Ekonomi Bakanı Çağlayan İthalat Verilerini Değerlendirdi
Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, 2012 İthalat Değerlendirme Toplantısı düzenledi.
Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, 2012 İthalat Değerlendirme Toplantısı düzenledi. Çağlayan, toplantının ilk olarak 2011 yılında ve ardından 2012 Şubat ayında gerçekleştirildiğini hatırlatarak, "Toplantının amacı, sizlerle ithalatımızı tüm detaylarıyla ve dış tücaretimizdeki gelişmeleri tüm detaylarıyla değerlendirme imkanı sağlamasıdır. bildiğiniz gibi 2 Ocak'ta 11 aylık TÜİK ve Aralık ayı TİM verileri ışığında 2012 yılı ihracatımızın 151,9 milyar dolara ulaştığını açıklamıştık. Ocak sonunda resmi TÜİK verileriyle ben de bunun 152 milyar doları geçeceğini yaklaşık 152,5 milyar dolar seviyesinde olabileceğini ifade etmiştim. Şükürler olsun bu konuda sizlere mahcup olmadık. Geçen hafta açıklanan TÜİK verileriyle 2012 yılı ihracatımız bir önceki yıla göre yüzde 13,1 artarak, 152,6 milyar dolara ulaştı ve OVP (Orta Vadeli Plan) hedefimizde de adeta bir rekor kırdık." diye konuştu.
2012'DE DÜNYA EKONOMİSİ YAKLAŞIK YÜZDE 3,2 BÜYÜDÜ
Türkiye'nin 97 ülke ve bölgeye ihracatının şimdiye kadarki en yüksek düzeye çıktığını aktaran Çağlayan, "42 ilimiz şimdiye kadarki en yüksek ihracat düzeyine ulaştı ve 97 faslın 60'ında ihracatımız rekor kırdı" dedi. Çağlayan, kendisine neden ithalattan da bahsetmediği yönünde eleştirilerin geldiğini söyleyerek, "Görüyorum ki, hala bazı sayın muhalefet milletvekillerimiz herhalde sizlerin yazdığını, çizdiğini, gösterdiğini iyi takip etmiyor olacak ki, aynı soruları bana soru önergesi olarak göndermeye devam ediyorlar. Bunlara belki buradan bir cevap. Ben ithalattan da bahsediyorum, ithalatın da utanılacak, sıkılacak bir şey olmadığını ifade etmiştim ki, zaten bu rakamları da saklamadığımızı, bunların kamuoyuna ilgili kurumlar tarafından sürekli açıklandığını ifade etmiştim. Şunun bilinmesinde fayda var, Türkiye'de dış ticaretin verilerini TÜİK açıklar" diye konuştu. 2012 yılının küresel krizin dördüncü yılı olduğunu belirten Çağlayan, bazı ülkeler krizin etkisinden kurtulsa da, Avrupa'nın bir çok ülkesinde hala krizin etkisinin görüldüğünü kaydetti. Çağlayan, 2012'de dünya ekonomisinin yaklaşık yüzde 3.2 büyüdüğünün tahmin edildiğini dile getirerek, "Bu rakam bizi yanıltmamalı. Çünkü gelişmiş ülkeler sadece 1.3 büyürken, yükselen ekonomiler yüzde 5.1 büyüdü. Bu, şu açıdan önemli AB'nin de içinde olduğu gelişmiş ülkeler son derece zayıf kaldığı bir dönem olmuştur bu dönem ve Euro bölgesi 2012'de binde 4 daralmıştır. Binde 4 daralması bizim açımızdan son derece dikkate alınması gereken bir rakam olduğunu ifade ediyorum" dedi.
GEÇMİŞTE HAYAL EDİP, BAŞARAMADIĞIMIZ BİR GELİŞME
Çağlayan, ekonomik büyümenin yavaş seyrettiği dönemlerde dış ticaretin de bundan etkilendiğini söyleyerek, şunları kaydetti:
"Bu nedenle dünya ihracatının 2012'de neredeyse yerinde saydığını hep birlikte müşaade ettik ve dünyanın en önde gelen ihracatçılarından Çin ihracatını sadece yüzde 7.9, Meksika yüzde 6.1 arttırabildi. Ama buna karşılık Güney Kore'nin ihracatı yüzde 1.3, Japonya'nın 2.9 ve Hindistan'ın ihracatı yüzde 4.1, Brezilya'nın ise yüzde 5.3'lük bir daralma yaşadı ihracatta bu ülkeler. Bu zayıf büyüme ve ekonomideki gelişmeler ister istemez işsizliği tetikledi. Ocak ayının son günlerinde Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) yaptığı açıklama, dünya genelinde işsiz sayısızı 197.3 milyon olduğunu ve 2013'te 200 milyonu aşacağını ifade etti. Dünya ekonomisi bu durumdayken Türkiye'nin de bir global oyuncu olarak bundan etkilenmemesi mümkün gözükmüyor. Ancak, mutlulukla ifade etmek istiyorum ki, 2012'de yine de Türkiye olarak ekonominin bir çok göstergesinde çok olumlu göstergeler yakaladık. Tarihimizde ilk kez yumuşak bir iniş gerçekleştirdik. Ekonomimizi büyütürken, cari açığımızı azalttık ve bunun bilhassa işsizliğin azalması, ekonomik büyümenin yumuşak inişinin sağlanmasında net ihracat en belirleyici rol oynadı. Mal ihracatımızın yüzde 13.1 artmış olması dünya ortalamasının çok çok üzerinde bir artışa işaret ediyor. 2012 yılının ilk 11 aylık cari açığı 2011 yılına oranla yüzde 35.7'lik bir daralma var. Yani 25.1 milyar dolarlık bir azalma var ve toplam 11 aylık cari açık rakamı 45.2 milyar dolar olmuştur. Bu 25.1 milyar dolarlık bilhassa cari açığın azalmasının en temel geçmiş dönemlerde alışmadığımız ve aslında olması gereken gerekçesi, 25.1 milyar doların 23.1 milyar dolarının mal ve hizmet ihracatındaki artıştan elde edilmesi ki, bu altı çizilmesi gereken bir gelişme. Geçmişte hayal edip başaramadığımız bir gelişme. Geri kalanı, ithalattaki azalmadan kaynaklanıyor. Yani ortaya çıkan şu ki, cari açık ithalattaki gerileme ile değil, ihracat artışıyla başarılmıştır."
İHRACAT YÜZDE 13.1 ARTIŞLA 152.6 MİLYAR DOLAR OLARAK GERÇEKLEŞTİ
Şubat ayının ortasında açıklandığında cari açık rakamının yaklaşık 50-51 milyar dolar seviyesinde olacağının görüleceğini söyleyen Bakan Çağlayan, "Gayri Safi Yurt İçi Hasılamızın (GSYİH) yüzde 6.5 civarında bir cari açık gerçekleşmesine işaret edecek. Hatırlatmak isterim ki, 2011 yılında bu rakam yüzde 9.9, neredeyse yüzde 10'a dayanmıştı" dedi. İthalat rakamları hakkında da bilgi veren Çağlayan, 2012 yılında ithalatın bir önceki yıla göre yüzde 1.8'lik bir azalışla 236.5 milyar dolar olduğunu kaydederek, "İhracatımız yüzde 13.1 artışla 152.6 milyar dolar olarak gerçekleşti. Böylece dış ticaret açığı 84 milyar dolara düştü. Ama asıl önemli olan sevindirici bir gelişme de ihracatın ithalatı karşılama oranı tam 8.9 puanlık bir iyileşmeyle yüzde 64.5'e yükseldi. Bu dönemde enerji dışı ticaret açığımız bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 45.9'luk bir düşüşle 31.5 milyar dolara geriledi. 2012 yılında Çin'in ithalatı yüzde 4.3, Hindistan'ın ithalatı yüzde 5.3, Meksika'nın ithalatı yüzde 5.4, Japonya'nın ithalatı yüzde 3.6 artarken, bizim ithalatımız yüzde 1.8'lik bir düşüşle karşı karşıya kaldı. 2012 yılında ithalatımızın 114.8 milyar dolarlık bölümü, yani yüzde 48.5'i enerji hariç ara malı, bu 2011'de 119 milyar dolardı ve payı yüzde 49.6 idi. 60.1 milyar dolarlık bölümü yani yüzde 25.4'ü enerji ithalatı, enerji ithalatımızın da 2011'de 54 milyar dolar olduğunu hatırlatmak isterim ve o zamanki payı da yüzde 22.5'ti. 33.9 milyar dolarlık bölümü ise, yani yüzde 14.3'e gelen bölümü, yatırım malları ithalatı kapsamında ve bu rakam 2011'de 37.3 milyar dolardı, payı da 15.5'ti. Tüketim mallarına gelince yüzde 11.3'lük bir ithalat yüzdesiyle 26.7 milyar dolar olmuştur. 2011'de bu rakama yakşalık bir rakam olarak 26.9 milyar dolar ve o zamanki payı da yüzde 12.3'tü" diye konuştu.
97 FASILDA İTHALAT YAPTIK BUNLARIN 29'UNDA İTHALATIMIZ ARTARKEN 68'İNDE İTHALATIMIZ GERİLEMİŞTİR
Zafer Çağlayan, 97 fasılda ithalat yapıldığını, bunların 29'unda ithalat artarken, 68'inde ithalatın gerilediğini aktararak, "171 milyar dolar ile ithalatımızın yüzde 72'sini oluşturan ilk 10 fasıla bakacak olursak, 60.1 milyar dolar değerinde enerji ürünleri ki, geçen yıla göre yüzde 11'lik bir artışa tekabül ediyor. Bunun 23.2 milyar doları doğalgaz, 15.9 milyar doları ham petrol, 15.6 milyar doları benzin-motorin, 4.6 milyar doları kömür ve 800 milyon doları da diğer başlıklar altında yapmış olduğumuz ithalat" dedi. Cep telefonlarıyla ilgili ithalat rakamlarını da paylaşan Çağlayan, "Bireysel yollarla gelen hariç olmak üzere 2011'de 14.4 milyon adet cep telefonu ithal etmiştik, bu sene miktar bazında bu sayı 10.8 milyon adete gerilemiştir. Yani yüzde 25'lik adet bazında bir düşüş var" diye konuştu. Çağlayan, Türkiye'nin 23 farklı para birimiyle ithalat gerçekleştirdiğini aktararak, ithalatın yüzde 64.2'sinin ABD Doları, yüzde 30.2'sinin Euro, yüzde 4'ünün TL olarak, yüzde 1.5'inin de diğer paralarla yapıldığını kaydetti. 2012 yılında 241 ülke ile ithalat yapıldığını, bunların 112'sinde ithalatın arttığını, 129'unda ise ithalatın azaldığını belirten Bakan Çağlayan, "2012 yılında Avrupa Birliği (AB) 87.4 milyar dolarlık ithalat ve yüzde 37'lik payıyla ilk sırada yer alıyor. Asya ülkelerine yapmış olduğumuz ithalatımız, 71 milyar dolar ve toplam ithalatımızın yüzde 30'unu oluşturuyor. Amerika Kıtası'na yapılan ithalat 20.2 milyar dolar ve ithalatımızın yüzde 8.6'sını oluşturuyor. Afrika ülkelerine yapmış olduğumuz ithalatımız ise, 5.9 milyar dolar ve ithalatımızın yüzde 2.5'i mertebesinde" dedi. İthalatta en çok payı alan şehrin 119.6 milyar dolarla İstanbul olduğunu belirten Çağlayan, İstanbul'u sırasıyla 11.7 milyar dolarla Kocaeli'nin, 10.6 milyar dolarla İzmir'in, 10.5 milyar dolarla Ankara'nın, 10.3 milyar dolarla Bursa'nın izlediğini aktardı.
Vatandaşlarda "İthal mal daha kalitelidir" anlayışının devam ettiğini söyleyen Çağlayan, "Ne yazık ki, bu bize ithal ikameci dönemden kalma olan bir mirastır. Ben bu algıyı tamamıyla reddetmiyorum. Ama Türkiye'nin bugün gelmiş olduğu bir çok sektörde çok başarılı olduğunu, uluslararası rekabet gücüne sahip olduğunu ve bir çok üründe dünya standartlarının üstünde kaliteye sahip olduğunu da biliyorum. Ümit ediyorum ki, vatandaşımız 'Yabancı mal daha kalitelidir' algısını değiştirecektir" dedi.
(BB) - İstanbul