03:0000
Son Dakika Haberleri: Başbakan Erdoğan Canlı Yayında

Başbakan Erdoğan Canlı Yayında


Başbakan Erdoğan Brooking Enstitüsünde konuşuyor.

Başbakan Erdoğan Canlı Yayında,
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Son 10,5 yıl Türkiye'de demokrasinin, özellikle de millet egemenliğinin güç kazandığı, ileri standartlara kavuştuğu, geri dönülemez kazanımların elde edildiği bir dönem oldu." dedi.

Brookings Enstitiüsü'nde konuşan Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti'nin 1923 yılında oldukça eski bir devlet geleneğinin, kadim ve zengin bir medeniyet birikiminin temelleri üzerine inşa edildiğine dikkat çekti.

SELÇUKLU VE OSMANLI BİZİ ŞEKİLLENDİRDİ

Erdoğan, "Tarih boyunca çok sayıda devlet kurmuş olmakla birlikte Selçuklu ve Osmanlı devletleri, Türkiye Cumhuriyeti'nin şekillenmesinde en etkili devletler oldu.Türkiye'nin bu kadim devlet geleneğiyle bölgesindeki diğer birçok ülkeden çok farklı bir konumda olduğunu özellikle hatırlatmak isterim. Ortaya çıkan bölgesel ve küresel sorunlar karşısında Türkiye'nin refleksleri aslında bu tarihi birikim ve tecrübenin eseri olarak ortaya çıkmaktadır." diye konuştu.

FİLİSTİN OSMANLI SONRASI ÇIKMIŞ BİR SORUN

1. Dünya Savaşı'nın Türkiye için gerçekten çok ağır bedellerin ödendiği bir savaş olduğunu dile getiren Erdoğan, Osmanlı döneminde yaklaşık 600-650 yıllık bir sürecin içerisinde 20 milyon kilometrekarelik bir alanı kapsayan Türkiye'nin 1. Dünya Savaşı'nın ardından 780 bin kilometrekarelik bir alanda yeniden hayat bulduğunu hatırlattı. "1923'le başlayan yeni süreçte önümüzdeki iki önemli zorluk bulunuyordu." diyen Erdoğan, "Birincisi Osmanlı bakiyesi olan, çoğu da komşumuz olan devletlerin durumuydu. Filistin meselesi, Osmanlı'nın yıkılmasının ardından ortaya çıkmış bir meseledir. Bu boyutuyla Filistin konusu yeni Türkiye'yi de çok yakından ilgilendirmektedir. 'Size ne?' diyenlere aslında cevap burada yatmaktadır." dedi.

İLK MECLİSE GÖNDERME

Türkiye'deki farklı etnik unsurlar ile gelen kitlelerin kaynaştırılmasının da önemli bir zorluk olduğunu dile getiren Erdoğan, "Cumhuriyet, Osmanlı ve Selçuklu devletlerinden edindiği tecrübe ile bu kaynaştırmayı çok başarılı şekilde gerçekleştirdi. 1920'de kurulan ilk meclisimiz Türkiye'nin tüm renklerini, tüm etnik unsurlarını, tüm farklılıklarını içinde barındırıyor; ahenk içinde bir araya getiriyordu." dedi. Başbakan Erdoğan, Atatürk'ün farklı etnik unsurlara dikkat çekere "Meclis-i aliyeniz aslında İslami unsurların bir araya gelişidir." ifadesini aktararak, "Hem etnik hem dini olarak çok farklı gruplar birlikte yaşama tecrübesinden yola çıkarak ortak bir hedef, ortak bir gaye etrafında birlikte mücadele veriyordu." diye devam etti.

EGEMENLİK TARTIŞMALARI ÇOK AĞIR BEDELLER ÖDETTİ

Türkiye Cumhuriyeti'nin, egemenliğin kaynağının millet olduğu ilkesi üzerine inşa edildiğine dikkat çeken Erdoğan, şunları söyledi: "Ne yazık ki bu ilke 90 yıllık süreçte zaman zaman çok ciddi yaralar aldı. Hükümetler, seçimle iş başına gelirken sivil ve askeri bürokrasi kendisini zaman zaman siyasetin üzerinde görmüştür. Bu anlamda çok zorlu bir 90 yıl yaşadık. Demokrasiyi yerleştirme mücadelesiyle geçen bu 90 yıl içinde egemenlik tartışmaları ülkemize gerçekten çok ağır bedeller ödetti. Ekonomiden iç politikaya, sosyal yaşamdan iç politikaya kadar ağır travmalara şahit olduk. Cumhuriyetin kuruluşundaki ruh ve birliktelik zaman içinde aynı şekilde yaralar aldı. Bu 90 yıllık süreçte demokrasimiz adına çok kötü hatıralarımız olduğu kadar çok güzel dönüm noktalarımız da oldu. Önemli tecrübeler kazandık, önemli birikimler elde ettik. Halkı çoğunlukla Müslüman olan bir ülkede, zorlu bir coğrafyada, çalkantılı bir bölgede çok önemli deneyimlerin sahibi olduk."

3 KASIM SEÇİMLERİ DÖNÜM NOKTASI

3 Kasım 2002 seçimlerinin, Türkiye'nin önemli değişim noktalarından biri olduğunu dile getiren Erdoğan, "Büyük bir iftiharla ifade etmek isterim ki, son 10,5 yıl Türkiye'de demokrasinin, özellikle de millet egemenliğinin güç kazandığı, ileri standartlara kavuştuğu, geri dönülemez kazanımların elde edildiği bir dönem oldu. Burada hedef AK Parti iktidarı ile birlikte ileri demokrasi hedefiydi. Bunu hazmedemeyenler olmuştur. Hala da hazmedemeyenler yine vardır. Ama ileri demokrasi konusunda kararlılığı olan bir iktidar vardır. Siyaset, hukuk, ekonomi ve dış politika alanında yaşanan büyük değişim neticesinde Türkiye bugün bölgesel bir güç ve küresel bir aktör haline geldi. Bazı gözlemciler buna 'sessiz devrim' adını verdiler. 10,5 yıl bizim için gerçekten meşakkatliydi. Kararlıydık ve kararlılığımızın da gereğini yerine getiriyorduk." diye konuştu.

BİZ MİLLETİN SİNESİNDEN ÇIKMIŞ PARTİYİZ

İleri demokrasi hedefine yürüyüşte ekonomiyi de at başı götürdüklerini dile getiren Erdoğan, "Bir yandan 10 yıllardır çözülemeyen sorunlarına eğildik, yapılmayan yatırımları yaptık, götürülmeyen hizmetleri götürdük. Ama eşzamanlı olarak da milli egemenliğe, demokrasiye ve hukuka yönelik saldırılara göğüs gerdik, bunları bertaraf ettik." dedi. AK Parti'nin seçim başarılarına değinen Erdoğan, "Bu halkıyla bütünleşen bir siyasi hareketin, bir iktidarın aldığı neticeydi. Çünkü biz ne bir etnik unsurun, ne bir bölgenin partisiydik ne de bir yerlerden sipariş üzerine kurulmuş bir parti değildik. Biz milletin sinesinden çıkmış, milletin çizdiği rota içerisinde hareket eden bir siyasi partiydik." ifadelerini kullandı.

SİYASET MEŞRUİYETİNİ ARTIK MİLLETTEN ALIYOR

Siyasetteki değişime de değinen Erdoğan, "Siyaset, meşruiyetini artık devlet elitlerinden değil, milletin kendisinden, onun tarihinden, irfanından ve vicdanından alan bir boyut kazandı." dedi. Türkiye'nin çıtayı her alanda bu dönemde yükselttiğini dile getiren Erdoğan, 2001'de cumhuriyet tarihinin en büyük ekonomik krizini yaşayan Türkiye'nin şu anda dünyanın en büyük 17., Avrupa'nın ise 6. ekonomisi konumuna geldiğini hatırlattı.

Erdoğan, Türkiye'nin IMF'ye borcunu 23,5 milyar dolardan sıfırladıklarını ve şimdi IMF'ye borç verecek konuma yükseldiğini dile getirdi. Ekonomideki göstergeleri 10 yıl öncesiyle kıyaslayarak AK Parti'nin icraatlarını anlattı.

[Hata Bildir]
22.10.2014 03:00:47. #1.12#