Başbakan Erdoğan: " Güvenle Sandığa Gidip, Vicdanınızla Oy Kullanın"
Mardin'de partisinin düzenlediği mitinge katılan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Mardinlilerden sandığa güvenle gidip oylarını vicdanlarına göre kullanmasını istedi.
BDP'yi tehdit ve baskı ile halkı sindirmeye çalışmakla eleştiren Erdoğan, "Siz bir kez ölürsünüz, onlar bin kez ölecekler. Dağıtılan bildiri ve savrulan tehditlere, baskılara boyun eğmeyin. BDP, CHP ve MHP'nin kurduğu tezgahı, gelin hep beraber alt üst edelim. Şimdi de sandığa gidip yeni bir anayasa, hak ve özgürlükler için AK Parti deyin. Oyunuza, iradenize, geleceğinize sahip çıkın. Yavrularımızın geleceği için sandığa gidin. Yavrularımızı dağa kaçıranlara karşı sandığa gidin" dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Adıyaman mitinginin ardından günün ikinci mitingini Mardin'deki Karayolları Maydanı'nda düzenleyerek yaklaşık 8 bin kişiye konuştu. Erdoğan, Mardin huzurun, kardeşliğin, dayanışmanın ve hoşgörünün şehri olduğunu belirterek, tarihin, medeniyetin, bilimin şehri olduğunu söyledi. Mardin'in sadece Türkiye'nin değil dünyanın gözbebeği bir şehri olduğunu ifade eden Erdoğan, Türkiye'nin kardeşliğinin örnek şehri olarak gördüklerini, Mardin'den duydukları iftiharı özellikle dile getirdiklerini, tarihi medreseleri ile yan yana camileri, Deyrulzaferan onun yanında Kırklar kilisesi ile hoşgörünün simgesi olduğunu söyledi.
BDP, SIRTINI PKK'YA DAYIYOR
Mardin'de BDP'yi eleştiren Erdoğan şöyle konuştu: "Bizim kardeşliğimiz, binlerce yıllık dayanışmamız şu Mardin'in taşlarında kazılmış durumdadır. Biz ezelden kardeşiz, Allahın izni ile ebediyen kardeşiz. Bakın sevgili Mardinliler şu Mardin'de Kürdü ile Arabı ile bir gayretin içerisine girenler var mı? Böyle bir ayrımcılığı ve bölücülüğü yapanlar var mı? Var. Bu bölücülüğü ortadan kaldıracak olan tek hareket AK Parti hareketidir. Çünkü, biz Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, Çerkeziyle, Gürcüsüyle, Romanıyla Boşnağı ve Arnavutu ile kim olursa olsun yaradılanı yaratandan ötürü seviyoruz. Ben Türk'ü de Kürt'ü de seviyorum. Bizde ayrım yok. Fakat Kürdün temsilcisiyim diyenin Kürt kardeşime ne kazandırıyor söylermisin? Şimdi şu Mardin'de ortaya çıkan bağımsız adaylar var, şu Mardin'e ne kazandırdılar söylermisin? Okullarımız hastanelerimi yollarımızı mı yaptılar? Bu ülkede artık red politikaları yoktur. Bu ülkede artık inkar politikaları yoktur. Asimilasyon politikaları yoktur. Bugün bu bağımsızlar, bu BDP sırtını nereye dayıyor. Nereye, PKK terör örgütüne dayıyor. Oyu nasıl alıyorlar tehdit ve korkutarak alıyorlar. Esnafın kepenklerini kapattırıyorlar. Yoksa esnaf kepenk kapatır mı. Ama tehdit ile kapattırıyorlar. İşte 12 Haziran bütün tuzakları ve tezgahları bozma günüdür. Kardeşliğimiz çok güçlüdür. Yıllarca ihmal edilen Mardin'i yeniden canlandırmak için var gücümüzle çalıştık. Kürt kardeşlerimizin Arap kardeşlerimizin Ortadoks, Süryani demedik herkesin sorunları ile samimiyet ile ilgilendik. Biz cesaret ve kararlılıkla , bir adım attık. Çözüm kapısını sonuna kadar araladık. Yasakları kaldırdık, kısıtlamaları kaldırdık, milli birlik ve kardeşlik dedik. Meseleyi çözeceğiz dedik. Biz sorunlardan beslenmedik kardeşlerim. Sorunları çözen bir iktidar olduk. Yoksulluğu istismar eden değil azaltan bir parti olduk. "
'BİZ ACILARI OYA TAHVİL EDENLERDEN OLMADIK'
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu da da eleştiren Başbakan Erdoğan, "Bay Kemal bunu istismar ediyor. Yok yoksulluğu istismar ediyor. Biz acıları, gençlerin kanını ve anaların gözyaşlarını oya tahvil edenlerden olmadık. Acıyı ve gözyaşını durdurmak için çırpınan bir iktidarız. Türkiye genelinde şiddetten medet ummaya başladılar" dedi. CHP Lideri Kılıçdaroğlu'na eleştirilerini sürdüren ve seçim süresince meydana gelen şiddet olaylarına da değinen Başbakan Erdoğan şöyle devam etti: " Cizre'de o yavruları yaktılar, Malaye Ciziri'nin türbesini tahrip ettiler. Diyarbakır'da imam hatipli çocuklara saldırdılar. Malum İmralı'daki çıktı Kürtlerin dini Zerdüşlüktür dedi. Aynı S dönüşü. Oturmuş omurgalı bir yapıları yok. Kürtler kılıç zoruyla Müslüman olmuşlar diyerek Kürt kardeşlerime hakaret ettiler. İstanbul'da bağımsızların seçim bürosundan molotoflar çıkıyor. Kısa bir süre önce bir ilçe başkanın da molotoflar yakalanıyor. Seçim bürolarından ve çadırların da molotoflar yakalanıyor. Serap'tan sonra İstanbul'dan kimi yakmaya çalışıyorsunuz. Başkale'de milletvekili adaylarımı taşladılar. Hopa'da bizim konvoyumuzu taşladılar. Bu mu demokrasi, bu mu özgürlük, sandıktan umudunuzu bu kadar mı kaybettiniz. Söyleyecek sözünüz molotof ve taşlar mı? Dağlardaki silah ile dolaşıyor sizlerde şehirlerle taşlar ve molotoflarla mı dolaşıyorsunuz. "
'BASKILARA BOYUN EĞMEYİN'
Başbakan Erdoğan, "Demokrasi ile faşizan baskı bir arada olmaz. Ona biz son vereceğiz" dedi. BDP'yi ima ederek şiddetle hiç bir yere varılamayacağını ifade eden Erdoğan, "Sonunda şiddet değil, demokrasi kazanacak. 20-30 milletvekili parlamentoda grup kursa ne yapacaklar. Meclis'te bağırırlar, çağırırlar o kadar. Milletvekilinin kendilerine sağladığı imkanlarla saltanat sürdürmek istiyorlar. Taşı ve molotofu çocuğun eline veriyorlar, kendisi atmıyor. Niye çünkü çocuğun üzerinden istismar siyaseti yapacaktır. Bakın ellerinden belediyeler var. Pislikten geçilmez. Alt yapı yok, rezillik. Paranı alıyorsun aldığın halde hizmet vermiyorsun. Dert başka dert, dert hizmet değil istismar siyasetidir. Türk, Kürt ve annelerin gözyaşları üzerinde siyaset ürütme peşindedirler. Ben Türküm eşim Arap bizde ayrım yok. Ben Rizeliyim eşim Siirtli. Benim Kürt ve Arap kardeşlerimiz artık bunların tuzaklarına düşmesin. Bu ülkede yaşananların müsebibi CHP'dir. Kürt meselesinin patenti CHP'dir. Ama BDP çıkıp CHP ile kol kola giriyor. MHP ile de kol kola siyaset yapıyorlar. Çünkü üçü de statüko partisidir. Değişimden korkuyor. 12 Haziran'da sandıktan bunlara gereken dersi verelim. Korkmayın korkunun ecele faydası yoktur. Sandığa güvenle gidin ve oyunuzu vicdanına göre kullanın. Siz bir kez ölürsünüz onlar bin kez ölecekler. Dağıtılan bildiri ve savrulan tehditlere baskıları boyun eğmeyin. BDP, CHP ve MHP'nin kurduğu tezgahı gelin hep beraber alt üst edelim. Şimdide sandığa gidip yeni bir anayasa, hak ve özgürlükler için AK Parti deyin büyük Türkiye deyin, oyunuzu, iradenize, geleceğinize sahip çıkın. Yavrularımızın geleceği sandığa gidin. Yavrularımızı dağa kaçıranlara karşı sandığa gidin" dedi.
'Mardin'İ MardinWOOD YAPACAĞIZ'
Başbakan Erdoğan, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Mardin'in bir kültür şehri yapılacağını ifade ederek, şöyle dedi: "Amerika'da nasıl Hollywood, Hindistan'da nasıl Bollywood varsa Mardin'de Mardinwood olacak. Hava Radar Üssü'nü taşıyacağız ve Mardin kalesini onaracağız. Bugün Mardin'e bir müjdeyi daha açıklamak istiyoruz. Bir ilin büyükşehir olması için 750 bin nüfusa ihtiyacı vardır. 6 bin eksiğimiz var ilçelerle. Mardin 2014 seçimlerine Büyükşehir Belediyesi olarak girecektir. Hallolur mu hallolur. Sınırda Mardin ve Malatya var. Bütün ilçeleri büyük şehrin sınırlarına girecektir. Yani mülki sınır belediye sınırları olacaktır. Beldeler hepsi ilçe belediye mahallesi olacaktır. Şimdiden hayırlı olsun. "
'KİTAP İÇİN ÜCRET İSTEYEN MÜDÜRÜ SÜRÜNDÜRÜRÜM'
Mardin'de bugüne kadar hükümet olarak yaptıkları hizmetleri de anlatan Erdoğan, 'CHP karne, CHP yoksulluk demek biz ise bolluk. Yoksulluk kölelik düzeni bunlar. Ağalık düzeni bize nerden kaldı. Ağalara alınmayın. Gerçi bağımsızların içinde de ağa var. Ben ağalıktan hiç hazetmem, hoşlanmam söyleyeyim. Biz ağa olmak için değil halka kul olmaya geldik. Bizim kitabımızda ağalık yoktur" dedi.