Mısır'da Darbe Karşıtlarına Yönelik Katliam
Mısır'da darbe karşıtı göstericilerin katledilmesine yönelik tepkiler devam ediyor KOBİODER Başkanı Özgenç: "Mısır'da darbe elbet bir gün ters tepecek ve halkın iradesi galip gelecektir" AGSİAD Başkanı Akbaş: ''Gezi Parkı'nda yapılan biber gazlı müdahaleyi savaş varmış gibi lanse eden AB ülkeleri ve basın özgürlüğü diyen art niyetli iç ve dış basın acaba bu olayı hangi boyutta yansıtıp ve kınayacaklar'' Saadet Partisi Edirne İl Başkanı Demirkıran: ''İslam İşbirliği Örgütü, Mısır’da meşruiyete dönülme ve katliamların durdurulması konusunda harekete geçmelidir. Birleşmiş Milletler Teşkilatı etkin tedbirler almak için derhal harekete geçmelidir''
Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler Derneği (KOBİDER) Başkanı Nurettin Özgenç, demokrasilerde iktidarların ancak seçimle belirlendiğini, halkın sandığa giderek seçimle belirlediği iktidarı gasp yoluyla almanın insanlığa karşı işlenmiş en büyük suç olduğunu ifade etti.
Özgenç, yaptığı yazılı açıklamada, dernek olarak Mısır halkının yanında olduklarını, darbecileri lanetlediklerini belirtti.
Darbeyle Mısır halkının iradesinin yok sayıldığını, iktidarın gasp edildiğini kaydeden Özgenç, şöyle devam etti:
"Cuntacılar ve darbeciler, milletin verdiği iktidarı silah zoruyla alıp milletin benimsemediği güçlere teslim etmişlerdir. İktidar, darbeyle çoğunluğun elinden alınmış, azınlık olan bir gruba verilmiştir. Demokrasi ile birlikte anayasa ve özgürlükler de askıya alınmıştır. Mısır'da darbe elbet bir gün ters tepecek ve halkın iradesi galip gelecektir. Bugün Mısır'da yaşanılan da tarihin sayfalarında kara bir leke olarak yer alan bu darbelerden biridir."
Mısır'da halkın gasp edilen iktidarının halka iade edilmesi gerektiğini ifade eden Özgenç, açıklamasında şu görüşlere yer verdi:
"Her fırsatta demokrasi dersi veren Avrupa Birliği ise bu olaya sessiz kalmıştır. Mısır'da askeri yönetimin idareye el koymasının adı darbe olmasına rağmen batı ülkeleri darbe demekten imtina etmişlerdir. Bu durum ABD ve AB için utanç verici bir durumdur. Nitekim demokrasi havarisi kesilenlerin Mısır'da yaşanan katliamların ardından 1,5 ay sonra ABD ve AB'nin 'Mısırlıların kendi geleceklerini şekillendirecek seçimler yapabileceklerinin idrakı içinde olduklarını' belirten açıklama yapmaları ciddiyetten uzak ve göstermelik bir açıklamadır."
"Bu olay tamamen demokrasi sınavıdır"
Ağrı Girişimci ve Sanayici İş Adamları Derneği (AGSİAD) Başkanı Memet Akbaş da darbeye direnen milyonlarca insan olduğunu, bu insanların demokratik haklarını kullanmak için sokaklara döküldüklerini ifade etti
Yaşananların bir katliam olduğunu ifade eden Akbaş, şöyle devam etti:
"Göstericilerin hiçbiri şiddet yanlısı olmamasına karşın darbeyle başa gelen yöneticilerin, savunmasız insanlara gerçek mermi kullanarak ateş açması kabul edilemez bir olaydır. Bu olay bir katliamdır. Bu darbeye darbe demeyen ABD ve AB'yi bu katliam karşısındaki duruşlarını merak ediyorum. Rabiatul Adeviyye ve Nahda meydanlarında katliamdan ölen insanların sayısı binlerce olduğu dile getiriliyor. Bu çok vahim bir olaydır. Bu olayı kınıyoruz. Türkiye'de Gezi Parkı'ndaki biber gazlı müdahaleyi savaş varmış gibi lanse eden AB ülkeleri ve basın özgürlüğü diyen art niyetli iç ve dış basın acaba bu olayı hangi boyutta yansıtıp ve kınayacaklar. Bu olay tamamen demokrasi sınavıdır."
-"Cunta o kadar azgın ve yoldan çıkmış bir durumdadır ki..."
Milli Türk Talebe Birliği Rize Şube Başkanı Miraç Katmer ise yaptığı yazılı açıklamada, Mısır halkının devam eden demokrasi mücadelesinin son zamanlarda farklı bir boyut kazandığını belirtti.
Mısır'da kendi halkına savaş açan cuntaya karşı tüm Müslümanların birlik olmaları ve tepkilerini en sert şekilde vermeleri gerektiğini ifade eden Katmer, şunları kaydetti:
"Cunta o kadar azgın ve yoldan çıkmış bir durumdadır ki Bosna'daki Müslümanları keskin nişancılar ile avlayan Sırplar gibi keskin nişancılar kullanmaktadırlar. Meydandaki Müslümanların üstüne rastgele ateş açılmaktadır. Mevcut hastanelere kaldırılan yaralıların doğrudan infaz edilmeye yönelik yara aldıkları görülmektedir. Askeri cunta insani ihtiyaçların karşılanmasına ve sağlık merkezlerinin bile hizmet vermesine engel olmaktadır. Yüzlerce şehit, binlerce yaralı var. Morglar ve hastaneler cevap veremez durumda. Demokrasi için savaşan Mısır halkı her şeye rağmen askeri cuntaya karşı ayakta dimdik duruyor. Çünkü onlar inanıyor."
"İslam İşbirliği Örgütü harekete geçmelidir"
Saadet Partisi Edirne İl Başkanı Ali Demirkıran da İslam İşbirliği Örgütü'nün, Mısır'da meşruiyete dönülme ve katliamların durdurulması konusunda harekete geçmesi gerektiğini belirtti.
Demirkıran, yaptığı yazılı açıklamada, Mısır'da darbe yönetiminin yapmış olduğu katliamı Saadet Partisi olarak şiddetle kınadıklarını belirtti. Başta İslam Dünyası olmak üzere bütün dünya kamuoyunu hukuk dışı darbeci yönetime, yapılan insan hakları ihlallerine ve katliamlara seyirci kalmamaya davet eden Demirkıran, şunları kaydetti:
"Kendi halkına karşı ateşli silahlarla müdahale eden Mısır ordusunun bu davranışlarının ne hukuk, ne demokrasi ve ne de insan hakları ile bağdaşmadığını hatırlatarak, bu tutuma hemen son vermesini talep ediyoruz. İslam İşbirliği Örgütü, Mısır'da meşruiyete dönülme ve katliamların durdurulması konusunda harekete geçmelidir. Birleşmiş Milletler Teşkilatı etkin tedbirler almak için derhal harekete geçmelidir. Darbeci Mısır yönetimine bazı ülkeler tarafından verilen her türlü maddi ve siyasi destek, bu katliamları körüklediği dikkate alınarak, derhal durdurulmalıdır. Böylece gayrimeşru idarenin Mısır'ın başından uzaklaştırılması en kısa zamanda sağlanmalıdır. Mısır'daki gayri meşru darbeci yönetim işbaşında kaldığı sürece, demokrasiye ve hukuka gerçekten bağlı olan ülkeler Mısır'la olan diplomatik ilişkilerini askıya almalıdır." - Trabzon