Yeni Yılın Dünya Gündemi
Yeni yılda Avrupa Birliği ülkeleri ile ABD'deki gündemi büyük ölçüde ekonomik sorunlarla mücadele belirleyecek.
Yeni yılda Avrupa Birliği ülkeleri
ile ABD'deki gündemi büyük ölçüde ekonomik sorunlarla mücadele belirleyecek.
2013'te ABD Kongresi'nde, stratejik kararlara darbe vuran Cumhuriyetçi-Demokrat
çekişmesinin sürmesi beklenirken, yeni yıla ilişkin pek çok gelişmenin kaderini,
saatler kalan "mali uçurum" tayin edecek. Obama kabinedeki isimlerden dış
politikaya kadar, önemli bir dizi karar alacak. Avrupa Birliği'ni ise, ekonomik
krizin Birliğin entegrasyonuna zarar vermemesi için yürütülecek çetin bir
mücadele bekliyor.
ABD'yi 2013'te hem siyasi hem askeri hem de ekonomik alanlarda çok zorlu
kararlar, adımlar ve mücadeleler bekliyor. Bunların başında ekonomi geliyor. ABD
Başkanı Barack Obama ve Kongre'nin hala bütçe konusunda anlaşamaması nedeniyle,
ülkenin "mali uçuruma sürüklenmesi ihtimali artıyor. Dolayısıyla ABD'yi 2013'te,
1 Ocak tarihi itibarıyla ülkenin "mali uçurum"a sürüklenip sürüklenmemesine göre
farklı tablolar bekliyor. Avrupa'daki finansal kriz ve ABD'nin mali politikaları
nedeniyle Amerikan ekonomisindeki riskler 2013'te de devam edecek. Bu arada
işsizlik rakamlarının yavaş bir hızla düşmesi bekleniyor. Ekonomide en çok
tartışılan konulardan biri de yeni bir vergi sistemi oluşturulması. İyi bir
beklenti olaraksa, emlak ve otomotiv sektörlerindeki iyileşme tahmini öne
çıkıyor.
İç politikada da ABD'yi hareketli bir yıl bekliyor.
Obama, başkanlığa tekrar seçilmesinde çok etkili olan Latinler için ilk
dönem gerçekleştiremediği "kapsamlı göçmenlik reformu" sözünü bu yıl yerine
getirebilir. ABD Başkanı, bir röportajında bu konunun ikinci dönemindeki en
öncelikli konular arasında yer alacağını belirtmişti.
Connecticut saldırısının ardından, 2013 yılının ilk aylarının önemli gündem
maddelerinden biri de, bireylerin silah kullanımı ve satın alımının
sınırlandırılmasına yönelik yasa çıkarılması tartışmaları olacak.
Obama, 2013'te "ulus inşası" stratejisi gereği, özellikle altyapı, enerji
yatırımları ve eğitim gibi konulara ağırlık verecek.
ABD'nin yeni kabinesi ise 2013'ün ilk aylarında belli olacak. Obama'nın,
Dışişleri Bakanlığı için aday gösterdiği John Kerry'nin yanısıra, savunma, hazine
ve adalet bakanlıkları gibi bazı makamlarda değişikliğe gitmesi bekleniyor.
Obama'nın, David Petraus'ın istifasıyla boşalan CIA Başkanlığına ise, şu an
vekaleten bu görevi yürüten yardımcısı Michael Morell ile mi devam edeceği, yoksa
yeni bir isim mi atayacağı önümüzdeki günlerde görülecek.
Kasım ayındaki seçimler sonucunda ABD'de yönetim ile Kongre'nin güç
yapısında değişiklikler olmadığından, son 2 yılda olduğu gibi Obama ile
Cumhuriyetçiler arasındaki bitmek tükenmek bilmeyen çekişme ve çıkmazlar,
olağanüstü bir gelişme olmazsa, 2013'te de sürecek.
Dolayısıyla, ülkenin belki de en büyük sorunu, hemen her konuda birbiriyle
çekişen kendi siyasetçileri olmaya devam edecek.
Dış politikada ise ABD'yi zorlu stratejiler bekliyor.
İçinden çıkılmaz bir krize dönüşen Suriye konusunda ABD yönetimi halen
temkinli. Suriye muhalefetine yardımlarını insani yardımlar ve silah unsuru
içermeyen yardımlarla sınırlayan ABD'nin, askeri bir adım atmak istemediği
biliniyor ama bu noktadaki kırmızı çizgisi ise Esed rejiminin kimyasal silahlara
başvurması. Dolayısıyla, ABD'nin Suriye krizine bakışı, muhalefeti ne kadar
kapsayıcı gördüğü ve kimyasal silah sorunu ile daha çok netlik kazanacak.
Beyaz Saray, İran konusunda 2013'te de, bir yandan yaptırımları daha da
sertleştirmeye devam edecek diğer yandan diplomatik çözüm arayışlarını sürdürecek
ancak İran sorunun nereye varacağını şu hiç kimse kestiremiyor.
Arap Baharı'yla dönüşüm sürecine giren ülkeler ABD'nin 2013 gündeminde
olmayı sürdürecek. İsrail- Filistin arasında doğrudan barış müzarekelerin
başlaması için daha somut adımlar atıp atmayacağı belli olmasa da, ABD
Afganistan'dan askerleri çekme ve güvenliği Afgan yetkililere devretme sürecini
devam ettirecek.
Bu arada, Hillary Clinton'dan boşalacak dışişleri bakanlığı koltuğuna aday
gösterilen deneyimli senatör John Kerry'nin de, Obama'nın ikinci dönemindeki dış
politikaya ne gibi etkilerde bulunacağı merak konusu.
-Avrupa Birliği-
Avro Bölgesi'ndeki borç kriziyle mücadele 2013 yılında AB'nin en önemli
gündemi olmaya devam edecek. AB'de ekonomik, mali ve siyasi entegrasyonu
derinleştirecek radikal adımların Almanya seçimlerinin ardından hızlanması
bekleniyor. Öte yandan kemer sıkma önlemlerine karşı protestoların 2013'te daha
da yaygınlaşarak devam etmesi beklentiler arasında.
İngiltere'nin AB üyeliğinin gerek Birlik gerek İngiltere tarafında giderek
daha fazla sorgulanacağı görülüyor. AB'de Avro Bölgesi'nin öncülüğündeki ekonomik
ve siyasi entegrasyon çabalarına destek vermeyen İngiltere'nin süreçten daha
fazla dışlanması söz konusu olabilir.
Fransa'nın da, ekonomik gücüne paralel olarak Birlik genelinde etkisi artan
Almanya'yı dengeleyebilmek için AB içinde destek arayışını sürdürmesi muhtemel.
Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande'ın eli, Almanya seçimlerinde
Sosyalistlerin koalisyon hükümetine dahil olmaları halinde rahatlayabilir.
İspanya, piyasa şartları zorlamadıkça borç kriziyle mücadeleyi AB desteğiyle
başarmayı hedefliyor. Rekabet gücünü artırmaya ve emlak piyasasını canlandırmaya
yönelik reformları yoğunlaştıracak olan İspanya yeni yatırımlarla ekonomisini
toparlamaya çalışacak.
Türkiye-AB gündeminde ise 2,5 yıldır beklemede olan katılım müzakerelerinin
2013'ün ilk yarısındaki İrlanda dönem başkanlığında yeni fasıllar açılarak
yeniden canlandırılması için çabalar yoğunlaştırılacak. Fransa'nın Nicolas
Sarkozy'nin cumhurbaşkanlığı döneminde tek yanlı olarak engellediği bazı
fasıllarda blokajı kaldırması bekleniyor. Diğer yandan Türkiye'ye vize muafiyeti
eylem planını sunması beklenen AB'yle vize pazarlıkları yoğunlaşacak. Avrupa
Adalet Divanı'nın 2013'ün ilk yarısında Demirkan davasında vereceği karar,
Türkiye'nin vizesiz Avrupa hedefinde kritik önem taşıyor.
Türkiye'ye Patriot füzeleri gönderme kararının ardından 2013'te NATO'nun
Suriye krizine ne ölçüde müdahil olacağı sorusuna da cevap aranacak. NATO,
Afganistan'da güvenliği Afgan makamlarına devretmeyi 2013 ortalarında
tamamlayacak ve uluslararası gücün bu ülkeden geri çekilmesi hızlanacak.
Muhabir: Ekip
Yayıncı: Ogün Duru - ANKARA