Fakültede Yunanca, Ermenice ve İbranice Bölümleri
Nevşehir Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi'nde Ermenice, Yunanca ve İbranice Bölümlerinin Açılması İçin YÖK'e Başvuru Yapıldı.
Nevşehir Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi'nde Ermenice, Yunanca ve İbranice bölümlerinin açılması için YÖK'e başvuru yapıldı. Türkiye'deki üniversiteler de ilk kez açılacak olan bölümlere, yoğun bir ilginin olması bekleniyor.
Nevşehir Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Metin Hülagü, yaptığı açıklamada, yeni kurulan bir fakülte olmalarına karşın kısa sürede yapılanmalarının büyük bir bölümünü tamladıklarını söyledi. Fakülte bünyesinde YÖK'ün onayı ile bugüne kadar Rus, Japon, Çin, Fars, İngiliz ve Kore Dili Edebiyatı bölümlerinin yanı sıra Fizik, Kimya, Tarih, Matematik ve Türk Dili ve Edebiyatı bölümlerini açtıklarını ifade eden Prof. Dr. Mehmet Metin Hülagü, bu bölümlerin yanı sıra Ermeni Dili ve Edebiyatı, Yunan Dili ve Edebiyatı, İbranice Dili ve Edebiyatı ile Arap Dili ve Edebiyatı bölümlerinin açılması için YÖK'e başvurduklarını açıkladı.
YÖK'ün onayının ardından Türkiye'de ilk defa bir üniversitede Ermenice, Yunanca ve İbranice bölümlerinin açılmış olacağını ve bu bölümlerin Türkiye'nin Yunanistan, İsrail ve Ermenistan ilişkilerine, bu ülkeler ile yaşanan sorunların çözümüne önemli katkılar sağlayacağını kaydeden Prof. Dr. Hülagü, açılacak bölümlere yoğun bir ilginin olmasını beklediklerini belirtti. Nevşehir Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Metin Hülagü, "Bu bölümlerin ilgi göreceğinden şüphe etmiyorum.
Örneğin, bizim YÖK'e yaptığımız başvurudan sonra Boğaziçi Üniversitesi Senatosu Ermenice'yi okullarında seçmeli ders olarak açtı. Şu anda da bildiğim kadarıyla kontenjanı dolmuş durumda. Bir Türkiye gerçeği var, bunu unutmamak lazım. Türkiye'nin Yunanistan ile olan münasebeti, ilişkileri ve bir çıkmazı var ortada Kıbrıs gibi. Bölgede bir İsrail devleti var. Bölgenin politikasının değişmesinde, belirlenmesinde etkili olan bir ülkenin Türkiye ile münasebetleri iyi olsa da ileride gelişip güçlenecek bir ülke olarak görünüyor. Biz diyoruz ki, bu dilleri açmak gerekiyor, Yunan ilişkilerinin gelişmesi için, var olan problemleri akademik anlamda ele alıp incelemek için Yunan Dili ve Edebiyatı bölümünün açılması lazım. İbranice dili Türkiye'de yok, olsa da seçmeli bir bölüm bazında göremiyoruz. Bölgesel ilişkileri geliştirmek, Türk-İsrail ilişkilerini geliştirmek için onun da olması gerek. Daha önemlisi bir Ermeni meselesi var. Her 24 Nisan'da yakından ilgileniyoruz bu konuyla ama halledilmesi gereken bir problem. Dünyada birçok devletin parlamentolarında kararlar alınıyor. Ama bizim üniversitelerimizde Ermenice'yi bilen kaç insan var? Ermeni arşivlerine girebilecek, Ermenice yazılmış arşivleri inceleyebilecek veya 'Taşnak' arşivlerine girip inceleme yapabilecek kaç tane uzmanımız var? Baktığımız zaman çok sınırlı uzman sayısına sahibiz. Onları düşündüğümüz zaman diyoruz ki; hem Ermeni hem Türk-Yunan meselesini halledebilmek, bunlara akademik bir boyut kazandırmak, akademik araştırmalar yapabilmek için bu tür açılımlara gerek var" dedi.
Nevşehir Üniversitesi'nin sosyal bir üniversite olmasından yana olduğunu ifade eden Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Metin Hülagü, bununla birlikte üniversite bünyesinde bir Diller ve Kültürler Fakültesi'nin de açılabileceğini vurguladı. İleride Nevşehir Üniversitesi'nin tüm dillerin ve edebiyatlarının öğretildiği bir üniversite haline gelmesini arzuladığını ifade eden Prof. Dr. Hülagü, "Nevşehir'in farklı bir yeri var, burası turistik bir bölge, bütün dillerin konuşulduğu, sakin ve merkezi bir bölge. Ben açıkçası Nevşehir Üniversitesi'nin, Teknik ve Fen ağırlıklı olmasından ziyade sosyal bir üniversite olmasından yanayım. Çünkü, Nevşehir'de sanayi yok, sanayiye yönelik fakülteler açmanın da bana göre bir anlamı yok. Hatta Nevşehir'de bir Diller ve Kültürler Fakültesi kurulmasından yanayım. Bütün dillerin öğretildiği, edebiyatların öğretildiği, dolayısıyla birçok kuruma eleman yetiştirebilecek, ihtiyacı karşılayabilecek bölümler olması gerektiğini düşünüyorum ve dolayısıyla bu bölümlerin rağbet göreceğini düşünüyorum. Başlangıçta bir problem olabilir ama problemi dile getirirseniz, tanıtırsanız ilgi görecektir. Çünkü bu dillerin önü açık, bu dilleri mutlaka Türkiye'nin önünde bulunan problemleri çözme noktasında veya çözümüne katkıda bulunma noktasında öğrenmek gerekiyor diye düşünüyorum" diye konuştu.
(MÖZ-SE-GS-Y)