Başbakan Erdoğan(2/son): "Masadan Kalkan Taraf Asla Olmayacağız"
Yeni Anayasa konusunda hiçbir ön yargılarının olmadığının altını çizen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Ülkemizin ve milletimizin sınırları bizim sınırlarımızdırYeni Anayasa konusunda hiçbir ön yargılarının olmadığının altını çizen Başbakan Recep"...
Yeni Anayasa konusunda hiçbir ön yargılarının olmadığının altını çizen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Ülkemizin ve milletimizin sınırları bizim sınırlarımızdırYeni Anayasa konusunda hiçbir ön yargılarının olmadığının altını çizen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Ülkemizin ve milletimizin sınırları bizim sınırlarımızdır. Ama demokrasinin, kardeşliğin her zaman arkasında yanında oluruz. Biz parti olarak masadan kalkan taraf asla olmayacağız" dedi.
TOBB'un yeni Anayasa çalışmalarında büyük katkı sağladığını belirterek, "12 Haziran seçimlerinin hemen ardından çalışmaları başlattık. Şu anda ciddi bir birikim oldu" diyerek şöyle devam etti:
"Yeni anayasa konusunda bizim hiçbir ön yargımız yok. Ülkemizin ve milletimizin sınırları bizim sınırlarımızdır. Ama demokrasinin, kardeşliğin her zaman arkasında yanında oluruz. Dayatmayla yapılan her şeyin ülkeye fayda etmediğini gördük. 12 Haziran seçimlerinin akşamı yeni anayasa çalışmalarını başlatmıştık. Şu anda dahi çok ciddi bir birikim oldu. Partimiz, meclis grubumuz, TBMM çalışmaya devam ediyor. Başta TOBB olmak üzere pek çok kurum ve kuruluş ciddi çalışmalar yapıyor. Biz parti olarak masadan kalkan taraf asla olmayacağız. İkincisi sarfedilen bu çabaların heba olmasına neden olmayacağız. Uzlaşma tarafların ortak bir noktada buluşmaktır. Hiçbir gurubun heybesindekileri millete dayatmasına müsaade de etmeyiz. En başından beri sivil, demokratik ve özgürlükçü bir anayasa diyoruz. Yapabileceğimizi biliyorum. İnşallah anayasa için oluşan heyecanın heba etmeden bunu mutlu sona erdireceğiz. 2023 hedeflerimizin gerçekleşmesi ancak yeni anayasa ile mümkün olabilir. Bu Anayasa ile Türkiye dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olamaz.
-TERÖR-
Burada Türkiye'nin en önemli meselesi olan terörü de değinmek zorundayım. Çünkü Türkiye'nin tamamını 30 yıldır bu sorunla uğraşıyor. Sorunun temellerine inmeye çalıştık. Sorun bir mağduriyetin telafisinden yola çıkarak nasıl istismar edildiğini anlamaya çalıştık. 2011 yılında telaffuzu bile mümkün olmayan şeyleri dile getirdik. İnkar politikalarını çok kararlı şekilde reddederek, doğu ve güneydoğuya Cumhuriyet tarihinin en büyük yatırımlarını yaptık. Eş zamanlı olarak kültürel ve demokratik alandaki reformları cesaretle uyguladık. Kardeşliğimizin önündeki engelleri ve tehditleri ele alarak çözüm sürecini başlattık. Birileri gitmiş kandil dağında taşeronluk ofisi açmış. Bu ofiste canla alışveriş yapılıyor. Burada belli gruplar değil, Türkiye'ye karşı hasmahane tavırları olan ülkeler can karşılığı ticaret yapıyor. Böyle karlı bir işyeri varken, niye kapatsınlar. İyi bir taşeron olarak iyi çalışıyorlar. Adının başında milletvekili, adının önünde parti genel başkanı olanlar pervasızca çıkıp dağdaki gençleri yönlendirebiliyor. Çünkü onlarda oradan nemalanıyor. Kürt kökenli vatandaşlarımız, askerimiz polisimiz ölürken bu baronlar semiriyor. Geçenlerde bu ofisin önünde fotoğraf çektirmişler. Sadece taşeron ofisin sahibi kalmış fotoğraftaki 17 kişiden. Bunlar örgütün faili meçhullerine, tacizlere tecavüzlere ses çıkarmazlar. Ama çıkar "dağa çıkanlar teslim olmasın' deme pervasızlığını sergilerler."
-"TERÖRÜ BU ÜLKENİN GÜNDEMİNDEN ÇIKARACAĞIZ"-
Türkiye'de medya ve siyasetçilerin teröre karşı ciddi bir görüntü veremediğine dikkat çeken, Erdoğan, "Bu kanlı örgütün de siyasi uzantılarında Türkiye maalesef siyasetçi, medya da samimi bir görüntü veremedi" dedi. Toplumsal uzlaşmayı sorgulayan Başbakan Erdoğan, "Toplumsal uzlaşma nedir? Hakkari'ye gidip de Türk bayrağı olmadan miting yapmak mı? Toplumsal uzlaşma kan üzerinden oy devşirmek mi?" diyerek şöyle devam etti:
"Aynı şekilde medyaya bakıyorsunuz, terörün ekmeğine yağ sürecek haberler yapılıyor. Farklı odakların operasyonları bu şekilde yürütüyor. Bu ülke üzerinden operasyon yapmak, ameliyat yapmak isteyenlere karşı bir olmalıyız. Kimse umutsuzluğa kapılmasın, yolumuza devam edeceğiz. Allahın izniyle terör meselesini de bu ülkenin gündeminden çıkaracağız. Bunu sizinle beraber yapacağız. Burada güneydoğu ve doğudan gelen kardeşlerimiz var. Onlarda bizim çabalarımızı görsünler. Onlarda büyük potansiyellere sahipler. Şırnak'ta yatırıma engelliyorlar. Hakkari'ye havalimanı yapılacak, terör örgütü engel olmaya çalışıyor. Ama biz durmak yok yola devam diyoruz. Soruyorum. 10 yıl önce Iğdır'da, Şırnak'ta, Yüksekova'da havalimanı yapılacak denseydi, kimin aklına gelirdi. Biz "Batı da ne varsa Doğu da olacak' dedik. Bölgesel milliyetçilik yapmayacağız dedik. Biz göreve geldiğimizde 9 milyon insan taşınıyordu havayollu trafiğinde. Bugün 59 milyon insan taşınıyor. Artık uçakları ulaşım aracı olarak kullanan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı var."
-YATIRIMA DAVET ETTİ-
Hükümet olarak iyi bir ivme yakaladıklarını ifade eden Başbakan Erdoğan, bölgede "korkuyu buradan silersek, her şey değişir" diyerek TOBB üyelerini Doğu ve Güneydoğu'ya yatırıma davet etti. "Sıra bugün siz de, yani reel sektörde. İşte yeni teşvik paketini hazırladık. Yatırım sırası sizde. Bu yatırımları yapalım, göreceksiniz terörün belini iyice kırarız" diyerek şunları söyledi:
"Siz girişimci kardeşlerimden hayırlı haberler bekliyorum. Çok iyi bir ivme yakaladık. Yere sağlam bastık, disiplinli davrandık. Artık dünya ticaretine entegre olmuş bir ekonomimiz var. Dünyada bankalarda rasyo yüzdesi 8'dir. Türkiye de ise yüzde 18'dir. Avrupa'da şu anda 2.Dünya Savaşı'ndan daha büyük bir maliyetlerden geçiyor. Bankalar girişimcilere kredi vermekte nazlı davranıyorlar. Bunu kabul etmek mümkün değil. Ama benim girişimcim güçlendikçe, yarın kim yanındaysa onu destekleyecek.
ABD'de, Japonya'da kriz ağır şekilde devam ediyor, AB üyesi ülkelerde aynı durumda. Şu anda Avrupa sorunları ötelemeye çalışıyor. Çok şükür "krizin başında teğet geçecek' dedim. Ancak biz tedbiri disiplini asla elden bırakmayacağız. Kriz öncesi bankacılık sistemimizi elden geçirdik. Türkiye'de krizde hiçbir sorun yaşamadık. Türkiye de toplam yatırım miktarı 283 milyar lira oldu. Önemli bir refah göstergesi olan 2002 de 91 bin adet otomobil satılmış. 2011 tarihimizin rekorunu kırarak, 594 bin adet otomobil sattık. Küresel krize rağmen işsizliği en iyi rakamlara çektik. 2002'de gayri safi milli hasılanın yüzde 61,5 iken, bu oran yüzde 22,4 e gerilemiştir. 2002 yılında kullanılan ticari kredi, 22 milyar, bugün ise 360 milyar lira ticari kredi kullanılmıştır."
-CARİ AÇIK KONUSU-
Sürekli olarak eleştirilen cari açık konusuna da değinen Başbakan Erdoğan, bu oranı her yıl aşağıya çektiklerini belirterek, "Yıllık bazda açık geriye doğru gidiyor. Yeni teşvik sisteminin cari açığın geri çekilmesinde olumlu etkilerini birlikte göreceğiz" dedi. Cari açıkta en önemli unsurun enerji fiyatları olduğunun altını çizen Erdoğan, "Cari açıkta düşme eğilimi devam ediyor. Olumsuz senaryolar karşısında da tedbirlerimiz var. Bunları geçmişte olduğu gibi uygulayacağız" diyerek şunları söyledi:
"Türkiye her alanda olduğu gibi başarılı bir dönem geçiriyor. Biz artık özgün içinde olacağız. Biz acı tecrübelerden geçerek bu noktaya geldik. Çok şükür özgüvenimiz var, kendimize güvenimiz var. Bugün Türkiye'nin en büyük limanını İzmir Çandarlı'da yapıyoruz. Bu yatırımlar yolsuzluğun olduğu ülkede yapılamaz, bunlar kasaya keseye sahip çıkarsanız olabilecek işler. Marmaray bakınız önümüzde yıl açılacak. Ankara- Konya, Ankara- Sivas, Ankara-İzmir YHT projelerimiz devam ediyor. Türkiye her geçen gün yenilikle karşı karşıya bırakacağız sizi. Emin adımlarla geleceğe yürümeye devam edeceğiz. Her alanda muhteşem yatırımlarımız devam edecek. Hiç kimsenin endişesi olmasın, 21 yüzyılı bir Türkiye yüzyılı haline getireceğiz."(ANKA/SON)
(ÜNS/ORH) - Ankara