G20 Liderler Zirvesi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, G20'nin bir zenginler kulübü olmadığını, sadece belirli bir refah seviyesini yakalamış toplumları değil aynı zamanda, kalkınma çabaları devam eden ülkeleri de temsil ettiğini belirterek, "Dünyanın önde gelen gelişmiş ve yükselen ekonomilerinin temsilcileri olarak, düşük gelirli ve gelişmekte olan ülkelerin halinden de anlıyoruz.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, G20'nin bir zenginler kulübü olmadığını, sadece belirli bir refah seviyesini yakalamış toplumları değil aynı zamanda, kalkınma çabaları devam eden ülkeleri de temsil ettiğini belirterek, "Dünyanın önde gelen gelişmiş ve yükselen ekonomilerinin temsilcileri olarak, düşük gelirli ve gelişmekte olan ülkelerin halinden de anlıyoruz. Dolayısıyla bu noktada söyleyecek sözünüzün olması gerekir. Bu anlayışla G20 kalkınma gündeminin, sürdürülebilir kalkınma için 2030 gündemini destekleyecek şekilde, yeniden yapılandırılması için mutabık kaldık" dedi.
Erdoğan, Türkiye'nin dönem başkanlığında Antalya'da düzenlenen G20 Liderler Zirvesi'nin ardından basın açıklaması yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirve toplantılarında, küresel ekonomiyi etkileyen temel zorluklar arasında, 5 husus üzerinde özellikle durduklarını belirterek, bunların birincisinin emtia fiyatlarında, özellikle de petrol fiyatlarındaki düşüş olduğunu ifade etti. Erdoğan, genel olarak küresel ekonomi açısından olumlu sonuçlara yol açan bu durumun etkilerinin, ülkeler arasında farklılık gösterdiğine işaret etti.
İkinci konunun gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye hareketlerindeki yavaşlama olduğunu dile getiren Erdoğan, "Üçüncüsü, küresel ticaretteki yavaşlama ve bunun büyümenin önünde ciddi bir engel olmasıdır. Dördüncüsü, döviz kurlarında görülen sert hareketlerin finansal piyasalarda yol açtığı dalgalanmadır. Beşincisi de devam eden jeopolitik risklerdir. Bu 5 sorunu, ayrıntılı olarak değerlendirdik" diye konuştu.
Amerika Birleşik Devletleri'nde faiz oranlarının artırılmasının küresel ekonomiye etkileri üzerinde de durduklarını dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:
"Bu durumun, özellikle gelişmekte olan ülkelere muhtemel yansımalarının ve finansal piyasalardaki sonuçlarının dikkatle izlenmesi gerektiğinin altını da çizdik. Liderler olarak, yapısal reformların makroekonomik politikalarla desteklenmesi gerekliliğini vurguladık. Bu kapsamda, gelişmiş ülke merkez bankalarının ekonomiye olan desteklerinin devam etmesinin önemi üzerinde değerlendirme yaptık. Aynı şekilde, kamu maliyesi politikalarının, uzun vadeli istikrarı zedelemeyecek şekilde, büyüme ve istihdamı destekleyici olmasına gayret edilmesi gerektiğini not ettik."
"Artık konuşma değil uygulama zamanı"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirvede büyüme stratejilerinin etkin bir şekilde uygulanması gerektiği konusunda mutabık kalındığını belirten Erdoğan, Dönem Başkanlığı olarak, "Artık konuşma değil uygulama zamanı gelmiştir" dediklerini anlattı. Erdoğan, şöyle devam etti:
"Bu anlayışla verilen taahhütlerin uygulanması için kapsamlı ve güçlü bir izleme mekanizması oluşturduk. Böylece 2018 yılına kadar yüzde 2,1'lik ilave büyüme hedefini yakalamak için büyüme stratejileri kapsamındaki taahhütlerimizin uygulanmasını etkin şekilde izleyebileceğiz. Halihazırda verilen taahhütlerin neredeyse yarısını tamamlamış durumdayız. Kat edilen bu mesafenin, G20'nin toplam hasılasına binde 8'lik bir katkı yapacağı hesap ediliyor. Liderler olarak kabul ettiğimiz Antalya Eylem Planı'nda, güncellenmiş büyüme stratejilerini, uygulama takvimlerini ve bu yıl ilk kez hazırlanan hesap verilebilirlik raporunu bulabilirsiniz."
"2018 sonuna kadar, küresel düzeyde yatırım miktarı 4,4 trilyon dolar"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son yıllarda yaşanan önemli sıkıntılardan birinin yatırımlardaki durgunluk olduğuna vurgu yaparak, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Zirve toplantısında, büyüme hedefimize ulaşabilmek için yatırımların canlandırılması gerektiği konusunda görüş birliği içinde olduğumuzu memnuniyetle gördüm. Bu çerçevede G20 ülkeleri, somut ve kapsamlı yatırım stratejileri hazırladılar. Bu stratejiler, yatırım ortamının iyileştirilmesi, kaliteli altyapı yatırımlarının kolaylaştırılması ve KOBİ'ler, altyapı yatırımları için uzun vadeli finansman imkanlarının desteklenmesi hususları üzerinde odaklanıyor.
Bu yatırım stratejilerinin hayata geçirilmesinin, 2018 sonuna kadar, küresel düzeyde yatırım miktarını 4,4 trilyon dolar civarında artıracağı hesap ediliyor. Altyapı yatırımları ihtiyacını, sadece kamu kaynaklarını kullanarak karşılamamızın mümkün olmadığını biliyoruz. Bu bakımdan, kamu ile özel sektör arasında etkin bir işbirliğinin tesis edilmesi son derece önemlidir. Özel sektörün dinamizmi ile kamunun sosyal ihtiyaçlarını göz önünde bulunduran yaklaşımını etkin bir işbirliğine dönüştürmeliyiz."
Türkiye ve diğer bazı G20 üyelerinin, kamu-özel işbirliği modellerinin uygulanması konusunda önemli bir birikimi olduğunu kaydeden Erdoğan, Zirve toplantısında, bu birikimden de yararlanmak suretiyle bu işbirliği modellerinin daha etkin kılınması için çalışmaları sürdürmeyi kararlaştırdıklarını bildirdi.
-"İslami finansın da gündeme alınması gerektiğine inanıyoruz"
"Alternatif finansman araçları kapsamında, İslami finansın da gündeme alınması gerektiğine inanıyoruz" diyen Erdoğan, şunları kaydetti:
"Mevcut durumda KOBİ'ler, büyük şirketlere kıyasla finansmana erişim ve küresel ticaret sistemine entegrasyon gibi hususlarda dezavantajlı durumdadır. G20'nin 2008 küresel krizinin ardından üstlendiği en önemli rol, küresel finans piyasalarının dayanıklılığının artırılması olmuştur. Bu alanda ciddi bir mesafe kaydettik. Finansal sistemlerimizin en önemli aktörleri olan bankacılık ve sigortacılık şirketlerinin krize sebebiyet vermemesi için sağlam bir düzenleme çerçevesini tesis etmiş durumdayız. Önümüzdeki dönemde bu anlamda da ciddi adımlar atacağız."
Türkiye'nin Dönem Başkanlığında, G20'nin OECD'yle birlikte yürüttüğü Matrah Aşındırma ve Kar Kaydırma Projesi olan BEPS'i tamamladıklarını bildiren Erdoğan, "Bu, G20 ve dünya ekonomileri için önemli bir başarıdır. Dönem Başkanlığımızın kapsayıcılık vurgusuyla uyumlu şekilde BEPS'e, oldukça geniş bir ülke grubunun katılmasının önemi üzerinde liderler olarak, mutabık kaldık" şeklinde konuştu.
- "G20 bir zenginler kulübü değildir"
Recep Tayyip Erdoğan, "G20 bir zenginler kulübü değildir" diyerek, şu ifadeleri kullandı:
"Bizler sadece belirli bir refah seviyesini yakalamış toplumları değil aynı zamanda, kalkınma çabaları devam eden ülkeleri de temsil ediyoruz. Dünyanın önde gelen gelişmiş ve yükselen ekonomilerinin temsilcileri olarak, düşük gelirli ve gelişmekte olan ülkelerin halinden de anlıyoruz. Dolayısıyla bu noktada söyleyecek sözünüzün olması gerekir. Bu anlayışla G20 kalkınma gündeminin, sürdürülebilir kalkınma için 2030 gündemini destekleyecek şekilde, yeniden yapılandırılması için mutabık kaldık. Kültür ve medeniyet değerlerini adalet üzerine bina eden bir ülke olarak, kapsayıcılık ilkesini bu doğrultuda ısrarla savunmaya devam edeceğimizi özellikle belirtmek istedim."
Bu sene gıda güvenliği, özel sektörün kalkınmadaki rolü, gelişmekte olan pek çok ülke için önemli bir gelir kaynağı durumundaki işçi dövizi transferleri hususlarını gündemde öne çıkardıklarını anlatan Erdoğan, küresel bir sorun olan gıda kayıpları ve israfın azaltılması konusunu, ilk kez G20 gündemine taşıdıklarına dikkati çekti.
Erdoğan, liderler olarak özel sektörün kalkınmadaki rolünü güçlendirme konusunda da bir çağrıda bulunduklarını ifade etti.
"İklim değişikliği ivedilikle adım atmamız gereken bir mesele"
Bu yıl ilk kez düzenlenen G20 Enerji Bakanları toplantısının gündemine de özellikle Afrika'da enerjiye erişimin artırılması konusunu taşıdıklarını dile getiren Erdoğan, "G20 Enerji Bakanlarını, Afrikalı Bakanlar ve ilgili uluslararası örgütlerle bir araya getirerek, bu konuda bir sinerji oluşturmayı hedefledik" dedi.
Sürdürülebilir kalkınmanın önemli bir unsuru olan iklim değişikliği konusunu da liderler olarak ayrıntılı bir şekilde ele aldıklarını bildiren Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
"Biliyorsunuz bu ayın sonunda Paris Konferansı var. Ben de dostum Fransa Cumhurbaşkanı Hollande'ın davetine icabetle konferansa katılmak üzere Paris'e gideceğim. Bu konu, karmaşık ve çok boyutlu, aynı zamanda da ivedilikle adım atmamız gereken bir meseledir. İklim değişikliğinin etkilerine uyum sağlamaları için gelişmekte olan ülkelere destek sağlanmalıdır. Bu noktada özellikle gelişmiş ülkelere önemli bir sorumluluk düşüyor."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, küresel ticaretin de liderler olarak ele aldıkları konular arasında bulunduğunu belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:
"Zirve sonuçlarının, ülkelerimiz ve tüm dünya için hayırlı olmasını diliyorum. Bu vesileyle G20 Antalya Zirvesi'ne katılan tüm devlet ve hükümet başkanlarına teşekkür ediyorum. Zirvenin hazırlık çalışmalarında ve düzenlenmesinde emeği geçen herkese, bir kez de sizlerin huzurunda teşekkürlerimi ifade ediyorum. Önümüzdeki yıl, Çin Halk Cumhuriyeti'nde yapılacak zirvenin şimdiden hayırlı olmasını diliyorum."
(Bitti)