Davutoğlu Televizyon Temsilcileriyle Bir Araya Geldi (3)
Başbakan Ahmet Davutoğlu, paralel yapının faaliyetleriyle ilgili "Netice üretmediği 30 Mart'ta ve Cumhurbaşkanlığı seçiminde gözüktü.
Başbakan Ahmet Davutoğlu, paralel yapının faaliyetleriyle ilgili "Netice üretmediği 30 Mart'ta ve Cumhurbaşkanlığı seçiminde gözüktü. İnşallah 7 Haziran akşamı bütün bu hesaplar içinde olanların hesapları dumura uğrayacak. Takke düşüp kel her yerde görünecek" dedi.
Başbakanlık Basın Merkezi, Davutoğlu'nun Almanya'daki programında televizyon kanallarının temsilcileriyle bir araya geldiği ve onların sorularını yanıtladığı görüntüleri paylaştı.
Paralel yapıya yakın yayın organlarında "iç savaş" senaryolarının dile getirildiğiyle ilgili bir soru üzerine Davutoğlu, şunları söyledi:
"İç savaşın kendisini bir kavram olarak en nötr bir şekilde kullanmak bile art niyetli bir ifadedir. Yani bir senaryo içinde dahi zikretmek kabul edilebilir bir şey değil. Aslında bu zihinlerin arka planını gösteriyor. Biz buna 'Dervişin fikri neyse zikri odur' diyelim. Belki birileri Türkiye'de iç savaş olsun arzusunda olabilir. Türkiye'nin faaliyetlerinden rahatsız olan çevreler olabilir. AK Parti'nin Türkiye'yi getirdiği noktadan rahatsız olanlar olabilir ama vatandaşı bir kenara bırakın hiçbir samimi insanın iç savaş senaryosundan bahsetmesi kabul edilebilir ve akıl alabilir bir şey değil."
"Türkiye bu ateş çemberinin getirdiği bütün şartları aşar"
Başbakan Davutoğlu, paralel yapının kaos beklentisi içinde olduğunu ama milletin her zaman onları yanılttığını ifade ederek, "Milletimiz istikrarı ve huzuru istediğini hep ortaya koydu" dedi.
Bir hafta içinde 14 miting yaptığını, halkla sürekli iç içe olduğunu ve halktaki coşkuyu gördüğünü vurgulayan Davutoğlu, şöyle konuştu:
"Bu hafta Kars, Ardahan, Iğdır ile başlayacağız, Ağrı, Muş ve Adıyaman ile devam edeceğiz. Benim halkta gördüğüm yeni bir heyecan. Çok yoğunluklu bir heyecan. Açık söylemek gerekirse, biz riskli bir şey yaptık. Bazı partiler bundan kaçındılar. Seçim kampanyasını en erken biz başlattık. Neden? Çünkü ben mümkün olan en fazla vilayete gitmek istiyorum ama ikişer, üçer koyuyoruz yine vakit yetmiyor. Erzurum mitinginden başlamak üzere bırakın coşku eksikliğini, benim konuşmamı bile tamamlamama izin vermeyen bir coşku yoğunluğu var."
Halkın siyasetin dinamizmini benimsediğinin altını çizen Davutoğlu, "Bir halk demokrasiye bu kadar bağlıysa, coşkulu bir şekilde meydanları bu kadar dolduruyorsa, bir kere herhangi bir şekilde o halkın elde ettiği kazanımları yok edecek bir sürece izin vermesi söz konusu olmaz. Bundan ben tereddüt içinde değilim. Büyük bir heyecan görüyorum. Demokrasinin olduğu yerde iç savaş olmaz. Demokrasiyi sahiplenen bir halk varsa demokrasi durdurulamaz. Demokrasi durdurulamayacaksa da özgürlükler ve insan onuruna dayalı temel dinamik devre dışına sokulamaz. Hiç merak etmeyin. Etrafımızda ateş çemberi olabilir ama Türkiye bu ateş çemberinin getirdiği bütün şartları aşar" değerlendirmesinde bulundu.
Paralel yapının faaliyetleriyle ilgili başka bir soru üzerine Davutoğlu, şu yanıtı verdi:
"Bu paralel yapı, 'kim nerede AK Parti'nin güçlüyse onu destekleyin' dedi. Şimdi değil, 30 Mart seçiminde de Cumhurbaşkanlığı seçiminde de yaptılar. Bu sürpriz değil ama devlet memurlarının böyle bir propagandaya alet olması kabul edilmez. Gereken bütün idari ve hukuki işlemler yapılır. Bu netice üretir mi? Üretmediği 30 Mart'ta ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde gözüktü. İnşallah 7 Haziran akşamı bütün bu hesaplar içinde olanların hesapları dumura uğrayacak. Takke düşüp kel her yerde görünecek."
"Halk hayal satarak, hayali iktidarı peşinden koşanlara destek vermez"
Başbakan Davutoğlu, 7 Haziran seçimlerinde başarı kriterinin ne olduğuyla ilgili bir soru üzerine, şunları söyledi:
"Herhangi bir başarı kriteri koyduğumda onun gerisinde kalan vatandaşımıza hitap edemeyeceğim gibi kanaat uyanıyor. Ben bunu kabul etmiyorum. Yani yüzde 65 desen, kalan yüzde 35 kimlerden oluşuyor. Yüzde 55 desen, yüzde 50 desen. Ben seçim akşamına kadar kalan tek vatandaşımın dahi gönlüne girmek için çalışırım. O akşam kimlerin gönlüne girebilmiş isek başarı kriterini o çizer. Nihai kertede yürüttüğüm görev itibariyle başarı kriterini soruyorsanız tabi birinci parti olmak ve iktidar olmak. Birinci parti olamadığım anda Kılıçdaroğlu ve diğerleri gibi bulunduğum koltuğa yapışmam, daha iyi bir arkadaş gelsin bu işi yürütsün derim. Kılıçdaroğlu'nun, Bahçeli'nin, Demirtaş'ın çıkıp biz de aynı kriteri koyuyoruz demelerini bekliyoruz."
Muhalefet partilerinin seçim vaatlerine de değinen Davutoğlu, muhalefetin akılcı ve rasyonel bir söylemle başarı elde edemeyeceklerini bildikleri için bu yönteme başvurduklarını belirtti.
Davutoğlu, muhalefetin hayal vadederek, hayallerini gerçekleştirmeye çalıştığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:
"Biz ise iktidar olacağımız gerçeğini gördüğümüz için gerçeklerden hareket ediyoruz ve her bir vadimizin altı dolu. Bu söylenenlerin bir kısmını biz gerçekleştirdiğimiz de bunlar 'halka sadaka veriyorsunuz' diyorlardı. Halkı kısa bir süre aldatabilirsiniz ama uzun süre halkı ve geniş bir kesimi aldatma imkanınız olmaz. Asgari ücret konusunda verdiğim bilgiler, gerçek, ekonomik, reel bilgiler. Onların ki afaki bilgi… Halkımız çok tecrübelidir. Böyle hayal satarak, hayali iktidarı peşinden koşanlara destek vermez."
(Bitti)