
Trabzon Bölgesi Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Sebahattin Yazıcı, göçmen kuşların göç yolları üzerinde bulunan Türkiye'de Kuş Gribi riskinin her zaman bulunabileceğini belirterek bu hastalıkla kriz yönetimi yerine risk yönetimi uygulamasıyla mücadele edilmesi gerektiğini söyledi.
Yazıcı, kuş gribi virüsünün göçmen kuşların güzergahında bulunan Türkiye'de son günlerde yeniden görülmeye başladığını hatırlattı. Halk arasında kuş gribi olarak bilinen Avian Influenza A virüsünün, kanatlılar ve insanlarda hastalık yapan bir virüs özelliğinde olduğunu belirten Yazıcı, bu virüsün küresel salgınlara sebep olabileceğini söyledi. Virüsün, özellikle göçmen kuşlar vasıtasıyla ülkeler ve kıtalar arasında kolayca yayılabilme potansiyeline sahip olduğuna dikkat çeken Veteriner Hekim Sebahattin
Yazıcı, "Mevsim itibariyle göçmen kuşların hareketinin en yoğun olduğu bir zaman içerisindeyiz. Ülkemiz, göçmen kuşların göç güzergahında bulunduğu için risk altındadır ve bu konuda daha da dikkatli olmalıyız" dedi.
Hastalığın diğer bir yayılma yolunun da bilhassa kaçak yolla getirilen sağlık kontrolünden geçmeden yurda sokulan ev ve süs kuşları olduğunu anlatan Yazıcı, menşei belli olmayan ve sağlık sertifikası bulunmayan ev kuşlarının alınmaması uyarısında bulundu.
Türkiye'nin göçmen kuşların göç güzergahında bulunduğunu ve mevsim itibarıyla bu kuşların hareket halinde olduğunu anlatan Sebahattin Yazıcı, şöyle konuştu: "Kuş gribi etkenini taşıma ihtimali yüksek olan göçmen kuşlardan uzak durulması gerekli. Göçmen kuşlarla temas etmek, hem insanların kendi sağlığını tehlikeye atması, hem de hastalığın ülkemize bulaşmasına neden olması sonucunu doğurabilir. Bu nedenle göçmen kuşlara dokunulmamalı ve bu kuşlar avlanılmamalıdır. Özellikle hastalığın görüldüğü
bölgelerde avlanmak demek, bu hastalığı ülkemize bulaştırmak demektir. Bu sebeple, hastalığın ortaya çıktığı bölgelerdeki insanlarımızın kesinlikle göçmen kuşları ve kanatlı hayvanları avlamamaları gerekir. Av sahaları da bu tehlikeye karşı yetkililer tarafından kapatılmalı, belli sürelerle av yasağı getirilmelidir."
Kuş Gribi'ne karşı en önemli tedbirin biyogüvenlik önlemleri olduğunu anlatan Yazıcı, sektör çalışanları başta olmak üzere kümes hayvanlarıyla teması olanların ev kuşlarından ve bulaşma riski olan her türlü kaynaktan uzak durması ve ilgili kurallara da titizlikle riayet etmesinin önemine işaret etti.
KUŞ GRİBİ İLE MÜCADELEDE RİSK YÖNETİMİ UYGULANMALI
Kuş gribi ile mücadelede kriz yönetimi yerine risk yönetimi uygulamasına geçilmesi gerektiğini anlatan Yazıcı, bu anlamda 'koruma tedaviden üstündür' felsefesiyle hareket edilmesi gerektiğini söyledi.
"Kuş Gribi ile 'koruma daima tedaviden üstündür" felsefesiyle mücadele edilmesi gerektiğini anlatan Yazıcı, şöyle konuştu: "Bu mücadelede kesinlikle kriz yönetimi yerine risk yönetimi uygulamasına geçilmeli. Risk yönetimi ise; iyi örgütlenmiş, merkez ve taşra teşkilatıyla bağımsız hareket edebilme yeteneğine sahip bir veteriner organizasyonu ile yürütülebilecek bir yönetimdir. Türkiye'nin göçmen kuşların göç yolları üzerinde bulunması nedeniyle ülkemizin risk altında olduğuna dikkat çekilmeli, hastalığın
insanlara kanatlı hayvanlarla ve dışkılarıyla yakın temas sonucu solunum ve ağız yoluyla bulaştığının vurgulanması gerekmektedir."
Hastalığın ortaya çıktığı dönemlerde insanların endişe ederek tavuk eti ve yumurta yemediğine dikkat çeken ve bunun doğru olmadığını anlatan Yazıcı, sözlerine şöyle devam etti: "Modern kanatlı ürün işletmelerinde çok uygun ve sıkı önlem alınarak üretim yapılmaktadır. Kanatlı ürünlerin bu işletmelerden alınarak tüketilmesinde sağlık yönünden sakınca bulunmadığı belirtilmelidir. Böylece sağlıklı yaşamın temelinde önemli bir yeri olan beyaz et ile hayvansal protein tüketimi de güvenli bir şekilde sağlanmış
olunacaktır. Aksi takdirde insan sağlığı açısından çok önemli işlevleri olan hayvansal protein açığı ortaya çıkacaktır. Dolayısıyla gerekli önlemleri alalım, ancak yıllardır tükettiğimiz beyaz eti birden murdar etmeyelim. Nihayetinde kuş gribi bir virüstür ve hiçbir virüs ateşte yaşayamaz."
Yazıcı, bu noktada herkesin üzerine düşen sorumluluğun bilinciyle hareket etmesinin önemini anlatarak aksi takdirde önemli ihracat sektörlerinden olan beyaz et sektörünün de bu durumdan olumsuz etkileneceğini söyledi.
Hastalığın görüldüğü veya görülme riski bulunan yerlerdeki bütün kanatlı kümes hayvanlarını itlaf etmenin doğru olmadığını belirten Yazıcı, sözlerini şöyle tamamladı: "Bunu yapmak yerine kırsal kesimde yaşayan vatandaşlarımızı hastalığa karşı bilinçlendirmeliyiz. Alınacak basit önlemlerle onlar açısından hem bir geçim kaynağı hem de önemli bir protein ihtiyacı olan hayvanlarını itlaf etmemiş ve kendilerini mağdur etmemiş oluruz. Kanatlı kümes hayvanları, bulundukları yerin ekolojik dengesi açısından da
önemli bir fonksiyonu yerine getirmektedir."
(MU-MU-HO-Y)
Son Dakika › Güncel › Kuş Gribiyle Mücadelede Risk Yönetimi Uygulaması - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.