Enerjide Var Olmak İçin Ne Kadar Paramız Olmalı?
Enerji Bakanlığı'nın Hesaplamalarına Göre, Türkiye'nin Bölgesinde Bir Enerji Merkezi Olabilmesi İçin 15 Yıl İçinde 128 Milyar Dolar Enerji Yatırımı Yapması Gerekiyor.
Geçtiğimiz haftalarda Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Kazakistan ve Türkmenistan gezilerinde gerçekleştirdiği anlaşmalar sonucunda, Kazak ve Türkmen doğalgazını Rusya'ya kaptıran Türkiye'nin enerji alanında söz sahibi olabilmesi için 128 milyar dolarlık yatırıma ihtiyacı olduğu bildirildi.
Avrupa Komisyonu Türkiye Delegasyonu Ticaret, Ekonomi ve Tarım Bölüm Başkanı Müsteşar Ulrike Hauer, Enerji Bakanlığı'nın hesaplamalarına göre, Türkiye'nin bölgesinde bir enerji merkezi olabilmesi için 15 yıl içinde 128 milyar dolar enerji yatırımı yapması gerektiğini söyledi.
"ENERJİ VERİMLİLİĞİNİ YÜZDE 20 ARTIRMAYI HEDEFLİYORUZ"
Hauer, Avrupa Bilriği Bilgi Merkezi'nde "AB Enerji Politikası ve Türkiye" konulu bir basın toplantısı düzenledi. Hauer, toplantıda yaptığı konuşmada, AB'nin enerji politikalarının rekabetçiliğin geliştirilmesi, arz güvenliğinin gülendirilmesi ve iklim değişiklikleri göz önüne alınarak çevrenin korunması olmak üzere 3 temel prensip üzerine oturtulduğunu belirtti.
AB'nin enerji mevzuatında özellikle enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji konusunun her geçen gün önem kazandığını ifade eden Hauer, enerji verimliliğini yüzde 20 oranında artırmayı hedeflediklerini kaydetti. Hauer, bunun yanı sıra üye ülkelerin arz güvenliği için 90 günlük petrol rezervine sahip olmalarının şart olduğunu dile getirdi.
"ADAY ÜLKELER AB MEVZUATINA UYUMU GERÇEKLEŞTİRMELİ"
Hauer, AB'nin enerji politikaları üzerine yeni bir eylem planı hazırladıklarını ve enerji krizi durumunda üye ülkeler arasında dayanışma ve iç enerji piyasasının daha iyi kullanılmasına öncelik vereceklerini vurgulayarak, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji kullanılmanın artırılmasına da büyük önem vereceklerinin altını çizdi. AB'ye aday ülkelerin bu süreçte AB'nin enerji mevzuatına uyum konusunda üzerine düşen görevler bulunduğuna dikkat çeken Hauer, "Türkiye'nin de içinde bulunduğu aday ülkeler kapsamlı bir enerji politikası ve sektörün yeniden yapılanması için net bir takvim hazırlamalıdır" dedi.
"TÜRKİYE İTHAL ENERJİ KAYNAKLARINI ÇEŞİTLENDİRMELİ"
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın hesaplamalarına göre, Türkiye'nin doğu-batı arasında bir enerji koridoru haline gelmesi ve enerji alanında söz sahibi olması için 15 yıl içinde 128 milyar dolarlık enerji yatırım yapması gerektiğine işaret eden Hauer, bu yatırımların mevcut ağların geliştirilmesi, yeni ağların yapılması ve alt yapı eksikliklerinin giderilmesi üzerinde yoğunlaşması gerektiğini kaydetti. Böylesi büyüklükte bir kaynağın AB tarafından finanse edilemeyeceğini ifade eden Hauer, "Bu konuda en büyük desteğin özel sektör eliyle sağlanacağını düşünüyoruz" dedi.
Hauer, şu anda Türkiye'deki elektriğin yüzde 17'sinin kaçak kullanıldığını hatırlatarak, bu alandaki kaçak kullanımın da engellenmesinin önemine vurgu yaptı. Türkiye'nin enerji ihtiyacının yüzde 70'ini ithal ettiğini belirten Hauer, Türkiye'de üretilen enerjinin yüzde 25'inin hidroelektrik santrallerinden elde edildiğini anımsattı. Hauer, Türkiye'nin ithal enerji kaynaklarını çeşitlendirmesi gerektiğini söyledi.
"TÜRKİYE ENERJİ ALANINDA ÖNEMLİ MESAFE KATETTİ"
Katılım Ortaklığı Belgesi'nde enerji alanındaki kısa ve orta vadeli önceliklere de değinen Hauer, Batı Balkan ülkeleriyle AB arasında bir enerji anlaşmasının yürürlüğe girdiğini ancak Türkiye'nin bu anlaşmada imzası bulunmadığını ifade etti. Hauer, "Türkiye işbirliği sürecine gözlemci olarak katıldı. Enerji alanında çok önemli mesafeler kateden Türkiye'nin kıza zamanda bu anlaşmaya imza atmasını umuyoruz" diye konuştu.
"BÜYÜK ENERJİ YATIRIMLARI İÇİN İSTİKRAR GEREKİYOR"
Hauer, Türkiye ve AB'nin enerji ithalatına bağımlılık açısından benzerlik gösterdiğini dile getirerek, bu kapsamda Bakü-Tiflis- Ceyhan ve Samsun-Ceyhan projelerinin önemine değindi. Hauer, şunları söyledi:
"Türkiye şimdiden kendi hukuki çerçevesini AB enerji mevzuatına uyumlu hale getirmek için önemli adınmlar atmıştır. Türkiye'nin AB'nin enerji standartları ve politikalarına hızlı uyumu, ülkenin bölgesel bir enerji merkezi olması açısından önemli olacaktır. Büyük enerji şirketlerinin Türkiye'de yatırım yapmasının önünü açmak gerekiyor. Bu da ülkedeki istikrar ortamının sürekli kılınmasından geçiyor."
Türkiye'nin doğalgaz açısından NG3 (Hazar Denizi ve Ortadoğu'dan gelen boru hatları) ve NG6 (Arap doğalgaz boru hattı) ile elektrik aısından EL4 (YunanistanBalkan ülkeleri hattı) güzergahları üzerinde bulunduğuna dikkat çeken Hauer, Romanya, Bulgaristan, Yunanistan, Macaristan ve Türkiye'yi kapsayan Nabocco Projesi'nin de AB tarafından desteklendiğini kaydetti.
"5 HAZİRAN'DA İSTANBUL'DA TOPLANACAĞIZ"
AB'den Türkiye'ye enerji alanında düzenleyici kurumsal sistemin oluşturulması için 6 milyon euro kaynak aktarıldığını hatırlatan Hauer, "Enerji alanında AB ve Türkiye'nin sorunları aynı. Enerjinin temin edilme garantisi ve enerji çeşitliliğinin artırılması konusunda birlikte hareket etmemiz gerekiyor" dedi. Hauer, bu amaçla 5 Haziran'da İstanbul'da bir konferans düzenleyeceklerini dile getirerek, konferansa Abdullah Gül, Ali Babacan ve Hilmi Güler'in yanısıra AB Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu Olli Rehn ile AB üyesi ülkelerin üst düzey temsilcileri ve sanayicilerin katılacağını sözlerine ekledi.
"TÜRKİYE KYOTO PROTOKOLÜ'NÜ İMZALAMALI"
Hauer, toplantının ardından gazetecilerin sorularını da yanıtladı. AB'nin Türkiye'nin Kyoto Protokolünü imzalaması için baskı yapıp yapmayacağına ilişkin bir soruya karşılık "AB üyesi ülkeler imzaladı, Türkiye'de imzalamalı" yanıtını veren Hauer, ancak Kyoto'ya imza atan ülkelerin çoğunun protokole uyma konusunda zorluk çektiğini, dolayısıyla uyum sürecinin sürdüğünü söyledi.
"ENERJİDE RUSYA-TÜRKİYE YAKINLAŞMASINA OLUMSUZ BAKMAYIZ"
Bir gazetecinin "Rusya, enerji konusunda Türkiye'ye teşvik verirse, AB buna engel olur mu?" şeklindeki sorusuna karşılık, "Bu olaya 'kimin sözü geçecek' diye bakmıyoruz" diyen Hauer, Rusya'nın enerji alanında hem AB'nin hem de Türkiye'nin ortağı olduğunu hatırlattı. Hauer, Rusya ile Türkiye arasında yaşanacak herhangi bir yakınlaşmanın AB tarafından olumsuz karşılanmayacağını kaydetti.
"NABUCCO PROJESİ KONUSUNDA İYİMSERİM"
Hauer, Azeri ve İran doğalgazını Türkiye üzerinden AB ülkelerine sevkini öngören Nabucco Projesi'nin çöktüğüne ilişkin düşüncelere ise katılmadığını söyledi. Hauer, projeye katılan ülkelerin bu konuda yoğun ilgisi bulunduğuna işaret ederek, "Ticari görüşmelerimiz sürüyor. Nabucco Projesi, doğu-batı arasındaki enerji koridoru açısından çok önemli. Ben projenin devamı konusunda iyimserim" diye konuştu. (ANKA)