Son Dakika Haberleri: AK Parti Grup Toplantısı…(4)

AK Parti Grup Toplantısı…(4)

7 yıl önce

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, mahkumları açlık grevine BDP'nin sevk ettiğini söyledi.

AK Parti Grup Toplantısı…(4), System.String[]
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, mahkumları açlık grevine BDP'nin sevk ettiğini söyledi. Cezaevlerinde, örgütün kamplarında çocukları bulunan ailelere seslenen Erdoğan, "Sizlerin, çocuklarınızın hayatı üzerinden, canı üzerinden kendilerine saltanat düzeni kuranlara izin vermeyin" dedi.

AK Parti'nin TBMM'deki Grup Toplantısı'nda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, salona gelmesiyle birlikte localardan sloganlar atıldı. Konuşmasında muhalefete yüklenen Erdoğan, ayrıca son dönemdeki terör saldırılarını hatırlatarak, sert eleştirilerde bulundu. Son olarak Şemdinli'de bir bombalı saldırı gerçekleştiğini ve 11 yaşında bir çocuğun şehit olduğunu, 18 vatandaşın da yaralandığını söyleyen Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Terör örgütünün anne karnındaki doğmamış çocuktan, kundaktaki bebeğe, camiden dönen imamdan, araçlarıyla gezmeye çıkan genç kızlarımıza kadar alışveriş yapmaya çıkan annelere kadar geniş bir canilik sicili var. Bu sicile önceki gün yeni bir kanlı halka eklediler. Bölge halkına zulüm ve eziyetten başka hiçbir şeyi reva görmeyen bu caniler küçücük çocukların bile hayatına kastederek nasıl bir kara vicdana sahip olduklarını gösterdiler.

KCK operasyonları konusunda hükümeti yerden yere vuran ve demokratlıktan mangalda kül bırakmayan çevreler ise bu caniliğe, bu gözü dönmüşlüğe karşı yine üç maymunu oynuyorlar. Maalesef konu terör örgütüne yönelik operasyonlar olduğunda ortalığı ayağa kaldıranlar, masumların ölümü karşısında sus pus oluyor. Bakıyorsunuz medya mensuplarının bazıları 'Ya Başbakan çok sert konuşuyor' diyorlar. Ne olacaktı, elma şeker mi dağıtacaktık? Onlar bu dilden anlıyor. Herkese akıllarının alacağı şekilde konuşacaksınız.

Diyarbakır Valiliği'nin önünde, gözlerindeki, yüzlerinde nefret ifadesiyle devlete karşı aslan kesilenler, ki bunlar parlamento içinde, yerel yönetim başında örgütün cinayetleri, katliamları karşısında süt dökmüş kediye dönüyorlar. Görevini yapan devlet memurları karşısında panter kesilenler, üniversiteye, liselere, orta okullara, ilkokullara, ana okullarına yapılan bombalı saldırılar karşısında kağıttan kaplana dönüşüyorlar.

Bunların Kürt kardeşlerimizin bölge insanın hakkını, hukukunu savunmakla ilgilerinin olmadığını biz zaten söyledik, söylüyoruz. Ama bu tür olaylar insanlık açısından da bir test oluyor, bir gösterge oluyor. Terör örgütünün saldırıları sonucu söndürülen hayatlar karşısında tepkisiz kalanlar nasıl demokrat olabiliyor? Daha doğrusu insanlıklarını nasıl muhafaza edebiliyorlar?

Sıfatları ister siyasetçi olsun, ister belediye başkanı olsun, ister milletvekili olsun, masum insanların ölümüne sebep olan bu saldırıları kınamayanlar, bu ölüm tezgahının bu kanlı oyunun bir parçası haline gelir. Yarım ağız eylemi kınadıkları halde örgütü kınamayanlar da başka bir kandırmaca içindeler. O kınıyormuş gibi göründüğünüz, eylemi yapan, bu gözü dönmüş katliamı gerçekleştiren örgütü kınamamak nasıl bir tutarsızlık?

Biz meselelerimizi demokrasi içinde çözebiliriz, artık terör bitsin. Terör örgütü silah bıraksın dedikçe, bunlar kana, cana, ölüme daha çok sarılıyor. Adeta hepsi inanın geçenlerde söyledim, Nekrofili hastalığına kapılmışlar. Bunlar ölümlerden sapkın bir haz duyar hale gelmişler."

"ELİNİZİ BU İNSANLARIN YAKASINDAN ÇEKİN"

Başbakan Erdoğan, cezaevlerindeki açlık grevlerine de değinerek, "Bunları açlık grevine sevk eden iktidar değil, işte açlık grevine sevk eden BDP" dedi.

"Niçin BDP çıkıp ortaya bu konuda tavrını koyamıyor?" diyen Erdoğan, "Çıksın koysun tavrını ortaya. 'Biz sizin açlık grevinize gitmenizi istemiyoruz' desin" diye konuştu.

"Ben diyorum ki, elinizi bu insanların yakasından çekin" diyerek BDP'ye seslenen Başbakan Erdoğan, "Açlık grevlerinin mahkumların kişisel durumlarıyla, cezaevleri şartlarıyla hiçbir ilgisi yok. Bu eylemler tamamen dışarıda siyaset faaliyet olarak yürütülmesi gereken bir mücadelenin cezaevlerindeki genç bedenlere yüklenmesinden dolayıdır" şeklinde konuştu.

"Cezaevlerinde örgütün kamplarında çocukları bulunan annelere, babalara buradan bir kez daha sesleniyorum; sizlerin, çocuklarınızın hayatı üzerinden, canı üzerinden kendilerine saltanat düzeni kuranlara izin vermeyin"

Başbakan Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bunlar asla size huzur getirecek, hayır getirecek bir mücadele içinde değiller. Bunlar sizi ve sizlerin çocuklarını kullanarak ücreti mukabili taşeronluk görevlerini yerine getiriyorlar. Sizin çileniz, sizin sıkıntınız, sizin acınız üzerinden kendilerine parlak bir istikbal kurmanın çabası içindeler. Türkiye'de 75 milyon vatandaşımızın her birinin, Kürt kardeşlerimizin meselesi de bizim meselemizdir. 10 yıldır yürüttüğümüz çalışmalar bu sahiplenmenin, bu sevginin, bu kardeşliğin bir neticesidir. Birlik olduğunuz zaman, birlikte hareket ettiğimiz, kafa kafaya, gönül gönüle verdiğimiz zaman çözemeyeceğimiz hiçbir meselemiz yoktur. İşte son olarak Şemdinli'de çocuklarının ölümünün sorumlusu oldukları halde utanmadan taziyeye gelen istismarcılara haddini bildiren ailemizi kutluyorum.

Ancak bölgede bazı ailelerin çocuklarını okullara göndermediğini duyuyoruz. Bir ailenin evladına yapabileceği en büyük kötülük onu okulundan ayırarak, eğitimden mahrum bırakarak cehalete mahkum etmektir. Ben hiçbir kardeşimin bilerek, isteyerek böyle büyük bir vebalin altına gireceğine inanmıyorum. Ama ben bölgedeki kardeşlerime sesleniyorum; eğer siz kararlı durursanız, terör örgütü asla kimseye zarar veremez. Türkiye'nin de, Kürt kardeşlerimin de en büyük sorunu terör örgütüdür. Onun silahları, mayınları, bombaları, molotofları zehir dilli piyonlarıdır. Onlar bunlara sahipse ben de diyorum ki; benim Kürt kardeşim imanıyla, inancıyla bunların karşısında dimdik dursun diyorum. 75 milyon insanımızla, birlik ve bütünlük içinde teröre karşı ortak bir duruş sergilemeliyiz. Türkiye'nin ekonomisini beraber, Türkiye'nin demokrasisini beraber güçlendirdik. Türkiye'yi küresel ve bölgesel bir güç haline beraber getirdik. İnşallah terör meselesinin üstesinden de beraber geleceğiz. Kürt kardeşlerim boykotlara, eylemlere itibar etmedikçe, terör örgütünü besleyen damarlar birer birer kuruyacaktır.

Terörü, özellikle son dönemlerdeki bu sıçramalarını geride bıraktığımız zaman Türkiye'nin ekonomide ve demokraside vites yükseltmesi, bir üst düzeye çıkması çok daha kolaylaşacaktır. İnşallah bu günler yakındır." - ANKARA
Haber Yayın Tarihi : 06.11.2012 03:48 Kaynak: İHA



Ayının mağarada esir aldığı adam, 1 ay boyunca idrarını içerek hayatta kaldı Komşular kötü koku ihbarında bulundu! Eve giren polis büyük şok yaşadı Esenler Otogarı'nda akılalmaz olay! Gece gelip duvar ördüler