60. Pugwash Bilim ve Uluslararası Konferansları

Son Güncelleme:

Cumhurbaşkanı Gül: (3) "Orta Doğu'daki güvensizlik ortamının en önemli sebeplerinden olan kitle imha silahları, bölge ülkelerinin genel tehdit algılamalarından ve bölgenin temel meselesi ol...

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, " Orta Doğu'daki güvensizlik ortamının en önemli sebeplerinden olan kitle imha silahları, bölge ülkelerinin genel tehdit algılamalarından ve bölgenin temel meselesi olan Arap- İsrail ihtilafından bağımsız düşünülemez" dedi.


"Diyalog, silahsızlanma, bölgesel ve küresel güvenlik" başlığıyla Adile Sultan Sarayı'nda düzenlenen 60. Pugwash Bilim ve Uluslararası Konferansları'nın açılışında konuşan Gül, Türkiye olarak, Orta Doğu'da kitle imha silahlarından arındırılmış bölge tesisi konusunda 2012 yılında Helsinki'de düzenlenmesi mümkün olamayan konferansın, bir an önce tertiplenmesine yönelik teşvik ve telkinleri sürdürdüklerini söyledi.


Gül, diğer yandan Suriye'nin kimyasal silah stokunun imhası için BM Güvenlik Konseyi'nin 2118 sayılı kararıyla başlatılan süreci desteklediklerini anlatarak, şunları kaydetti:


"Bu noktada yine dikkati çekmek istediğim bir husus şu; Suriye'de başlayan sürecin, Orta Doğu'daki tüm kitle imha silahlarının tasfiyesini sağlayacak bölgesel güvenlik mimarisinin ilk adımı olmasını temenni ediyoruz. Bu adım burada kalmamalı, bu adım üzerine diğer adımlar da atılabilmeli ve çok da geniş bir vizyon içerisinde bölgenin tamamen temizlenmesine yönelik çalışmaların, gayretlerin yavaş da olsa başlamasının şart olduğu kanaatindeyim ve bunun bir fırsat olduğunu görüyoruz. Tabii ki Orta Doğu'daki güvensizlik ortamının en önemli sebeplerinden olan kitle imha silahları, bölge ülkelerinin genel tehdit algılamalarından ve bölgenin temel meselesi olan Arap-İsrail ihtilafından bağımsız düşünülemez."


Bu nedenle bölgedeki tüm güvenlik meselelerine ve tehdit algılamalarına bütünlükçü bir anlayışla yaklaşılmasının bir zaruret olduğunu vurgulayan Gül, her iki temel meselenin üzerine de cesaretle gidilmesi gerektiğini ifade etti.


Gül, Arap Barış Planı temelinde başlatılacak kapsamlı bir barış sürecinin, nükleer silahlarla bekasını güvence altına almak isteyen bazı ülkelerin güvenlik açmazlarını da gidermesi gerektiğine işaret ederek, şöyle devam etti:


"Burada tehdit algılamaları ve bekalarıyla ilgili garantiler verilmelidir. Gerçekçi olmamız gerekir. Eğer bu silahlar bölgeden tamamen temizlenecekse bu anlayışla bölgedeki tüm ülkelerin kitle imha silahlarının yayılmasının önlenmesine ilişkin tüm uluslararası düzenlemelere taraf olmasını temenni ediyoruz. Irak, Lübnan ve Suriye'nin, Kimyasal Silahlar Örgütü'ne üye olarak katılmaları, hiç şüphesiz doğru yolda atılmış adımlardır. Benzer şekilde İsrail ile Filistin arasında ABD'nin girişimiyle yürütülen görüşmelerin, en kısa sürede doğrudan müzakerelere başlanmasına vesile olmasını diliyoruz."


"ABD ile İran arasında başlayan diyalog ortamı, uzun süredir görmeyi arzuladığımız bir gelişme"


Cumhurbaşkanı Gül, İran'ın nükleer programına diyalog yoluyla çözüm bulunmasına yönelik çalışmalar için de şartların elverişli olduğunu değerlendirdiklerini kaydetti.


Bu bağlamda, son dönemde ABD yönetimi ile İran arasında başlayan diyalog ortamının, uzun süredir görmeyi arzuladıkları bir gelişme olduğunu dile getiren Gül, konuşmasını şöyle sürdürdü:


"Başkan Obama ile Cumhurbaşkanı Ruhani arasında geçtiğimiz eylül ayında gerçekleştirilen telefon görüşmesini memnuniyetle karşıladığımı ve daha o gün tüm dünyaya duyurduğumu da biliyorsunuz. ABD-İran diyaloğunun, başta İran'ın nükleer programına barışçıl yöntemlerle çözüm bulunması olmak üzere, Orta Doğu'daki tüm diğer bölgesel sorunların çözümü bakımından da uygun bir iklim yaratmasını temenni ediyorum. Konferans vesilesiyle bugün aramızda bulunan İran Dışişleri Bakanı Sayın Zarif'in mevcudiyetini, esasen bu yeni diyalog ikliminin bir tezahürü olarak da görüyorum."


"Kitle imha silahları, dünya barışına, istikrarına ve güvenliğine tehdit oluşturmaya devam ediyor"


Gül, 1955 yılındaki "Russell-Einstein Manifestosu"nun üzerinden neredeyse 60 yıl geçmiş olmasına rağmen kitle imha silahlarının, dünya barışına, istikrarına ve güvenliğine tehdit oluşturmaya devam ettiğini söyledi.


Suriye'de rejimin kimyasal silah kullanmasının, Orta Doğu'da kitle imha silahlarının mevcudiyetine ilişkin kaygılarının ne kadar yerinde olduğunu gösterdiğini vurgulayan Gül, şunları kaydetti:


"Bu silahların, teröristlerin ve diğer radikal unsurların eline geçme ihtimalini düşünmek bile istemiyoruz. Bu köklü küresel soruna çözüm bulunmasına yönelik çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürmemiz gerektiğinin altını bir kez daha önemle çiziyorum. Sözlerime 'Russell-Einstein Manifestosu'nda yer alan ve bu doğrultudaki çalışmalarımıza ışık tutan şu çağrıyla son vermek istiyorum, 'İnsaniyetinizi hatırlayın ve gerisini unutun'. Onların söyleyişiyle, 'We appeal as human beings to human beings: Remember your humanity, and forget the rest."


- İstanbul

Kaynak: AA