan olmaz. İşte onun için Kılıçdaroğlu geldiğinden beri başbakan olamadı ve olamayacak da."
Başbakan Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nun başka, milletin başka söylediğinin altını çizerek, "İşte millet, buyur. Erdoğan'ı Başbakan yapıyor. Demek ki yalancı sensin, doğru burada. ve enteresan. Bir tanesi de diyor ki, çarşıdan başbakan olmaz. Onun için Kılıçdaroğlu hiçbir zaman başbakan olamayacak" dedi.
Pişkinden, mezhep ayrımcılığı yapandan, inanç farklılıklarını kaşıyandan da bu ülkede başbakan olamayacağını dile getiren Erdoğan, kendilerinin bu yolda farklı yürüyeceklerini söyledi.
Erdoğan, Reyhanlı saldırısının hemen ardından, büyüyen, güçlenen, gücü ve etkinliği artan Türkiye'ye bu sefer bir başka tuzak kurulduğuna dikkati çekerek, "Taksim olaylarının başında sözüm ona bir sanatçı çıktı, bir tweet attı. Bunun kim olduğunu biliyorsunuz değil mi? Diyor ki; 'Mesele sadece gezi parkı değil arkadaş. Sen hala anlamadın mı?' Eğer bu ülkede hukuk varsa, sana bunun hesabını soracağız. İşte bu, bir itiraftır. Nerede ne var? Çok açık ortaya çıkıyor. Yaşananların özeti budur. Nitekim CHP'nin milletvekili de çıkıyor 'Mesele Gezi Parkı değil, anlamadın mı?' Neymiş mesele AK Parti iktidarını devirmek" ifadesini kullandı.
Bunların içerideki kinin, öfkenin, şiddetin dışa vurumu olduğuna işaret eden Erdoğan, ilk baştaki küçük bir grup dışında hiç kimsenin meselesinin Gezi Parkı olmadığını vurguladı. Ankara'da her tarafı yakıp yıkanların 'Gezi Parkı ile ne alakası olduğu' sorusunu yönelten Erdoğan, alt geçitteki seramikleri kıranların, durakları yakıp yıkanların, sivil araçları, kamu araçlarını yakanların, Gezi Parkı ile alakası olmadığını vurguladı.
Erdoğan, pek az samimi insan dışında bunların hiçbirinin meselesinin ağaç ve çevre olmadığını aktararak, "Bunların meselesi büyüyen Türkiye ile hesaplaşmaydı. Bunların meselesi güçlenen Türkiye'nin önünü kesmekti. Bunların meselesi kendi ülkelerinin büyümesini, güçlenmesini, itibar kazanmasını istemiyorlardı. Buna karşıydılar. Şimdi bakın; bunlar 17 gün boyunca tiyatro içinde tiyatro sergilediler. Bir tarafta ellerinde Türk bayrakları ile dolaştılar. Bir başka tarafta Türk bayrağını yaktılar. Bir tarafta içki şişelerinin her türlü kirliliğinin arasında güya çadırdan mescit yaptılar. Diğer tarafta, ayakkabıları ile Dolmabahçe Bezmialem Sultan Camisi'ne ayakkabıları ile girip camide içki içtiler. Bir tarftan 'ulusalcıyız' dediler. Diğer tarafta Atatürk Kültür Merkezi'nin, Atatürk Anıtı'nın üzerindeki paçavralara göz yumdular" görüşünü dile getirdi.
AKM üzerinde asılan "paçavralara" niye göz yumulduğunu soran Erdoğan, "Orada asılanlar neydi? Terörist, illegal örgütler. İllegal görünen legal örgütler. Başbakana hakaret içeren paçavralar. Aynı şekilde anıtta; bakıyorsunuz bölücülerin posteri ile Türk bayrağı ve Atatürk'ün posteri yan yana. Niye bunu seyrettiniz? Hani siz ulusalcıydınız? Oradaki terör örgütünün paçavralarına niye seyirci oldunuz, neden?" şeklinde konuştu.
- Ankara