(ANKARA) - CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, TBMM Genel Kurulu'nda görüşmeleri süren torba kanun teklifinin 11. maddesiyle kamuya ait ihtiyaç fazlası taşınmazların Özelleştirme İdaresi Başkanlığı aracılığıyla satışının öngörüldüğünü belirterek, "'İhtiyaç fazlası' diye tabir edilen gayrimenkullerin hepsinin kupon arazi olduğunu görmekteyiz. Büyük ihtimalle bu arazileri kimin alacağı şimdiden bellidir. Çünkü Özelleştirme İdaresi'nde açık ihale yapılmıyor; pazarlık usulü özelleştirme yapılmakta. Bu konuda ciddi kaygılarımız var" dedi.
CHP'li Bakırlıoğlu, TBMM Genel Kurulu gündeminde bulunan torba kanun teklifiyle ilgili açıklama yaptı. Bakırlıoğlu, şöyle konuştu:
"Bu hafta Meclis'te görüşülmekte olan torba yasanın 11. maddesine göre, tüm kamu kurumları, bakanlıklar, kamunun ortak olduğu şirketler, kamu iktisadi teşekkülleri ve sosyal güvenlik kurumları, 'ihtiyaç fazlası' olarak tespit ettikleri taşınmazları Özelleştirme İdaresi'ne bildirecek ve Özelleştirme İdaresi de buraları satacak. Buradan gelen gelirler ilgili kurumların bütçesine gidecek ve bu kaynakla da bu kurumlar yeni hizmet binaları yapacaklar. Biz bu kanun maddesine şiddetle karşıyız. Çünkü özellikle şu soruya cevap verilmesi lazım: Neden Özelleştirme İdaresi bu satışları yapmakta? Çünkü Özelleştirme İdaresi'nin geçmişte yapmış olduğu satışlara baktığımız zaman her birinin birer peşkeş olduğunu görmekteyiz. İşte Türk Telekom'un özelleştirilmesi, Tekel'in alkol bölümünün özelleştirilmesi, Tekel'in fabrikalarının ve depolarının özelleştirilmesi… Her biri ayrı bir yağma hikayesidir. Bu güzide kurumlarımız ve bunların taşınmazları, tesisleri adeta yağmalanmıştır, peşkeş çekilmiştir. En büyük endişemiz, söz konusu satılacak olan malların da peşkeş çekilmesidir."
Şimdi ilk etapta 230 tane 'ihtiyaç fazlası' gayrimenkul belirlenmiş. Bunlara baktığımız zaman şaşırmıyoruz. Bunların hepsinin birer kupon arazi olduğunu görmekteyiz. Türkiye'nin dört bir yanında. İşte mesela Antalya Kalkan'da, turizm tesislerinin arasında oldukça kıymetli bir yer. Karayolları'na ait tam bir kupon arazi. Karayolları, 'Bu benim ihtiyaç fazlası arazim' demiş ve Özelleştirme İdaresi vasıtasıyla bu satılacak. İşte Aydın Didim Akbük… Burada 1 milyon 500 bin metrekarelik Milli Savunma Bakanlığı'na ait bir arazi var. Burası da, bu kupon arazi de 'ihtiyaç fazlası' olarak tespit edilmiş ve Özelleştirme İdaresi tarafından satılacak. Bir başka taşınmaz İstanbul'da, Beyoğlu'nda oldukça değerli bir gayrimenkul bina. Burası da Özelleştirme İdaresi tarafından satılacak. Yani 'ihtiyaç fazlası' diye tabir edilen gayrimenkullerin hepsinin kupon arazi olduğunu görmekteyiz. Geçmişteki özelleştirme hikayelerinden, buraların da ederlerinin altında satılacağını düşünmekteyiz ve sonuç itibarıyla bunun böyle olacağını göreceğiz. Büyük ihtimalle bu arazileri kimin alacağı şimdiden bellidir. Çünkü Özelleştirme İdaresi'nde açık ihale yapılmıyor; pazarlık usulü özelleştirme yapılmakta. Bu konuda ciddi kaygılarımız var.
Geçtiğimiz senelerde tasarruf tedbirleri kapsamında yeni bir yasal düzenleme yapmıştık. Buna göre devlet kurumları ve kamu kurumları 'ihtiyaç fazlası' taşıtlarını satışa çıkaracaklar, Özelleştirme İdaresi eliyle. Şimdi bu kapsamda biliyorsunuz, Türkiye'de 120 bin tane kamu aracı var. Bu araçlardan sadece bin 500 tanesi için kamu kurumları 'ihtiyaç fazlası' demiş ve bunlardan da kasım ayı itibarıyla 624 tanesi satılmış. Peki bu araçlar nasıl araçlar? Onlara baktığımız zaman da hepsinin birer hurda olduğunu görmekteyiz. Genelde 30 yaşın üzerinde, 500 bin kilometrenin üzerinde yol yapmış, artık çalışmaz durumda olan, motoru olmayan, boyası olmayan 90'lı, 91 modelli araçları görmekteyiz. Bu araçların çoğu artık ekonomik ömrünü tamamlamış, yürüyemeyen, gidemeyen hurda araçlar. ve bu araçlar 'ihtiyaç fazlası' diye satışa çıkarılmış durumda.
Şimdi aynı kurumlara 'ihtiyaç fazlası araç' dendiği zaman baktığımızda bir tane makam aracı yok, bir tane üst segment araç yok. Bütün araçlar ekonomik ömrünü tamamlamış, yürüyemeyen, hareket edemeyen araçlar. Diğer taraftan aynı kurumlara 'ihtiyaç fazlası gayrimenkulleri tespit edin' dendiğinde baktığımızda, bu taşınmazların hepsinin birer kupon arazi olduğunu görmekteyiz. Ciddi bir ekonomik krizin içerisindeyiz. Bu krizin daha da derinleşeceği görülmekte, bu savaştan ötürü. Böyle bir ortamda devletin tasarruf etmesi lazım. Bakıyoruz tasarruf tedbirlerine... Mesela ne diyor tasarruf tedbirlerinde? Kurumlar, kamu kurumları yeni hizmet binaları yapmayacak. Ama en son gelen torba yasada bu kurumlar, 'ihtiyaç fazlası' bu kupon arazileri, milyarlarca lira değerindeki bu arazileri satacaklar ve buradan gelen gelirle de yeni hizmet binaları yapacaklar. Nerede kaldı tasarruf? Hani tasarruf genelgesi vardı ve bir yasa çıkarttık?
Dedik ki bu kurumlar tasarruf tedbirleri kapsamında 'ihtiyaç fazlası' araçlarını tespit etsinler, bildirsinler ve bunlar satılsın; dolayısıyla tasarruf edilsin. 120 bin tane araç var, binlerce, on binlerce makam aracı var. Sadece bin 500 tane araç, o da ekonomik ömrünü doldurmuş, hurdaya çıkmış araçlar, fazlalık olarak belirlenmiş ve bunlar satılıyor. Şimdi o zaman şunu sormak lazım: Nerede kaldı tasarruf? Yani tasarruf dendiği zaman devlet makam araçlarından vazgeçmiyor; tasarruf için artık yürümeyen, hareket etmeyen, motoru olmayan hurda araçları satışa çıkarıyor. Ancak iş gayrimenkullere geldiği zaman devlet, nerede kupon arazisi varsa onları satışa çıkarıyor."
Son Dakika › Güncel › CHP'den Özelleştirme İdaresi'ne Eleştiri - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.
Sizin düşünceleriniz neler ?