Turkcell Geleceği Yazanlar Projesi

Son Güncelleme:

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Yıldırım: (2) "Konuşalım arkadaş. Konuşmamak kötü. Konuşacağız. Boş konuşmayacağız" "Asla ve asla ketenpereye gelmeyeceğiz, gaza gelmeyeceğiz, bu memleketin ilerlemesini yavaşlatmak isteyenlere fırsat vermeyeceğiz"

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, sosyal medyanın gelişmesinden rahatsızlık duymadığını dile getirerek, "Konuşalım arkadaş. Konuşmamak kötü. Konuşacağız. Boş konuşmayacağız" dedi.


Yıldırım, Turkcell'in "Geleceği Yazanlar Projesi" tanıtım toplantısında, sosyal medya konusundaki tartışmalara değindi.


Herkesin "muhabir" olduğunu, fotoğraf paylaştığını kaydeden Yıldırım, yapılan araştırma sonucunda, internette sosyal medya kullanımında Türkiye'nin dünyada Brezilya'nın ardından ikinci olduğunun ortaya konulduğunu dile getirerek, şunları söyledi:


"Brezilya'dan sonra ikinci sıradayız. Nerede? Konuşmada, muhabbette. Konuşalım arkadaş. Konuşmamak kötü. Konuşacağız. Boş konuşmayacağız. Konuşmamız da sonuç doğuracak. Bir şey üretecek. Ülkeler, (internet kullanımında) araştırmada, eğitimde bizden daha iyi durumda. Bu alanı o yönlerde daha iyi kullanmalıyız. Sosyal medyada da iyi olmamız bizim demokrasimizin gelişmiş olduğunu, gelişmekte olduğunu gösteriyor. Bir göstergedir. İyi bir şeydir. Zaman zaman arızalar oluyor ama hatalarımızı öğrenerek, daha güzel şekilde kullanacağız. Yeni bir alan. Sosyal medya, sorumsuz medya değil. Prensip şu; gerçek hayatta ne suçsa, sanal alemde de o suçtur. Yazdığınız bir şey, paylaştığınız bir şey suç teşkil ediyorsa, 'Ya, bilmiyorum kusura bakma' deme şansınız yok. 'Beni nereden bilecekler?' Bu bilgisayara parmağınızı attınız mı ömür boyu çıkmaz. Bilecekler, bilmeyecekler? Parmak iziniz değişir, bu değişmez. Yaşlanırsınız, parmağınızdaki çizgilerin şekli bozulur, bu bozulmaz. 'Seyşel Adaları'ndan girdim attım' hikaye... Bunların hiçbir güvencesi yok, mazereti yok. Dürüst olmaktan, açık olmaktan daha iyi bir iş yok. Düşündüğünü söyle ama nefret tohumları ekme. Düşündüğünü söyle ama küfür etme. Düşündüğünü söyle ama kavgayı, kargaşayı, insanlara saldırmayı teşvik etme. Bu hem kendine zarar hem memlekete zarar hem esnafa zarar hem de akla zarar."



"İnterneti niye geliştirdin?"



İstiklal Caddesi, Taksim esnafının, yaşanan olaylar nedeniyle zarara uğradığını ve insanların, "İnterneti niye bu kadar geliştirdin?" diye sorar hale geldiğini kaydeden Yıldırım, bunu bu ülkeye yapmaya hiç kimsenin hakkı olmadığını kaydederek, "Biz bunu yaptık ki akıl yollarında insanlarımız sınır tanımadan gitsin. Uçsun. Ne dedik? 'Yolda hız felaket, internette hız berekettir' dedik. Onun için 56 kb'den gb'leri konuşur hale geldik. Bu ülke insanları bunu yapacak güçte ve basirettedir. Asla ve asla ketenpereye gelmeyeceğiz, gaza gelmeyeceğiz, bu memleketin ilerllemesini yavaşlatmak isteyenlere fırsat vermeyeceğiz" ifadelerini kullandı.


Haziran ayı başında Türkiye'deki olayların benzerinin Arjantin, Şili ve Brezilya'da da yaşandığını hatırlatan Yıldırım, oralarda da sosyal medyanın yoğun şekilde kullanıldığını kaydederek, şöyle devam etti:


"Orada benzerlik var ama toplantıların, protestoların, sokak olaylarının karakterine bakın, Arjantin'dekiler bağırıyor, gençler, kadınlar, erkekler, 'Kardeşim, uyanın! Topçulara, futbola, eğlenceye paraları harcamayı artık bırakın. Yol yapın, köprü yapın, altyapıyı geliştirin. İsraf etmeyin kaynakları'. Bizimkilere bakıyorum, '3. köprüyü yapma', 'Havalimanını yapmayın'... Allah Allah... Yani farkı görebiliyor musunuz? Yani yoksulluğa, yoksunluğa razı olsun bu ülke. Gelişmesin. Bunun tercümesi bu arkadaşlar, kusura bakmayın. Başka bir şey anladıysanız bana söyleyin. Biz hata yapıyorsak 100 kere özür dileyelim. Hatamız, İstanbul'a yeni köprü yapıyoruz. İstanbul-İzmir arasını 3 saate indirecek otoyol yapıyoruz, köprü yapıyoruz. İstanbul-Ankara'yı hızlı trenle bağlıyoruz. İstanbul'un boğazının 60 metre dibinden tren yolu yapıyoruz. Bunlar hataysa eyvallah. Değilse insaflı olalım. Bu memleket hepimizin. Bu memleket bizim ortak geleceğimiz, ortak mirasımız, geçmişten nasıl tek parça devraldıysak aynen götüreceğiz. Başka hayali olan da boşuna heveslenmesin. Birlik beraberlik, ay-yıldızlı bayrak."


Herkesin istediği gibi düşüneceğini, istediğini söyleyeceğini, istediği gibi yaşayacağını kaydeden Yıldırım, "Bunlar bizim mevzumuz değil. (Yakasındaki Türk bayrağı şeklindeki rozeti göstererek) Bizi birleştiren değer burada. Buna laf etmek yok" diye konuştu.



4G



Kapsama alanının kırsal kesimlere de geliştirilmesi konusunda, 3 ay önce Turkcell ile bir anlaşma yaptıklarını kaydeden Yıldırım, Ciliv'e yaptıkları çalışmaları sordu. Anlaşmanın süresi olan 1.5 yılın 3 ayının geçtiğini ve bin 800 noktanın daha bulunduğunu aktaran Yıldırım, Turkcell'den bu konudaki hızlarını artırmalarını istedi.


Bu model ile Türkiye'de ilk olarak ortak tesis modelini getirdiklerini ve kaynak israfını önlediklerini kaydeden Yıldırım, "Bu, baştan beri olması gereken bir yöntemdi. Bu, şuna benziyor. Herkes evini yapıyor, yanına camisini de yapıyor. Bir mahallede 3-5 ev, 3-5 cami. Operatörlerimiz maalesef böyle ama bu geçmişten gelen bir şey. Bundan sonra 4G'de bunu unutun. 4G'yi istiyorsanız herkes aynı dükkanda buluşacak. Hesabınızı, kitabınızı buna göre yapın. Bunu da ilk kez kamuoyuyla paylaşmış oluyoruz. 4G yavaş yavaş ısınıyor. Hız, kalite, farklılık verdiğiniz hizmette olsun. Hepiniz aynı yeri kullanıyorsunuz. Sizin kalitenizin burada olması lazım" şeklinde konuştu.


Yıldırım, 3G için de Türkiye'nin geciktiği yönünde eleştiriler yapıldığını ancak Türkiye'nin izlediği politika ile bu teknolojiyi ucuza mal ettiğini ifade ederek, 4G'de de aynı yöntemi izleyeceklerini söyledi. Yıldırım, 4G teknolojisi için atacakları adımların da yakında başlayacağını, bunun ay mesafesinde olduğunu ifade etti.


Turkcell'i, geliştirdiği yerli telefon için de tebrik eden Yıldırım, yerli üretimi teşvik edecek yasal düzenlemeleri de yerine getireceklerini dile getirdi.


- İstanbul

Kaynak: AA