AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Bu millet, merhum Adnan Menderes ve arkadaşlarının ezanın Türkçe okunmasına son vermelerini asla unutmadı, unutmuyor."
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Bu millet, merhum Adnan Menderes ve arkadaşlarının ezanın Türkçe okunmasına son vermelerini asla unutmadı, unutmuyor. Ben inanıyorum ki bu millet, her şey unutulsa bile, sırf ezana iade ettiği hürmetten dolayı Adnan Menderes'i gönlünde ve hafızasında taşıyacaktır. Cuma günü TBMM'de tıpkı ezana hürmetin iadesi gibi Kur'an-ı Kerim'in öğrenilmesine ve öğretilmesine de hürmet iade edilmiştir. Bu kadirşinas millet, eminim ki bizim yaptığımız bu güzel düzenlemeyi de inşallah ebediyen hayırla yad edecektir" dedi.
Başbakan Erdoğan, partisinin Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nın açılışında yaptığı konuşmada, ekonomideki rekor büyüme oranına değindi.
Dünya genelinde küresel krizin hüküm sürdüğünü anlatan Erdoğan, " Filistin, Irak, Afganistan ve Libya'da siyasi sorunlar, Somali'de açlık sorunu, Suriye'de hüküm süren vahşet ve İran'ın uluslararası toplumla olan krizi, bölgeyi olduğu kadar Türkiye'yi de çok yakından ilgilendiriyor. Açıkçası son derece müteyakkız, atak, girişken olmamızı gerektiren bir süreç yaşıyoruz" dedi.
Erdoğan, şöyle devam etti:
"Biz 'bana ne' diyemeyiz. Biz 'adam sendeci' olamayız. Biz, büyük bir devletiz, büyük bir milletiz ve bunun gereği neyse onu yapmak, onun gereğini yerine getirmek zorundayız. İnanın boşa geçirecek tek bir saniyemiz bile yok. Geçmişte ülkenin nasıl yönetildiği, ekonominin nasıl yönetildiği, dış politikada nasıl bir vizyon sergilendiği, siyasetin nasıl yapıldığı bize mazeret olamaz. Biz bu ülkede hizmetin anlamını, hizmet etmenin yöntemini değiştirmiş bir partiyiz. Biz, devlet idaresinin, ekonomi yönetiminin siyaset yapmanın, siyaset üretmenin yöntemini değiştirmiş bir partiyiz. Biz hiçbir konuda elimiz kolumuz bağlı oturamayız. Hiçbir konuya seyirci kalamayız. Hiçbir konuda sessiz, tepkisiz duramayız. Zira biz üzerimizde milletin emanetini taşıyoruz. İşte her saniyemizi, hatta her anımızı millete hasrettik ve millete hasredeceğiz. 780 bin kilometrekarenin her bir zerresine, 75 milyon vatandaşımızın her birine ulaşmak, oraya hizmet götürmek zorundayız."
-"Yalan, doğrudan çok daha hızlı yayılıyor"-
Muhalefet partilerinin, kamuoyunda 4+4+4 düzenlemesi adıyla anılan eğitim sistemini kademeli olarak yeniden şekillendiren düzenlemeye karşı yaptığı yorumlara da değinen Başbakan Erdoğan, "Maalesef yalan doğrudan çok daha hızlı yol alır ve yol alıyor. En başta bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da milletimizle kurduğumuz muhabbeti idame ettirmek, muhafaza etmek ve güçlendirmek zorundayız. Yalan, iftira, karalama, maalesef doğrudan daha hızlı yayılıyor. Muhalefet partilerinin hemen her konuda ürettikleri yalanların, iftiraların, yürüttükleri karalama kampanyalarının, doğrunun önüne geçmemesi için biz her an uyanık olacağız" dedi.
Geçen hafta cuma günü TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen yasaya atıfta bulunan Başbakan Erdoğan şöyle devam etti:
"Geçtiğimiz hafta cuma günü TBMM tarihi oturumlardan birine şahit oldu ve kademeli eğitim AK Partili milletvekillerinin yoğun gayreti, yoğun mücadelesiyle yasalaştı. Aziz milletimiz, bizim ne yapmak istediğimizi ve ne yaptığımızı çok ama çok iyi biliyor ve bize destek veriyor. 28 Şubat'ın bu ülkenin üzerine nasıl bir karabasan gibi çöktüğünü gördü, yaşadı. Hep birlikte yaşadık. 28 Şubat sonrası uygulamaların ekonomiye, sosyal hayata özellikle de eğitime nasıl bir ağır darbe vurduğunu milletimiz tecrübe etti. Aklı selim sahibi herkes kademeli eğitimin ne anlama geldiğini biliyor ve bunu inanın yürekten destekledi, destekliyor ama biz bununla yetinemeyiz. Biz 75 milyonun tamamının hükümetiyiz. 75 milyonun partisiyiz. 75 milyonun her birine ulaşmak zorundayız. Başta CHP olmak üzere muhalefet partilerinin yalanla, iftirayla, karalamayla yürüttüğü kampanyayı, biz samimiyetin ve muhabbetin diliyle bozmak zorundayız."
-"Eğer dinlemeye fırsat bulabilselerdi, bu yasaya destek vereceklerdi"
CHP'nin yasanın görüşmeleri sırasında sergilediği tavrı eleştiren Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Açıkçası CHP gerek Komisyon'da gerek Genel Kurul'da hakaret etmekten, şiddet uygulamaktan, ortamı germekten ve tahrik etmekten vakit bulup da kademeli eğitimin ne anlama geldiğini, ne anlam taşıdığını idrak edemedi. Konuşmaktan dinlemeye fırsat bulamadılar. Eğer dinleselerdi, eğer dinlemeye fırsat bulabilselerdi inanın kendi çocukları adına bu yasaya destek vereceklerdi. Ama ideolojik saplantılarının bir perde gibi örttüğü idrakleri, maalesef mevzuyu anlamalarına engel oldu" değerlendirmesinde bulundu.
-"Yalanlarla milletimizin kandırılmasına izin vermeyeceğiz"-
CHP'nin yasa çıktıktan sonra da "yalan ve yanlış şekilde kamuoyunu yanıltma gayreti içinde" olduğunu ifade eden Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu :
"CHP Genel Başkanının konuşmalarına bakın. Kesintisiz eğitimle, kademeli eğitim arasındaki farkı göremediğini, anlayamadığını, yeni yasanın neler getirdiğini bilmediğini göreceksiniz. Biliyorsunuz en başından beri, iki senedir eline tutuşturulan kağıtları gerçek zannedip peşine düştü. Eline bir gazete alıp o gazeteyle iktidarı suçlamaya kalkıyor. Gerçek başka, belge... Gazete haberleri hiçbir zaman belge olamaz ama bizi bu gazete haberleriyle yargıladılar. Biz de onlara aynı dille cevap vereceğiz. 'Kayseri'de yolsuzluk var' dedi açığa düştü. İşte mahkeme kararları hepsi çıktı ortaya. Mahkeme kararları neticesinde ne oldu, açığa düştü. Özür diledin mi dileyebildin mi- Milletim 2 oydan birini AK Parti'ye vermek suretiyle sana gereken dersi, gereken cevabı verdi. 'Bir bakan ÖSYM'ye mail göndermiş, torpil yaptırmış' dedi, onda da açığa düştü. Ne oldu özür diledi mi- Yok. Çünkü bunların kitabında böyle bir şey yok. Kürsüde önüne konulan notu bile okuyamadı. Orada da açığa düştü. Şu anda da kademeli eğitimle ilgili eline tutuşturulan yalan yanlış bilgi notları üzerinden kamuoyunu yanıltmaya çalışıyor. Biz buna müsaade etmeyiz, etmeyeceğiz. Biz yalanların, doğrulardan hızlı yayılmasına, yalanın doğrunun önüne geçmesine, yalanlarla milletimizin kandırılmasına izin vermeyeceğiz. Teşkilatımızdaki her bir arkadaşımızdan, il başkanlarımız, belediye başkanlarımız, kadın kolları, gençlik kolları, belediye ve il genel meclisi üyesi arkadaşlarımız bulundukları şehirlerde, ilçelerde, beldelerde, köylerde, vatandaşımıza bu konuyu anlatmalı."
-Adnan Menderes'in ezana hürmeti gibi-
1960 askeri darbesinin ardından idam edilen Başbakan Adnan Menderes'in ezanın Türkçe okutulmasıyla ilgili düzenlemeyi kaldıran kararına atıftan bulunan Erdoğan, "Bakın aradan 62 yıl geçmesine rağmen bu millet, merhum Adnan Menderes ve arkadaşlarının ezanın Türkçe okunmasına son vermelerini asla unutmadı, unutmuyor. Ben inanıyorum ki bu millet, her şey unutulsa bile, sırf ezana iade ettiği hürmetten dolayı Adnan Menderes'i gönlünde ve hafızasında taşıyacaktır. Cuma günü TBMM'de tıpkı ezana hürmetin iadesi gibi Kur'an-ı Kerim'in öğrenilmesine ve öğretilmesine de hürmet iade edilmiştir. Bu kadirşinas millet, eminim ki bizim yaptığımız bu güzel düzenlemeyi de inşallah ebediyen hayırla yad edecektir. Millete gideceğiz, hem onların hayır dualarını alacak hem de eğer varsa zihinlerdeki soru işaretlerini ortadan kaldıracağız. Özellikle CHP seçmenine gideceğiz. Özellikle MHP, BDP seçmemine gideceğiz ve gerçekleri onlara açık açık anlatacağız. Oy verdikleri, gönül verdikleri partilerin nasıl statükodan yana tavır aldığını, bizimse nasıl bir kez daha milletten yana tavır koyduğumuzu onlara anlatacağız" diye konuştu.
-"Kur'an benim Alevi vatandaşlarımın kitabı değil mi-"-
Yasaya ilişkin yorumlara da değinen Erdoğan, şunları kaydetti:
"Bir televizyonda bir tanesi diyor ki, ileri gelenlerinden, 'Kur'an-ı Kerim diyor veya Kur'an diyor nasıl seçmeli ders olduysa, Alevilik niye seçmeli ders olmuyor' diyor. İleri gelenlerinden... Şu mukayeseye bak. Kur'an benim Alevi vatandaşlarımın kitabı değil mi- Böyle bir mukayese yapılabilir mi- Böyle bir anlayış olur mu- İşte sıkıntı buradan geliyor Kemal efendi gel buna cevap ver. Gel buna cevap ver. Zaten din eğitimi öğretimiyle alakalı derste bu verileceği gibi, bunun dışında biliyorsunuz zaten din dersinin içine bu girmiştir, zorunludur. ve orada da Alevilikle ilgili bilgiler verilmek zorundadır, zaten bunları veriyoruz. Ha bu daha genişletilebilir mi o ayrı bir konu. Bu konuda varsa itirazlar biz isteriz ki bu konuyla ilgili itirazlar bakanlığımıza iletilirse, bizlere iletilirse biz bunları daha mufassal hale getiririz."
-CHP, MHP ve BDP statüko kardeşliği içinde-
Kademeli eğitim düzenlemesine CHP, MHP ve BDP'nin birlikte karşı çıktığını kaydeden Erdoğan,
kendilerinin kademeli eğitime geçiş için hazırlıklara başladığında CHP ile birlikte MHP ve BDP'nin bu düzenlemeye karşı çıktıkların hatırlattı.
Erdoğan şöyle devam etti:
"Dikkat edin tabanları öyle istediği için değil, bunlar statüko kardeşi oldukları için bu düzenlemeye karşı çıktılar. Tabanlarına rağmen, kendilerine oy veren kitleye rağmen, bu düzenlemeye karşı çıktılar. Bu statüko kardeşliğini, bunlar 12 Eylül halk oylaması öncesinde de aynı şekilde sergilediler. Tabanlarına, kendi kitlelerine tamamen muhalif, tamamen zıt şekilde anayasa değişikliğinin karşısında ittifak yaptılar. 12 Eylül'de sandıktan öyle bir sonuç çıktı ki neye uğradıklarını şaşırdılar. Tabanlarının kendi kitlelerinin dahi onlara inanmadıklarını 12 Eylül'de çok net olarak gördüler."
- ANKARA