Cilt Kesisi ve Yara İzi Olmadan Göz Kapağı Düşüklüğü (Ptozis) Ameliyatı - Son Dakika
Son Dakika Logo

Cilt Kesisi ve Yara İzi Olmadan Göz Kapağı Düşüklüğü (Ptozis) Ameliyatı

17.02.2017 10:12  Güncelleme: 17:24

Göz kapağı düşüklüğü ameliyatı hakkında açıklamalarda bulunan Göz Hastalıkları Uzmanı, Oküloplastik Cerrah Doç. Dr. Altuğ Çetinkaya, bu ameliyat yönteminin avantajlarına değindi.

Göz kapağı düşüklüğü yani 'ptozis'in en sık nedeni göz kapağını kaldıran kas kompleksindeki zayıflama ile ilgilidir. Kas gücündeki aşırı yetmezlik nedeniyle askı tedavisi gerektiren durumlar haricindeki düşüklüklerde genel yaklaşım kapak seviyesini yükselten kasın ameliyatla sıkılaştırılmasıdır. Uzun yıllardır cilt kesisi ile yapılan bu cerrahiler sırasında hastanın ayık olması ve seviye ayarlaması esnasında yukarı-aşağı bakarak doktora yardımcı olması gerekliydi. Günümüzde ise, kişinin ihtiyacı olan ameliyat miktarı özel testlerle önden tespit edilerek, kapağın içerisinden yapılan ameliyatlar sayesinde, hastanın ameliyat esnasında uyuduğu ve kapak cildinden kesi yapılmayan yöntem tercih sebebi olmaktadır.

Kapağın iç kısmından yapılan bu tip ameliyatlar, en çok ameliyat korkusu olan ve ameliyat esnasında ayık olmak istemeyen hastalar tarafından tercih edilmektedir. Sedasyon denilen ve damardan sakinleştirici verilerek hastanın uyutulduğu anestezi yöntemi ile hasta ameliyat esnasında hiçbir acı, heyecan ve korku hissetmeden kapak düşüklüğünden kurtulmaktadır.

Bu ameliyat yönteminin faydaları sadece anestezi tipi ve kesi gerektirmemesi de değildir. Diğer yöntemlere göre daha kısa sürmesi, cilt ve kas gibi dokularda kesi olmadığı için neredeyse hiç şişlik-morluk yapmaması, daha çabuk iyileşerek ilk günden itibaren normal hayata dönülebilmesi gibi pek çok avantajı da mevcuttur. Ayrıca, kapak kenar şeklinin ve simetrisinin bu ameliyat yöntemi ile bozulmadığı da bilimsel çalışmalarla göstermiştir.

Herhangi bir yaşta ve herhangi bir nedene bağlı kapak düşüklüklerinde uygulanabilen bu ameliyat yöntemi en sık kontakt lens kullanımına bağlı kapak asimetrisi gelişmiş genç hastalarda kullanılmaktadır. Sık kullanıldığı diğer durumlar arasında doğuştan kapak düşüklüğü, yaşlanmaya bağlı kapak asimetrisi, travma veya geçirilmiş göz ameliyatları sonrası ortaya çıkan kapak düşüklükleri, şiddetli kapak iltihabı veya şişliklerine bağlı oluşmuş kapak sarkmaları gibi durumlar yer almaktadır. Bir gözbebeğinin diğerinden farklı olduğu, aynı tarafta asimetrik kapak düşüklüğü görülen ve nörolojik bir rahatsızlık olan Horner sendromu hastalarında da mükemmel sonuç vermektedir.

Ameliyat öncesi muayene oldukça önemlidir. Göz kapağının seviyesi, kapağı açan ve kapatan kasların fonksiyon miktarı, göz bebeğinin ışığa cevabı ve göz hareketleri detaylıca değerlendirildikten ve göz yüzeyini etkileyen bir rahatsızlık olup olmadığı, kapağın iç yüzeyinde allerjik oluşumların olup olmadığı incelendikten sonra yapılacak özel bir damla testi, bu ameliyat tipine uygunluğunuzu ve ameliyatın miktarını tespit etmekte kullanılacaktır.

Ameliyat sonrasında, sakinleştiricinin etkisi geçtiğinde taburcu olarak normal gündelik hayata devam edilebilen bu ameliyat sonrasında gözlere band koymak, gözleri kapatmak gerekmez; çoğunlukla buz uygulaması bile gerekli değildir. İlk 1 hafta daha kontrollü olmak ve ağır aktivitelerden kaçınmak kaydıyla normalde yaptığınız tüm aktiviteleri yapabilirsiniz. Bu ameliyat yöntemine uygun olup olmadığınızı değerlendirmek için bu konuda tecrübeli bir oküloplastik cerraha danışmalısınız.

Son Dakika Advertorial Sondakika Cilt Kesisi ve Yara İzi Olmadan Göz Kapağı Düşüklüğü (Ptozis) Ameliyatı - Son Dakika


Advertisement