Başbakan Erdoğan: "Kendinize Güvenmiyorsanız Açıkça Söyleyin"

Son Güncelleme:

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Büyükşehir Belediyeleri ile ilgili düzenlemeye muhalefet partilerinden gelen eleştirileri değerlendirerek, "Sayın Kılıçdaroğlu, Sayın Bahçeli, siz tabi bu işlerle pek haşır neşir olmadınız Başbakan Recep Tayyip"...

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Büyükşehir Belediyeleri ile ilgili düzenlemeye muhalefet partilerinden gelen eleştirileri değerlendirerek, "Sayın Kılıçdaroğlu, Sayın Bahçeli, siz tabi bu işlerle pek haşır neşir olmadınız Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Büyükşehir Belediyeleri ile ilgili düzenlemeye muhalefet partilerinden gelen eleştirileri değerlendirerek, "Sayın Kılıçdaroğlu, Sayın Bahçeli, siz tabi bu işlerle pek haşır neşir olmadınız. Biz damdan düştük. Şu İstanbul'da biz Büyükşehir Belediye Başkanlığı yaptık. Bu hizmetin nasıl götürüleceğini biliriz. Şimdi eğer siz kendinize güvenemiyorsanız, çıkın açıkça söyleyin 'Biz yapamayız' deyin. Biz yaparız. Bugüne kadar hizmetin gitmediği yerlere biz o hizmeti götürürüz" diye konuştu.


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kağıthane Belediyesi Sadabad Hizmet Binası Bahçesi'nde İstanbul Büyük Şehir Belediyesi'nin " İstanbul Boğazı'ndan Haliç'e Deniz Suyu Aktarma Projesi" için düzenlenen töreninde yaptığı konuşmada, Haliç Çevre Koruma projesi kapsamında İstanbul için önemli projeleri hayata geçirdiklerini anlattı. 1994 yılında, İstanbul Belediye Başkanı olduğu dönemde Haliç'i bir bataklık olarak devraldıklarını anlatan Erdoğan, "Bazen sandallarla bazen vapurlarla karşıdan karşıya geçerdik. Bugünleri görmenin de hayalini hep taşırdık. Mevlam böyle bir operasyonu yapma imkanını bizlere nasip etti" dedi.


Haliç suyunun temizlenmesi için proje başladığında su derinliği 52 santimetreye düşmüş olduğunu, o dönem uzmanların Haliç'i toprakla doldurmayı önerdiğini, Haliç'in boşaltılması halinde iki yakanın bir araya geleceğini ileri sürdüğünü anlattı. Hayata geçirilen proje sayesinde Haliç'teki çamurun Alibeyköy'deki taş ocakları bölgesine borularla götürüldüğünü, oradan arıtılarak tekrar Haliç'e gönderildiğini anlatan Erdoğan, Alibeyköy'deki arıtım alanında oluşan çamurun üzerine çok büyük bir eğlence alanı oluşturulduğunu anlatarak, "İnşallah 23 Nisan 2013'te de orayı açacağız" ifadelerini kullandı.


-"HAMALLIK KOLAY AMA GERİDE KALDI"-


Vatandaşa hizmetin bir sevda ve aşk meselesi olduğunu söyleyen Erdoğan, Feshane'de, Sadabat Camii'nde, Haliç kenarındaki mezbahanın Haliç Kongre Merkezi'ne çevrilmesinde hep bu düşüncenin olduğunu belirtti. Güzelleştirilen bu mekanların çevrelerindeki yapılan da güzelleştiğini anlatan ve yöneticilerin görevinin yön vermek olduğunu belirten Erdoğan, "Yönetici mıknatıslama yapar, istikamet verir. Hamallık kolay şeydir. Ama artık o dönem geride kaldı, şimdi teknolojinin gereğini yapacağız. Allah'ın verdiği aklı ilimle bütünleştirip bu adımları atacağız" diye konuştu.


Haliç'te şu an 48 balık türü yaşadığını kaydeden Haliç'te bir tapulu ada bulunduğunu hatırlatarak, "O adayla ilgili olarak Leonordo Vinci'nin geçmişte bir köprü projesi var. "Ne oldu o?' diye Belediye Başkanıma sordum. Dedi ki, şu anda onlar hazırlığını yapıyorlar, orayı belki kendilerinin bir hibesi olarak yapacaklar dedi. O da yapılınca, farklı ve estetiği ilginç bu köprüden yaya olarak geçme imkanı bulacağız" dedi. Piyer Lotti'nin güzelleştirilmesi için de ço çalıştığını, gecekondu sahipleriyle tek tek pazarlık yaptığını anlatan Erdoğan, İstanbul'u doğalgaz getirerek ki,rli havadan kurtardıklarını ifade etti. Önlerindeki en önemli hedefin Rami Kışlası'nın kültür merkezi yapılması ve kışlanın Türkiye'nin en büyük kütüphanesine ev sahipliği yapması olduğunu kaydetti.


-PROJE PAKETİ 758 MİLYON DOLARI BULUYOR-


Başbakan Erdoğan, projeyle Karadeniz suyunu Marmara üzerinden Haliç'le buluşturulduklarını belirtti. Proje kapsamında Çayırbaşı'ndan alınan deniz suyunun 4 bin 990 metre uzunluğunda bir tünelle Ayazağa'ya getirildiğini oradan da Kağıthane Deresi üzerinden Haliç'e aktarıldığını böylece yağışın olmadığı dönemlerde Haliç'e günde 260 bin metreküp deniz suyu akıtılacağını anlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu su akıtılınca Haliç, akvaryum niteliğini koruyacaktır, böyle bir nitelik kazanacak. Sürekli bir sirkülasyon olacak ve yeniden bir kirlenmeye müsaade etmeyeceğiz. Biz, Haliç'i deniz suyu ile buluşturarak, buradaki suyun yenilenmesini, havalanmasını, canlı kalmasını sağlıyoruz."


Başbakan Erdoğan projenin maliyeti hakkında da özetle şunları söyledi: "Haliç'le ilgili projenin başka bir örneği yok. Dünyada su yönlendirmesi şeklinde çalışmalar var. Sarıyer'den tünel ve Kağıthane Deresi aracılığıyla Haliç'e su getirmemizi sağlayan projenin maliyeti 44 milyon lira. Fakir'in döneminde başlayan proje paketinin şu ana kadar maliyeti 758 milyon doları buluyor. Sene 1995, sene 2012... Böyle çalışıldı. İstanbul'un bu en güzel bölgesini kurtarmakla, şehre kattığımız değerin karşılığını hesaplayabilmenin ise mümkün olmadığına inanıyorum" dedi.


-CHP'YE BÜYÜKŞEHİR YASASIYLA YÜKLENDİ-


Türkiye büyüdükçe yeni ihtiyaçlar ortaya çıktığını ve bunlara uygun yeni düzenlemeler yapmanın gerektiğini ifade eden Erdoğan, bu çerçevede 1984 yılından beri uygulanan mevcut belediye sisteminin de zaman zaman yapılan tadilatlara rağmen yeterli olmadığını kaydetti. Büyükşehir Belediyelerinde yapılacak yeni düzenlemelerle ilgili olarak gösterdiği tavır nedeniyle CHP'ye yüklenen Başbakan Erdoğan, "Öyle bir muhalefetle karşı karşıyayız ki Büyükşehir nedir diye sorun, inanın anlatamazlar. Çünkü bunların dünyasında Büyükşehir tanımı diye bir şey yok. Bir mesele yaşanarak anlaşılır, yaşanmadan olmaz. Bunların partilerinin idaresinde olan Büyükşehirlere bakın, başarısızlık görürsünüz. İdeolojinin deli gömleği bir kenara konsa, bunlar aslında bir dönemden fazla da belediyecilik yapamazlar" ifadelerini kullandı. AK Parti olarak Büyükşehir Belediyelerinde yapılacak düzenlemeyle mülki sınırları belediyenin tasarruf alanı için almak istediklerini anlatan Erdoğan, bu sayede bir imar bütünlüğü sağlamak istediklerini savundu. "Merkezde kenarda farklı imar, kenarda farklı, ilçede farklı, beldede farklı ... Bu anlayışla şehirleri güzelleştiremeyiz" diye Erdoğan, İl Özel İdarelerinin İçişleri Bakanlığı'na bağlı olduğunu hatırlatarak, "Şu anda bu İl Özel İdareleri Başbakan'a bağlı değil mi? İçişleri Bakanlığı'na bağlı değil mi? Bize bağlı. O zaman neden biz bu Büyükşehir belediyelerini kurmak istiyoruz? Demek ki bundan netice alamıyoruz" dedi.


-"CHP'Lİ OLAN DA VAR BAŞKA PARTİLİ OLAN DA"-


Kendisinin ve partisinin yılların belediyecilik tecrübesine sahip olduğunu, İstanbul'da bizzat kendisinin İstanbul Belediye Başkanlığı görevini yürüttüğünü, İstanbul ve Kocaeli denmelerinde mülki sınırlarla belediye sınırlarını eşitlendiğini anlatan Erdoğan, bu iki şehirde kenarda kalan köylerin de hizmet görmeye başladığını anlattı. Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: "Şimdi 13 tane il 750 bin nüfusun üzerinde olduğundan Büyükşehir olma hakkını kazandı. Dolaysıyla 29 Büyükşehirde mülki sınırları Büyükşehir yapalım. Muhalefet bizim federal bir yapıya geçmek istediğimizi söylüyor. Allah aşkına, bunlar AK Partili belediyeler mi? Bunların içinde CHP'li olanı da var, daha başka partili olanı da var. Bizim derdimiz daha güzel hale nasıl getireceğiz. Nazım imar planı diyorsun, bir belde belediyesi 5 binlik plan yapabilir mi? Kaç mimar, kaç mühendisi var elinde? Yağamadığı için orada başarıyı bulmak mümkün değil. Oradaki yapılanmalar, şehrin bütün o güzelliğini ortadan kaldırıyor. Büyükşehir ise elemanları ve beyin gücüyle farklı imkanlara sahip. Kendilerine ekonomik imkanlar noktasında da farklı olanaklar getiriyoruz. Çünkü büyük düşünmeye mecburuz, küçük düşünenlerle bu işi yapamayız."


-"KENDİNİZE GÜVENMİYORSANIZ AÇIKÇA SÖYLEYİN"-


Konuşmasının devamında CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve MHP lideri Devlet Bahçeli'ye de seslenen Erdoğan, "Yüzlerce kilometre ötedeki bir köye hizmet nasıl gidecek diyorlar. Vereyim cevabını. Sayın Kılıçdaroğlu, Sayın Bahçeli, siz tabi bu işlerle pek haşır neşir olmadınız. Biz damdan düştük. Şu İstanbul'da biz Büyükşehir Belediye Başkanlığı yaptık. Bu hizmetin nasıl götürüleceğini biliriz.


Şimdi eğer siz kendinize güvenemiyorsanız, çıkın açıkça söyleyin "Biz yapamayız deyin'. Biz yaparız. Bugüne kadar hizmetin gitmediği yerlere biz o hizmeti götürürüz" dedi. "İstanbul'un Bağcılar'ı, Güngören'i, Esenler'i 1992'de sokaklarında, mahallerinde çizmeyle seçim kampanyası yaptığımız yerlerdi. Nereye bağlıydı, işte bugün iyi bildiğimiz Bakırköy'e bağlıydı. Hizmet Bakırköy'eydi ama Güngören'e, Esenler'e, Bağcılar'a hizmet gitmezdi. Seçimlere girdik ve o seçimleri aldık biz. Güngören'i, Esenler'i, Bağcılar'ı aldık ve bir çalışma, çok kısa zamanda oralar ayağa kalktı. O günden bugüne de hamdolsun bizim zihniyetimiz oralarda seçim kaybetmedi" diye Erdoğan, halkın kendisine hizmet etmek için çalışanlara hakkını verdiğini ifade etti.


-"ARTIK İL GENEL MECLİSİ OLMAYACAK"-


Yapılması planlanan yeni düzenlemeyle 29 ilin yönetiminde, artık il genel meclisi gibi bir organın kalmayacağını ifade eden Erdoğan, "Tek meclis olacak ve o da Büyükşehir Belediye Meclisi olacak. Büyükşehir Belediye Meclisi artık İl Genel Meclisi'nin yaptığı bütün işleri kendisi üstlenecek. Bunun yanında Valiliklere farklı işlevler getiriyoruz. Bu İl Özel İdarelerinin içerisinden kalifikasyonu yüksek elemanları bizzat Valilerimiz kendileri belirlemek suretiyle alacak ve bütün icracı bakanlıkların o ildeki hizmetlerini, ihalelerini de Valilikler o ekipleriyle beraber takip etme imkanına sahip olacaklar. Ayrıca büyükşehirlere daha önce yüzde 5 olan vergi payını yüzde 6'ya çıkarmak suretiyle bir desteği de getirmiş oluyoruz ki biraz daha güçlenmiş olsunlar, hizmeti farklı bir şekilde sürdürmüş olsunlar" diye konuştu.


-"KILIÇDAROĞLU BİLMEZ"-


CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun Büyükşehir Belediyeleri hakkındaki bilgisinin yetersiz olduğunu savunan Erdoğan, "Şimdi ben Sayın Kılıçdaroğlu'na soruyorum; Sayın Kılıçdaroğlu Muğla Belediyesi ne demektir? Fethiye Muğla Belediyesi'ne bağlı mıdır değil midir, Bodrum bağlı mıdır değil midir, Datça bağlı mıdır değil midir? Korkarım ki "bağlıdır' der. Çünkü bilmez. Halbuki Muğla Belediyesi, Muğla merkez ilçe belediyesidir, il belediyesi değil aslında. Ama ne, adı Muğla.


Rize Belediyesi Rize il değil, Rize merkez ilçe belediyesidir. Yani Çayeli Belediyesi neyse, Rize Belediyesi de aslında odur. Bodrum Belediye neyse, Muğla Belediyesi de aslında odur. Ama bunu anlamaktan maalesef yoksun, ne yapayım. Şimdi biz Muğla'yı Büyükşehir Belediyesi yapıyoruz. Şimdi büyükşehir olunca Muğla o zaman gerçek Muğla Belediyesi olacak. O zaman Bodrum'un, Fethiye'nin, Datça'nın bütün oraların altyapısıyla da ilgilenme sorumluluğunu taşıyacak" diye konuştu. - Ankara

Kaynak: ANKA