Emeklilik Hakkı Tehlikede - Son Dakika
Son Dakika Logo

Emeklilik Hakkı Tehlikede

Emeklilik Hakkı Tehlikede

Prof. Dr. Ferit Serkan Öngel, Türkiye'de sosyal güvenlik sisteminin sorunlarını ve dönüşümünü değerlendirdi.

Haber: Beril KALELİ/Kamera: Mehmet ÇALPAR

(İSTANBUL) Sosyal politikalar uzmanı Prof. Dr. Ferit Serkan Öngel Türkiye'deki mevcut emeklilik politikasını ANKA'ya değerlendirdi.Türkiye'nin en temel meselelerinden birinin emeklilik hakkını da kapsayan sosyal güvenlik alanında yaşanan dönüşüm olduğunu belirtti. "Toplumun geçmişten beri kazanımları olarak nitelendirebileceğimiz en temel hakların giderek kaybolduğu ve aslında piyasanın konusu haline geldiği bir durumla karşı karşıyayız" diyen Öngel, Türkiye'nin yüzde 1'lik bir kesiminin milli gelirin 4'te, 5'te 1'ini elde eder hale geldiğini vurguladı, vergi dilimlerindeki çarpıklığın altını çizdi.

Sosyal politikalar uzmanı Prof. Dr. Ferit Serkan Öngel Türkiye'deki mevcut emeklilik politikasını ANKA'ya değerlendirdi. YENİ Parti tarafından hafta sonu Güngören'de yapılan "Emek Buluşması"nda da görüşlerini paylaşan Öngel, "Türkiye'nin en temel meselelerinden biri sosyal güvenlik alanında yaşanan dönüşüm" olduğunu belirtti. Öngel 1999, 2007 ve 2008 yıllarında sosyal güvenlik alanında yapılan düzenlemelerin emeklilik sistemini emeklileri insanca yaşayabilecekleri ve kendilerini güvende hissedebilecekleri bir ortamdan giderek giderek uzaklaştırırken diğer yandan da emeklilik meselesini bir katkı bağlamında gündeme gelen ve priminin doğrudan kişilerin kendilerinin karşıladıkları bir yapıya doğru evrildiğini ifade etti. Öngel, "Bunun temeldeki mantığı da, devletlerin giderek daha fazla oranda sosyal güvenlik harcamalarını kısarak, oradan tasarruf ettikleri kısımları geniş sermaye kesimlerine bir şekilde transfer edebilecekleri bir mekanizma inşa etmeleriyle ilgili" değerlendirmesinde bulundu.

"GENİŞ KİTLELERİN REFAHINI SAĞLAYABİLECEK ŞEKİLDE DAĞITAN BİR SİSTEME İHTİYAÇ VAR"

Emekliliğin temel bir hak ve aynı zamanda toplumsal bir kazanım olduğuna dikkat çeken Öngel özetle şu ifadeleri kullandı:

"Toplumun geçmişten beri kazanımları olarak nitelendirebileceğimiz en temel hakların giderek kaybolduğu ve aslında piyasanın konusu haline geldiği bir durumla karşı karşıyayız... Sosyal güvenlik kara delik diye yıllarca Türkiye'de ana akım bunun propagandasını yaptı. Ama geldiğimiz noktada esas sıkıntı, emeklinin hayatını idame edemeyeceği, emeklisi yoksul bir toplumsal forma bürünmesi. Bir devletin sosyal güvenlik sisteminde açık vermiyoruz başlığı altında bundan övüneceği bir durum söz konusu değil. Çünkü sosyal güvenlik bir açık meselesi değil, sosyal güvenlik bir hak meselesi. ve devletlerin de sadece prim değil, primin yanında sosyal güvenlik alanını destekleyecek politikalarıyla yürüyecek bir konu olarak ele alınması gerekiyor. İhtiyacı gören ve kaynakların önceliklerini toplumun geniş kitlelelerinin refahını sağlayabilecek şekilde dağıtan bir sisteme ihtiyaç var. Sosyal güvenliği bütçe içinde bir maliyet kalemi olarak değil bir öncelik olarak gören, her şeyden önce bir hak olarak gören bir yaklaşıma ihtiyaç var. Mevcuttaki sistem ne yazık ki büyük oranda sosyal kazanımları ortadan kaldırarak, açığa çıkan meblağı da belli kesimlere aktarma üzerine kurulu bir yapıya bürünmüş durumda.

"YÜZDE 1'LİK KESİM MİLLİ GELİRİN 4'TE, 5'TE 1'İNİ ELDE EDER HALE GELMİŞ DURUMDA"

Türkiye'nin yüzde 1'lik bir kesimi toplam milli gelirin 4'te, 5'te 1'ini elde eder hale gelmiş durumda. Kurumların, yüksek gelir gruplarını kollayan bir yapıya büründüğünü, daha fazla oranda kişinin giderek erken vergi dilimlerine girerek çok daha fazla vergi ödedikleri bir tabloyla karşı karşıyayız. Bu da bir önceki kuşağın sahip olduğu haklardan giderek mahrum olan  yeni bir jenerasyonun ortaya çıktığını görmek anlamına geliyor. Emeklilerin ortaya koyduğu mücadele, birikim sadece kendileri için verdikleri bir mücadele değil aslında toplumun geleceği için de ortaya koydukları bir duruş olarak değerlendirmek gerekir. Yeni gelen gençler emeklilik umutlarını büyük oranda yitirmiş durumdalar. Bunu dönüştürecek olan şey, toplumun kendi taleplerine kazanımlarına  sahip çıkmasından geçiyor. Örgütlü toplumlar haklarından bu kadar kolay vazgeçmiyorlar. Bugün ne yazık ki Türkiye'nin içinden geçtiği durumda sendikaların bu kadar sessiz kaldığı, bir kaç sendikanın ancak  sesini çıkartabildiği, toplumun geniş kesimlerinin örgütlü yapıları aracılığıyla sesini duyuramadığı bir dönemden geçiyoruz. Bu anlamda toplumun geneli bir arayış halinde. İnsanlar belli kişilere inanarak onların peşinden giderek, sorunlarının o kişiler üzerinden çözüleceğini düşünüyor. (Aslında) toplumun, güvenebileceği en önemli şeyin birbirleri olduğunu, örgütlü güçleri, dayanışmaları olduğunu tekrar hatırlaması gerekiyor."

Kaynak: ANKA

Son Dakika Güncel Emeklilik Hakkı Tehlikede - Son Dakika

Sizin düşünceleriniz neler ?

    SonDakika.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve sondakika.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

Advertisement