"Uluslararası Balkan Sempozyumu"
Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, bütün Balkan ülkelerinin, Avrupa Birliği içerisinde, barış içerisinde ve yüksek yaşam standartlarında yaşamasını önemsediklerini söyledi.
Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, bütün Balkan ülkelerinin, Avrupa Birliği içerisinde, barış içerisinde ve yüksek yaşam standartlarında yaşamasını önemsediklerini söyledi.
Bağcılar Belediyesi, Kırklareli Üniversitesi ve Bağcılar Rumeli Balkan Trakya Platformu tarafından, Grand Cevahir Otel'de düzenlenen "Uluslararası Balkan Sempozyumu"nda konuşan Bağış, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın selamlarını sempozyuma getirmekten onur duyduğunu belirtti.
Balkan savaşlarının 100. yılında bu sempozyumu düzenleyenlere şükranlarını sunduğunu ifade eden Bağış, sempozyumun İstanbul'da düzenlenmesinin çok anlamlı olduğunu kaydetti.
Dünyada içinden deniz geçen tek şehir olan İstanbul'un, Balkan kokusu ve hissiyatının en rahat hissedildiği yerlerden biri olduğunu vurguladı.
İstanbul'un kalbinin Saraybosna, Priştine ve Sofya'dan gelen damarlarla attığını anlatan Bağış, "İstanbul, medeniyetler boyunca, asırlar boyunca hep bir merkez olmuş. Dile kolay 3 imparatorluğun başkenti olmuş. Günümüzde Avrupa'nın kültür başkenti olmuş, bu yıl Avrupa'nın spor başkenti olmuş çok önemli bir şehir ama Balkanlar'ın her zaman dayanağı olmuştur" dedi.
Türkiye kültürü ve değerlerinde barışın çok önemli olduğunu aktaran Bağış,
"Ey inananlar, hep birden barışa girin, şeytana ayak uydurmayın, o sizin apaçık düşmanınızdır" emrinin herkes için geçerli olduğunu kaydetti.
Bağış, coğrafyası asırlardır kanla çizilen Balkanlar'da, artık bal tadında bir gelecek idealini paylaşmanın vakti geldiğini ifade ederek, şunları söyledi:
"Türkiye'nin Avrupa Birliği ilişkilerinden sorumlu Bakanlığı ve Başmüzakereci görevini sayın Başbakan bize verirken, şu talimatı verdi;
'Balkanlardaki ülkelerin Avrupa Birliği üyeliğini, en az ülkemizin üyeliği kadar önemseyeceksiniz ve onlara destek olacaksınız.' Çünkü Balkanlar'ın geleceği, insanlık tarihinin en kapsamlı barış projesi olan Avrupa Birliği sürecindedir. Bugün bizim için Sırbıstan'ın, Arnavutluk'un Makedonya'nın, Bosna Hersek'in Avrupa Birliği üyeliği, NATO üyeliği en az bizim Avrupa Birliği üyeliğimiz kadar önemlidir. Hatta belki daha önemlidir. Neden diyeceksiniz- Ben bunu bazen Fransız muadillerime de söylüyorum; 'Sizin tarihte İngilizlerle olan savaşlarınız, bizimle olanlardan çok daha kanlı, çok daha çileli, çok daha uzundu. Siz bugün, Avrupa Birliği üyesi ülkeler olarak o kanlı savaşlarınıza rağmen barış içerisinde yaşayabiliyorsanız, bizimle rahatlıkla yaşarsınız'. Eğer bugün Hollandalılarla, Belçikalılar, Almanlarla, İtalyanlar, İngilizlerle İtalyanlar birlikte yaşayabiliyorlarsa, Balkan coğrafyasındaki ülkelerin barış içerisinde yaşamamaları için hiçbir sebep yok."
-"Kimsenin toprağında gözümüz yok"-
Avrupa Birliği'nin insanlık tarihinin en kapsamlı barış projesi olduğunu hep söylediğini dile getiren Bağış, "Biz Balkanlar'ın bütün ülkelerinin, Avrupa Birliği içerisinde, barış içerisinde, yüksek yaşam standartlarını yaşamasını önemsiyoruz. Balkan Savaşı'nın 100. yıl dönümünde Balkanlar'da barışı konuşacaksak, Avrupa Birliği üyesi ülkelerin de oradaki ülkeler arasında ayrım yapmadan, orada kalıcı barışı güvence altına alma mecburiyetlerini, buradan İstanbul'dan, Balkanlar'ın asırlardır dayanağı olan bu medeniyet şehrinden haykırmak zorundayız. Bunu her vesileyle dile getiriyoruz. Bugün Balkanlar'da huzurun güvencesi Türkiye'dir, Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakan'ı Recep Tayyip Erdoğan'dır" şeklinde konuştu.
Bakan Bağış, Balkanlar'daki bazı siyasi liderlerin, devlet başkanlarının, başbakanların, siyasi genel başkanlarının, seçimlerde başarılı olabilmek için, Recep Tayyip Erdoğan'ın kendilerini ziyaret etmesi için adeta kuyruğa girdiğini belirterek, şunları kaydetti:
"Kendi başlarına toplayamayacakları kalabalıkları, Sayın Başbakanımız'ın ziyaretlerinde toplayarak orada mitingler düzenlediklerine hep beraber şahitlik ettik ama biz bunu memnuniyetle gerçekleştiriyoruz. Eğer orada huzura, kardeşliğe, barışa bir katkımız olabilecekse, o yolda ter dökmek, o yolda katkı vermek hepimizin boynunun borcudur. Balkanlar'da o coğrafyada, o topraklarda kaynaklarında gözümüz yok. Kimsenin toprağında gözümüz yok ama o topraklarda huzur olsun, o topraklara dileyen kendi inancını, kendi kültürünü, kendi medeniyetin yaşayabilsin istiyoruz. Biz nasıl ülkemizinde farklı gruplara özgürlük alanları açıyorsak, o ülkelerin de hele hele Avrupa Birliği üyesi olmuş o ülkelerin de bu hassasiyeti göstermesi gerektiğine inanıyoruz."
- İSTANBUL